BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Dünya 'kuş'un kanadında

Fatih Selek
Facebook
Son iki haftada yaşananlara bir bakar mısınız?
• Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekâtı’nın başladığını Twitter'dan duyurdu.
• ABD Başkanı Trump, Türkiye'ye Twitter üzerinden tehditte bulundu. 17 Ekim Mutabakatı imzalanınca Twitter üzerinden teşekkür etti.
• ABD'nin Ankara Büyükelçiliği Twitter'dan FETÖ firarisi Ergun Babahan'ın "Bahçelisiz bir siyaset dönemine hazır olmalı” tweetini beğendi. Diplomatik kriz çıktı.
• Fransa Cumhurbaşkanı Macron "ABD’nin Suriye’den çekileceğini Twitter’dan öğrendim" dedi.
• Tunus’ta anayasa profesörü Kays Said, cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda oyların yüzde 19,5'ini almıştı. İkinci turda ittifak kurmayı reddetti. Devlet yardımını kabul etmedi. Daha önceki seçimlerde olduğu gibi yine kendisine oy vermedi. Kampanya sırasında Twitter'ı çok iyi kullandı. Yüzde 76,9 ile cumhurbaşkanı seçildi.
             ***
Özetle… Askerî müdahaleler, diplomatik krizler, ekonomik savaşlar, kampanyalar, algı operasyonları, istihbarat oyunları hep Twitter'dan veriliyor artık.
Dünya 'kuş'un kanadında şekilleniyor.
 
 
"Adam kazandı"
 
ABD, Türkiye'nin verdiği süre içinde PKK'yı sınırdan çekebilecek mi göreceğiz. 17 Ekim Mutabakatı, diplomatik bir zafer olarak Türkiye'nin ve Erdoğan'ın hanesine yazıldı. Pekiyi süreçten kim kazandı, kim kaybetti:
TÜRKİYE KAZANDI: Bütün tezlerini kabul ettirdi. Ambargoyu kırdı. Bundan sonra neler yapacağını dünyaya ispatladı.
ERDOĞAN KAZANDI: Dik durdu, muhataplarının anladığı dilden konuştu, dediğini yaptı. Karizmasına karizma kattı. Yeni parti ve yeni lider arayışlarının hepsinin önünü kesti.
TRUMP KAZANDI: Kamuoyunu Türkiye ile meşgul etti. Azil tartışmalarını unutturdu. Anlaşmayı kendi zaferiymiş gibi sattı.
ERSİN TATAR KAZANDI: KKTC Başbakanı şartsız şurtsuz Türkiye'nin yanında yer aldı. Yaklaşan seçimlerde elini güçlendirdi.
             ***
YPG KAYBETTİ: On günde 750 teröristi imha edildi. ABD'nin verdiği silahları bırakmak zorunda kaldı. Kantonları birleştirme ve özerklik hayali bitti.
ARAP LİGİ KAYBETTİ: Arap ülkeleri uluslararası platformlarda Türkiye gibi büyük bir destekten oldu.
MUSTAFA AKINCI KAYBETTİ: 1974 Barış Harekâtını bile karalamaya kalkan KKTC Cumhurbaşkanı koltuğunu riske attı.
BATI KAYBETTİ: Oyun dışı kalan Avrupa'nın PKK seviciliği apaçık ortaya çıktı. Erdoğan'a "Terörist" diyecek kadar çıldıran Batı basınının maskesi indi.
 
 
Osmanlı bile Menbiç'in adını koyamamış
 
Başlığa bakıp da hemen siyasi bir analizde bulunacağımı sanmayın. Benim merakım başka.
Bu sıralar Barış Pınarı Harekâtı vesilesiyle Resülayn’ı çokça konuşuyoruz. Sınırımızdaki bu yerleşim yerinin adının doğru yazılışı “Rasûlayn” değil “Resülayn” imiş.
Rasûlayn “iki peygamber” demekmiş. Resülayn (Re’sü’l-ayn) ise “pınar başı” anlamına geliyormuş. Barış Pınarı da adını bu pınardan alıyormuş.
Resülayn’ın karşısında hangi ilçemiz var? Tabii ki Ceylanpınar.
Ha Pınarbaşı ha Ceylanpınar. İkisinin çıkış noktası da aynı.
Nitekim ‘Tel Abyad’ da ‘Akçakale’ demek...
Zaten ikisini ayıran bir tel örgü.
           ***
Resülayn’ın kelime manasını hallettik, peki Menbiç’i ne yapacağız?
Zira bu şehrin iki türlü yazılışı var. Menbiç ve Münbiç. Hatta Arapçadaki okunuşunu kullanarak Membiç veya Mümbiç diyenler bile çıkıyor.
Osmanlı arşiv belgelerini çıkarıp Halep ve havalisinin tarihini yazan arkadaşım Süreyya Sağlamçubukçu’yu arayıp “Menbiç mi Münbiç mi?” diye sordum. Buna Osmanlı bile karar verememiş. Belgelerde her ikisine de rastladık. İkisi de doğru, dedi.
 
 
Kâğıda basılmayan gazeteye gazete denir mi?
 
Yavuz Oğhan'ın başını çektiği bir grup muhalif gazeteci Türkiye'nin ilk PDF formatında gazetesini çıkarıyormuş.
Normal format ve mizanpajda hazırlanan gazete, sabah okurların mail ve WhatsApp'larına düşecekmiş. Gazeteye aboneliğin bedeli ise aylık 9 liraymış.
Benzer bir girişimi Milliyet gazetesi, "akşam gazetesi" şeklinde denedi, fakat ilgi görmedi.
Türk okuru gazeteyi gazete olarak sever. Farklı sunum kabul etmez. Mesela Radikal tabloid boy tasarlandı, Habertürk'ün özel bir ölçüsü vardı. İkisi de özgün içerik üretiyordu. Ama ikisi de kapandı.
İçerik ve format her şey değil.
 
Terminoloji
 
Suriye krizine dair notlarım:
Ateşkes değil ara verme: Ateşkes kararı savaşta çıkar.
Savaş değil harekât: Savaş iki meşru güç arasında yapılır.
Pazarlık değil görüşme: Türkiye başka ülkelerden toprak koparmak istemiyor, yani pazarlık yapmıyor, kendi toprağını koruyor.
SDF değil PKK: SDF dediğin PKK'yı perdelemek için kurulmuş çok bileşenli grup.
Kobani değil Ayn el-Arab: PKK, Kobani diyerek bölgeyi sahiplenmeye çalışıyor. Oysa bölge Arapların.
Tampon bölge değil güvenli bölge: Tampon bölge savaşan grupları birbirinden ayırmak için kurulur. Güvenli bölge ise sivilleri silahsız alana yerleştirmektir.
 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
610354 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fatih-selek/610354.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT