BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.

İstanbul’a büyük haksızlık; Spotahome’un çarpık algısı

Fuat Uğur
Facebook
Her yerden saldırıyorlar. Ekonomiyi hedef aldıklarında turizm bundan ayrı düşünülemezdi elbette. 
Uluslararası bir ev kiralama sitesiymiş Spotahome.
Bu site “Dünyanın en sağlıklı kentleri sıralaması”nda İstanbul’u sondan ikinci yapmış. Bizim tüm gazete ve internet sitelerimiz de ezikliğin ve Batı hayranlığının dibini bularak, gerçeklerden uzaklaşma pahasına “İstanbul sondan ikinci” diye neşeli çığlıklar atmış.
Bu “araştırma”yı sevinçle alan sitelerden BBC “İstanbul su kaynaklarının tükenmesi riskiyle karşı karşıya olan 11 kentten biri” diye vermiş. 
Spotahome’a göre kriterler şöyle:
“Susuzluk riski, obezite, iş-özel hayat dengesi, yeşil alan azlığı, kiralık ev problemi, trafik, elektrikli otomobil şarj etme istasyonlarının bulunmayışı.”
Şimdi yukarıdaki kriterlere göre hazırlanan listeye 80. sıradan itibaren bakalım:
80 Kuala Lumpur (Malezya)
81 Manchester (Birleşik Krallık)
82 Kahire (Mısır)
83 İzmir (Türkiye)
84 Bogota (Kolombiya)
85 Mexico City (Meksika)
86 Sao Paulo (Brezilya)
87 Şanghay (Çin)
88 İstanbul (Türkiye)
89 Casablanca (Fas)
Bu araştırma adı altındaki sefilliği hazırlayan dangalak kimdir çok merak ediyorum. Dediklerine göre açık kaynak verileriyle yapmışlar. Nedenini anlıyorsunuz hemen. Bir şey bulaşmış.
Türkiye’ye bu koldan da saldırma hevesi.
Spotahome’un sitesine girdim ama tam listeye bir türlü ulaşamadım. Yerli ve yabancı tüm yayınlar sitenin kendilerine gönderdiği ilk on ve son onluk sıralamayı yayınlamışlar. Arada hangi şehirler var belli değil. Ama yine de son ondaki iki şehri ele almak, sıralamadaki ciddiyetsizliği ortaya koyuyor.
Hayatımda Kahire’ye bir kez gittim.
En sondan başlayayım. Bu kadar ülke ve şehir gezdim. İlk kez İstanbul’a gelirken ülkemin toprağını öpmek istedim.
Trafiği duran, sürekli kokan, çöpleri toplanmayan bir kent Kahire.
Şehir suyuyla banyo yaparken bile korkuyorsunuz. Beş yıldızlı otelde kaldık piramitlerin yakınında, otel baştan aşağı yemek kokuyordu.
Binlerce hayalet ev var şehrin ortasında. İnsanlar yoksulluktan ve kiralık ev bulamadıklarından mezarlıklarda yatıyorlar. Nöbet sistemiyle ev kiralıyor. Örnek, üç aile 24 saati bölüşüyor. Yeşil alan mı dediniz? Güldürmeyin beni. Nil Nehri sadece. Filmler ve tarihten biriktirdiklerimizle gözümüzde canlandırabildiğimiz bazı yerleri var. Turistik alan olarak dünyanın incisi piramitlerin olduğu bölge pislikten geçilmiyor.
İşte bu Kahire 82. sırada ise ve İstanbul 88’deyse siz bu araştırmanın nasıl hazırlandığını anlayın.
Diğer kriterlere bakalım.
 
SUSUZLUK
 
İstanbul’un şehir şebeke suyu, tadını beğenmezsiniz o ayrı, içilecek kadar temiz. Bu birincisi.
İkincisi İstanbul’un su sorunu olduğunu söylemek insanın zekâsıyla alay etmek gibi.
İstanbul 1991 yılında, Nurettin Sözen’in belediye başkanlığı dönemindeki büyük kuraklık nedeniyle susuzluk çekti ve o yıldan bu yana 27 yıl boyunca da yaşamadı. Şu kavurucu yaz sıcaklarında İstanbul barajlarının doluluk oranı yüzde 72.
Dahasını söyleyelim. Yaklaşık 1 milyar metreküplük rezerv hacmi olan Melen Barajı bu yıl hizmete girecek ve su toplamaya başlayacak. İstanbul’un yıllık su ihtiyacı 800 milyon metreküp. Dolmuş durumdaki barajlarımızın 1 milyar 240 milyon metreküp hacmi var. Bu, İstanbul’un 2050’ye kadar su sorununun olmayacağı anlamına geliyor.
Listenin ilk 10 sırasında Avustralya’dan iki şehir (Adalaide ve Perth) var.
Şimdi de şu haberi okuyalım. Yine BBC’den:
"Avustralya Başbakanı Malcolm Turnbull, ülkesinin bir 'kuraklık diyarı' hâline geldiği uyarısında bulundu.”
Geçen yılın haberi var şimdi önümde. Yine BBC’den:
“İtalya'da aşırı yüksek sıcaklıklar nedeniyle Roma’nın başlıca su kaynağı olan Bracciano Gölü'ndeki su seviyesi düştü ve kuraklık alarmı verildi. Bahçe sulama, havuz doldurma, otomobil yıkama yasaklandı. Ayrıca 'nasone' (büyük burun) lakaplı şehir çeşmelerinin kapatılmasına karar verildi.”
Susuzluk durumu neymiş anladık mı şimdi?
 
TRAFİK
 
İstanbul son 20 yılda nüfusunu 3’e katladı ama trafik durmuyor. Kaza olmadığı takdirde sabah-akşam saatlerinde de belli ölçüde akabiliyor. Marmaray, Avrasya tüneli, Metro, tramvay, otobüs, metrobüs, deniz otobüsleri gibi toplu ulaşım sistemleriyle İstanbul’un altı ve üstü son 15 yılda çok gelişti ve neredeyse örümcek ağına benzedi.
 
YEŞİL ALAN
 
Önce göz ardı edilen bir gerçeği vurgulayalım. İstanbul’un vilayet olarak kapladığı alanın yüzde 49’u orman. Ancak İstanbul’un tek sorunu, kent merkezinde yeşil alanın yetersizliği. Yönetim bunu aşmaya çalışıyor. Atatürk Havalimanı'nın yerine kurulacak 11 bin 700 dönümlük Millet Parkı, şehirdeki yeşil alanda büyük sıçramaya neden olacak. Millet Parkı’na 3 milyon ağaç dikilecek.
 
KİRALIK EV
 
Bir ilkokul çocuğu bile bu konuyu emlakçılara sorarak öğrenmeyi akıl eder. Gerçeklerden kopukluk böyle bir şey. Tersine bu şehirde kiralık ev arzı fazlası var. Millet evini kiraya veremiyor, çünkü tutan yok.
Şehrimiz ayrıca tüm ilçe belediyeleriyle temizdir, çöpleri düzenli toplanır ve etrafta bırakılmaz. Turistik alanlar pırıl pırıldır, hiç öyle piramitlerdeki kepazeliğe benzemez.
İş-özel hayat dengesi gibi soyut bir kavrama girmiyorum bile...
İlk ondaki şehirlerden beşini gördüm. Tamam, güzel rahat ve sakin şehirler. Beğeniyi hak ediyorlar.
Evet şehrimizde pek çok sorun var ama bu kriterlere göre İstanbul’un sırası bilemediniz 30-40 arasında bir yerdedir. İstanbul’u böyle bir yerde, sondan ikinci gösterenler ya kötü niyetlidir ya da akıllarından zoru vardır!..
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
603604 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/603604.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Reklamı Geç
KAPAT