01 Ağustos 2010 Pazar Yıl:41 Sayı:14382
 
30.07.2010 USD(A) USD(S) EUR(A) EUR(S) 30.07.2010 18:53 USD(A) USD(S) EUR(A) EUR(S) İMKB
MERKEZ BANKASI 1.504 1.511 1.959 1.969 PİYASALAR 1.507 1.509 1.962 1.963 59867
 
İHLAS GAZETECİLİK KURUMSAL
 E-TÜRKİYE
 ANASAYFA
 GÜNDEM
 EKONOMİ
 DÜNYA GÜNDEMİ
 SPOR
 MAGAZİN HATTI
 SAĞLIK
 KADIN VE AİLE
 GÜNÜN İÇİNDEN
 KÜLTÜR SANAT
 YAZARLAR
 YAZI DİZİSİ-RÖPORTAJ
 İNSAN VE TOPLUM
 ARŞİV VE ARAMA
 KÜNYE
 EMAIL
 SERİ İLANLAR
 ABONELİK
 TELEFONLARIMIZ
 RSS
 
 
Nuri 
Elibol
 
 Bürokratik cumhuriyetten, demo...
İsmail 
Kapan
 
 Bu iş yaş arkadaş!..
Yavuz Bülent 
BÂKİLER
 
 İstanbul Büyükşehir Belediye B...
Mehmet 
Soysal
 
 Ve Anadolu...
Mustafa 
Selçuk
 
 “Sen gidersen, terör biter!” ...
Muammer 
Erkul
 
 Bilmeyenler başaracak!
Lütfi Köksal 
Şerif Akçan
 
 ÇALIŞAN DÜNYASI
Ömer 
Söztutan
 
 söz der ki
Enver 
Seyidoğlu
 
 Ne onlu, ne onsuz?!...
M. Ali 
Demirbaş
 
 Allahü teâlâ beni görüyor
Vehbi 
Tülek
 
 Ahmed Saîd-i Farûkî
Osman 
Ünlü
 
 Herkes yaptığının karşılığın...
Mehmet 
Oruç
 
 Şeytan cimriliğe sevk eder!
Abdüllatif 
Uyan
 
 “Niçin ince giyindiniz?..”
 
 
Hasan 
Sarıçiçek
 
 X ve Y!
İSTANBUL
Menkıbeler
Abdüllatif Uyan
abdullatif.uyan@tg.com.tr
21 Ekim 2009 Çarşamba
Tuğladan yastık!..

Alaeddin-i Attar hazretlerinin “rahime-hullahü teâlâ” babası, çok zengin biriydi Buhara’da. Öldüğünde, çok mal ve para bırakmıştı.
Ama Alaeddin, hiçbir şey almadı bunlardan. Gidip, Behaeddin-i Buhari hazretlerine talebe oldu.
Ne yorganı vardı odasında, ne de yatağı.
Bütün dikkatini, derslerine vermişti.
Hocası da onun kalbindeki cevheri görüp, bir akşam eve geldiğinde hanımına;
- Kız büluğa erince haber ver, dedi.
Ve bu haberi alınca, Alaeddin’e gitti.
O esnada Alaeddin, küçük odacığında bir hasırın üstünde ders çalışıyordu.
Hocasını görünce fırladı ayağa:
- Buyurun hocam.
Mübarek zat içeri girip etrafa baktı.
Bir “kırık testi” vardı odanın köşesinde.
Onu abdestte kullanıyordu.
Bir de “tuğlası” vardı ki, geceleri yastığıydı Onun.
Sonra döndü bu çok sevdiği talebesine:
- Alaeddin, sana bir teklifim var.
- Estağfirullah hocam, emredin.
- Eğer kabul edersen, seni kızımla evlendirmek istiyorum, ne dersin?
Alaeddin şaşırdı.
Zira hiç beklemiyordu böyle bir şey.
Ne diyeceğini bilemedi.
- Efendim, bu, benim için çok büyük lütuf olur. Fakat maddi yönden imkânım yok. Gördüğünüz gibi bir hasırım, bir tuğlam, bir de kırık testim var dünyalık olarak. Başkaca bir şeyim yoktur, diye arz etti.
Büyük velî;
- Biliyorum evladım. Ama evlenmek için dünyalık şart değil ki. Rızkınıza gelince, Allahü teâlâ herkesin rızkına kefildir, buyurdu.
- Peki hocam, diye mırıldandı Alaeddin.
Ve düğünleri yapılıp evlendiler.
Behaeddin-i Buhari hazretleri ve bütün talebeler, birlikte çalışarak onlar için “bir ev” yaptılar.
Her gün öğleye kadar çalışır, öğle sıcağında gölgeye çekilirlerdi.
Ama Alaeddin hariç.
Zira o, “Cehennemin yanında, bu sıcak ne ki?” diye düşünüp, sıcakta da devam ederdi çalışmaya.

www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com


Bu Makaleyi Arkadaşınıza Gönderin!
Sizin Bilgileriniz
Adınız - Soyadınız :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın Bilgileri
Arkadaşınızın Adı - Soyadı :
Email Adresi :
Yorumunuz :

  Yazarın Son 10 Makalesi

Makale BaşlıkTarih
“Niçin ince giyindiniz?..”01 Ağustos 2010 Pazar
Üç mühim şey31 Temmuz 2010 Cumartesi
Peşinden takip etti30 Temmuz 2010 Cuma
Allah seni görüyor29 Temmuz 2010 Perşembe
Besmeleye hürmeti28 Temmuz 2010 Çarşamba
Geldiği gibi gitti!..27 Temmuz 2010 Salı
Ne ile kavuştunuz?26 Temmuz 2010 Pazartesi
Umreye niçin gidiyorsun?25 Temmuz 2010 Pazar
Sohbetinden istifade ediyorum24 Temmuz 2010 Cumartesi
Altmış defa abdest aldı!..23 Temmuz 2010 Cuma
Diğer Makaleler için Tıklayınız... 

Bu gazete basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir. Copyright © İhlas Gazetecilik A.Ş.