BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Bilimin yüreği yoktur -1-

Yetenekli Kalemler
Facebook
“İnsanlara nereye gideceklerini söyleyip oraya nasıl gideceklerine kendilerinin karar vermesini sağlarsanız, alınacak sonuçlara hayran kalırsınız.” General George Patton
Eğitim görmemiş, okuma yazma bilmeyen, “cahil” dediğimiz kişilerin yanlışları hoş değilse de, “kusurlarını tahsil yapmamalarına” yükleyebiliriz.
Yıllarca okumuş, yaldızlı diplomalar almış, kariyer sahibi insanların yaptıkları; “kötülükleri, kabalıkları, hileleri, yalanları, aldatmaları” nasıl açıklayacağız?
-“Çürük bina yapıp kaliteli ve lüks tarifeden insanlara pazarlayan”, “Talaşı, soya fasulyesini kıyma diye satan”, “Yoğurda kireç katan”, “kahve diye nohut tozu pazarlayan”, “ATM’lere kamera yerleştirerek emeklinin maaşını çalan”, “Yaşlıların parasını almak için yerlerde sürükleyen” vb. insanların tamamı aslında okuryazar ve tahsilli kişilerdir.
Öyleyse okumaya, ilme kötü gözle mi bakmalıyız? Elbette ki hayır! Fakat eğitimin içinden; “değerler, ahlak, inanç... gibi manevi kısımlar” ayıklanırsa, “sosyalleştirme ve kültürlenme” boyutu ihmal edilerek, “bilgi yükleme” dediğimiz “öğretim” yönüne ağırlık verilirse, ilmin ruhu alınarak, sadece beden kısmı inşa edilir. Ruhsuz beden de hiçbir şeye yaramaz.
“Eğitim, bireyleri topluma rahat ve mutlu şekilde uyacak davranışlar kazandırmaya, yarınların toplumuna hazır esneklikte düşünme gücü ve becerisine sahip davranışlar kazandırmaya yarayan planlı ve kasıtlı öğretim faaliyetlerinin tümünü içeren bir süreçtir.”
Zihinlere manevi duyguların şifreleri kodlanamazsa, kötülük tohumları dal budak salarak insanların huyunu, karakterini zehirler. Böyle insanlardan hep kötülük ve çirkinlik nehirleri akacağından, toplum denizine karışarak durmadan bulandırır.
Neticede; "Ben dilediğimi yaparım, hayat benim değil mi, kimse karışamaz, bana ne başkalarından!" gibi düşünen, kendilerini merkeze alan, “doyumsuz, isyankâr, bencil, nefret ve kin duyan” insanlar ortaya çıkar. Böyle kalplerde, acıma, merhamet şefkat ve sevgi oluşamaz.
Bunun sonucu olarak:
-Tahsil yapmış, mesleğinin inceliklerini iyi bilen fakat “organ kaçakçılığı yapan doktorlar”...
-Bilgisayarı çok iyi kavramış ancak, insanlığın yararına kullanmak yerine, “insanların hesaplarına girerek paralarını çalan mühendisler”... 
-“Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diye düşünen nemelazımcılar” daha da acısı; “uyuşturucu tacirliği yapan bedbahtlar”, “çocuk dilendiren merhametsizler”, “döven, öldüren vicdansız robotlar” vb. üretilir.
Sevgiyle kalın…
            Seyfettin Karamızrak-Maarif Müfettişi
 
 
 
ŞİİR
 
  Köyüme Sevdalıyım
 
Yağmur olur damlalardan
Dere coşar yatağından
Akara bayır tarafından
Köyümü çok seviyorum
Bahar gelir sesler başlar
Tarla bahçe çiçek açar
İnsan tazelenir coşar
Burayı çok seviyorum
 
Çocukluğum burda geçti
Yaşım aklım yarı oldu
Dertten gönlüm hüzün doldu
Burda ölmek istiyorum
 
Gözlerimden gitmez anlar
Dünü hatırlarım dostlar
Dilde kaldı mutluluklar
Çok şey demek istiyorum
 
  Sinan Korkmaz-Düzce
 
 
 
 
ENTERESAN BİLGİLER
 
DARÜLACEZE: Kadın-erkek, fakir, sakat ve kimsesiz çocukları korumak için, Sultan II. Abdülhamid Han zamanında yaptırılarak hizmete sunulan düşkünler yurduna verilen isimdir.
Darülaceze’nin temeli, 7 Kasım 1892 tarihinde Kâğıthane’de, atış alanı sırtlarında atılmıştır. Yapıldığı devirde yönetimi, Dâhiliye Nazırlığına (İçişleri Bakanlığına) bağlanmıştı. Üyelikleri ise; Vakıflar İdaresi, Müftülük ve Zaptiye Nezareti tarafından seçilen birer memurdan olurdu. Bundan başka ayrıca, Darülaceze’de Ermeni, Rum, Katolik ve Yahudi azınlıkları da birer temsilci bulundururlardı. Kurul, hiç ücret almadan görev yapardı. Günümüzde Darülaceze İstanbul Belediyesine bağlı olarak 1946’da kurulan bir döner sermaye işletmesi ile yönetilir. Darülaceze 28.500 metrekarelik bir alan üzerine 25 yapı hâlinde kurulmuştur. Bunlardan önemlileri şunlardır: Bir Müdüriyet binası, 3 hastane, 1 çocuk yuvası, 5 düşkünler pavyonu, 1 câmi, 2 hamam ve diğer ihtiyaçlar için kullanılan başka binalardan ibarettir...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
610954 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/610954.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT