BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Sormaya cesaret edemeyince...

Ünal Bolat
Facebook
“Ben onları, onlar da beni yanlış anlamışız bir de eğitimci idik; iletişimde yetersiz eğitimci...”
 
Birinci sene sonu geldi. Çünkü okulların kapanmasına az bir zaman kala atanmıştım okula. Tatile gittik. Tatil bitip ikinci sene başladığında yeni atanan öğretmenlerle birlikte artık meslektaşlarımızla samimiyeti de ilerletmiştik. Fakat dikkat ettim, o okulun bütün öğretmenleri nedense normalin üzerinde konuşuyorlardı. Daha ötesi sanki hepsi müdür beyin üslup olarak birer kopyası niteliğindeydi… Canım sıkılıyordu buna ama onları ikaz etmek için acele etmemek gerektiğini düşündüm. Ne de olsa daha yeni tanışıyorduk...
Bir gün böyle beş gün böyle artık bu durum canıma tak etti. İnsanın kulağını patlatacaklar neredeyse… Bu kadar da bağırılmaz ki kardeşim. Üstelik bunlar eğitimci.
Bir teneffüste öğretmenler odasında çay içerken en samimi olduğum arkadaşa durumu açmaya karar verdim.
-Kusura bakmayın ama siz niye böyle bağırarak konuşuyorsunuz?
Arkadaş şaşırdı birden… Başını öne eğdi. Cevap vermek istemiyordu. Ben iyice sinirlendim.
-Arkadaşlar madem konu açıldı söyleyeyim. Ne zamandan beri söylemek istedim ayıp olmasın diye söylemedim. Neden böyle yüksek sesle konuşuyorsunuz? Yoksa beni işitme engelli mi sanıyorsunuz? Benim kulaklarım çok iyi duyuyor. Sizin bağırmanızdan rahatsız oluyorum inanın bana.
İçlerinden biri söz aldı:
-Hocam sakın kusura bakmayın ama bizim bunda bir kabahatimiz yok. Sizin az işittiğinizi müdür bey söyledi bize. O bakımdan biz seninle yüksük sesle konuşuyoruz.
Soluğu müdür beyin odasında aldım. Müdür beni böyle görünce birden ürperdi.
Doğrudan söze girdim:
-Hocam benim ağır işittiğimi siz nereden biliyorsunuz?
Müdür bey ilkin ne söylediğimi anlamadı. Fakat anında düşünmüş olacak ki kıpkırmızı oldu. Mahcup bir eda ile:
-Hani bir ara size bir telefon gelmişti ya… O zaman sesimi işitmediğiniz için sizi öyle sandım. Daha sonra da yüksek sesle konuşmamıza itiraz etmeyince de sizi ağır işitiyor sandık. Asıl biz size sormaya utandık.
Meğer o gün sınıfa geldiğinde kısık sesle konuşmasını ben müfettiş gelecek diye niyet okuyuculuğu yapmışım. O da sözü anlamadığımı değil de işitmede sorun yaşadığımı düşünmüş. Bu konuya daha sonra öğretmenler odasında epey güldük… Şimdi emeklilik yıllarında o güzel günlerin mutluluğunu yaşıyor, Pandemi sürecinde uzak kalınan eğitim öğretimde gelecek nesillerimize mutlu ve huzurlu bir eğitim hayatı diliyorum.
           Sefer M.-Sakarya
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
615482 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/615482.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT