BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

EKSİKSİZ GERÇEKLER

 
“Ermenistan Ordusu” denilen yağmacılar, Hınçak, Taşnak, Asala artıklarıyla PKK döküntülerinin üniforma giydirilmiş şeklidir.
Rus savaş şirketinin adının “Wagner” olmasıyla bu çetenin “Ermeni Ordusu” adını alması arasındaki fark, birincisi sadece Moskova’nın, ikincisi ise Moskova, Paris ve daha başka merkezlerin buyruğundadır. “Ordu” denilen bu yağma ve talan kalabalığı, misket bombası da kullanır, bebek de katleder, diplomat da şehîd eder, cami de yakar.
48 yaşındayken şehîd olan ev kadını Azerî ananın yavrusu genç kız, gözyaşları içinde Türk TV mikrofonuna konuşuyor:
-Biz Türk’üz, biz Müsülmanız diye mi Batı susar? Bu katliam Hristiyanlara yapılsaydı hemisi ayağa galhardı. Anam şehîd oldu. Biz, korhmirik! Biz Türkük, biz yenilmezik!..
17-18 yaşındaki genci de bu şuur ve idrakle donanmış bir milleti, emperyalist zalimlerin ordu denilen aletleri de kendileri de yenemez.
“... Sen ki Fransa vilayetinin kralı Françesko’sun!” Daha uzakta, iki asır evvelinde, yüzyıl öncesinde olduğu gibi bugün de kavga, bu ihtarı yapan Muhteşem Süleyman’ın torunuyla Fransa Vilayeti’nde Françesko’nun yerinde oturan kifayetsiz muhteris arasında olmaktadır. Bu kavganın neticesi şimdiden bellidir. Asalet, daima galip gelir. Zira bu millet asildir. Yetim kalan Azeri kızımızın gözyaşlarıyla eleğimsağmaya dönüşen haykırışının yankısı kalblerimizde ahengini bulmuştur:
-Biz, Müsülmanız! Biz, Türkük yenilmezik!
I. Dünya Harbi’nde, Erzurum’da Nene Hatun’lar da ‘Urus’a böyle diyerek geçit vermemişlerdi.
Analar sağlamsa, millet yenilmez.
Ehli salib yani haçlı dünyası, Anadolu’ya mührümüzü basmamızı hiç kabullenemedi. Balkanlara yerleşmemizi hazmedemedi. Aynı kin, hınç ve kirli duyguları Endülüs Müslümanlarına karşı da duymuşlardı. 800 sene sonra Endülüs’e vahşice saldırarak Müslümanları vatanlarından kazıyıp çıkarttılar. Kitleler hâlinde katliamlar yaptılar. Harika bir medeniyeti yer ile yeksan ettiler. Aynı ahmak Avrupa, bugün yangından son anda kurtarılmış el-Hamra Sarayı’nı överken hayranlığını ifadeye kelime bulmakta zorlanıyor.
O bitmez kin, Endülüs’ten sonra on dokuzuncu asrın başından itibaren Müslüman Türk’ün toprağı 5 asırdır nakış nakış işleyerek vatan kılıp yaşadığı Balkanlara yönelerek aynı hunharlığı orada da yaptılar. Şu var ki bu defa haçın bir kolu Balkanlardan diğer kolu Kafkaslardan üstümüze geldi. 800 bin kilometrekare bile olmayan şu topraklarla baş başa kaldık.
Asla gözden kaçmasın! Sırada Anadolu var. Sevr’i gündemlerinden çıkartmadılar. Suriye, Irak, Yunanistan, Türkiye için çevre temizliğidir.
Haçlı cephesinden gelen saldırılar karşısında partili değil, millet olmalıyız. Hilalle salibin kavgasında küffar, parti amblemine değil, yükselttiğimiz ay-yıldızlı bayrağımıza bakıyor.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
615997 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/615997.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT