BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Vakit dar

Pembe Zamanlar
Halime Gürbüz
Facebook
Genç adam yoğun iş temposundan iyice bunalmıştı. Başını iki elinin arasına aldı gözlerini kapadı. Çok para kazanıyordu. Yöneticiydi pek çok insanın imrenerek baktığı bir konumdaydı. Ama yaşadığı hayatı hayat olarak görmüyordu. Çünkü ailesine, çocuklarına bile vakit ayıramadığı, toplantılar iş seyahatleri, yazışmalar ve koşuşturmaca ile geçen bir hayatı vardı… Pek çok yakın dostunun adını bile unutmuştu. Bu karamsarlık içinde kıvranırken birden çekmecesindeki küçük radyosu aklına geldi. Radyoyu açtı. Yayınlanan müzik parçası ile biraz rahatladığını hissetti. Müziğin ardından yaşlı bir adamın konulmasıyla gayriihtiyari radyoyu kapatmak istedi...
Ama birden durdu. İlginç bir teoriden bahsedeceğini söylüyordu yaşlı adam. ‘Bin misket teorisi’ni anlatacaktı. Merakla dinlemeye başladı;
“Bir gün oturdum ve biraz aritmetik yaptım. Ortalama bir kişinin 75 yıl kadar yaşadığını varsaydım. Biliyorum bazıları daha çok bazıları daha az yaşar. Ama biz 75 sene yaşadığını düşünelim. Bir yılda 52 hafta olduğu için, 75’i, 52 ile çarptım ve ortala ömre sahip bir insanın tüm hayatında yaşayacağı cumartesi sabahı sayısı olarak 3900 rakamına ulaştım.
Şimdi beni iyi dinleyin! En önemli kısmına geliyorum. Bütün bunları ayrıntılı olarak 55 yaşında düşünmeye başlamıştım. Yaptığım hesaba göre bu yaşa kadar 2180’in üzerinde cumartesi yaşamıştım ve eğer 75 yaşına kadar yaşarsam yaşayacağım cumartesi sayısı sadece bin adet olacaktı...”
Yaşlı adam bu hesapla zamanı değerlendirmeye başlamıştı. “Bir oyuncakçı dükkânına gittim ve elindeki tüm misketleri aldım. 1000 adet misketi bir araya getirmek için üç tane daha oyuncakçı dükkânını ziyaret ettim. Bunları eve getirdim ve atölyemdeki büyük şeffaf bir kavanozun içine hepsini doldurdum. O günden sonra her cumartesi kavanozdan bir tane aldım. Misketlerin azaldığını gördükçe hayatımdaki önemli şeyleri daha fazla düşünmeye başlamıştım. Anladım ki dünyadaki zamanımın akıp gittiğini seyretmek kadar önceliklerimi düzene koymamama hiçbir şey yardım edemez.”
Duydukları öylesine etkiliydi ki, genç iş adamı âdeta dünyadan kopmuş, radyoya kilitlenmişti. Yaşlı adam şu cümlelerle konuşmasını tamamladı; “programı kapatmadan önce şimdi size son bir şey daha anlatacağım. Bu sabah kavanozun içindeki son misketi de aldım. Eğer önümüzdeki cumartesiye kadar yaşarsam bana biraz daha zaman verilmiş olacak.
Unutmayın kullanabileceğimiz en önemli şey biraz daha zamandır..."

Ninem diyor ki; Dünya ölümlü, gün akşamlı...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
612349 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/halime-gurbuz/612349.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT