BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Oda tv’deki operasyon İmamoğlu’nun yeni medya projesinin bir ayağı mı?

Fuat Uğur
Facebook
 
Geçen hafta, çoğu kez Karanlık Oda diye tanımladığımız Oda tv adlı internet sitesinde ciddi bir yönetim değişikliği oldu. Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan ile Haber Koordinatörü Barış Terkoğlu klasik medya sitesi deyimiyle “yollarını ayırdılar” Oda tv’den. Kovulmanın zarif bir anlatımı. Yerlerine de Kanal D ekranlarında uzun süre akşam haberleri sunucusu olarak tanıdığımız Serdar Cebe geldi.
Sitenin sahibi, Sözcü yazarı Soner Yalçın ne yapmak istemişti? Biraz kurcaladım ve ilginç hikâyeler duydum.
Soner Yalçın aslında yöneticilik ve liderlik kapasitesi olmadığını bilen ama perde arkasından Türkiye’yi yönetme konusunda kendisinde hayli potansiyel olduğunu düşünen bir isim. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilişkilerini de bu zeminde değerlendirmek gerek. Yalçın ile Ekrem İmamoğlu arasındaki “kutsal” bağı artık herkes biliyordur; Soner Yalçın’ın yetiştirmesi Murat Ongun. Kendisi Ekrem İmamoğlu’nun sağ kolu ya da omzundaki el olarak da bilinmekte.
Soner Yalçın, tüm planlarını ve yatırımını, gelecekte Cumhurbaşkanı olarak görmek istediği Ekrem İmamoğlu için yapmakta. Bu yüzden Murat Ongun’u ve Ekrem İmamoğlu’nu Fazilet Durağı benzeri rezaletlerde kurtardı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na suikast tezgâhını anlattığım yazılarımın ardından o da Ekrem İmamoğlu’na uyduruk bir suikast yalanı cilası çekti. Alkışlayan yapraklara methiyeler düzüp, 40 yıl önceki gibi yeniden foseptik kokmaya başlayan ve çamur deryasına dönen Haliç’in fotoşoplarla “masmavi sularını” yayınladı. Maltepe’deki ve Kadıköy’deki çöpleri görmeyerek ya da bahanelerle aktararak “büyük habercilik başarılarına” imza atan bu internet sitesi, “Başkan İmamoğlu” önünde engel gördüklerine de MOSSAD ve FETÖ taktikleriyle bol bol çamur attı. Karanlık Oda denmesinin sebebi de bu zaten.
İmamoğlu yeni medya arayışında dedik. Sebebi Tele-1, KRT, Halk tv gibi reklamlarıyla beslediği yayın organlarından dolayı içinin rahat olmaması. Çünkü bu televizyonlarda biri beklenmedik şekilde arızaya bağlayabiliyor. Sonra ayıkla pirincin taşını. Can Ataklı gibi misal. Halk tv internet sitesinde örneğin geçtiğimiz hafta tıklım tıklım dolu bir metrobüsün fotosu yayınlandı ve altına da “Wuhan gibi” dendi. Haydaa, hemen belediyeden telefon geldi ve haber silindi ama öfke bakiydi. Haberi yapan müdür ve muhabirler başta 20 kişi beş parasız kapının önüne kondu. Ekrem Bey’in gazabı büyük olmuştu. Çocuklar Clubhouse’da “Halk tv’den nasıl kovulduk?” başlığıyla başlarına geleni saatlerce anlattılar. Korumalarla tehdit edilerek binadan çıkarılmışlar.
Şimdi başa dönelim.
Oda tv işte bu yüzden yeni medya arayışının önemli bir sacayağı. Ancak onun da İmamoğlu nezdinde arızaları var. Önce trollere yakışan yayıncılık anlayışını değiştirmesi, Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensuplarının kimlik, görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgileri yayınlamak, yaymakla suçlanarak 19 yıl hapis cezası istemiyle tutuklanan ve yargılanan yöneticileriyle yolların ayrılması gerekmekteydi. Kendi deyimleriyle bir “kan değişimi”.
Aranan kan da belliydi; Barış Pehlivan ile Barış Terkoğlu.
Muhtemel ki geçmişte FETÖ’nün çıkardığı Karşı gazetesinin yöneticisi olarak çalışan Barış Pehlivan’ın varlığı İmamoğlu için rahatsız ediciydi. Pehlivan, Karşı gazetesinde FETÖ’nün MİT tırları operasyonunu yayınladıktan sonra “Belgelerini Cemaat’ten aldık” diye de itirafta bulunmuştu. Soner Yalçın nasıl Murat Ongun’un elinden tutup Ekrem İmamoğlu’nun yanına kadar soktuysa, bu ikisini de adam etmişti. Kitaplar yazdırmış ve bol bol reklamını yaparak para kazandırmıştı çocuklara.
Ama benim duyduğuma göre Barış Pehlivan ile Barış Terkoğlu Soner Yalçın’a hayli kırgın ayrılmışlardı. Yakın çevrelerine dedikleri kulağıma çalındı. Cezaevine girmelerine sebep olan da Soner Yalçın’ın fişteklemesiyle yaptıkları haberlerdi.
Şimdi Serdar Cebe ile “ılımlı” ve Ekrem İmamoğlu’nun o “kucaklayan” propaganda tarzına uygun bir yayıncılık hedeflenmekte.
Bu sağlandıktan sonraki gelişmeler muhtemel ki şöyle olacak:
1-Serdar Cebe yılların tecrübeli televizyoncusu. Oda tv, adında da yer aldığı üzere bir televizyon olarak yayın hayatına devam edebilir.
2-Olay tv’den kalan ekip bir süre daha bakıma alındıktan sonra kapının önüne kondukları için onların da aynı çatı altına sokulması sağlanır.
Peki, bu televizyonun finansmanı nasıl sağlanacak?
Murat Kapki adını hatırladınız değil mi?
Hani şu İmamoğlu’nun reklâmcısı. İhale şartnamesinde 5 yıllık şirketlerin ihaleye katılacağı hüküm altına alınmış olmasına rağmen ihaleden 6 ay önce kurularak İstanbul reklamlarını “kazanan” adam.
Yılda en az, suyun dibinde 180 milyon lira gelir getirmesi beklenen İstanbul reklamlarını üç yıllığına 28 milyon liracık vererek kapattı.
Şirin gözükmek için de malum şu Külliye’de Cumhurbaşkanı’ndan plâket alma operasyonunu yaptı. Dahası Olay tv’nin Cavit Çağlar ile birlikte ortağı olan İmamoğlu’nun sponsoru Hüseyin Köksal’ın kardeşi Ahmet Köksal ile ortak.
Sistem mis gibi.
Bu arada paranın kokusunu alan tv frekansı sahipleri de İmamoğlu ekibinin önünde kuyruk olmuşlar. Ancak Murat Kapki ve İstanbul reklamları ile faş olan finans meselesini biraz unutturmak istedikleri için konuyu soğutucuda bekletecekler. Bu sürede kendileriyle “ilgisiz” bir iş adamı bir TV kanalı alıp daha önce belirlenen bir adla değiştirecek. Sonra da kendilerine devredecek. Böylece RTÜK’ün isim engeline takılmamış olacaklar.
Hadi bakalım, izliyoruz.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617890 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/617890.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT