BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Pazar fıkrası

Pembe Zamanlar
Halime Gürbüz
Facebook
Kadının evinde cam kırılmıştır, camcıyı arar ve siparişi verir. Yarım saat sonra zil çalar. Kadın diyafondan seslenir:
- Kim o?
- Camcı be ya...
Kadın kapıyı açar ve camın takılacağı yeri gösterir, beş dakika sonra yine zil çalar. Kadın yine diyafondan sorar:
- Kim o?
- Camcı be ya...
Kadın;
- Yanlışlık var, az önce bir camcı gelmişti?!..
- Düştük be ya!..
             ***
Bir deli yataktan düşmüş. Yarım saat sonra tekrar düşmüş. Ardından şöyle demiş;
“Allah'tan kalkmışım yoksa kendi üstüme düşecektim!”
             ***
Çin'den gelen bir karate ustası, Karadeniz’de kahvehaneye girmiş ve bağırarak meydan okumuş: “İçinizde bana yan bakan delikanlı var mı?" Temel, "Ula bu herif Çin'den gelip, burada kabadayılık mı yapacak?" diye kendi kendine sormuş ve hemen atılmış: “Ben varım ula!.." İkisi beraber dışarıya çıkmış. Beş dakika sonra Temel bir gözü morarmış bir hâlde kahveden içeri girmiş. Hemen ardından giren Çinli de kasıla kasıla Temel'i göstererek hava atmış:
-Ona "Mikado ustanın hoshidosu ile vurdum!..”
Ertesi gün Çinli yine kahveye gelmiş, herkese meydan okumuş. Temel yine kalkmış, dışarıya çıktıktan beş dakika sonra ağzı, burnu kan içinde geri gelmiş. Arkasından içeri giren Çinli, Temel'i göstererek yine havasını atmış:
-Bu kez ona favori tekniğim "Takorama'nın Karamaki'siyle vurdum!.."
Üçüncü gün kahveye gelen Çinli, yine meydan okumuş, Temel de yine gönüllü olmuş. İkisi beraber dışarı çıkmışlar. Herkes Temel'i beklerken, Çinli ağzı burnu kırılmış, üstü başı kan revan içinde içeri girmiş. Hemen arkasından da kasıla kasıla kahveye giren Temel, bir eliyle Çinliyi göstererek şöyle demiş:
-Ona "Toyota'nın krikosuyla vurdum!.."
             ***
Bir nikâhta imzalar atıldıktan sonra herkes gelin ve damadı tebrik için ayağa kalkar. İş bu ya tam da bu sırada elektrikler kesilir… Herkes “aaa” diye tepki verirken damadın annesi düşüncelerini hayli sesli bir şekilde dile getirir:
-Daha ilk dakikada oğlumun hayatı karardı!..
             ***
Dünya feministler kongresinde, Amerikan delegesi hanım kürsüye gelmiş;
“Geçen yılın kararlarını aynen uyguladım. Eve gider gitmez kocama 'Bundan sonra temiz çamaşır istersen kendi çamaşırını kendin yıka, işte makine orda' dedim. İlk gün bir şey görmedim. İkinci gün bir şey görmedim. Üçüncü gün bir baktım, makinenin başında sadece kendi çamaşırlarını değil, benimkileri de yıkıyor!.."
Alman delegesi söz almış;
“Ben de kararımız gereği kocama 'Bundan böyle temiz tabakta yemek istiyorsan kendi bulaşığını kendin yıka' dedim. Birinci gün bir şey görmedim. İkinci gün bir şey görmedim. Üçüncü gün baktım, makinenin başında sadece kendininkileri değil, benim bulaşıklarımı da yıkıyor!.."
Üçüncü konuşmacı bizden feminist kardeşimiz; “Türkiye'ye döner dönmez kararımız gereğince kocamla konuştum. Ona ‘Bundan böyle yemek yemek istiyorsan, kendin pişirmen gerekecek. İşte mutfak orada' dedim. Birinci gün bir şey görmedim. İkinci gün bir şey görmedim. Üçüncü gün sol gözüm biraz açılır gibi oldu, hafiften görmeye başladım!.."
             ***
Bir bilgine sormuşlar: "Sonsuza dek yaşamak istiyorum, ne yapmalıyım?" Bilge kişi "evlen" demiş. "O zaman sonsuza kadar yaşar mıyım?" diye sormuş adam. "Hayır, ama bu arzun kaybolur."


Ninem diyor ki; Kirpi yavrusunu 'pamuğum' diye severmiş...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
611024 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/halime-gurbuz/611024.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT