İslam hukukunda peşinat ve kapora arasında fark var mıdır?
Asırlardır bilinen ve alışverişte tatbik edilen yöntemlerden biri de kapora ile yapılan satıştır. Muamelat alanına giren akitlerin birbirinden çok farklı çeşitlerinin olması, kapora uygulamasının alışveriş dışındaki akitlerdeki meşrûiyet durumunun incelenmesini gerektirmektedir. Peki, İslam hukukunda peşinat ve kapora arasında fark var mı?
İslâm hukukçularının bir kısmına göre akit yapıldığını gösterip göstermeme bakımından peşinat ile kapora arasında bir fark bulunmamaktadır. Yani onların nazarında ister peşinat ister kapora ödenmiş olsun malın mülkiyeti müşteride bulunmaktadır. Bu durumda katılım bankaları murâbaha gerçekleştiremezler. Bu İslâm hukukçularına göre kapora gerçekleşmiş bir akdin müşteri tarafından feshedilmemesi halinde satış bedelinden düşülen buna mukâbil müşterinin yapılmış akdi bozması halinde satıcıya bırakılan meblağdır. Geçmişte İslâm hukukçuları, kaporalı satışın ve kaporanın satıcıda kalmasının meşruiyeti konusunda farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.
Müspet kanaat serdedenler olduğu gibi menfî görüşte olanlar da vardır. Günümüz uygulamalarını dikkate aldığımızda konuyu şöyle değerlendirmek daha doğrudur: Kapora akit tamamlanmadığında satıcıya bırakılacak kadar az olan ödemedir. Kaporalı satış dinen uygundur yani câizdir.
Katılım bankaları nakit ihtiyacına çözüm sunuyor mu?
Buna mâni sahih hiçbir delil yoktur. Kapora alım vaadinde bulunan müşteri için satıcının malını satmamasının karşılığıdır ve satıcının hakkıdır. Ayrıca kapora gerçekleşmiş bir akit sebebiyle ödenmemekte bilakis müşterinin akit yapabilmek için opsiyon alması karşılığında verilmektedir. Yani müşteri kendisine verilen süre içerisinde akdi yaparsa kapora malın bedelinden düşülür; yapmazsa kapora satıcının olur. Bu durumda satılan malın mülkiyeti hala satıcıda kaldığından katılım bankaları kaporası ödenmiş varlık için murâbaha yapabilirler. Günümüzde kapora ile peşinat ödemelerinde teâmülün farklı olması bu iki ödemenin ayrı değerlendirilmesini gerektirmektedir:
Peşinat ödemesi yapıldığında mal, uygulamada çoğu zaman müşteriye teslim edilmektedir. Örneğin 40.000 TL değerindeki bir araç için 20.000 TL peşinat ödendiğinde, müşteri aracı teslim alma hakkını kazanır ve kalan 20.000 TL'lik kısmı borç olarak üstlenmiş olur. Bu aşamadan sonra malın telef olması halinde, zarar müşteriye ait kabul edilir ve müşteri kalan borcunu ödemekle yükümlüdür. Peşinat ödenmesine rağmen mal satıcıda bırakılmışsa, bu durumda emanet hükümleri uygulanır. Satıcı, bedelin tamamı ödeninceye kadar hapis hakkını kullanmış veya malı alacağına karşılık rehin olarak elinde tutmuş sayılır.
Buna karşılık kapora verilen mallar genellikle müşteriye teslim edilmez. Örneğin 40.000 TL değerindeki bir araç için 250 TL kapora ödendiğinde araç satıcının zilyetliğinde kalmaya devam eder.Bu durumda iken telef olan mallar satıcıya ait iken telef olmuş sayılır. Müşteri kaporasını geri alır.