Çözüm Süreci'nin getirdiği olumlu hava sayesinde sanayi, ticaret ve turizm alanında umutlanan Güneydoğu Anadolu bölgesindeki iş adamları, son dönemde artan terör olaylarından rahatsız.


Adı uzun yıllar terörle anılan Güneydoğu, hükümetin ortaya koyduğu barış süreci ve çatışmasızlık ortamının sağladığı imkanla özellikle ekonomik anlamda gelişim gösterdi. Birçok sektörde verilen teşvik ise bölge insanını yatırıma yönlendirdi.


Bölgedeki huzur ortamı bu süreçte turizm sektörünü de canlandırdı. Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman'a gelen turist sayısı giderek arttı. Buna bağlı olarak turizm yatırımlarına ağırlık verildi. 


Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Başkanı Eyüp Bartık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son günlerde yaşanan terör saldırılarında şehit düşen asker ve polislere Allah'tan rahmet, yaralılara da şifa diledi.


Silahla, şiddetle ve terörle bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığına dikkati çeken Bartık, Türkiye'nin birlik ve beraberliğini hedef alan terör eylemlerini lanetlediklerini vurguladı.


"Doğu ve Güneydoğu, Türkiye'nin keşfedilmemiş Çin'idir"


Yaklaşık 2,5 yıl önce başlayan Çözüm Süreci ile bölgede bahar havası estiğini, silahların sustuğunu ve bölgenin güzelliklerinin öne çıkmaya başladığını hatırlatan Bartık, şöyle konuştu:


"Son günlerde yeniden tırmanın şiddet ve terör eylemleri 2,5 yıllık birikime zarar verdi. Temennimiz, olayların sonlandırılması ve aklı selimle hareket ederek terörün önüne geçilmesidir. Yıllarını terörle mücadeleyle geçiren ülkemiz, bu uğurda nice canlarını toprağa vermiş, analar ağlamış, ülkemiz her anlamda zarar etmiştir. Bu tür saldırılar Çözüm sürecine zarar verdi, bölge insanları da iş dünyası da barışın sürmesini istiyor. Doğu ve Güneydoğu Türkiye'nin keşfedilmemiş Çin'idir. Bölgede silahların tamamen susması halinde önemli kalkınma hareketi bu bölgeden başlar. Dolayısıyla Güneydoğu gündeminin yatırım ve kalkınma olması gerekiyor."


 Bartık, barışın hüküm sürmesi halinde bölgeden önemli başarı hikayeleri çıkacağını dile getirdi.


Silahların susması ve barış görüşmelerinin sürmesinin öncelikleri olduğunu anlatan Bartık, "Asırlarca birlik ve beraberliğin sembolü olan halkların kardeşliğine gölge düşmesini istemiyoruz. Bu kapsamda herkes üzerine düşenin fazlasını yapmak zorunda. Binayı yapmak zor ancak yıkmak kolaydır. Yapıcı üslup ve kardeşliğimizin tesisi için herkesin elini değil, vücudunu taşın altına koyması gerekiyor" diye konuştu.


'Ne olursa olsun barış havası sürmeli'


Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası (ŞUTSO) Başkanı Eyyüp Sabri Ertekin de ne olursa olsun barış havasının sürdürülmesi gerektiğini söyledi.


Bu anlamda gerekli görüşmeler yaptıklarını anlatan Ertekin, herkesin üzerine düşen sorumluğunu yerine getirmesi çağrısında bulundu. Çatışmalardan herkesin zarar gördüğünü vurgulayan Ertekin, şunları kaydetti:


"Çözüm Süreci ile bölgemiz gerçekten refaha ve huzura kavuştu, bunun mutlaka devam ettirilmesi lazım. Bu konuda hem Sayın Başbakan Ahmet Davutoğlu hem CHP hem de HDP heyetiyle görüştük ve bunun için herkesin gerekli adımı atması gerektiğini ilettik. Şu anda tabiri caizse direkten dönmüş bir çözüm var. Çatışmalar ülkenin her tarafına zarar veriyor."


'Yaşananlar tüm Türkiye'yi üzdü'


Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Mustafa Uslu ise son dönemde yaşanan olayların tüm Türkiye'yi üzdüğü söyledi. 


Olayların bütününe bakıldığından meselenin Türkiye'nin 30-40 yıldır devam eden kronikleşmiş bir meselesi olduğunu belirten Uslu, "Yaşanan bu olaylar Türk-Kürt meselesi değildir. Türkiye'nin üzerinde dolaşan kara bulutların kaynağı dış güçlerdir. Olaylar da dış güçlerin Türkiye içindeki taşeronlar vasıtasıyla ülkenin huzurunu kaçırmaya yönelik eylemlerdir" dedi. 


Türkiye'nin sözü dinlenen bir ülke konumuna geldiğini ifade eden Uslu, bazı kesimlerin ise bunu hazmedemediğini savundu.


Meclis'teki siyasi partilerin bir araya gelmesi gerektiğini vurgulayan Uslu, şöyle konuştu:


"Kimse bu memlekette kan aksın istemiyor doğrudur ama söylemlerle eylemler birbirinden farklı oluyor. Bütün siyasi partilerin söylediği sözlerle eylemleri birbiriyle örtüşmeli. HDP'nin de şu an iktidarda olan partimizin de hükümetimizin de bir araya gelerek bu ülkenin ne eksiği var, bunun oturup konuşmalıdır.  Bizim tek isteğimiz silah sıkılmayacak. Silahlar insanlar üzerinde bir korku yapar, korku imparatorluğuyapar. Böyle olduğu zaman hiç kimse ne günlük yaşantısını yaşayabilir ne de orta, uzun vadeli yatırımlarla çok rahat yatırım yapma özgürlüğünü elde edebilir."