BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Eğittiği köpekler hayat kurtarıyor

Burcu Çetinkaya
Facebook

Bugünkü pazar röportajım Tarkan Özvardar ile. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi mezunu Özvardar, 1991 yılından beri profesyonel köpek eğitimi ile ilgileniyor. 1997’de ise Ankara Canine College Köpek Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ni kurmuş. Border Collie ırkı Rhino ile Hollanda’da Avrupa Köpekli Frizbi Şampiyonası’nda kazanarak Türkiye’nin köpekli sporlarındaki ilk Avrupa başarısını elde etmiş. Sokak köpekleri, hayvan hakları yasasının gündemde olduğu bu günlerde sokaktan kurtarıp eğittiği ‘Kömür’ün rehber köpek olarak dünyaca ünlü başarılarını ve Van Depremi’nde kurtardığı hayatları da anmak istedim. Bizim yolumuz aslında 2008 yılındaki ‘Can Dostum’ yarışmasında kesişmişti. O zaman kendisi jüri üyesi biz de yarışmacıydık. İtiraf edeyim en sert jüri üyemizdi. Yıllar sonra hayat serüvenini paylaştığı için teşekkürler...

İzmir doğumlusunuz, Ankara’ya nasıl geldiniz?
 1990 üniversite sınavında veteriner olmak istiyordum. Biz önce tercih yapıp sonra sınava giriyorduk. En yüksek tercih Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ydi. Ben de üniversite sınavını kazanarak Ankara’ya geldim.

Neden veteriner hekimlik?
 Ortaokulda karar vermiştim hatta annem o zaman “ne veterinerliği” deyip kızmıştı. Bir şekilde o zaman aklıma koymuştum. Zaten hayvanların geneline çok ilgim ve sevgim vardı. O zamandan beri idealim olan şey şekillenmiş oldu.

Köpeklerle ilgili uzmanlığa ne zaman karar verdiniz?
O zamanlarda ilk köpek çiftliği İzmir’de açılmıştı. O çiftliğe gidip geliyordum. Kapıdan atarlarsa bacadan giriyordum. Onlara yardımcı oluyordum. Orada bulunabilmek adına çalışıyordum. Sonra kendi köpeklerim oldu. Sokak hayvanlarına öncülük yapardım, çete gibi dolaşırdık. Köpekler evcilleştirme sürecinin en üst basamağında olduğu için size onlar geliyor zaten. Annem evde olmasına izin vermezdi ama gizli gizli sokardım, yıkardım.

Üniversiteden sonraki kariyerinizle ilgili hedefiniz nasıl şekillendi?
Hayat geldikçe şekillendi. Aslında hiç kendime hedef koymadım. Sadece küçükken yatmadan önce “inşallah çok köpeğim, çok hayvanım olur” diye dua ederim. Köpek çiftliğim olsun, yurt dışında seminer verebilecek pozisyona geleyim, para kazanayım diye bir hedefim yoktu.

Bu işten para kazanmaya ne zaman başladınız?
Üniversite 1. sınıftan itibaren. Annem ve babam vefat etmişti. Hâliyle tek başıma olunca kendi ayaklarım üzerinde durmam gerekiyordu. O zaman eğitimleri evime alıyordum. Hatta ilk eğittiğim köpek de Avni Özgüven’inkiydi.

Hayal ettiğiniz yerde misiniz?
Bana sorulsaydı ve imkân verilseydi tabiat bilimcisi olmak isterdim. Sadece köpekler değil mesela Afrika hayalimdi. Küçükken belgeselleri hayranlıkla izlerdim. Birkaç kere ‘Dünya İş Köpekleri Kongesi’nde seminer vermek için gittim ama çok hayal kırıklığına uğradım. Suni geldi biraz. Afrika’daki hayvanat bahçesi mesela çok saçma geldi. Çok fazla turizm pompalanıyor. İşin içerisinde çok fazla insan manipülasyon var. Tabiat bilimcilerinin daha fazla hâkim olması gerekirdi bence. Ama Türkiye şartlarında öyle bir dal olmadığı için veteriner hekimliği seçtim.

