İkinci yarıda TL mi, dolar mı? Garanti BBVA’dan dikkat çeken tahmin
Ocak-Haziran 2026 döneminde dolar, iç piyasada nominal olarak %8,65 prim yaptı. Ancak cuma açıklanacak enflasyonun, 6 ayda %17,75 civarında gelebileceği tahmin ediliyor. Bu durumda dolar, bu yılın ilk yarısında %-7,73 reel kayıp yaşamış olacak. Dikkatler ikinci yarıya çevrilirken; Garanti BBVA Yatırım, 2026’nın tamamında TL’de %6,9 reel değerlenme beklentisini paylaştı ve “Türk lirası dolara göre daha cazip” yorumunda bulundu.
Piyasalarda yılın ilk yarısı bugün tamamlanırken, yatırım araçlarının 2026 yılının ilk yarısında gösterdiği performans da yavaş yavaş kendini göstermeye başladı. Bu kapsamda dolarda da dikkat çeken hareketler yaşanıyor.
Geçen yıl yüzde 30,89 olarak gerçekleşen enflasyona karşı koruma sağlamayan ve %-7,20 reel kayıp yaşayan dolar, bu yılın ilk yarısında da benzer bir görünüm sundu.
İLK YARIDA DA REEL KAYIP
Ocak-Haziran 2026 döneminde ABD para birimi, iç piyasada nominal olarak %8,65 prim yaptı. Ancak bu hafta cuma günü açıklanacak enflasyonun 6 ayda %17,75 civarında gerçekleşebileceği tahmin ediliyor. Bu beklentinin gerçekleşmesi halinde dolar, bu yılın ilk yarısında da %-7,73 reel kayıp yaşamış olacak. 30 Haziran işlemlerinde dolar 46,65 TL’den fiyatlanıyor.
Bu arada ABD para biriminin getirisi, bu yılın ilk yarısında %15-%17 bandında gerçekleşen TL kâr payı priminin de gerisinde kaldı.
TÜRK LİRASI DAHA CAZİP
Piyasalarda gözler yılın ikinci yarısına çevrilirken; Garanti BBVA Yatırım tarafından yayımlanan strateji raporunda “TCMB’nin sıkı para politikasını koruması ile birlikte Türk Lirası’nda reel değerlenme trendi sürüyor. 2026’nın tamamında TL’de %6,9 reel değerlenme hesaplıyoruz. Yıl sonu TÜFE tahminimiz ise yüzde 30” yorumuna yer verildi ve mevcut tabloda Türk lirasının, ABD dolarına göre daha cazip olduğu görüşü öne çıkarıldı.
JEOPOLİTK RİSKLERE DİKKAT
Jeopolitik gelişmelerin yoğunlukla takip edildiği bir yarı yılın geride bırakıldığına değinilen raporda, “Mart ayından itibaren Körfez bölgesinde yaşananlar, küresel büyümeyi aşağı yönlü etkilerken enflasyonun ve faizlerin yılbaşındaki beklentilerden yüksek seyretmesine neden oldu. Haziran ayında açıklanan mutabakat piyasalar tarafından olumlu algılansa da jeopolitik riskler tamamen ortadan kalkmadı. Önümüzdeki dönemdeki haber akışı hâlâ önemini koruyor” ifadelerine yer verildi.