BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kifayetsiz muhterisin ülkemize attığı bir kazık daha dün tamamlandı

Fuat Uğur
Facebook
Dün medyaya düşen haberlerle öğrendik ki 18 Mart 2016 tarihinde Avrupa Birliği ile Geri Kabul Anlaşması çerçevesinde imzalanan Mülteci Mutakabatı uyarınca ülkemize ödenmesi öngörülen 6 milyar avronun son 780 milyonu da sözleşmeye bağlanarak tamamlanmış.
Söz konusu “Dilenciye sadaka” kabilinden tam 5 yılda taksitlerle ödenen 6 milyar avronun evveliyatı şu:
Ülkemize sığınan 3,5 milyon Suriyeli mülteci sınırları zorluyordu. Türkiye olmasa akın akın Avrupa’ya gitmeleri işten bile değildi. AB liderleri, geceleri uykularını kaçıran bu mülteci akını tehlikesini bertaraf etmek için, henüz bugünkü düzeyde önlem almamıştı. Zamana ihtiyaçları vardı. Onlara aradıkları fırsatıCumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın altını oyup tek lider olmayı kafasına koyan Ahmet Davutoğlu verecekti. Verdi de. İşte, 18 Mart 2016 tarihinde imzaladığı bu anlaşma karşılığında üç otuza Türkiye’den Avrupa ülkelerine geçecek mültecileri durdurma sözü verdi.
 
HIRSI AKLININ ÖNÜNDE GİDİNCE BU TELAFİSİ ZOR ANLAŞMAYI İMZALADI
 
Bunun için çok fazla şey söylemeyeceğim ama anlaşmadan tam 5 ay önce, olacakları âdeta öngörerek, 17 Ekim 2015 tarihindeki “Hükûmet mülteci pazarlığında bize güvenmesin” başlıklı yazımda söylediklerimi tekrar hatırlatacağım:
“Avrupalı liderler çok iyi biliyor ki Batı'ya akın edecek 1 milyon mültecinin bile maliyeti en az 40 milyar avro olacak. Bu yüzden Türkiye Avrupa'dan isteyeceği yardım miktarının kapısını en az 20 milyar avrodan açmalı...”
Böyle demişim. Ama “liderlik” hırsı aklının önünde giden Davutoğlu bu anlaşmayı imzalamakla kalmadı, bir de AB ülkeleri liderlerinin “Aslansın kaplansın, biz seni tanıyoruz, Erdoğan’ı değil” sırt sıvazlamalarından aldığı gazla bu Geri Kabul Anlaşması karşılığı beklediğimiz VİZE MUAFİYETİ için dayatılan 72 kriteri yerine getirme yükümlülüğünü de üstlendi.
Yuh dedik, pes dedik ama iş işten geçmişti...
Hep söyledim, Erdoğan’ın ne yazık ki Başbakan diye seçtiği bu adamın bu ülkeye verdiği telafisi zor zararlar bununla sınırlı değil.
 
HAKAN FİDAN’I MİLLETVEKİLİ YAPMAK İSTEMESİNİN SEBEBİ NEYDİ?
 
Suriye’deki süreci yönetemeyip yol açtığı devasa sorunları, Rus uçağının düşürülmesini emretmesini, 17-25 Aralık yargı darbesiyle FETÖ’cülerin yolsuzluk iddiaları üzerinden dört bakanın Yüce Divan’da yargılanmasını sağlamak için Meclis’te oylama yaptırmasını, bu yolla Erdoğan’ı Yüce Divan’a göndermeyi amaçladığını filan kısaca geçiyorum sinsiliğini hatırlatmak bakımından.
Önceki gün Sabah gazetesi Yazarı Hilal Kaplan bir youtube videosu(*)yayınlayarak Davutoğlu’nun yediği herzeleri tek tek anlattı. Mutlaka izlemenizi öneririm. İlginç ve farklı bilgiler var videoda.
O videodan yola çıkarak Davutoğlu’nun AK Parti’den zararlı bir madde gibi gönderilmesine kadar geçen süreci ve bazı detayları paylaşayım.
 
YETKİLERİ ELİNDEN ALINDI VE İSTİFA ETTİ
 
Suriye’deki vahim başarısızlığı, Rus uçağının düşürülmesi emrini vermesi, İmralı’ya gidecek bir sivil “İzleme Heyeti’ni oluşturmaya çalışmaları ve buna karşı çıkan Cumhurbaşkanı’na terbiyesizce cevaplar veren yardımcısı Bülent Arınç’ın açıklamaları, Dolmabahçe mutabakatı rezaleti… Say say bitmez. 12 Eylül 2015 kongresinde de MKYK’daki üyeleri atama yetkisini alamayınca da akıllanmadı.
Bardak sonunda taştı ve 28 Nisan 2016 yılında toplanan Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) Ahmet Davutoğlu’nun elinden parti teşkilatının il ve ilçe başkanlarını belirleme yetkisini aldı.
Morarmış ve sonunun geldiğini anlamıştı Davutoğlu. Nitekim daha sonra verdiği beyanatta bu karar yüzünden istifa ettiğini açıkladı. MKYK kararından iki üç gün sonra, 1 Mayıs tarihinde sosyal medyada PELİKAN DOSYASI diye Ahmet Davutoğlu hakkında anlattıklarımızı da içeren uzun bir yazı yayınlandı. Bu yazıyı kaleme alan Hilal Kaplan’ın eşi Süheyb Öğüt zaten birkaç hafta önce Aktüel dergisinin internet sitesinde “Bravo hocam bravo” başlıklı yazısında Pelikan Dosyası’ndakilerin neredeyse aynını tekrarlamıştı. Ama Davutoğlu Aktüel dergisinden o yazıyı kaldırttı. Lâkin internet siteleri kullanmıştı bir kere.
Davutoğlu dört gün sonra Erdoğan’a gidip istifasını verdi ve 22 Mayıs’taki kongrede aday olmayacağını açıkladı.
 
AMERİKA ANKARA’DAKİ ADAMINI KAYBETTİ, 15 TEMMUZ DARBESİ OLDU
 
Amerika’nın ünlü dış politika dergisi Foreign Policy onun istifasının ardından “Amerika Ankara’daki adamını kaybetti. Başbakan Davutoğlu, Amerika’nın vekalet savaşını yürüten Kürtlere (yani YPG-PKK’ya) karşı Cumhurbaşkanı’nın olduğundan çok daha fazla toleranslı, maharetli bir politikacıydı” diye yazdı.
Foreign Policy geçtiğimiz yıllarda Fetullah Gülen’i “Yaşayan en büyük 100 entelektüel” listesine koymuştu.
Davutoğlu istifa ettikten bir buçuk ay sonra FETÖ’cülerin 15 Temmuz darbe girişimi oldu. Davutoğlu’nun başdanışmanı Etyen Mahçupyan karar gazetesindeki “Davutoğlu başbakanlıktan gitmeseydi darbenin şartları oluşmazdı” diye yazdı...
Ama son zamanlarda nedense Pelikan Dosyası başlıklı sosyal medya yayını nedeniyle FETÖ’cülerle senkronize biçimde “Pelikan Örgütü beni işimden etti” diye sızlanıp durdu.
Davutoğlu’na Pelikan Dosyası’ndan dolayı suçladığı Boğaziçi Küresel İlişkiler Merkezi’ni ziyaret eden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın medya ilişkileri bağlamında çok yararlı işler yapan kurum çalışanlarıyla birlikte çektirdikleri fotoğrafı armağan edelim.
 
Hilal Kaplan’ın da Davutoğlu’na bir çağrısı var:
Pelikan Dosyası’nda yazanların herhangi birinin yalan olduğunu düşünüyorsan ve ADAMSAN bana dava açarsın. Ben de yazılanları ispat fırsatını bulurum...”
.....
(*)https://www.youtube.com/watch?v=4b1G_N7pKsM
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
616723 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/616723.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT