Türkiye, sağlık alanında yerli üretimle, sadece iç pazarda değil, dünya pazarında da yer almayı hedefliyor. Bu kapsamda; dijital röntgen, manyetik rezonans görüntüleme, bilgisayarlı tomografi, ultrasonografi ve hasta başı monitörü cihazlarının yerlileştirilmesiyle yıllık yaklaşık 500 milyon doların ülkede kalacağı tahmin ediliyor. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Osman Arıkan Nacar, sağlık alanında dışa bağımlılığın olabildiğince az olması gerektiğinin altını çizerek, yeni sağlık stratejisi ile yerli ilaç ve tıbbi cihaz üretimine ağırlık verildiğini vurguladı. Bunun için yeni düzenlemelerin hayata geçirildiğini dile getiren Nacar, sağlık hizmet sunumunda kalitenin en önemli göstergelerinden birinin de son teknolojik özelliklere sahip tıbbi cihazların temin edilmesi olduğunu belirtti. Nacar, Türkiye’nin her geçen gün daha fazla ilaç ithal eden değil ilaç ihraç eden ülke konumuna geldiğini anlatarak, “Türkiye, bugün bir milyar dolar ilaç ve 500 milyon dolar da tıbbi cihaz ihracatı yapıyor. Türkiye’de şu anda kullanılan tıbbi cihazların yaklaşık yüzde 85’i yurt dışından, yüzde 15’i de yerel üreticiden temin ediliyor” dedi. Geçen yıl Türkiye tıbbi cihaz pazarının yaklaşık 2.3 milyar dolar olduğuna dikkati çeken Nacar, şöyle konuştu:
“İhracatın ithalatı karşılama oranlarına bakıldığında, tanısal görüntüleme cihazlarının oranı yüzde 7’dir. Tanısal görüntüleme cihazları için yurt dışına ödenen miktar 450 milyon doları geçmektedir. Bu nedenle tıbbi cihaz yerlileştirilme çalışmaları önem kazanmaktadır. Bu kapsamda sadece dijital röntgen, manyetik rezonans görüntüleme, bilgisayarlı tomografi, ultrasonografi ve hasta başı monitörü cihazlarının yerelleştirilmesi durumunda bile 5 yıllık alım süreci için bakım-onarım masrafları ile birlikte 1.5 milyar dolar civarında dövizin ülkede kalması sağlanacaktır.”
CARİ AÇIK AZALACAK
Nacar, Türkiye’nin tıbbi cihaz üretim üssü olma hedefinin, hem Sağlık 2023 Vizyonu’nda, hem 10. Kalkınma Planı’nda hem de Hükümetin Eylem Planı’nda yer aldığının altını çizerek, “Bu planlarda 2018 yılı için Türkiye’nin tıbbi cihaz ihtiyacının yüzde 20’sini, 2023 yılına kadar da yüzde 30’unu üretebilme ve bölgesel bir üretim üssü olabilme hedefi bulunmaktadır. Yerli üretim ile birlikte istihdam artacak ve ürünlerimiz sadece iç pazarda değil, dünya pazarında da yerini alacak olup, ülkemizin tıbbi cihaz alanındaki cari açığı önemli bir oranda azalacaktır” dedi.