Suriye’nin kuzeyindeki Bayırbucak bölgesinde yaşayan Türkmenleri, topraklarına 5 ayrı koldan saldıran düşmanlara karşı çetin bir savaş veriyor. Yüzlerce yıldır Türkmen yurdu olan bölgeye, Ruslar havadan, Esad, İran ve Irak güçleri ile DAEŞ militanları karadan iki haftadır yoğun saldırı düzenliyor. Bazı bölgelerde kısmen ilerleme sağlayan rejim ve müttefik güçleri ellerindeki ağır silahlarla Türkmen Dağı bölgesini tamamen ele geçirmek için saldırıyor. Bayırbucak’ta çatışmaların sürdüğü Gimam, Derhanne, Çardaklı, 45 Tepe Zuveyk köyü, Acısu Kavşağı, Kırıkaltı ile Kızıldağ’ın bir kısmı rejim güçlerinin eline geçti. Esad güçleri, önceki gece hakimiyet sağladığı Kızıldağ tepesine de zırhlı araç çıkartmaya ve helikopterlerle asker indirmeye başladı. Bölgede yaşayan ve saldırıdan kaçamayan 25 bin sivilin katliam tehdidiyle karşıya kaldığı kaydedildi.

KARŞIMIZDA SÜPER GÜÇLER VAR
Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa, gece geç saatlere kadar Kızıldağ’da çatışmaların sürdüğünü söyledi. “Bölgede Türkmen birlikleri başka hiçbir muhalif grubun desteği olmadan savaşıyor” diyen Mustafa, “Biz toprağımız için süper güçler karşısında savaşıyoruz. Teslim olup, bırakacak değiliz. Sonuna kadar mücadelemizi vereceğiz. Önceki gün Türkiye’nin hava desteğiyle Sultan Murat Tugayları DAEŞ’in elinden 2 köyü geri aldı. Yaklaşık 4 aydır orada ilerleyemiyorduk. Bu bizim için moral verici bir gelişme oldu. Güvenli bölge oluşturulmasında önemli bir adım atıldı. Güvenli bölge bizim için olmazsa olmazımızdır ve güvenli bölge oluşturulmazsa Türkmenler biter. Bu arada, dün gece Kızıldağ’da çatışmalar sürerken, bir diğer Türkmen bölgesinde 2 köyün geri alınması, Türkmenlerin kaç cephede birden savaştığını da gösterdi” diye konuştu.

ACİL LOJİSTİK YARDIM ŞART
Suriye Türkleri Derneği Genel Sekreteri Ahmed Vezir de, Türkmen birliklerin bütün imkânlarıyla bölgede savaştığını belirterek, “Ancak Türkmen birliklerinin acil lojistiğe ihtiyacı var. Bölgedeki en yüksek noktalardan Kızıldağ tamamen, rejimin eline geçerse Türkmenler stratejik bir yeri daha kaybetmiş olacak. Rejim güçleri  buradan bu dağdan istediği bölgeye saldırabilir” dedi. Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşad Salihi ise, Türkmen milletvekillerinin Irak Başbakanı Haydar el-İbadi ile bir araya geldiklerini belirterek, "DAEŞ sonrası Türkmen coğrafyası üzerinde oyunlar oynanıyor ve bunun en büyüğü Tuzhurmatu'dan başladı" dedi.

TÜRKİYE’DELER
Kucak açtık

Osmaniye’deki çadır kentte kalan Bayırbucak Türkmenleri de Suriye’de kalan akrabalarına yönelik son saldırıları endişe ile takip ediyor. Rejim güçlerinin daha önceki saldırıların kaçan 10 bin Türkmen Osmaniye’deki çadır kentte yaşıyor. Bu Türkmenlerden biri olan Hüseyin Molla Veli, “Köylerimiz yoğun bombardıman altında. Şehit ve yaralı haberleri geliyor” dedi. Hüseyin Tayba ise saldırıların sürmesi halinde yurtlarını kaybedeceklerini ifade ederek, “Türkiye’den başka sığınacak yerimiz yok” diye konuştu.
Hatay Valisi Ercan Topaca, "Bugün itibarıyla yaklaşık bin 500 Türkmen kardeşimiz sınıra geldi. Onların her türlü ihtiyaçlarının karşılanması için tedbirlerimizi aldık. Hükümetimizin talimatları doğrultusunda, Türkmen kardeşlerimizin öncelikle ihtiyaçlarının süratle karşılanması, yaralıların alınması dahil olmak üzere gerekli altyapıyı hazırlıyoruz"dedi.

40 köy 2 köye sığdı
Saldırılar sebebiyle Türkiye sınırındaki köy ve kamplara göç eden 40 bin kişi, zor şartlarda hayatta kalmaya çalışıyor
İç savaşın başından beri evlerini yerlerini terk etmeyen Bayırbucak ve Cebel Ekrad bölgesinde yaşayan Türkmenler, saldırıların artması üzerine Türkiye sınırındaki güvenli gördükleri yerlere gidiyor. Göç edenlerden bir kısmı daha önce sınırdaki köylere gelen akrabalarının yanına yerleşirken, bir kısmı ise ormanlık alanda yardım dernekleri tarafından kurulan çadırlara sığınıyor. Soğukların etkili olduğu bölgede yatak ve battaniye bulmakta güçlük çeken Türkmenlerin tek tesellisi ise canlarını kurtarmaları. Suriye Türkleri Derneği yardım dağıtım sorumlusu Muhammed Kömürcü, “Göç o kadar yoğun ki 40 köy, 2 köye sığdı diyebiliriz. Yaklaşık 40 bin kişi göç etti. Halep, Hama ve İdlib’den de gelenler var. Çadırlarımız bu insanları almaya yetmiyor. İnsanlar ağaçların altında derme çatma çadır kurarak yaşama mücadelesi veriyor. Bir çadırda 10-15 kişi kalıyor. Bölgeye acilen, çadır, yatak, battaniye ve gıda malzemesi gönderilmeli” dedi. Evlerini terk eden sivillerin zor şartlarda hayatlarını sürdürmeye çalıştığını anlatan Kömürcü, Türkmenlere yardım etmeleri için hayırseverlere çağrıda bulundu.