Konut fiyatları düşecek mi? Faizsiz sisteme sınır, uzman isimden uyarı
BDDK tarafından yapılan son düzenlemelerle birlikte 1 müşterinin aynı tasarruf finansmanı şirketinde 1 konut sözleşmesi olabilecek. Hem tüketicinin talep edebileceği hem de şirketlerin verebileceği konut finansmanı tutarlarına da sınırlama getirilirken, dikkatler gayrimenkul piyasasına çevrildi. Prof. Dr. Ali Hepşen, yeni düzenlemelerde 3 amacın öne çıktığını belirterek, bunların konut fiyatlarına muhtemel etkisini de açıkladı.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından tasarruf finansman şirketlerine yönelik son düzenleme ile taşıt finansmanında 6,25 milyon TL, konut ve çatılı iş yeri finansmanında 62,5 milyon TL sınırı getirildi. Ayrıca;
-‘Yüksek tutarlı sözleşme’ tanımında sınır 2,51 milyon TL’den 5 milyon TL’ye yükseliyor. Konut ve çatılı iş yeri finansmanında ise bu sınır 6,27 milyon TL’den 12,5 milyon TL’ye çıkıyor.
-Yüksek tutarlı sözleşmelerin toplam içindeki payı ise %15’ten %5’e indiriliyor.
-Müşteri fonlarının mevduat/katılım hesabı gibi risksiz varlıklarda değerlendirmesi isteniyor.
-Günlük getirisiz bakiye ise fon havuzunun binde 2’sini aşamayacak.
-Bir müşterinin aynı şirkette en fazla 1 taşıt ve 1 konut sözleşmesi olabilecek.
KONUTTA YÜZDE 10’A ULAŞTI
BDDK tarafından yapılan bu düzenlemeleri değerlendiren İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, “Bu kararları ‘tasarruf finansmanı şirketlerine (TFŞ) yeni sınırlar geldi’ şeklinde okumak biraz eksik kalır diye düşünüyorum. Düzenlemenin zamanlaması daha önemli, özellikle konut açısından. Çünkü tasarruf finansmanı artık konut piyasasının kenarında duran küçük bir alternatif finansman kanalı değil. TCMB’nin Mayıs 2026 Finansal İstikrar Raporu bu değişimi oldukça açık biçimde ortaya koyuyor. Tasarruf finansman şirketlerinin toplam konut finansmanı içindeki payı yaklaşık %10’a ulaşmış durumda” dedi.
İLK ÇEYREKTE 354 MİLYAR TL
Finansal Kurumlar Birliği tarafından açıklanan verileri de hatırlatan Prof. Dr. Hepşen “2026 ilk çeyreğinde tasarruf finansman sektöründe müşteri sayısı 1 milyon 337 bini aşmış durumda, yalnızca ilk üç ayda gerçekleştirilen sözleşme büyüklüğü ise 354 milyar TL düzeyinde. Veriler, ölçeğin ne kadar hızlı büyüdüğünü gösteriyor” paylaşımında bulundu ve BDDK'nın büyüyen bir sisteme regülasyonlar getirdiğini ifade etti.
250 bin TL’nin geri ödemesi ne kadar? Para çekeceklere 13 Ağustos uyarısı
‘GETİRİ’DEN ÖNCE ‘KORUNMA’
Son düzenlemelerde 3 amaç gördüğüne dikkat çeken Prof. Hepşen, “Birincisi likidite ve fon güvenliği. Tasarruf havuzunda biriken paranın hangi araçlarda değerlendirilebileceğinin bu kadar net sınırlandırılması önemli. TL cari/katılma hesapları, belirli TL sukuklar ve risk değeri 1 veya 2 olan katılım esaslı yatırım fonları... Burada getiri maksimizasyonundan çok sermayenin korunması ve likidite tercih edilmiş. Günlük nemasız bakiyenin havuzun binde 2'siyle sınırlandırılması da aynı yaklaşımın devamı. TFŞ açısından bunun bir maliyeti olabilir. Fon yönetiminde hareket alanı daralıyor. Ama müşteri açısından baktığımızda sistem daha öngörülebilir hale geliyor” dedi.
11 günde 4 aylık TL getirisi! Asıl yükseliş için kritik seviye geldi
YOĞUNLAŞMA RİSKİ
İkinci olarak ‘yoğunlaşma’ riskini dikkat çeken Prof. Hepşen “Bir müşterinin aynı şirkette bir taşıt ve bir konut/çatılı işyeri olmak üzere iki sözleşmeyle sınırlandırılması, kişi veya risk grubuna toplam 62,5 milyon TL tavan getirilmesi ve yüksek tutarlı sözleşmelerin toplam sözleşmeler içerisindeki payının %5 ile sınırlandırılması, kararın en önemli taraflarından biri. Burada BDDK'nın verdiği mesaj oldukça net görünüyor: Tasarruf finansmanı büyüyebilir ama büyümenin az sayıdaki yüksek tutarlı müşteriden gelmesi istenmiyor. Bu karar, sektörün müşteri tabanını genişletmesini gerektirecek. Özellikle satış stratejileri açısından önemli bir değişiklik” ifadelerini kullandı.
KONUT FİYATLARI ETKİLENİR Mİ?
Üçüncü olarak gayrimenkul piyasası üzerindeki etkilere de değinen Prof. Dr. Hepşen, “TFŞ'lerdeki tasarrufların değerlendirilebileceği 3 ürünün ikisi doğrudan gayrimenkul sektörü ile ilgili. Ama bu noktada ilgili düzenlemelerin konut fiyatlarını değiştirecek büyüklükte olmayacağını söyleyebiliriz” dedi. Prof. Dr. Hepşen, konutta banka finansmanına erişimin hâlâ zor olduğu bir dönemde alternatif finansman kanallarının önem kazandığı gerçeğinin de altını çizdi.