BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Receb ayına saygının neticesi

Gönül Pınarı
Osman Ünlü
Facebook
Receb ayı, Âdem aleyhisselamdan beri kıymetli idi...
 
Sual: Receb ayı, her ümmet için kıymetli mi idi ve her ümmet bu aya saygı gösterir miydi?
Cevap: Receb ayı, Âdem aleyhisselamdan beri kıymetli idi. Bu ayda muharebe etmek günah idi. Her ümmet, bu aya saygı gösterirdi. Receb demek, mürecceb, muazzam, muhterem, kıymetli demektir. Fârisî Enîsülvâ'ızîn kitabında deniyor ki:
“İsa aleyhisselâm zamanında bir genç, güzel bir kıza tutulmuştu. Ona kavuşmak için çırpınıyordu. Nice zaman sonra söz aldı. Bir akşam, odada buluştular. Genç, pek sevinçli idi. Ansızın, pencereden hilali, yeni ayı gördü. Bu hangi aydır dedi. Kız, Receb deyince, genç toparlandı, gitmek için hazırlandı. Kız şaşırıp, ne oluyorsun dedi. Genç, babalarımdan işittim. Receb ayında günah işlenmez. Bu aya saygı gösterilir deyip, özür diledi ve evine gitti...
Allahü teâlâ, İsa aleyhisselâma vahiy gönderip, olanları bildirdi. Bu genci ziyaret et! Selamımı söyle buyurdu. Genç, Receb ayına gösterdiği bir saygı için, büyük bir Peygamberin  kendine gönderildiğine sevinerek iman etti. İyi bir mümin oldu. Receb ayına gösterdiği bir saygı sebebi ile, iman şerefine kavuştu.” Hadis-i şerifte de; (Receb, Allahü teâlânın ayıdır. Receb ayına ikram edene, saygı gösterene, Allahü teâlâ, dünyada ve ahirette ikram eder) buyuruldu.
Sual: Zamanımızda kullanılan miladi ve hicri senelerdeki gün sayısı, uzunlukları ve bu takvimlerin başlangıçları aynı mıdır?
Cevap: Uzunluk bakımından iki türlü sene vardır ki bunlar; Şemsî ve Kamerî senedir. Şemsî sene, güneş senesi olup, dünyanın güneş etrafında bir devir yaptığı zamandır ki, 365 vasatî güneş günüdür. Kamerî sene; ayın, dünyanın etrafında 12 kerre döndüğü zaman olup, 354 güneş günüdür. Güneş yılı, kamerî yıldan 10 gün daha uzundur. Başlangıç zamanına göre, iki türlü sene kullanılmaktadır. Bunlar; milâdî sene, hicrî sene. Milâdî sene, İsa aleyhisselamın doğum günü zannedilen zamandan başlar. Hicrî sene, Peygamber efendimizin  Medine'ye hicret ettiği seneden itibaren başlamaktadır.
Sual: Selam verene veya aksırıp elhamdülillah diyene hemen, geciktirmeden cevap vermek gerekir mi?
Cevap: Selam verene ve üçe kadar aksırıp da "Elhamdülillah" diyene hemen cevap vermek farz-ı kifayedir. İşitenlerin cevabı geciktirmesi haramdır. Tövbe etmeleri lazım olur.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617572 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/osman-unlu/617572.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT