Petrolde şimdi de arz fazlası! Fiyatlar 2 ayın dibini böyle gördü…
Brent petrolün varil fiyatı 94 doların altını test ederek son iki ayın en düşük seviyelerini gördü. ABD'deki seçim sonuçlarının ardından savaşın sona erebileceği beklentisi güçlenirken; JP Morgan'ın hesaplamalarına göre küresel piyasada günlük 1,4 milyon varillik arz fazlası oluştu. Hürmüz'deki kısıtlamalara rağmen petrol akışının alternatif güzergâhların da desteğiyle sürmesi fiyatlar üzerindeki baskıyı artırdı.
Küresel petrol piyasasında ABD seçimlerinin ardından sert satış dalgası yaşanıyor. Brent petrolün varil fiyatı dün yüzde 8,67 gibi yüksek bir oranda gerileyerek 94,62 dolardan kapanırken, bugünkü işlemlerde de düşüşünü sürdürdü ve 94 doların altına çekildi. En düşük 93,22 dolar seviyesini de test eden petrol, böylece son iki ayın da en düşük seviyelerini gördü.
ABD'de ara seçimlerde Demokratların elde ettiği zaferin ardından Trump yönetiminin “İran'la savaşı sona erdirmek için daha fazla baskı altında kalabileceği” beklentisi, petrol fiyatları üzerinde etkili oldu.
SAVAŞIN BİTMESİ BEKLENTİSİ
ABD'de yapılan ara seçimlerde Demokratların hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'da önemli kazanımlar elde etmesi, Orta Doğu'daki çatışmaların geleceğine ilişkin beklentileri değiştirdi. Cumhuriyetçilerin seçimlerde yaşadığı kayıplarda savaşın ve yükselen benzin fiyatlarının etkili olduğunu kabul etmesi ve Başkan Donald Trump’ın da İran'a yönelik yeni bir askeri saldırı konusunda acil bir planı olmadığını açıklaması, fiyatlamalar üzerinde etkisini gösterdi.
Trump kaybetti, piyasalar coştu! Altın yüzde 3 yükseldi, petrol 100 dolara çekildi
Başkan Yardımcısı JD Vance de sosyal medya paylaşımında seçim yenilgisinin nedenlerinden birinin savaş olduğunu belirterek, Trump'ın da bu değerlendirmeyi yaptığını ifade etti. Demokratların kontrolündeki Kongre'nin Orta Doğu operasyonlarına yönelik askeri fonlamayı sınırlandırma ihtimali de savaşın sona erebileceği beklentilerini güçlendirdi.
ARZ TARAFINDA RAHATLAMA
Petrol fiyatlarındaki düşüşte, savaşın sona erebileceği beklentisinin yanı sıra Orta Doğu'dan dünya piyasalarına ulaşan petrol miktarının yeniden artması da etkili oluyor.
Tanker takip şirketi Kpler'in verilerine göre, Orta Doğu Körfezi'nden İran hariç ham petrol ihracatı eylül ayında günlük en az 16,5 milyon varile ulaşarak savaş öncesi seviyelere geri döndü. Bu miktarın yüzde 60'ı Hürmüz Boğazı'ndan, yüzde 23'ü Umman Körfezi kıyısındaki terminallerden, yüzde 17'si ise Kızıldeniz üzerinden sevk edildi. Böylece petrol ticareti, boğazdaki kısıtlamalara rağmen farklı güzergâhlarla sürdürülebildi.
HÜRMÜZ’DE 4 ÜLKEYE MUAFİYET
Hürmüz'deki geçişlerde ise İran'ın uyguladığı seçici izin sistemi öne çıkıyor. Tahran yönetimi Hindistan, Çin, Irak ve Katar gemilerinin Hürmüz’den geçiş kısıtlamalarından muaf tutulduğunu bildirdi. Bu uygulama, Boğazın tüm ticari gemilere açık olmadığı ancak belirli ülkelerin gemilerinin geçişine izin verildiği bir düzenin sürdüğünü gösteriyor.
ABD Başkan Yardımcısı Vance seçim yenilgisini İsrail'e bağladı! "Halkımız bizi sandıkta uyardı"
GÜNDE 1,4 MİLYON VARİL FAZLA
Petrol piyasasındaki arz görünümüne ilişkin bir diğer önemli veri ise JP Morgan'ın hesaplamaları oldu. Buna göre küresel petrol piyasasında eylülde günlük 1,1 milyon varil, ekim ayında ise 1,4 milyon varil arz fazlası oluştu. Jeopolitik risk priminin azalmasıyla birlikte arz-talep dengesindeki rahatlama da fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdı.
Uzmanlar “Petrol fiyatları yalnızca ‘savaş bitecek’ beklentisiyle düşmüyor. Piyasa aynı zamanda savaş sırasında devre dışı kalabileceği düşünülen petrol akışının alternatif güzergâhlar, seçici geçiş izinleri ve tanker transferleri sayesinde yeniden sağlandığını da görüyor. Diplomatik çözüm ihtimali, bu toparlanmanın kalıcı olabileceği beklentisini güçlendiriyor.” görüşünü aktarıyor.
GÖRÜŞ AYRILIKLARI SÜRÜYOR
Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, piyasanın, Trump'ın seçim yenilgisinin ardından Orta Doğu'daki çatışmayı geride bırakmaya çalışabileceği ihtimalini fiyatladığını ifade etti. Enerji fiyatlarının önemli bir siyasi mesele haline geldiğine dikkat çeken Hansen, İran'la bölgesel enerji akışlarının normalleşmesini sağlayacak bir anlaşmanın ABD yönetimine, tüketiciler üzerindeki baskıyı hafifletme fırsatı sunabileceğini kaydetti. Bununla birlikte Hansen, Washington ile Tahran arasında önemli görüş ayrılıklarının sürdüğünü ve bu durumun yeniden riskleri beraberinde getirebileceğini de ifade etti.
