BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Güreşte sırtını yere getiren yoktu

 
"Hasta olunca her şey bitti sanma Hasan! Daha gençsin! Ümitsiz olma!"
 
Zeliha ana:
- Oğlum istesin yeter! Her şey yaparım biiznillah… Koca bir inek kestik, kim yiyecek? Elbette Hasan’ım.
- Rabbim razı olsun ana… İnşallah! Hele biraz toparlanayım, gerisi kolay…
- Toparlanırsın toparlanır! Ee abi…
- Bu ata sporlarının her birini yapabilen; güreş tutan, ata binen, iyi ok atan, kılıç kullanan olduğu gibi birinde ihtisaslaşan mutlaka bulunur. Eşimizden, dostumuzdan, akrabamızdan bugün bile pehlivanlar mevcut. Hatta ve hatta sülâlelerimizde; “pehlivan” unvânını, lakabını şeref madalyası olarak taşırlar. Hacı Abdullah Pehlivan, Osman Pehlivan, Ahmet Pehlivan bunlardan aklıma gelenler…
- Hacının güreşleri destan olmuştu. O zaman bekârdım. Baban da iyi pehlivandı oğul.
- Eee, biz de babamıza çekmişiz! Tabii bir zamanlar!
- Hasta olunca her şey bitti sanma Hasan! Daha gençsin! Ümitsiz olma!
- Her neyse… Muvaffakiyetlerimiz saymakla bitmez. Konmasın bir kere pehlivanlık, Erzurumlunun kalbine… Ne yapar, ne eder kuvvetini gösterir er meydanlarında.
- Tıpkı senin gibi.
- !!!
Nene’nin abisi Hasan pehlivanın; güreşte sırtını yere getiren yoktu. On sekiz, on dokuz yaşındayken şanı, şöhreti Pasinler’i aşmış, bütün Erzurum ovasına ve kazalarına kadar yayılmıştı. Kavgada, teke tek dövüşlerde kimse bileğini bükemez, karşısına çıkamazdı.
-Hazır mısınız?
-Kulağımız da gözümüzde sende abi.
-Oğul seni bekliyoruz.
-Sıkı durun. Üzülmek ve övünmek de yok.
-Oğlum seneler önceki hadisenin neyiyle övüneyim veya
üzüleyim.
-Sıcak, ışıl ışıl bir sonbahar günüydü. Hasankale’de güreş tertip
edileceği ilan edilmişti. Askere gitmeden bir iki sene evveldi.
-Gidişini hatırlıyorum. Gümüş çerçeveli bir kristal ayna almıştık
hediye için.
-Evet, ana o aynaya bayılmışlardı. Taşmağazalar işi, mükemmel
bir hediyeydi. Çeperlili Hasan’dan yani bu hasta oğlunuzdan pek çekinen, ona karşı gizli bir hasımlık besleyen Ermeni pehlivan Azapyan, ne edip edip beni yenmek, rezil etmek istiyormuş. Bunun için de kimsenin aklına gelmeyen bir tuzak kurmuş. Er meydanına çıkmadan önce pehlivanları, bir ziyafete davet etmesi meğer tuzakmış. Haberim yok!
-O zamanlar Ermeni, Türk ayırımı pek olmaz her türlü komşuluk
rahat yapılırdı oğul. DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617808 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ragip-karadayi/617808.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT