Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği (Tarım Kredi) Genel Müdürü İrfan Güvendi, Rusya'nın Türkiye'den meyve sebze ithalatını yasaklama kararına ilişkin, "Eğer böyle bir yaptırım olacaksa bundan ilk önce Rusya'nın çiftçisi etkilenecek, biz değil" dedi.

Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) Genel Merkezi'nde Dernek Başkanı Turgay Türker ve üyeleriyle buluşan Güvendi, Birliğin çalışmaları ve Türkiye ile Rusya ilişkilerine yönelik bilgi verdi.

Güvendi, Tarım Kredi'ye bağlı Gübretaş dışında 13 farklı sektörde hizmet veren şirket bulunduğuna dikkati çekerek, çiftçinin ürünlerinin daha aktif bir şekilde değerlendirilmesini sağlamak için yeni bir yapılanmaya gittiklerini duyurdu.

Bu şirketleri Türkiye ekonomisine ve çiftçiye daha fazla katkı verecek şekilde yeni bir organizasyon şeması altında toplamaya karar verdiklerini ifade eden Güvendi, söz konusu yapının adını Tarım Kredi Şirketler Topluluğu (TKŞT) olarak koyduklarını söyledi.

Güvendi, söz konusu 13 şirketin 2015 yılı toplam tahmini cirosunun 2 milyar 420 milyon lira, toplam tahmini karının 121 milyon lira, toplam sermayelerinin de 1 milyar 4 milyon 347 bin lira olduğunu dile getirerek, şu anda bu şirketlerde 2 bin 587 kişinin çalıştığını, hedeflerinin 3 yılda 3 bin kişiyi daha istihdam etmek olduğunu kaydetti.

Bu şirketlere tek tek bakıldığında küçük ya da orta ölçekli şirket görüntüsü veren yapılar olduğunu, bir araya geldiğinde ise güçlü bir ekonomik yapı oluşturduklarını belirten Güvendi, "Bu sinerji, insan kaynaklarında, satın almada, tarım sektöründe yeni projelere girme konusunda kuruma daha büyük bir güç verecek" ifadesini kullandı.

Tarım Kredi olarak bu sene kredilerde, satışlarda ve sigortacılık faaliyetlerinde büyümeye devam ettiklerinin altını çizen Güvendi, bilanço büyümesinin yüzde 12 civarında olduğunu, bu büyüme hızını yeni oluşumla beraber daha da artıracaklarını bildirdi.

Güvendi, mevcut ve yeni kurulacak şirketlerde stratejik ortaklıklar ve yapılanma sonrası halka arzların da gündemlerinde yer aldığına işaret ederek, "Öncelikle Tarım Kredi Yem ve İmece Plastik şirketlerimizi en kısa zamanda borsaya sunabilecek hale getireceğiz" dedi.

Kullandırdıkları kredilerle ilgili geri dönüş sıkıntılarının olmadığına dikkati çeken Güvendi, bugün itibarıyla 5 milyar 700 milyon kredi kullandırıldığını, geri dönüş oranlarının da yüzde 97-98 olduğunu bildirdi.

Güvendi, şirketlerin bazılarında kaynak fazlalığı, bazılarında da kaynak eksikliği bulunduğunu, bunların şirketler topluluğunca koordine edileceği için daha uygun bir finansman maliyetine kavuşulacağını ifade ederek, orta ve uzun vadeli finansman kullanma imkanlarının gelişeceğini belirtti.

Güvendi, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğinin Ankara'da faaliyetlerine devam edeceğini ancak TKŞT'nin merkezinin İstanbul'da olacağını kaydetti.

- "Rus çiftçisi bu durumdan daha çok etkilenecek"

Türkiye ile Rusya ilişkilerine de değinen Güvendi, tarımsal açıdan Türkiye'nin Rusya ile ticaretinde açık verdiğine dikkati çekti. Rusya'nın Türk ürünlerine yönelik yaptırım kararını anımsatan Güvendi, şöyle konuştu:

"Eğer böyle bir yaptırım olacaksa bundan ilk önce Rusya'nın çiftçisi etkilenecek, biz değil. Zaten Avrupa'dan Rusya'ya karşı birtakım yaptırımlar var. Rus çiftçisi bu durumdan daha çok etkilenecek. Tek maliyetimiz ithalatta başka ülkeden getirileceği için navlun maliyetimiz olur. Kanatlı sektörü Avrupa ambargosundan sonra biraz hızlanmıştı. Bunu Irak pazarı ile karşılayabiliriz diye düşünüyorum. Tarım ve gıdada Rusya ile 2 milyar 850 milyon dolar ithalatımız, 1 milyar 350 milyon dolar da ihracatımız var. Yaş meyve, sebze ve narenciye grubu bu durumdan etkilenir. Hükümet de bu durumda o çiftçilere destek verecektir. İç piyasada tüketimin artırılması ya da yeni ihracat pazarları bulunması gerekecek. Şu anda hemen ihracat kapısı açılamaz. Bu da içeride daha kaliteli ve daha ucuz ürün tüketebileceğimiz anlamına geliyor. Bu durum gıda enflasyonunu da etkileyebilir."

- "Hayvancılığı geliştirmek için çalışmalar yürütüyoruz"

Türkiye'deki gıda fiyatlarına ilişkin bir sorusu üzerine, Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi kurulduğunu hatırlatan Güvendi, üretici ve tüketici fiyatları arasındaki makasın bu
sene geçen seneye göre daraldığını, gıda enflasyonunun genel enflasyona yaklaştığını ifade etti.

Güvendi, çiftçilik faaliyetlerinde mazottan kaynaklı bir girdi artışı olmadığını ancak gübrenin dolara endeksli olması sebebiyle maliyetlerin arttığını dile getirerek, hükümet programında yer aldığı gibi bu
maliyetin gübrede KDV'nin kaldırılması veya destek ödemelerinin artırılması yoluyla giderilebileceğini söyledi.

Et fiyatlarının da alınan tedbirlerle bir miktar gerilediğine dikkati çeken Güvendi, et tüketiminin giderek artacağını, bununla ilgili ciddi çalışmalar yapmaya devam etmek gerektiğini bildirdi.

Örtü altı seracılığın desteklenmesinin hükümet programında yer aldığını vurgulayan Güvendi, bunun hem verimliliği artıracağını hem sezonu uzatacağını hem de fiyat dalgalanmalarını minimuma indireceğini anlattı.

Güvendi, hayvancılığın stratejik sektörlerden biri olduğunu, geliştirmek için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

- Çiğ süt projesi

Güvendi, üreticilerinin topladıkları çiğ sütleri direkt olarak tüketiciye ulaştırmak için bir projeleri olduğunu, bu taleplerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına ilettiklerini, bunun için bir yönetmeliğe ihtiyaç olduğunu ancak hijyen açısından riskli bir ürün olması sebebiyle Bakanlığın konuya biraz tedbirli yaklaştığını kaydetti.

Avrupa'da, özellikle Hollanda'da projenin uygulamalarının olduğunu vurgulayan Güvendi, bu sistem için hijyen kontrollerinde özel kitler olduğunu, oluşturulabilecek soğuk zincirin her aşamasında bu kitler kullanılarak antibiyotik kalıntısı olup olmadığının belirlenebileceğini, bakteriyel ölçümlerin yapılabildiğini söyledi.

Güvendi, zeytinyağı fiyatlarına ilişkin bir soru üzerine de uzun zamandır zeytin ağacına destek verildiğini ancak üretimde bir artış olmadığını, bu konunun araştırılması gerektiğini vurguladı.

Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesinde üzerinde durdukları konulardan birinin de zeytinyağı fiyatları olduğuna dikkati çeken Güvendi, zeytinyağı fiyatlarında geçen senekiler kadar olmasa da yüzde 14-15 arasında bir artışın olmasını beklediklerini söyledi.