“Para Avcısı” (The Wolf of Wall Street) filminde yıldızı parlayıp, “Suicide Squad” ve  “I, Tonya”da dikkate değer bir performans sergileyen Margot Robbie bu defa neon ışıklarla süslü bir kara filmle karşımıza çıkıyor. Yönetmenliğini Vaughn Stein’in üstlendiği “Terminal”, Robbie’nin yanı sıra Simon Pegg, Mike Myers, Dexter Fletcher ve Max Irons’ı biraraya getiriyor. Film bilmediğimiz bir şehirdeki esrarengiz bir tren garında geçiyor. Annie (Margot Robbie) gardaki “Hattın Sonu” adlı bir restoranın sıra dışı garsonudur. İki kiralık gangster Vince ve Alfred, öldürecekleri kişi için telefon beklerken bu restorana gelirler. Ölümü bekleyen bir hasta olan Bill de mekâna takılan kişilerdendir. Esrarengiz Annie, iki kiralık katili bir oyunun içerisine çeker. Sıra dışı bir intikam hikâyesini işleyen Terminal, ne yazık ki çok karmaşık bir hikâye örgüsüne sahip... Filmde, komplo saklanmaya çalışılırken seyirci karanlık bir sokağa doğru itiliyor. 


GÖRSELLİK HARİKULADE!
Ustalıklı oyunculuklara sahne olan “Terminal”, Margot Robbie’nin etrafında gelişiyor.  Eser son çeyreğinde ise bütün sorulara cevap vererek, seyirciyi şaşırtıyor. “Terminal”in en başarılı yönü ise görselliği; pembe-mavi neon ışıklarla aydınlanan sahneler filmi farklı bir şekilde “karartıyor”. “Günah Şehri” (Sin City) filminden esintiler taşıyan “Terminal”, sıra dışı fakat ruh karartıcı bir film seyretmek isteyenleri bekliyor.