Ömer Temür

Geçtiğimiz hafta TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik gazetelerin teknoloji editörleriyle bir araya geldi. Bugüne kadar hep siyasi açıklamalarla gündeme gelen TÜSİAD’ın bu tavrı en azında bizler için alışılmadık bir durumdu. Ancak davet TÜSİAD’ın vizyonu açısından umut vadediciydi. Konuya girmeden önce size bir olaydan bahsetmek istiyorum. Sanırım bundan 3 yıl önceydi. Türkiye’nin en büyük sanayi grubunun yöneticisiyle iftar yemeğinde bir araya gelmiştik. Konu dönüp dolaşıp Twitter’a geldi. Adını vermeyeceğim ama 60- 65 yaşlarında bir yöneticiydi. Milyarlarca dolar yatırım yapacaklarını açıklayan, büyük hedeflerden bahseden yönetici 4-5 yıllık bir markanın nasıl bir anda dünya markası olduğunu sordu. Sorması pek tabi doğal ama nasıl olduğunu anlayamamıştı. Toplantıda konuşulanları düşünürken, açıkçası karamsarlığa kapıldığımı söylemeliyim. Muhtemelen bu yönetici aynı zamanda TÜSİAD’ın da üyesi. Peki bütün bunlardan neden bahsediyorum? Dünya dijital bir dönüşümden geçiyor. Türkiye maalesef geçtiğimiz yüzyılda sanayi devrimini kaçırdı. Dijital dönüşüm ise Türkiye’ye yeni bir fırsat sunuyor. Hem de altın tepside. Yapay zeka, robotlar, nesnelerin interneti, Endüstri 4.0 geleceğin belirleyicisi olacak. Yapılan araştırmalara göre 20 yıl içerisinde bugünkü mesleklerin ve işlerin yüzde 60’ı olmayacak. Sermayelerine güvenip geleneksel usullerle üretim yapan firmalara da gelecekte yer olmayacak. Yaşanan dönüşümde firmanın adının ve yaptığı işin de bir önemi yok. Artık sermaye para değil akıl. Gelecek teknolojiye yatırım yapanların olacak. Türkiye dijital dönüşümü gerçekleştirebilirse gelişmiş ülkelerle arasındaki farkı çok hızlı bir şekilde kapatabilir. Facebook, WhatsApp gibi bir uygulama ile bir anda 2023 hedeflerine ulaşabiliriz. 
Ancak gelinen noktada Türkiye treni kaçırmak üzere. Bugün telekomünikasyon, bankacılık ve perakende sektörü dışında ciddi bir dönüşüm henüz gerçekleştirilemedi. Dönüşüm startup’lara havale edilmiş durumda. Genç girişimciler de maalesef melek yatırımcılar tarafından bir kazanç kapısı olarak görülüyor. Büyük sermaye gruplarının ise dönüşümü yeterince sahiplenmiyor. Bugün Türkiye’de hangi büyük firma gençler tarafından yönetiliyor? Bir elin parmağını geçmez. Kısacası sosyal medyayı kullanmayan, gençlerin ne istediğini, dünyanın nereye gittiğini anlamaktan uzak  yöneticilerle dönüşüm imkânsız. 
Bu açıdan bakıldığında Erol Bilecik’in TÜSİAD’a getirdiği vizyon çok değerli. Erol Bey meslek hayatı boyunca dijital dönüşümün merkezinde yer almış bir isim. Sahibi olduğu İndex Grup Türkiye’nin en büyük teknoloji tedarikçilerinden. Dolayısıyla dönüşümün ne anlama geldiğini en iyi o biliyor. Bilecik’in ilk işi ise Silikon Vadisi Ağı oldu. Türkiye ile San Fransisco’daki Silikon Vadisi arasında bilişim köprüsü kuran Silikon Vadisi Ağı ile Türk girişimcilerin de önü açılacak. Peki Silikon Vadisi Ağı ne vadediyor? 
¥ TÜSİAD üyeleri/uzmanları ile San Francisco/Silikon Vadisi bölgesinde yerleşik Türk asıllı girişimci, yönetici, mühendis, bilim insanı, yatırımcılarla düzenli temasın ve bilgi paylaşımının sağlanması.
¥ TÜSİAD’ın dijital ekonomi, Sanayi 4.0, sanayide dönüşüm ve girişimcilik alanındaki çalışmalarına konferanslar/yayınlar aracılığıyla somut katkıda bulunulması.
¥ Türk girişimcilere Silikon Vadisi’nde yol gösterilmesi.
¥ Silikon Vadisi’nde ilginin Türkiye’ye yönlendirilmesi.
¥ Silikon Vadisi ağının kurulmasıyla birlikte Türkiye’de dijital ekonomi/Sanayi 4.0 konularında farkındalığın artırılması, başarı örneklerinin görülmesi, mentorship imkanlarının oluşturulması.
Sonuç olarak geleceğin Türkiye’si dönüşümü sahiplenenlerle yükselecek.