Bir Guinness Dünya Rekoru’nuz var…
Köpeğim Rhino ve babası Whisky var. Whisky ilk frizbi köpeğim benim. Sonra Rhino ile iki kere Avrupa Şampiyonu olduk; Hollanda ve Macaristan’da. Ondan sonra da dünya rekoru denemesi yaptım. Eski dünya rekoru 16 frizbi ile Çin’de kırılmıştı. Ben onu 24’e çıkardım. Hâlâ da kıran olmadı.

Tekrar bir deneme planı var mı?
Bu teklif bana geldiğinde bir deneme yaptım ve çok kolay geldi. 6 yıldır kimse kıramıyor dediler. İngiliz hakemler vardı. Antrenman yaptırdılar bana, 30 yaptım. Yarışmada “30 yapma ki bir dahaki sefer kendi rekorunu kırmak için seni çağırabilelim” dediler.

Burada kaç köpek var?
200’e yakın köpek var, 80’e yakını bizim. Sokak hayvanları var. Üretim yapmıyoruz, karşıyız çünkü. Sadece kendi soyumuzu devam ettirmek için bir sınırlı üretim var. Satış yok, esas hedefimiz eğitim. Bazen görev köpeklerini, bazen de yarışma ve sınavlara hazırlanan köpekleri eğitiyoruz. Daha çok eğitim ve rehabilitasyon üzerine burada işimiz. Pansiyon hizmeti de veriyoruz.

Pansiyonda ne kadar kalıyorlar?
Maalesef bazı bırakıp kaçanlar var. 2 sene almayıp sonra “çok işim vardı, müsait olamadım, şimdi gelebildim” diyenler var mesela. Yasal olarak taahhüt edilen tarihten 15 günü geçirenlerin köpeklerini barınağa vermek, sahiplendirmek gibi haklarımız var ama benim huyum işte.

Travma mı oluyor köpeklere?
Tabiî ki. Sonuçta burada kalabalıkta gördükleri ilgi bir kişinin köpeği olmak gibi değil ki.

Görme engellilerin köpekleriyle ilgili bir çalışmanız var mı?
Rehber Köpekleri Derneği var Türkiye’de. Buranın tek sertifikalı eğitmenim benim öğrencim. İlk arama kurtarma köpekleri İzmit Depremi’nden sonra yurt dışından bize gelen yardımlar esnasında geldi. Daha öncesi yoktu. O olaydan sonra oluşumlar başladı. AKUT’un içerisinde bir birim oluşturduk. Şimdi polisin, jandarmanın, AFAD’ın, sivil toplum kuruluşlarının bünyesinde de var.

Bir gününüz nasıl geçiyor?
Sabahları şehir çalışmalarıyla başlıyorum. Eğitimi bitmiş köpeklerin şehre uyumu. Farklı dinamikler farklı dış uyarıcılar var şehirde. Sahipleriyle birlikte çalışmalarını yaptıktan sonra çiftliğe geliyorum. Rehabilitasyon ve eğitim programı var. Akşam tekrar şehir çalışmalarına dönüyorum.

Köpeği size bırakıp çok şey bekleyenler oluyor mu?
En büyük sıkıntı o zaten. En az emekle en fazla performansı yakalamayı bekliyorlar. ‘Lassie’ filmindeki köpeği istiyorlar aslında. Hatta çocuklarına da bunu yapıyor insanlar. Ama hayat böyle bir şey değil.

Köpek sahibi olmak isteyen ailelere ne tavsiye edersiniz?
İlk önce şartlarının köpek beslemeye uygun olup olmadığına emin olmaları lazım. Köpek, sahibinden uzun süre ayrılıklardan hoşlanmaz. Köpek alacaklar ilk etapta barınaklara yönelmeli. Merdiven altı üreticiler ve onu tetikleyen pet shoplardan hayvan alınmamalı.

Sizin evinizde kaç hayvan var? Sofrada beraber oturuyor musunuz?
Evimde 4 köpek, 6 kedim var. Sofra paylaşımı yapmıyorum. Kılavuzun yemeğine ortak olmak algısını çok karıştırır. Asla köpeğinizin lideri olamazsınız çünkü liderlik sürü kavramıdır, biz köpek değiliz, onlar da insan değil. Biz sadece kılavuz olabiliriz.

Evli misiniz?
Değilim.

Köpek sevmeyen birini severseniz ne olur?
Öyle bir şey olamaz!

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
601872 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/burcu-cetinkaya/601872.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT