BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Hiyerogliften emojilere

İrfan Özfatura
Facebook

Yeni nesil okumuyor yazmıyor, sadece video seyrediyor ve emoji yolluyor. Eski Mısır'da da bu stilde resimler vardı. Başa mı sardık acaba?

Yazı insanlık tarihi kadar eski. Hazreti Adem, Hazreti Şit ve İdris Aleyhisselam’a suhuflar indiğini biliyoruz zira.
Ancak Nuh Aleyhisselam devrinde yaşanan tufan ile izleri kalmaz.
Nuh aleyhisselamın üç oğlu vardır. Sam; Ham, Yafes. Sam’ın soyundan gelenler Sami alfabesi kullanırlar.
Arkeologların keşfedebildiği en eski yazı Sümerlere ait. Bunlar kayalara tabletlere işlenmişler, takriben 4 ila 6 bin yaşlarında.
Mısırlılar ise hem taşa kazır, hem de papirüslere yazarlar. Hiyeroglifte resimlere, sembollere yer verilir, ağlayan gözler, kuşlar, kediler, balıklar.
Etrüksler, Yunan yazısını alıp İtalya’ya taşırlar.  Latinler harfleri kendilerine uydururlar.
Mayalar da; harfleri, rakamları olan bir medeniyettir. Bilhassa astronomi ve takvimde iyidirler ama İspanyollar köklerini kazırlar.
Çin’in ki bir alfabe değil “yazı sistemi” ve sıradan vatandaş en az üç bin karakter bilmek zorunda. Vietnam, Kore (hanja) ve Japon (kana- kanji) yazıları da aynı mantıkta.

KENARLARDA KUYTULARDA
Hindistan’da onlarca alfabe var. Sanskritçeyi destekleyen Devanagari’den tutun, Bengalce, Asamca, Manipuri ve Munda lisanlarının yazıldığı Bengali’ye kadar. Telagu, Tamil, Malayam, Kannada, Gujarati ve Odia alfabeleri yüz milyonlara hitap ediyor hâlâ.
Ohrili iki rahibin ortaya koyduğu Kiril alfabesi Slavlarca kabul görüyor. SSCB, Orta Asya Türklerine de dayatıyor. Azeriye ayrı, Kırgız’a ayrı karakter. Anlaşmak isteyen mecburen Rusça yazıyor.  
Endonezya Cava’da “Javanese”, Sunda’da “Sunda” ve Lontara alfabesi henüz hayatta.
Taylandlı, Tay; Seylanlı Sinhala alfabesiyle okuyor, Laos kendi alfabesinden taviz vermiyor. Aramice de köklü bir lisan ama yazıdan kopunca unutuluyor.
Özetlersek Maldivler Tana alfabesini, Eskimolar İnuit alfabesini, Berberiler Tifinagh alfabesini, Çeroki Kızılderilileri Sequoyah alfabesini ayakta tutmaya çalışıyor.

BİLGE KAĞAN
Gariptir, iki milyonluk Moğolistan, üç milyonluk Ermenistan, dört milyonluk Gürcistan kendi alfabeleri ile yazıp çiziyor, 300 milyonluk Türk dünyası Londra ve Moskova’nın peşi sıra gidiyor.
Komşularımızdan hiçbiri Latin alfabesi kullanmıyor. Biz kullandık da ileri mi gittik? Pek de öyle görünmüyor.
Emperyalist Batı örtülü sömürünün devamı için müstemlekelerine alfabe dayatıyor. Köksüz devletler, ucuz kabileler kapılıyor, tarihi, mazisi olanlar kendisi gibi kalıyor.
Mesela Habeşistanı işgal eden Mussolini, Amharcayı da hunharca katletmek istiyor ama halk 75 harfli olmasına rağmen Ge’ez hurufatından vazgeçmiyor.
Halbuki muzaffer Attilâ’nın çocukları (Macarlar) başkalarının dilini alfabesini kullandıkları için eriyip gitmişlerdi Avrupa’da.

ÖZBEK KIRGIZ TATAR
Yıl 1721.
Çar I. Petro, botanikçi Daniel Gottlieb Messerschmidt ve İsveçli subay Johan von Strahlenberg’i Güney Sibirya’ya yolluyor. Hele gidin bakın, dalımız, sazımız, para eden neyimiz var?
Ekip, Yenisey Nehri mecrasında dolanırken yazılı mezar taşlarına rastlıyor.
Yine aynı yıl arkeolog Nikolay Mihailoviç Yadrintsev, Orhun Irmağı kıyısında iki büyük kaya buluyor, üzerinde tanımadıkları yazılar...
Harfler, İskandinav ülkelerini kullandığı runik tonda. Axel Olai Heikel başkanlığında Fin heyeti yerinde inceliyor, kopyalarını çıkarıyor.
Ve Danimarkalı dil bilimci Vilhelm Thomsen şüpheye mahal bırakmayacak şekilde okuyor, 38 harfli alfabeyi koyuyor ortaya. Evet, bunlar Göktürk yazısı. Kül Tigin söylüyor, yeğeni Yolluğ Tigin taşa kazıyor.
On üç asırdır bozkırın yazına, Sibir’in ayazına göğüs geren Bengü Taşlar hem kitabe hem hitabe, Bilge Kağan öğüt veriyor dostlara.
“Türk Oğuz Beyleri, işitin! Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe, ilini töreni kim bozabilir?” 

ELİF OKUDUK ÖTÜRÜ
Tanzimattan sonra aydınlarımız Fransızca sevdasına kapılıyor. Yazılar Frenk hurufatıyla yazılıyor, imzalar “Djevdet” diye atılıyor.
Ama Osmanlıca çok zormuş... Külli yalan.
Sadece harekesiz okumak alışkanlık istiyor, kef ve lâm ile yazılan “gel”i gelişinden anlayacak, “gül” ile karıştırmayacaksın o kadar. Yok ben karıştırırım. O zaman harekelisini okuyacaksınız, mesele kalmayacak.
Latin harflerinde de noktasını koymazsanız ‘ı’ yı ‘i’ den, ‘u’ yu ‘ü’ den, ‘ö’ yü ‘o’ dan, ‘ç’ yi ‘c’ den, ‘ş’ yi ‘s’ den, ‘ğ’ yi ‘g’ den ayıramazsınız. “Istanbul’dan Nazıllı’ya gıden otobusumuz Izmır’de mola vermıstı... Anladınız siz onu, oysa 13 noktası noksan. İşte harekesiz okumak da böyle bir şey sonunda.

HEPSİ BİR BOYDUR
Türklerde sözlü kültür güçlüdür aslında. Yayla yayla gezen göçebe kitabı nerede bulacak? Ama ozanlar dinlenir can kulağıyla.
Okuma yazma daha ziyade devlet ricalinin işidir Meraklısı öğrenir o başka.
Uygurlar ise yerleşik hayata geçer, sanat ve ticaretle uğraşırlar. Çin, Hint, İran’la münasebetler kurar, ipek dokur, kâğıt yapar ve matbaa kullanırlar.
Türkler Müslüman olunca Şam’ı, Bağdat’ı, Kahire’yi görür, döner Hive, Buhara ve Semerkand’ı kurarlar.
Nizamülmülk, medreseler; Uluğ Bey, rasathaneler açar. Harezmi, matematiği baştan yazar. Eğer insanlık felekiyat, coğrafya, tıp ve mimaride bir yere vardıysa minnet duymalı ecdadımıza...
Türkler, İslam harflerini çok sever. Camileri, hanları ve konakları yazılarla donatır, işe çini, ahşap oyma, mermer kakma, kündekâri ve Edirnekâri katarlar. Sanat deseniz sanattır, mana deseniz mana...

TÜRK DİLİ OSMANLICA
Osmanlıca ‘p’si, ‘ç’si, ‘J’si ve nuni kefi ile “Arap değil bir Türk alfabesidir”, Anadolu’da kullanılan bütün sesleri karşılar.
Fatih, Otlukbeli Savaşı’nı müteakip Özbek Hanına yolladığı zafernameyi Uygur harfleriyle kaleme aldırtır. Maksat unutulmasın, kaybolmasın. O da ata yadigârıdır sonunda.
Meşrutiyetin ilanı ile Batıcıların sesleri yükselir. Doktor Davut, Latin harflerini teklif ederken, Fethali Ahundzade ise Kiril alfabesini savunur ısrarla.
Cumhuriyetin ilk yıllarında hem bütün kelimelerin Türkçeden kaynaklandığını (Güneş Dil Teorisi) iddia eder hem de takılırız ötekilerin ardına.
Bu komediyi izah zor! Belki de bilmediğimiz baskılar var.
Yeni nesil ne yazık ki okumuyor, yazmıyor, sadece video seyredip emoji yolluyor.
Mısır hiyograliflerinde de bu stilde resimler vardı. Ne dersiniz? Döndük dolaştık, başa mı sardık acaba?

 

 

 

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
614981 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/irfan-ozfatura/614981.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT