BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

DÜNYANIN YAŞI VE İNSANLIĞIN ÖMRÜ

Dünden Bugüne
Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci
Facebook
Her devirde ve her yerde insanlar, dünyanın ömrünü ve kıyametin ne zaman kopacağını merak etmiş; buna dair hesaplamalar yapmıştır.
 
Tarih derslerinde, insanlık tarihinin 4 bin yıl evvel başladığı, zira yazının o tarihte bulunduğu öğretilir; bundan evvelki asırlar için “tarih öncesi devirler” tabiri kullanılırdı. Sonra Filistin’de 11 bin senelik Eriha şehri harabeleri bulundu. Nihayet İstanbul ve Göbeklitepe’deki arkeolojik kazılar tarihi daha da evveline götürdü. Şimdi de dünyanın her tarafından gelen arkeolojik buluntu haberleri, bu tarihi daha da geriye çekmektedir.
Bugün elde bulunan Tevrat’taki şecerelerden insanlığın ömrünün 6000 sene olduğu anlaşılıyor. Yahudi takvimi de buna göredir. Nitekim Musa aleyhisselamın Mısır’dan çıkışı,  2448. senede olmuştur ki, Milattan Evvel 1313’e tekabül eder. Buna göre şimdi 5782. Yahudi yılıdır.
 
Gezegen mi? Burç mu?
 
Arz küresinin ömrünü, yani yaratıldığı günden kıyamete kadar olan zamanı, eski müneccimler (astronomlar), seyyarelerin (gezegenlerin) adedince 7 bin sene olarak vermiştir. Zira onlar gezegen adedini yedi biliyordu. Tarih kitaplarının çoğunda yazılı bulunan ve bazı din kitaplarına da geçmiş olan 7 bin sene, buradan gelmektedir. Bazıları da burçlar adedince, 12 bin sene; bir kısmı da, meridyen derecesi adedince 360 bin sene dedi. Bu rakamlar zan ve faraziye bildirir.
XVIII. asırdan itibaren fen adamları bu işe kafa yordular. Kâh fosilleri tetkik ederek, kâh maddelerin akkor hâle gelip soğumaya bırakılmasına bakarak dünyanın ömrünün yüzbinlerce, hatta milyonlarca sene olduğunu söylediler. 1896’da radyoaktivitenin bulunmasıyla bu iş daha kolaylaştı. Bugün fen adamları, radyoaktiflik saati denilen usulü kullanıyor. Pitchblend filizinde şimdi mevcut olan kurşun ve uran madenlerinin miktarlarının nispeti bulunuyor. Bu kadar kurşunun, şimdiki uran ile bu kurşuna dönüşmüş bulunan uran miktarlarından teşekkülü için lazım olan zamanı, uran I’in bozulma sabitesine göre hesap ederek, dünyanın yaşı 4 milyar 500 milyon sene olarak bulunuyor.
 
Yedi basamaklı minber
 
İslâm tarihlerinde, modern ilmî buluşları teyid eden bazı enteresan rivayetler geçer. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Bir kimse Allah rızası için, bir Müslümanın işini görse, Allah ona, dünyanın ömrü olan 7 bin yıl kadar zamanda gündüzleri oruç tutmuş, geceleri namaz kılmış kadar sevap yazar.” (İbn Asakir ve İbn Adiyy; Enes bin Malik’ten) ve “Dünya, ahiret haftalarından yedi haftadır.” (İbn Ebi Dünya, Said bin Cübeyr’den; İbn Ebu Hatem, İbn Abbas’tan).
Sahabeden bir zat, rüyasında Resulullah aleyhisselamı yedi basamaklı bir minberin en üst basamağında görüp tabirini sorar. Cenab-ı Peygamber “Gördüğün minber şu dünyanın ömrü olan yedi bin senedir, ben de onun son bininde olacağım” buyurur. (Muttaki-i Hindî, el-Burhan fi Alâmeti’l-Mehdiyyi’l-Âhiri’z-Zemân, 89). Diğer taraftan Resul-i Ekrem, ümmetinin ömrünü, dünyanın ömrüne nazaran ikindi vaktine benzetir ve bunun 1500 seneyi geçmeyeceğini beyan eder. (Ahmed bin Hanbel, İlel; Süyûti, el-Keşfu an Mücâvezeti Hâzihi’l-Ümmeti el-Elfu)
Bir seneden maksadın, bir günü bir dünya yılına bedel âhiret senesi olduğu da söylenmiştir. Nitekim Deylemî ter ki: “Dünyanın hepsi âhiret günü ile yedi günden ibarettir. Bu Allahü teâlânın ‘Rabbinin indinde bir gün, sizin saydığın yıl ile bin yıl gibidir’ kavlinin iktizasıdır.” Bu da Allah’ın kâinatı altı günde yaratması ve yedinci gün arşa istiva etmesinden kinayedir.
 
70 bin senede bir doğan yıldız
 
Bazı bilginler bu rivayetleri şüpheyle karşılar. Böyle sayılmasa bile, dünyanın öküzün boynuzları üzerinde durduğu rivayeti gibi müteşabihattan olması muhtemeldir. Böyle rivayetlere mana verilmeyip geçilir. Zira rivayetlerde geçen sene tabirinin ne manaya geldiği açık değildir. Bu hususta çok çeşitli tefsir ve tabirler yapılmıştır. Bunun dünyanın sonsuza nispetle kısalığını anlatmak için kullanılan herhangi bir zaman birimi olduğu ileri sürülmüştür.
Ulemâ dünyanın ömrünün 7 bin sene olarak anlaşıldığı rivayetleri mecaza hamletmiş; belki de bu sözün, vahy ile değil, içtihad ile söylendiğine hükmetmiştir. Çünkü bunun hilafına başka rivayetler de vardır.
Hazreti Ebu Hüreyre’den rivayet edilen bir hadis-i şerifte, Resulullah, Cibril aleyhimesselama kaç yaşında olduğunu sordu. O da ‘Bilmiyorum Ya Resulallah. Ancak 4. perdede (semada) bir yıldız var. 70 bin senede bir doğar. Ben onu 72 bin defa gördüm’ dedi. Bunun üzerine Hazreti Peygamber, ‘Ya Cibril! Rabbimin izzeti ve celali hakkı için o yıldız benim’ buyurdu ki, 5 milyar 40 milyon sene eder. Bunu Nureddin el-Halebî, es-Sîretü’l-Halebiyye kitabında anlatıyor. (1/47) 
Allah’ın en evvel yarattığı şeyin ne olduğunu soran Câbir bin Abdillah’a, “Allah her şeyden evvel kendi nurundan peygamberinizin nurunu yaratmıştır” buyurdu. (Abdürrezzak) Şu hâlde, ilk yaratılan şey, 5 milyar 40 milyon sene evvel yaratılmıştır. Kâinatın ömrünü de buna kıyas etmelidir.
Tefsir-i Kebir’de Râzî yazar ki: “Resul-i Ekrem Mi’râc’da meleklerden bir taifeye rast gelip, ne zaman yaratıldınız diye Cebrail aleyhisselama sordu. O da, ‘Allah her 400 bin yılda bir yıldız yaratır. Beni yaratalı, onun gibi 400 bin yıldız yaratmıştır’ diye cevap verdi.”
 
Kutu
En iyisi “Allah bilir!”
 
Harîdetü’l-Acâib’de İbni Abbas’tan rivayet olunur ki, “İsrailoğulları, Hazret-i Musa’ya, dünya yaratılalı ne kadar zaman geçmiştir, Rabbinden sual eyle, dediler. Münacat etti. ‘Ey Musa, gümüşten 14 bin şehir yaratıp içini hardal ile doldurdum. Bir de kuş yarattım; her gün rızkı bir hardal tanesi idi. Hepsini yiyip bitirdi. Ondan sonra dünyayı yarattım’ buyurdu.” Yine orada İkrime ve Mücâhid’den şu rivayet vardır: “Dünyanın yaratılmasından sonuna kadar 50 bin yıldır. Kaçı geçti, kaçı kaldı kimse bilmez.”
İbni Şihne Tarihi’nde, Kâ’b hazretlerinden rivayet olunur: “Cin taifesi yeryüzünde 700 bin yıl sâkin olup, birbirlerini öldürmeyi ve çok fesadlar yapmayı alışkanlık hâline getirdiklerinde, Hak teâlâ onları helâk edip, yerlerine melekler sâkin oldu. İki bin yıldan sonra Âdem aleyhisselâmı yarattı.” Fevâyîh-i Miskiyye’nin bir yerinde, “Dünya yaratıldıktan 7 bin sene sonra, Âdem aleyhisselâmın toprağı yoğrulmaya başlandı”; bir yerinde de, “Âdem aleyhisselâmın yaratılması cin tâifesinden 60 bin yıl sonra idi” deniyor.
Mir’at-ı Kâinat’ta diyor ki: “Resûl-i Ekrem’e, dünya yaratılalı ne kadar zaman geçmiştir diye soruldu, ‘Rabbim bana haber vermiştir ki, dünyayı yarattığı zamandan, beni peygamber ettiği güne kadar 700 bin yıl geçmiştir’ buyurdu.” Mir’at-ı Kâinat müellifi der ki: “Bu hususta nasslar (âyet ve hadisler) açık ve kati olmadığından, 'Allah bilir' demek daha iyidir, diyen âlimlerin sözü daha doğru, daha kuvvetli ve daha dine uygundur.”
Seyyid Abdülhakîm Arvasî, “Allah dünyayı 6-7000 sene gibi kısa bir müddet için yaratmış değildir. Bu, tarihçi ve hükemânın sözüdür. Biz buna uymaya memur değiliz” buyurmuştur.
 
Kutu
Kıyamet ne zaman kopacak?
 
Hadis-i şeriflerden insanlığın ömrünü anlamak daha kolaydır: “313 resul gönderilmiştir” (Müsnedü Ahmed, V/265; İbn Hıbbân, es-Sahîh, 361.) ve “Her bin yılda bir resul gönderilir” (Taberânî) hadîs-i şeriflerinden istihraçla -Cenab-ı Peygamber’den evveli için- 315 bin sene olarak hesaplanmıştır. Resûllerin adedi hakkında 315 rivâyeti de vardır. İbn Hacer, bu hadîsin sahih olduğunu söyler. (el-Fetâvâ'l-Hadîsiyye, 2. tab, Kâhire 1390/1970, 180.) Resul, müstakil bir din (şeriat) getiren; nebi ise bir resulün dinine çağıran peygamberdir.
Kıyametin büyük ve küçük alametleri tafsilatıyla anlatılmıştır. Kıyametin ne zaman kopacağı, yani dünyanın ne zaman yok olacağı, hemen her devirde, her dinden insanlar merak ettiği; hatta bu yolda bazı hesaplamalar yaptığı hâlde, ilahi iradenin, peygamberlerine bile bildirmediği bir gayp bilgisi olarak kalmıştır. İdris aleyhisselâmdan, “Bizler, Peygamber olduğumuz hâlde, dünyanın ömrünü bilemedik” sözü nakledilir.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617922 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/prof-dr-ekrem-bugra-ekinci/617922.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT