ANOUSHEH ANSARİ HALİME GÜRBÜZ’E KONUŞTU

Bugün sekizinci defa kapılarını açan Turkcell Teknoloji Zirvesi’nin dünyaca ünlü konuşmacıları arasında oldukça sıra dışı bir isim var; uzaya giden ilk kadın turist Anousheh Ansari. Zirvede "Uzay Yolcusu Kalmasın!" başlıklı konuşmasıyla uzay seyahatini nasıl gerçekleştirdiğini anlatacak. Zamanlamada hoş bir tesadüf oldu, dün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde "İlk Müslüman kadın astronot" olarak adını tarihe yazdıran Ansari’yle röportaj yaptık.
Uzaya giden ilk sivil kadın kimliği ile tanınan Ansari, aslında bir mühendis, bir teknoloji şirketinin kurucusu ve CEO'su, pek çok ilke imza atmış bir iş kadını. Hayat hikâyesi oldukça ilham verici.
İran'da gerçekleşen devriminin ardından henüz 17 yaşındayken ailesi ile birlikte ABD’ye göç eden Ansari, bir mülteci ailenin karşılaşabileceği tüm zorlukları sonuna dek yaşamış. Ailesinin eğitim konusunda ısrarı ve desteği, ayakta durabilmesinin en temel sebebi olmuş. "Hiç kolay değildi ama hallerinizin peşinde koşmak hiçbir zaman kolay olmaz ki" diyor. Birkaç üniversite, master derken kendi şirketini kurmuş ve şu anda başta bilişim olmak üzere pek çok sektörde yer alıyor.
HAYALİNİ DAMDA KURUYORDU
 "Neden uzaya seyahat?" diye sorduğumda gözleri parlıyor. "Çocukluk hayalimdi" diyor, "İran’da büyüdüm. Bilirsiniz, yaz geceleri dışarıda yatılırdı. Uyuyana kadar yıldızları seyreder, merak eder, keşif hayalleri kurardım."
Altı aydan fazla astronotluk eğitimi, bir yığın prosedür ve 20 milyon dolarlık biletin ardından 2006’da Rus yapımı Soyuz roketiyle uzaya giderek amacına ulaşmış. 11 gün süren uzay yolculuğu için "Hayallerimin de ötesindeydi" diyor.
"Kadınlar ve erkekler aynı şeye baktıklarında farklı detaylar görürler. Uzay, bir kadın gözüyle nasıl?" diye soruyorum. "Haklısın aslında kadınlar güzellikleri severler ve ilk onu görürler. Ben de ilk o nefes kesen güzelliği gördüm. Allah’ın kudretine uzayda daha çok şahit oluyorsunuz. Bize bahşettiği muhteşem sistemin bir parçası olduğumuzu daha net hissediyorsunuz" diyor.
Dünyayı uzaydan gördüğünde kendisini en çok etkileyen şeyin insanlığın belirlediği sınırların görülemiyor olması olduğunu söyleyen Anousheh "Haritalar üzerinde bizim çizdiğimiz ülkeleri ayırmaya yarayan çizgileri görmüyorsunuz. Ülkelerden hatta sınırlardan bahsedemezsiniz. Bunlar, bizim yaptığımız şeyler. Önemli olan tek şey yeryüzündeki her bir vatandaşın oluşturduğu bir birlik. Biz bu evrendeki tek evimizi nasıl korumalıyız, bunu düşünmeliyiz" diye vurguluyor.
NE KADAR DA ACİZMİŞİZ
 "Tamam artık uzaydayım diye fark ettiğiniz anda ne hissettiniz?" dediğimde, "Şükür" diyor diye cevaplıyor ve ekliyor: "Çocukluğum, hayallerim, yaşadıklarım, zorluklar, savaşlarım, zaferlerim, hayatımda geçirdiğim tüm evreler gözümün önünden bir film şeridi gibi geçti. Aman Allahım, nihayet buraya geldim, şükürler olsun dedim."
"Yanınızda sadece birkaç dua götürebilmişsiniz. Oradan Allah’a yakarmak nasıl bir duygu?" diye soruyorum.
Şöyle cevaplıyor: "Allah’ın bize sunduğu nimetlere uzaydan bakmak beni çok etkiledi. Orada kainatın gerçekten ne kadar büyük olduğunu bilmenin yanında buna bizzat şahit oluyorsunuz. Ne kadar küçük ve aciz olduğumuzu daha iyi anladım. Allaha defalarca şükrettim. Oraya baktığınızda kainatın ne kadar büyük olduğunu görüyorsunuz. Milyonlarca yıldız, milyarlarca galaksi var. Bu evrende sadece dünyanın ve bizim olduğumuzu düşünmek, bence bu çok kibirli bir tutum. Sadece ailem ve sevdiklerim için değil tüm dünya ve insanlık için dua ettim. Oradan bakıldığında görünen ‘huzur dolu dünya’ görüntüsünün gerçek olması için, çatışmaların savaşların bitmesi için..." 
Anousheh Ansari'nin uzay yolculuğu esnasında en çok hoşuna giden şey, yerçekimsiz ortamda bulunmak olmuş. "Odanın içinde boydan boya süzülmek ve tek bir parmak darbesiyle geri uçabilmek mutlak özgürlüğün ta kendisi. Yerçekiminin bile sizi kısıtlayamıyor olması çok hoştu" diyor.
TÜRKLER ÇOK AKILLI
Ailesi özellikle de eşi bu hayal yolculuğunda ona çok destek olmuş.
Pekiyi, geri dönememekten, ölmekten korkmadınız mı? Bu soruma "Hayır!" diye cevap veriyor:  "Riskleri biliyordum ama aklıma bile getirmedim. İyi düşüneceksin ki iyi olsun."
 "Yıllardır Amerika’da yaşasanız da İran’da büyümüş bir komşu kızı gözüyle Türk kadınlarını nasıl görüyorsunuz?" sorusuna "İş seyahatlerim sırasında birçok Türk kadınıyla birlikte olma fırsatı yakalandım ve açıkçası çok etkilendim. Türk kadınlarının son derece akıllı olduğunu düşünüyorum. Kendi ülkelerini geliştirmek ve kalkındırmak, ekonomiden siyasete dış ilişkilerden teknolojiye tüm alanlarda daha iyi işler çıkarmak için büyük mücadele içindeler. Takdirlik…" diye cevap veriyor. "Kadınlar özellikle teknoloji tasarımı aşamasında çok fazla yer almıyorlar. Bu Silikon Vadisi’nde de böyle, Ortadoğu’da böyle" dediğinde Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu söze giriyor: "Turkcell Grup şirketlerinde çalışanların %50’si kadın. Yönetici kadromuzun %35’inin kadınlardan oluşması da her kademede sağlanan fırsat eşitliğinin önemli bir göstergesi." Bizde de böyle der gibi bakışıyoruz...

Kadınlar teknoloji tasarımına el atmalı

Prodea Systems Kurucusu ve CEO’su Anousheh Ansari'den kadınlara mesaj: "Dünya kadınları için çok özel olan böyle bir günde, Türkiye’de bulunmaktan ve hikâyemi Türkiyeli kadınlarla paylaşmaktan dolayı çok mutluyum. Turkcell’e, bana verdiği bu güzel fırsat için çok teşekkür ederim. Bir kadın, aynı zamanda bir göçmen olarak çocukluk hayallerimin peşinden gidip onları gerçekleştirebildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Fırsat verildiğinde kadınların neler başarabileceğini en iyi bilenlerden biriyim. Ben hem CEO’yum hem de teknoloji işindeyim. Bu maalesef çok nadir görülen bir durum. Kadınlar özellikle teknoloji tasarımı aşamasında çok fazla yer almıyorlar. Bu Silikon Vadisi’nde de böyle, Orta Doğu’da böyle. En büyük isteğim kadınların teknoloji tasarımında, üretiminde işin içinde çok daha fazla yer alması. Bunun tüm dünyada gerçekleşebilmesi için çalışmaya devam edeceğim. Tüm kadınların, Dünya Kadınlar Günü’nü kutlar, hepsinin hayallerine kavuşmasını dilerim.”

Uzay görmüş insanın hâli başka oluyor

Havacılık endüstrisinin uzay endüstrisine uyarlamasında büyük rol oynayan Anousheh Ansari, kendi gibi uzaya gitmek isteyenlerin hayallerini gerçekleştirebilmesi amacıyla pek çok başarılı çalışmaya imza atmış. Uzaya seyahatini kolaylaştırmak ve maliyetleri düşürmek için “tekrar kullanılabilen uzay aracını” yapana 10 milyon dolar ödül verecek. X-Prize programına sponsor olmuş. "Uzay turizmini mi hedefliyorsunuz?" diye soruyorum. "Tam olarak o değil" diyor. Ve ekliyor: “Uzaya gidebilmeyi kolaylaştırmak çok önemli. Yeni kaynaklara ulaşabilmek, temiz ve kullanılabilir enerji bulabilmek için araştırmalar yapmamız gerekiyor. Bunları keşfetmek, geliştirmek ve deneyebilmek için uzaya seyahatin uygun fiyatlı olması gerekiyor. Bakın internet, hatta Google ilk çıktığında insanlar ondan belli çerçeveler içinde faydalanabiliyordu. Sonrasında sınırları, ulaşabildiği kaynaklar, bilgi, fayda tahmin edilemez ölçüde genişledi. Uzaya ulaşılabilirlik konusu hallolduğunda aynısı ve hatta daha fazlasının olmayacağını kim söyleyebilir ki?” 
O kadar dingin ve mütevazı birisi ki, görmüş geçirmiş diyorsunuz. E, uzay görmüş kadının hâli başka oluyor. Sıcakkanlılığından cesaret alarak: "Bu, çanta alacağım arabamı değiştireceğim gibi bir şey değil. "Hayatım, uzay seyahatine çıkacağım 20 milyon dolarcık” diyebilmek zor olsa gerek. Bileti kim ödedi Anousheh?" diye soruyorum. "Eşimle ortak bir şirketimiz var, şirket hesabından ödendi” diye cevap veriyor: "Ben ödedim ya da eşim ödedi diyemem çünkü biz evliyiz ve evlilik kurumunda senin paran benim param olmaz." İşte ideal kadın diyorum. "Ayrıca ben çanta alacağım, ayakkabı alacağım, şuraya gideceğim diye söylemem, kendi işimi kendim yaparım" diye de ekliyor… 
İşte gerçek kadın diye değiştiriyorum… 

Macerasını 50 milyon kişi okudu

¥ Nasa astronotlarıyla geçirdiği 11 günlük uzay istasyonu macerasını anlattığı bloğu büyük ilgi gördü, 50 milyondan fazla okuyucuya ulaştı. 
¥ Başarıları adına yapılan kutlamalar kapsamında ABD’nin Dallas kentinde 7 Kasım, Plona kentinde ise 2 Kasım günleri “Anousheh Ansari Günü” ilan edilerek onurlandırıldı, International Space University tarafından fahri doktora unvanı verildi. 
¥ Fen bilimleri eğitiminde üretkenliği ve uygulamayı arttırmayı hedefleyen STEM (Science, Technology, Engineering, Mathematics) programının dünyadaki en büyük destekçilerinden biri oldu. 
¥ Uluslararası prestije sahip birçok girişimcilik ve liderlik ödülünün sahibi olan Ansari, Prodea Systems’dan önce kuruculuğunu ve CEO’luğunu üstlendiği Telecom Technologies’in dünyanın en hızlı büyüyen 500 şirketi arasına girmesinde büyük rol oynadı. 
¥ Gandhi’nin “dünyayı değiştirmek istiyorsan, ilk önce kendinden başla” sözünü bir ilke haline getirdiğini söyleyen İranlı kadın mühendis, PARSA, X-Prize ve ülkemizde de bir kolu bulunan ASHOKA gibi sosyal girişimciliği güçlendirmek için çalışan vakıfların yönetim kurulunda yer alıyor.