BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Acaba Tatvan’a dönebilecek miydik?

Ünal Bolat
Facebook
“Savcı Hanım telefonu aldı konuşmaya başladı. Sanırım Tatvan Emniyeti'yle konuşuyordu.”
 
Telefonda bekleyen kadının savcı olması ve olayın da adli olması bakımından telefonun bağlanmasının uzun olmayacağını umut ediyordum. Bu arada Savcı Hanım polise talimat vererek hem kendisine hem de bize çay söyledi. Bu yaklaşımı bana bir cesaret verdi. Kendisine dedim ki:
“Savcı Hanım ben bir sağlık neferiyim. Biz bu hastanın kurtulması için görevimizi yaptık. Hangi hatayı işlemiş olursa olsun onun yaşaması için alıp buralara getirdik. Biz devlet memuruyuz. Şimdiye kadar benim hiç sabıkam yoktur. Bu durumun benim memuriyet hayatıma da bir zarar vermesinden korkuyorum efendim."
Savcı Hanım: “Size inanıyorum Aslan Bey” dedi. “Ama şu telefona bir cevap gelsin hemen sizi göndereceğim...”
Aradan bir beş dakika daha geçmişti ki telefon çaldı. Savcı Hanım konuşmaya başladı. Tatvan Emniyeti'yle konuşuyordu. Kalbimiz duracak gibiydi.
Ölen kadının ismini, eşi tarafından vurulduğu teyit edilmişti. Bunun üzerine Savcı Hanım bize dönerek
“Olay aynen sizin anlattığınız gibi olmuş bir de sağlık ocağınızla görüşelim ondan sonra sizi göndeririz” diye müjdeyi verdi.
Aradan bir beş dakika daha geçmişti ki bu defa bizim sağlık ocağına bağlandı. Bizim doktora bizim isimlerimizi verip olayı aydınlığa kavuşturduktan sonra telefonu kapattı ve bize; “Sizi biraz alıkoyduğumuz için kusura bakmayın ama biz de görevimizi yapıyoruz, ayrıca bir taraftan da size bir insanlık vazifesi yapmaya çalıştığınız için teşekkür de ediyorum. Artık serbestsiniz, görev yerinize dönebilirsiniz” dedi.
Biz de kendisine teşekkür ederek hastaneden ayrıldık. Aç, yorgun ve uykusuz bir şekilde akşama Tatvan’a dönebildik.
Keşke o polis arkadaş o gün kadını vurmayıp normal bir şekilde boşansaydı; kadın mezara kendi de hapse girmeseydi... İkisinin de hayatı heba oldu. Ama bir taraftan da şu anki durumu düşünüyorum.
Değil namus meselesi, hiçbir geçerli sebep olmadan saldırıya uğrayan, şiddet gören ve öldürülen kadınları görünce demek ki o zamandan bu yana en ufak bir ilerleme görmediğimiz gibi daha da geriye gittiğimizi ve hukuk çerçevesi bakımından bir adım bile yol alamadığımızı üzülerek belirtmek istiyorum.
          Em. Sağ. Yazar-Aslan Torun
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
615170 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/615170.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT