BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

GERÇEK YÜZLERİ ORTAYA ÇIKTI!..

 
Son gelişmeler, şüphe ve yorumlarımızda ne kadar haklı olduğumuzu ortaya çıkardı. Düne kadar Akdeniz buhranında Yunanistan’ı destekleyen tek devlet olarak ortada Fransa vardı. Diğerleri ise sureti haktan yana görünüyorlardı…
Daha üç gün evvel Almanya Dışişleri Bakanı, güya ara bulucuydu. Berlin, Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ı da Türkiye ile Yunanistan arasında ara buluculukla vazifelendirmişti. Heiko Maas, önce Yunanistan’a giderek Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile sonra da Ankara’ya gelerek dışişleri bakanımız Mevlût Çavuşoğlu ile görüşmüştü.
Manzara, pembe renkliydi. Dost Almanya, hasım Fransa’nın aksine Ankara-Atina ihtilafında tarafsız kalmış ve ara bulucu rolü üstlenmişti. Hakikatin hiç de öyle olmadığı çok kısa sürede anlaşıldı. Aslında ortak basın toplantısında Dışişleri Bakanımız Çavuşoğlu’nun "bu defa elimizden kaza çıkmaz, ne lazımsa o yapılır" demesi aralarında geçen mevzuların ne mahiyette olduğuna dair bir ipucu mahiyetindeydi.
Nitekim Alman Bakan, ülkesine dönünce Yunanistan’la dayanışma içinde olmaları gerektiğini dile getirdi. Gayriresmî de olsa "ara bulucu" sıfatındaki bir siyasetçinin bu tuhaf konuşması yorumlanıyordu ki dün bu defa da Almanya Başbakanı Angela Merkel ve AB Yüksek Temsilcisi Josep Borell’den ve yine Heiko Maas’tan arka arkaya açıklamalar geldi. Şaşırtıcıydı; lakin aslında şaşırmamak lazım. Gerçek yüzleri ve asıl niyetleri buydu.  
Josep Borell şöyle diyor:
-Türkiye, Doğu Akdeniz buhranında tek taraflı adım atmamalıdır. Avrupa Birliği’nde Türkiye’nin davranışlarına karşı artan bir hayal kırıklığı oluşmuştur!.. Türkiye’ye yaptırımlar uygulamak için bir metin hazırdır. Bu metin üzerinde mutabakat da sağlanmıştır.
Almanya Dışişleri Bakanı ve güya ara bulucu Heiko Maas ise Türkiye ile ilişkilerinin Doğu Akdeniz krizi sebebiyle ciddi şekilde etkilendiğini söyledikten sonra AB üyesi devletleri önümüzdeki ay yapılacak olan "AB Zirvesi"nde Türkiye’ye karşı daha sert tedbirler almaya çağırdı.
Son noktayı Angele Merkel koydu:
-AB devletleri -haklı olduğu konularda- Atina’yı ciddiye alma ve desteklemekle yükümlüdür.
Dışişleri Bakanı, Ankara’dan gider gitmez aleyhimize konuşurken Sn. Merkel, Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’la yapacakları telefon görüşmesi öncesinde bu acayip konuşmayı yapmıştı. İnsan, sormadan edemiyor. Bu lafları telaffuz eden biri, Sn. Erdoğan’a telefonda ne diyecektir? Hatta konuşmaya yüzü nasıl tutar?
Diğer taraftan İtalya, başlangıçta bizimle ortak manevra görüntüleri veriyorken o da Yunanistan’a yanaştı. Demem o ki esasında bütün Avrupa, Türkiye’ye karşı Yunanistan’ın yanındadır. Ancak Fransa ilk andan itibaren mert düşman olarak hareket etmişken diğerleri riyakâr bir üslubu benimseyerek yüzümüze gülüp, arkadan kuyumuzu kazma yoluna sapmışlardır. Şimdi de açık açık AB üzerinden Türkiye’ye müeyyideler tatbik etme peşindeler. Müeyyide ihtimali bile çok yüzlü Heiko Maas’ı tatmin etmemiş olmalı ki AB Zirvesinde Türkiye’ye karşı sert tedbirler alma çağrısı yapmakta.
Bu olan-bitenlerin hiçbiri sürpriz değildir, şaşırtıcı değildir.
Bunlar, Türkiye’nin büyümesini hazmedememe sancılarıdır.
Avrupa devletlerinin her biri ve hepsi Yunanistan’ın arkasındadır.
1820 başlarında İngiltere, Rusya ve Fransa’nın teşvik ve himayesiyle Mora yarımadasında Yunanistan adında bir devlet kurularak Osmanlı Devleti’nden ilk parça koparılmıştı. I. Dünya Harbi’nde 12 Ada’yı İtalya işgal etmişti. II. Dünya Harbinde İtalya, bu adaları tahliye ederken Ankara’ya "gelin adalarınızı alın" demesine rağmen devrin Ankara’sı bu fırsatı değerlendirememişti.
Şimdi sondaj gemilerimizle Akdeniz’de kendi kıta sahanlığımızda, bize ait bölgelerde petrol ve gaz araştırması yapmaktayız. 12 Ada’da işgalci, Ege’de işgalci Yunanistan, mevcut suçluluğuna rağmen bir de Mısır’la anlaşma yaparak yolumuzu kesmeye çalışmaktadır. Bu anlaşmanın "yok" hükmünde olduğunu çoktan ilân ettik.
Avrupa, Yunanistan’a işgallerini hatırlatacağına, gayrı hukuki tasarruflardan vazgeçmesine dair nasihat vereceğine yukarıda hülasa ettiğimiz işleri kotarmaktadır. Hatta BAE adlı aşireti de buna dâhil ediyorlar. Bu da şaşırtıcı değildir. Zira ortaya çıkan yüz, Avrupa’nın gerçek yüzüdür. Avrupa’nın gerçek yüzü ise haçlı yüzüdür. Haç, Hilalin hasmıdır.
Bu Hilal-Haç meselesi itibarıyla 60 yıldır Türkiye’yi oyalayan AB bugün bize ceza verme peşinde. Çöküşün eşiğindeki AB neyin peşinde olursa olsun. Pişman olacak olan bu ikiyüzlüler ve güdülen, kullanılan Yunanistan olacaktır.
Çekinen, Akdeniz’e açılmazdı.
Biz; yeniden Mavi Vatandayız.
Hem Karadeniz’deyiz, hem Akdeniz’deyiz.
Siz, buyurun zirvelerinizi yapın.
Müeyyidelerinizi sıralayın.
İstediğiniz kararı alın!..
Bilin ki her hukuksuzluk, ayaklarımızın altındadır.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
615063 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/615063.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT