BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

"Onlardan uzak dur bacım! Bunlar vasiyetimdir sana..."

"Anlat Hasan’ım! Benim ağlamama bakma! Anlat, herkes hakikati bütün çıplaklığıyla bilsin!"
 
 
Nene, Hasan abisinin son dediğini anlamamıştı:
- Urus elbisesi de ne demek oluyor?
- Güya, kendilerini gizliyorlar. Ya da “bu pis işleri Ermeniler değil Ruslar yaptı”ya getirip mazlum durumuna düşecekler kim bilir, başka ne hinlikleri var bilemeyiz ki!
- Tövbe ya Rabbim…
- Büyük bir köye girdik, girmez olaydık! Buna can mı dayanır!? Bir dere içinde beş yüzden fazla kadın ve çocuk hunharca katledilmiş vaziyette… Dere hâlâ kıpkızıl kan akıyordu! Oturdum hıçkıra hıçkıra ağladım! Köyüm aklıma geldi, sizler gözümün önündeydiniz hep!
- Vah anam! Vah vah! Hiç bu kadar da olur mu? Yılan bile kendi cinsinden olanı zehirlemez, bu nasıl iştir anam! Ciğerlerim yandı, ciğerleriniz yansın Ermeniler! Acınızdan yerleri cırmalayasınız zalimler, Uruslar!
- Anlatıp sizleri üzmek istememiştim canlarım, lakin hakikatleri de bilmek lazım ki itimat edilmesin bunlara! Sırtınızı dönmeyin komşumuzdur diye. Sadık komşuluk mazide kaldı! Şimdi bunlar iflah olmaz bir hastalığa düçar oldular! Şifa bulsalar, iyi olsalar da ben bu gördüklerimden sonra, nasıl teslim olayım? Söyleyin bana; siz olsanız ne yapardınız?
- Dayanılacak gibi değil abim!
- Nene bacım, onlardan uzak dur! Vasiyetim olsun bunlar sana! Aman kendini kolla!
- Bizim için de yeteri kadar tecrübe oldu abi.
- Sizin ne tecrübeniz var ki?
- Yok yok! O manada demedim dadaşım! Hani, az çok anladık hakikatleri…
- Evet, öldürmeleri neyse zulüm etmeleri, acı çektirmelerini anlamıyorum! Bir köyde bir Müslümana kuzularını kestirip kendilerine ziyafet çektirmişler. Sonra da o kızgın tandıra…
- Tandıra mı? Olamaz! …
- Maalesef olmuş! Zavallı kadını, kocasıyla birlikte kor dolu tandıra basmışlar, feryadı figan ederek can vermişler...
- Lâ havle ve lâ kuvvete…
- Dört Müslüman erkeği, elleri karınlarına sokulmak suretiyle öldürülmüş bulduk! Bütün uzuvlarını kesmiş bağırta bağırta öldürmüşler garibanları.
- Olamaz! Mümkün değil oğlum! Ah! Fena oluyorum ah!
- Ana daha anlatmayacağım tamam sustum! Bitti bu mevzu!
- Yok abi elin ayağın öpeyim anlat! Anlat dost, düşman iyice belli olsun! Yaşayacaksak adam gibi, öleceksek de niyetimizi düzeltelim şehit olarak ölmeye bakalım. Bu saatten sonra onların marabası, iti olacak hâlimiz yok ya!
- Anlat Hasan’ım! Benim ağlamama bakma! Ana yüreği... Anlat, herkes hakikati bütün çıplaklığıyla bilsin!
- Peki ana! Madem ısrar ediyorsunuz, diğer şahit olduklarımdan da kısaca bahsedeyim. Bir yerde bildiğimiz yemeklik et yapmışlar öldürdüklerini. İtlere vermişler!
- İğrençlik! Kasaplık yani!
- Hem iftira etti, hem katliam yaptı, hem de alay ettiler…
- Allah korkusu, ahiret derdi olmayandan her şey beklenir! Cenâb-ı Allah zalimin zulmünden, kâfirin küfründen hıfz-ü himaye eylesin! Bunlar pek şımarık!
- Kim? Uruslar!
DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617542 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ragip-karadayi/617542.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT