BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

VEFA ŞEHRİ

24 Ocak 2020 gecesi saat 20.55’te resmî adıyla Elâzığ, doğru olan adıyla El’Azîz, yıkıcı bir etkiyle sallandı. Zelzele, sadece 22 saniye sürmüştü ama 6,5 büyüklüğündeki bu yer kıpraşması, bütün şark vilayetlerimizin yanı sıra Samsun’dan Osmaniye’ye kadarki geniş bir saha ile İran, Irak, Suriye ve Filistin’de de hissedildi. Depremin merkezi Sivrice İlçesinin Çevrimtaş Köyü’ydü. 4’ü Malatya’dan 41 vatandaşımızı, hemşehrimizi kaybettik. 1607 Yaralımız vardı. Bin 140 artçı sarsıntı yaşandı. Çok sayıda bina yıkıldı veya hasar gördü.
Devletimize, Hükûmetimize, milletimize, TOKİ başta olmak üzere müesseselerimizle STK’larımıza müteşekkiriz. İlk ândan itibaren yapılması gereken yapıldı. Hızlı bir çalışmayla yeniden inşa ve imar edilen binalarla şehir sanki mecburi bir "Kentli Dönüşüme" tabi tutuldu. Yenilenmekte olan 26 bin konuttan 8 bini dün Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından sahiplerine teslim edildi. Osman Bedreddin Hazretleri ve daha nice ulema ve evliyanın ruhaniyetinin hükümran olduğu bu Harput iklimi, bir yıl evvel yukarıda naklettiğimiz acıları yaşamışken bir yıl sonra bu defa dün sanki bayram ediyordu.
Dünkü merasimde Cumhurbaşkanı’nı karşılayan pankartlardan biri dikkatimizi çekti. Pankartta "Vefa Şehrine Hoş Geldiniz!" yazıyordu. Aynen öyle; bu topraklar vefalıdır. İnsanı vakur, toprağı vefalıdır. İstemez, fark edilmesini bekler. Bundan dolayı biz de o sözü yazımıza başlık seçtik.
Elâzığ, hak ettiğine layıkıyla kavuşamamış fakat buna rağmen din-ü devlet, mülk-ü millete sadakatinden zerrece şaşmamış bir has insanlar diyarıdır. Eğer; doğu teröre teslim olmadıysa, terörün gücü vatanı parçalamaya yetmediyse bunda Harput mayasının destânî yüksek payı vardır. Bu saydıklarımız ve sayamadığımız onlarca sebeple Harput iklimi her iyiliği yapmayı fazlasıyla hak etmiştir:
Elâzığ, âcilen büyük şehir yapılmalıdır. Zaten nüfusu gibi, özgül ağırlığı, ilim, irfan katsayısı yüksek olan bir ilimizdir. Hem Büyükşehir olmakla taltif edilmeli ve hem de büyük, çok büyük yatırımlar buraya yönlendirilmelidir. Elâzığ, mermerinden Harput Gülü’ne, cins cins üzümlerinden, dibek kahvesinden, orciğinden, ılıcalarına, "Keban Denizi"ne kadar seçkin farklılıklara sahiptir. Dünyanın en güzel kokulu gülü, Harput Gülü’dür. Yediverendir. Dünyanın en güzel gül reçeli, bizim "Harput Gülü" dediğimiz bu Tebrizî gülden yapılır.
Elâzığ, bir termal tedavi ve sağlık havzası hâline getirilebilir. Bu yapıldığında dâhilden olduğu gibi uzak-yakın komşu memleketlerden de misafirlerimiz gelecektir. Harput, inanç ve tarih, Elâzığ sağlık turizmi merkezi olabilir. Kış, kayak turizmi de mümkündür. Şüphesiz ki bunlar bizim ilk elden hatırladıklarımızdır. Yer altı mağaralarına kadar dünya markası yapılabilecek daha birçok zenginliğimiz mevcut...
Yeni yuvalarına kavuşan ve kavuşacak olan kardeşlerimize evleri hayrlı olsun. Kayıplarımıza Rabbimizden rahmetler, arkada kalanlara sabırlar diliyoruz. Yaralılarımıza geçmişler olsun diyoruz. Bu acı, görülen son acı olsun.
Sayın Cumhurbaşkanım, malûmlarıdır ki Harput, eski ve namlı bir eyalet ve hep var olan bir medeniyet merkezidir. Bu itibarla ve elbette vefasından dolayı bu Balak Gazi ve Sultan Abdülaziz Han hatırası şehri yükselen bir yıldız ve dünya markası yapmalıyız.
Bunu hak etmiştir.
El’Azîz’e hizmet eden azîz olsun...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617299 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/617299.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT