BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Mücadele

Pembe Zamanlar
Halime Gürbüz
Facebook
Genç adam, Japonya'yı bir baştan bir başa dolaşıp ünlü ustaların bulunduğu okulları gezer.
Araştırır, soruşturur, tek tek ziyaret eder.
Yetiştirdiği talebelerin yenilmezliğiyle nam salmış o okula geldiğindeyse okulun ustasıyla görüşmek ister.
Birkaç gün bekletildikten sonra karşısına çıktığında;
"Benden istediğin nedir" diye sorar usta.
“Sizin tarafınızdan eğitilmek ve bu ülkenin en ünlü Karate ka'sı olmak istiyorum" der genç adam. Ve sorar;
“Bunun için kaç sene çalışmam gerekir?"
“En az on sene" diye cevap verir usta.
"On yıl çok uzun bir süre!.. " der delikanlı.
“Peki ya öğrencilerinizden iki kat daha fazla çalışırsam?"
"Yirmi yıl" diye cevap verir usta...
“Yirmi yıl! Peki ya gece gündüz bütün gücümle çalışırsam?"
Bu kez ustanın cevabı "otuz yıl" olur...
"Her seferinde daha fazla çalışacağımı söylüyorum ve siz başarıya ulaşma süremin daha da uzayacağını söylüyorsunuz. Bu nasıl olur?" diye sorar öğrenci.
"Cevabı oldukça basit..." der usta: “Bir gözünü varmak istediğin noktaya dikersen, o noktaya giden yolu bulabilmek için geriye tek gözün kalır...”
              ***
Padişah yanında vezirleri ve şehzadeleri ile birlikte ormanda gezinirken tilkiden kaçan bir tavşanı gösterir ve şöyle der;
"Eski bir hikâyeye göre tavşanlar tilkilerden daha hızlı koşarlar.”
“Hayır" diye itiraz eder küçük şehzade; "Tilkiler daha hızlı koşarlar…"
Padişah küçük oğluna gülümseyerek “Ama ben eminim tavşan tilkiden kurtulacak" der.
"Bundan nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?" der şehzade meraklı gözlerle. Sultan durur, döner ve şöyle der:
“Çünkü tilki sabah kahvaltısı için, tavşan ise hayatı için koşuyor...”


Ninem diyor ki; Her şey kolay olana kadar zordur.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
615940 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/halime-gurbuz/615940.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT