BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Tüketim çılgınlığı

Pembe Zamanlar
Halime Gürbüz
Facebook
Denis Diderot (1703 – 1784), ünlü bir Fransız yazar ve filozof. Aydınlanma Çağı'nın en önemli kişilerinden birisi olarak kabul edilen yazarın Fransız devrimini hazırlayan fikrî gelişmelerde katkısı vardır.
Diderot Etkisi, satın aldığımız her yeni şeyin bizi başka yeni şeyler almaya teşvik ettiğini anlatmak için kullanılan bir kavram. Diderot ‘ihtiyaç duyulmadan’ satın alınan nesnelerin sebep olduğu ‘tüketim çıkmazından’ bahseden ilk kişi olduğu için, bu kısır döngüye Diderot Etkisi ismi verilmiş...
Diderot, büyük borç altına girmiş ve paraya ihtiyacı en üst düzeye çıkmışken 1765 yılında Rus İmparatoriçesi Büyük Catherine, sanat ve bilimin koruyucusu olmak adına, Diderot’nun kütüphanesini satın aldı ve hemen sonra o kütüphaneyi yine Diderot’ya bıraktı. Böylece Diderot’nun eline önemli bir miktar para geçmiş oldu. Catherine bununla da yetinmeyip 25 yıllık maaşını peşin vererek Diderot’yu kütüphanecisi olarak işe başlattı. Tabii ki bu peşin ödeme, Diderot için beklenmedik bir servete sahip olmak anlamındaydı.
Maddi durumu düzelen Diderot’ya yakın bir arkadaşı tarafından oldukça şık, kadife kumaştan bir sabahlık hediye edilir. Bundan sonra her şey sarpa sarar! Giydiği yeni sabahlığın verdiği keyifle masasına oturan Diderot, eski çalışma masasının yeni ve gösterişli sabahlığına hiç de uymadığını fark eder. O zamana kadar yokluk içinde yaşayan filozof, paranın verdiği rahatlıkla masasını da değiştirmeye karar verir ve şık bir çalışma masası alır.
Artık sabahlık ve çalışma masası uyum içindedir. Fakat bu defa da yerdeki eski halı, ne sabahlığına ne de çalışma masasına uygundur. Önce halıyı, sonra koltukları, dolapları, sandalyeleri duvardaki resimleri derken evin tüm eşyalarını değiştirir. Bütünlüğü yeniden sağlama çabası eşyaların tek tek değiştirilmesine yol açmıştır. Evindeki her şeyi tamamen yenileyip sonunda borçlu hâle gelene kadar bu değiştirme işine devam eder. Ama başladığı noktaya döndüğünde, bu durumun aslında kendi hırslarından kaynaklandığının farkına varır.
Bunun sonucunda Diderot, kendisini nasıl bir tüketim çılgınlığına kaptırdığını anlattığı “Eski Sabahlığım İçin Pişmanlık” adlı bir makaleyi kaleme alır. Diderot Etkisi’ olarak bilinen bu ünlü makalenin ardında tarihe geçecek özlü bir söz kalır. “Eski sabahlığımın efendisi iken yenisinin kölesi oldum.”
Diderot Etkisi’nin tüketim psikolojisine dair ortaya çıkardıkları oldukça önemli. Satın aldığımız her yeni şeyin bizi başka yeni şeyler almaya teşvik ettiğini anlatır; harcamaların gereksizliğiyle birlikte; yeni bir alışverişin beraberinde bozulan bütünsellik algısı nedeniyle yeni gereksiz harcamaları doğurduğunu ifade eder.
Günümüzde istekler ihtiyaçların çok çok ötesine geçti... Huzura dayalı değil, hazza dayalı bir yaşam sürme anlayışı, zenginlik ve gösterişin kabul görüp mütevazı hayatın hor görüldüğü şımarık zihniyet, doyumsuzluk ve tatminsizlikle hepimizi daha çok sahip olmaya ve satın almaya zorlamakta...
İhtiyacımız olmayan nesnelerin, ürünlerin kölesi olmakla kalmadık, ona göre çevremizdeki insanlara değer ve önem biçiyoruz. Çünkü farkında değiliz...


Ninem diyor ki; Bol bol yiyen bel bel bakar.
 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
614498 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/halime-gurbuz/614498.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT