M.EMİN ULUÇ

Avrupa Ligi'nde final hesapları yapan Fenerbahçe, gruptan çıkma umutlarını evinde kazanmaya bağlayan Ajax'a konuk oldu. İstanbul'daki galibiyetin moraliyle maça çıkan sarı-lacivertlileri, evinde galibiyete mahkum olmanın hırsıyla karşıladı kırmızı-beyazlılar. Hızlı başladı maç. Her iki takım da galibiyet arzusuyla açık bir futbol oynayınca mücadele gücü yüksek, tempolu bir oyun izledik. Ancak panik halindeki ataklar, acemice hataları tetikledi ve her iki takımın da saçmalık boyutuna varan top kayıpları ilk yarıya damga vurdu. Fenerbahçe'de Kjaer'in kritik hamleleri, Diego'nun savunmadan top çıkaran azmi alkış alırken, Nani'nin el freni etkisindeki gereksiz çalımları tepki çekti. 42'de Josef'in arka direk dibinde kaçırdığı gol saç baş yoldurdu. Osmanlıspor maçının kahramanı Alper ise sahanın kayıp elemanıydı. İlk yarı sessiz bitti.
Volkan renk kattı
Takımlar soyunma odasından döndüğünde çok daha heyecanlı bir maç beklentisi içinde olanlar büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Her iki takım da hocalarının verdiği talimatları oynamaktan çok uzaktı. Ne De Boer'in Ajax'ı hızlı organize ataklar yapabiliyor ne de Pereira'nın Fenerbahçesi etkili kontralar ve uzaktan şutlarla gol arayabiliyordu. Sahalar değişmiş, oyunlar aynı kalmıştı. Karşılıklı top kayıpları ve pozisyon hataları adeta bir yarışa dönüştü. Ancak 80. dakika itibarıyla oyunun rengi sarı-lacivert oldu. Önce Volkan Şen'le gole yaklaştı Fenerbahçe, hemen ardından Fernandao ve Hasan Ali net fırsatları harcadı. 85'te Volkan Şen yaklaşık 50 metrelik koşu mesafesini inanılmaz bir çalım serisiyle süsledi ama son hamleyi yapamadı. Fenerbahçe, Amsterdam'dan 1 puanla dönerek gruptan çıkma yolunda bir adım daha attı.