BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Ayaküstü...

Ömer Söztutan
Facebook

Bunu yazarken utanıyorum, fakat hayli süredir üşümediğim geldi aklıma. 
Sobalı evde yaşarken, mutfağa, lavaboya ya da evin sobasız olan herhangi bir köşesine geçeceğiniz vakit, hayat boyu yapmadığınız muhasebeyi yaparsınız.
En deli çağlarınızda bu tavan yapar.
Hani şimdilerde ergenlik denen zırva var ya... Kanı kaynamakmış, hikâye!
Kanı kaynıyorsa bu muhasebe niye?
...
Sobalı evde yaşarken mutfağı odaya taşırdım neredeyse. 
Sofradakiler bir şey isteyecek diye ödüm kopardı. Ah o buz gibi suda bahçeden gelen marulu yıkamak yok mu?
Markettekiler nispeten yıkanıyor, bahçe marulu kışın bildiğiniz çamur çamur.
Yapraklarından mütevellit karşınıza çıkıp, tanışmakla müşerref olduğunuz sülükler de cabası.
...
Artık bir zaman sonra moraran parmaklarınızı hissetmezsiniz. Üşüme yerini yanmaya bırakır. 
Ben o hissi üşümekten yeğ tutarım. O elleri sobaya tuttuğunuzda bir zonklama başlar.
Of en can alıcı noktayı atladım. Anlatmazsam olmaz!
O el var ya o el, o parmaklar... Buz kesen hani, kapının koluna bile değdiremediğiniz...
Kazara bir yere, ne bileyim, kirişe falan çarpsa bittiğinizin resmidir.
O acı nasıl bir şeydir! Bunu bir de saatlerce kar topu oynayıp gelenden sormak ve dinlemek lazım...
...
Şimdi bunları niye mi anlattım. Elbette paylaşmak için. Asla şikâyet değil.
Üşümenin güzel olduğu zamanlar yaşadım. Hem de en güzel yaşlarımda... 
Öyle kardan adam falan da hiç yapmadım. Komşunun ikinci kata uzanan merdivenlerini imece usulü karla kaplardık.
İki katlı kocaman bir kaydırağımız olurdu. Belki bir günü bulurdu. Ama değerdi. Eve zor girerdik. Kaydırağa tırmanma mevzuu akıllara zarar.
Saniye sürecek keyif için dakikalarca gayret sarf etmek hiç zorumuza gitmezdi. Muşambayla kayan mı dersin, leğenle yuvarlanan mı ararsın..
Ne zayi edecekmişiz vaktimizi kardan mardan herifle!..
Dibine kadar yaşardık karda oynamanın keyfini. Ertesi gün okula da giderdik. Hem de servisle değil, yaya...
Hem de bazılarımız çizmeyle, botla değil, lastikle... Benim hiç çizmem olmadı mesela.
...
Poşet içliksiz ayakkabı giydiğimi hatırlamıyorum kışın. Yedek çorap olmazsa olmaz. 
Akşam eve gelince kuzine sobanın arkası kunduracıyı andırırdı. Kuruyunca da taş gibi olurdu ayakkabılar. Hey gidi günler...
Bu hamur çok su kaldırır. Allah her nimetin şükrünü ifa edenlerden eylesin bizleri.
Soğukta dışarıda kalan, içeride ama ısınamayanlara yardım ihsan eylesin. Âmin.
(...Sıla Münir nostaljisi)

Öğrendim ki;

“-Acı kaçınılmaz olduğunda, daha az acı veriyor...”

TERS AÇI

-Zor!.. (...B.Ş.K’den)

Temel bir gün...

Kafileyi taşıyan otobüs kaza yapmış...
Bunu duyan Fadime, kocasının durumunu öğrenmek için hastaneye koşmuş ve salonda beklemeye başlamış...
Biraz sonra salona giren doktor diğer bir yolcunun eşine gitmiş:
“-Hanımefendi maalesef kocanızı kurtaramadık, öldü...”
Fadime doktora sitem etmiş:
“-Ama doktor bey... Ben o hanımdan daha önce gelmiştim...”

Tabribat...

İnsanlar eşit oldukları, her iki tarafın da eşit düzeyde özveride bulunmaya hazır olduğu ilişkilere girmeli...
Biri gerçek aşk, öteki geçici bir ilişki arıyorsa olmaz...
Bence bu tür dengesizlikler ilişkilerde acının asıl kaynağı oluyor...
İnsanlar ne istediklerinden tam olarak emin olamıyorlar bir türlü...
—-
Aşırı ilgi duymadığımız kişileri baştan çıkarırken daha çok öz güven duymamız ve daha kolay başarmamız aşkın ironilerinden biridir...
Arzu yoğunlaştıkça kayıtsız görünmek gibi oyunları oynayamaz oluruz...
Ne kadar çok ilgi duyuyorsak, karşımızdaki kişide bulduğumuz mükemmeliyet o denli aşağılık duygusuna sebep olur...
—-
“İnsan konuşa konuşa problem çıkarabilir “ denir...
Ve dil, sorunların doğmasına nasıl yol açabiliyorsa, aşk da onun aracılığıyla tahribata uğrayabilir...
(...Alain de Botton)

KRAMPON

ERMAN Toroğlu: “Cüneyt Çakır’ın hakemlik hayatı Fenerbahçe’yi tutmadığını ispat etmekle geçti...”
Xxx
BEŞİKTAŞ Aboubakar için Shakhtar Donetsk ile görüştü;
BEŞİKTAŞ: Teklifimiz 5 milyon avro…
S. DONETSK: 30 milyon avro istiyoruz…
Xxx
FİKRET Orman: “Millî Piyango fanatik bir Beşiktaşlı kardeşimize mi çıktı acaba? Takıma sağlam bir stoper alır herhâlde...”

Ana Kumanda

(...TV 8 – O Ses Türkiye)
HADİSE: Bu şarkının klibini evde izlerken çok duygulandık ve ağladık...
MURAT BOZ: Aaa... Ne güzel...
Xxx
(...BEYAZ TV / Beyaz Futbol)
ERTEM ŞENER: Hocam, sence Rasim adam mıdır?..
AHMET ÇAKAR: Rasim, adamın son birkaç harfidir...
Xxx
(...FOX – Evlen Benimle)
EVLENECEK ERKEK: Çikolata yemek kaşığı ile yenir mi, böyle görgüsüzlük olur mu?..
EVLENECEK KADIN: Görgü renklere ve zevklere göre değişir... Sana ne?...

Bizim pano

TALİP: Bak bakalım yağış var mı dışarıda?..
FATİH: Kalk kendin bak...
TALİP: Yok oğlum, Twitter’dan bak...
Xxx
MURAT: Sen hangi bölümde okuyordun sahi?..
ARKADAŞI: Siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler...
MURAT: Nakliyat yani?..

 

 

 

 

 

 

 

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
594872 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/omer-soztutan/594872.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Reklamı Geç
KAPAT