BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Fener oturmuş takım mı?

Kemal Abinin Haftalığı
Kemal Belgin
Facebook
F.Bahçe'nin favori olduğu Antalya karşısında dakikalar geçtikçe düne kadar izlemediğim bir komik maç ekrandaydı. Üç direkten dönen top, kale ağzından dışarıya atılan yedi sekiz pozisyon F.Bahçe tarafına yazılan notlardı. F.Bahçe kalesine ise Antalya bir kere adam akıllı gelmiş, ünlü ismi Podolski ile de tabelaya yazılmıştı o pozisyon.  Tabii bu maçla ilgili ben zaten sıcak yazı da yazmıştım ama Erol Bulut ilk on birin içinde, topla hareketlenip topsuz yere koşabilenleri oynatan Pelkas ile Sosa'yı bu oyunda dışarıya aldı. Yani dedi ki; 'Koşun, koşun, koşun!'  Ve ne yazık ki benim spor medyamın büyükçe bir kısmı F.Bahçe'nin artık oturmak üzere olan bir takım hâline geldiğini söyledi ve yazdı. Tamam, tabela öyle gösteriyor ama gerçek öyle mi? Ben sanmıyorum… 
 
Rize-Kayseri maçı
Ben bu maçı başından sonuna kadar dikkatle, heyecanla izledim. Bu maçın temposu, oyunculardan en iyisini yapabilme azmi zaman zaman bende bir Premier Lig maçı keyfi uyandırdı. Sonucu mu? Beni hiç ilgilendirmiyor ama maçın son dakikasında yeni bir hakem ve yardımcısı rezaleti görünce canım çok sıkıldı. 
Daha evvel de bu sütunlarda yazdım; "Ben hakem olsam ya da yardımcı hakem, VAR kanunu çıktığından en geç 24 saat sonra istifa mektubumu TFF'ye yollarım" diye.  Üzgünüm ama galiba yine haklı çıktım. 
 
Ronaldo ayıp oluyor!
Biyonik adam Cristiano Ronaldo, malum salgının kendisini eve mahkûm edişinden uzunca bir süre sonra sahalara döndü ve kafadan, çıktığı ilk maçta iki gol atarak "Benim nüfus kâğıdıma pek bakmayın, canlı kaldığım sürece rakiplerin baş belası olmaya devam edeceğim" mesajını açık ve net biçimde imzaladı.  Yahu, benim futbolumdan da hiç olmazsa bir tane Ronaldo çıkmayacak mı? 
 
Abdullah Avcı…
Teknik direktörlük diplomasını İstanbulspor'da hayata geçirip, Başakşehir'de iyiden iyiye parlatıp, Beşiktaş'a imza atmış bir teknik adamımız Abdullah Avcı. Şimdi de yayıncı kuruluş ekranında sahada elde edemediği şampiyonluğu burada sergileme azminde. 
Aynı Abdullah Avcı, Beşiktaş piyangosunun sonunda bir de 1 yıllık tazminat ikramiyesine kavuşmuş bir kişi. Bugünlerde aynı Avcı'nın, birden fazla kulüple isminin geçtiği, en sonunda da Antalyaspor'da işin imzaya kaldığı haberleri yer alıyor. Ama o Avcı yayıncı kuruluştaki "sihirli sözlerini" sürdürüyor. 
Sayın Avcı; lütfen net bir açıklamayla bizi de sizi birçok takımda sahaya çıkmanızı beklemekten kurtarın... 
 
Trabzon'un ilacını verdim ama kullanmadılar
Yine bu sütunlarda bundan beş altı hafta evvel İngiltere'den ithal edilen Eddie Newton'un derhâl görevden alınması gerektiğini yazdım ve söyledim. Kazanılmış haftalardan sonra dahi bu görüşümden satırlarımdan da anlaşılacağı üzere hiç vazgeçmedim. 
Hep yazdım, hep söyledim; Trabzon, eskilerin deyimiyle nevi şahsına münhasır bir futbol şehridir. Bugünkü yönetimin de onca çabasının yanında âdeta anayasa hâlini almış bu yakıştırmaya sarılması gerekiyor. 
 
Başakşehir'in şakası bitmiş
Başakşehir, yani bir sezon öncenin şampiyonu, dört maçta tek bir gol atamadan beşinci haftaya gittiğinde "Kaliteli bir kadronun, hele hele oturmuş bir kadronun bu durumunu ben ancak bir şaka olarak algılıyorum" demiştim. 
Baktık, son üç haftada üçte üç yapılarak "Şakayı bitirdik, şimdi hakikati sunacağız" mesajı vardı. 
Ey yukarıdakiler, aklınızda olsun diye yazdım. 
 
Ya A.Gücü de atsaydı?
Fatih Hoca'nın G.Saray'ı, yüzde 70'i kadroda olmayan A.Gücü'nü zar zor tek golle geçebildi. Bu sonuçla ilgili G.Saray'a bir övgü yazısı sunmak büyük hatadır. Birçok oyuncusu belki de kendi taraftarı tarafından bile tanınmayan o akşamki A.Gücü, kaçırdığı inanılmaz gollerden birini tabelaya yazdırsaydı, acaba methetme uzmanları ne yazıp ne söyleyeceklerdi? Bu sebeple kazanmak da kaybetmek de bir sonraki maç için ne dram ne sevinçtir. Önemli olan skor tabelasının arkasındaki gerçekleri görmektir. 
 
Beşiktaş dönüyor mu?
Beşiktaş sakatları iyileştikçe maç trafiği sıkılaşıp formda kalma şartı oluştukça gelecek için -benim de birçok yakınım Beşiktaşlıdır- umut veriyor. 
Mensah'ın dönüşü tabii ki bana göre en önemli kazançtır. Savunmanın kenarları giderek takıma uyum sağlamaya başladı. Tabii ki Malatya galibiyeti bazı eleştirmenler tarafından övülmedi ama benim gözlediğim kadarıyla Sergen Hoca garantiye gitme paketinin hiçbir tarafını rakibe açarak sunmadı. 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
616081 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/kemal-belgin/616081.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT