BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

"Ömrüne bereket, ceddine rahmet efendim!.."

İhtiyar adam, yaşından umulmadık gür sesiyle ve merakıyla yine herkesin sesi oldu...

 
İhtiyar bir köylü elleri, ayakları titreyerek ayağa kalktı. Kendine kuvvet toplayacakmış gibi öne eğilip gözlerini kısarak bakmaya çalışırken ayağı tökezledi, yanındakiler hemen kollarına girerek destek oldular… Yollarının uzun ve zahmetli olduğunu söyleyen ihtiyar adam, Pungarbaşı akşamından daha beter gün yaşamamıştı… Yaşından umulmadık gür sesiyle ve merakıyla yine herkesin sesi oldu:
- Hafız Efendi, Hafız Efendi! Bu Cenâb-ı Allah’ın bir lütfu oldu! Köyümüzden, kapı komşumuzun gizli haç taşıdığını aha bu gözlerimle gördüm! Hepimiz de şahid olduk! Başkaları anlatsaydı inanmazdık! Ne büyük hizmet yapıldığının farkındayız. Bütün kalbimizle sizlere, devletimize duâcıyız! Siz de bize duâ edin de ele ayağa düşmeyelim! Hele hele insafsız kâfirlerin eline hiç ama hiç kalmayalım! Cenâb-ı Allah tezden canımızı alsın da bizi o zalimlere bırakmasın! Uzun söze ne hacet evlat? Diyeceklerimi dedim! Hissiyatımı bilin istedim!
- Siz diyeceklerinizi dediniz biz de aldık kabul ettik! Ömrüne bereket, ceddine rahmet efendim! Kim bilir başka ne gibi hayırlara vesile olacak bu hadiseler?
- O hain eşkıyaları elimize verin lime lime edelim! Ha şuracıkta canavarlara yem olarak bırakalım! Ne diye arabalarımızı, atlarımızı onlara tahsis edelim ki?
- Öyle değil dadaşlarım! Önce gadaplanmayın!
- Sen de gadaplandın Hafız Efendi! Yoksa o kadar eşkıyanın karşısına dikilebilir miydin?
- Gadap hem faydalı hem de değil! Yerinde yapmak lazım!
- Nasıl?
- Kızmak, gadaplanmak dinimiz tarafından hep menedilmişken bu gibi durumlarda da tavsiye edilmiş, övülmüştür... Dadaşlarım; İmâm-ı Gazâli Hazretleri buyurur ki: Gadabın, hiddetin asla ilacı yoktur. Gadabı izale edip gidermenin yolu ancak riyazet çekmekle, sıkı nefis mücadelesiyle olur. İnsanlar ya hub, yani sevgi, diğer bir ifadeyle muhabbet sâhibidir veya beğenilmeyen, arzu edilmeyen bir hâl sahibidir. Bu beğenilmeyene gadap deniyor, malumunuz. İnsanlar; bunların dışında başka bir hâl üzere olamazlar zaten. Ya hub, ya da gadabdan biri üzeredirler... Umumiyetle arzu edilmeyen gadabın beğenilen kısımları ise: Hakkullahı muhafaza, Müslümanların ve kendi mallarını muhafaza, mahsul verecek tohumları ve sermayeyi muhafaza, meskenini, elbisesini ve sıhhatini muhafaza için olanıdır.
- Sizler de, bizler de hep beraber işte bunu yaptık!
- Doğrudur! “El-hiddetü ta’terî hıyârü ümmet” hadis-i şerifinde Sevgili Peygamberimiz, sallallahü aleyhi ve sellem, buyuruyorlar ki; “Hiddet, ümmetimin hayırlılarına arız olur.” Yani fazla öfkeli, kırıcı olmak, insanlar için bazı şeyleri doğru görmeye mâni olur. “Bir müminin malının hürmeti, kanının hürmeti gibidir” hadis-i şerifindeyse Sevgili Peygamberimiz; “Bir insanın canı, kanı nasıl muteber, kıymetliyse; malı, parası da kıymetlidir. Birine zarar vermek diğerine de zarar vermek gibidir. Malına kastedeni, canına kasteden gibi bilmeli ve onunla asla dost olmamalı, azılı ve adi bir düşman olarak bilmelidir” buyuruyorlar.
DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617139 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ragip-karadayi/617139.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT