BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

“Bu cüzdanı ben bulsaydım!..”

Ünal Bolat
Facebook
 “Bir denizyıldızı daha kurtuldu” dedim, öğretmen olduğum için mesleğimle gurur duydum...
 
Dün okulda ödül alacak çocuğun annesiyle öğretmenin yaptığı hayret edici konuşmayı anlatıyorduk. Öğretmen gerçekten çok şaşırmıştı:
-Nasıl böyle konuşuyorsun hanımefendi, iyi şey yapmaz ne demek? Bak senin oğlun bir cüzdan bulmuş içi para dolu. Getirip öğretmenine vermiş. Bundan daha güzel davranış olur mu, dedim?
Bir anda Bayan “Olamaz! Olamaz!” diye avaz avaz bağırmaya başladı.
Ne olduğunu anlayamadım. Kendisini teskin etmeye çalıştım. Kolonya döktüm, su ikram ettim. Sakinleştikten sonra sordum:
-Hanımefendi yanlış bir şey mi yaptık? Sizi üzecek bir söz mü söyledim?
Bayan ciddileşerek hayret dolu gözlerle:
-Müdür Bey bu çocuğun babası hırsızlıktan hapiste yatıyor. Bizim aile olarak mesleğimiz hırsızlıktır, çalarak geçiniriz. Siz benim çocuğuma nasıl ders verdiniz ki bulduğu paraları saklayacağına, getirip size teslim etti. Bu nasıl iştir? Bu paraları ben bulsaydım size vermezdim.
Hayretler içinde kalmıştık. Öğrencimizin annesi değil de başkası anlatsa iftira der, hiç üzerinde durmazdık. Fakat şimdi durum farklıydı. Öğrencimize dönerek:
-Annenin anlattıklarına ne diyorsun?
-Doğru öğretmenim.
Annesine sordum:
-Çocuğunuzun bu güzel davranışından dolayı memnun değil misiniz?
Annenin gözleri doldu:
-Kim memnun olmaz ki Müdür Bey. Siz sadece oğlumu değil bizi de kurtardınız. Böyle dürüst davranan evladın anne babası hırsızlık yapar mı? Biz utanırız bundan sonra. Görüşmeye gittiğimizde babasına da anlatacağım. Oğlumuzun bize verdirdiği ödülü de göstereceğim. Benim de sizden bir ricam var. Yerine getirirseniz çok sevineceğim.
-Söyle derhal, dedim.
Bunun üzerine hemen atıldı:
-Verin elinizi öpeceğim.
-Hayır bu olmaz.
-Hani bana söz vermiştiniz.
-Şöyle yapalım. Sizin yerinize oğlunuz elimi öpsün bu şekilde tatlıya bağlayalım.
Boynunu bükerek “peki” dedi.
Az sonra çaylar ikram edildi. Kendisine onur belgesi takdim ettik. Alırken ağlamaya başladı. Belgeyi bağrına bastı sonra da oğluna sarıldı. Birlikte hıçkırarak gözyaşı döktüler. Çok duygulanmıştım.
Uzaktan bu manzarayı görenler “ne duygusal bayan” diyebilirdi. Fakat işin içyüzünü bilenler için gerçekten de dayanılmaz bir manzaraydı. Çünkü ben de ağlıyordum…
Kendi kendime “bir denizyıldızı daha kurtuldu” dedim. Mesleğimle gurur duydum. Bizim de ödülümüz bu olsun, yetmez mi?
            Seyfettin Karamızrak
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
611192 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/611192.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT