Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Kalp ve beden, İslamiyet'e uymalı
His organlarını ve bedenini İslamiyyet'e uydurmayanların “Kalbim temizdir, sen kalbe bak!” demeleri boş laftır!Sual: İslamiyet'in emirlerini yapmayara...
Pek çok kötülüğün anahtarı, sinirlenmektir. Câfer bin Muhammed “Rahmetullahi aleyh”
-
Mimar Sinan’ın vefâtı (1588) Türk Mimarlar Günü - Mora Yarımadası’nın fethi (1460)
KEMALİYE TAŞ YOLU
Erzincan'ın Kemaliye (Eğin) ilçesini İç Anadolu'ya bağlamak amacıyla, Fırat Nehri kıyısında 1870'de inşasına başlanan Taş Yolu, Karanlık Kanyon'un geçit vermeyen kayalıklarını ilkel âletlerle oyan v...
KEMALİYE TAŞ YOLU
Erzincan'ın Kemaliye (Eğin) ilçesini İç Anadolu'ya bağlamak amacıyla, Fırat Nehri kıyısında 1870'de inşasına başlanan Taş Yolu, Karanlık Kanyon'un geçit vermeyen kayalıklarını ilkel âletlerle oyan ve âdeta iğneyle kuyu kazan çevre halkı tarafından 132 yıllık çalışma sonucu devletin de verdiği destekle 2002'de tamamlandı.
İlk başlarda dar olduğu için sadece yürüyerek geçilebilen Taş Yolu, zamanla araç geçişi için genişletilerek Kemaliye'yi Divriği'ye bağladı. Her iki tarafı yer yer 400-500 metrelik sarp kayalık yamaçlardan meydana gelen Karanlık Kanyon boyunca macera tutkunlarına nefis manzaralar sunan 7 kilometre uzunluğundaki yol, içinde barındırdığı irili ufaklı 38 tünel ile çok sayıda keskin viraj ve uçurumlarıyla artık ulaşımdan ziyâde turizm ihtiyacı için kullanılıyor. Tehlikeli yolculuğa rağmen doğal güzellikleriyle birlikte misâfirlerini büyülüyor.
Kullanıcılarına dünya genelindeki tehlikeli ve zorlu yolların tanıtımını yapan “www.dangerousroads.org” adlı internet sitesince; “Dünyanın en tehlikeli yolu” olarak belirlenen Taş Yolu'nun, Çin'deki dünyaca ünlü “Guoliang Tüneli” olarak nitelendirilen yoldan yer yer daha tehlikeli olduğu belirtiliyor.
GÜNÜN TARİHİ........MİMAR SİNAN’IN VEFÂTI
Mimar Sinan, 1490 yılında Kayseri’nin Ağırnas köyünde doğup, 9 Nisan 1588’de İstanbul’da vefât etti. Küçük yaşta İstanbul’a gelip tahsilini tamamladı ve orduya katıldı. Çaldıran, Mısır, Tebriz, Bağdad, Rodos ve Belgrad’ın fetihlerinde bulundu. Suriye, Mısır, Irak, İran, Balkanlar, Viyana’ya kadar birçok yer gezdi. Sonra başmimar olarak vazîfeye getirildi. Mimarlık dönemine âit bilinen eserleri: 84 câmi, 53 mescit, 56 medrese, 7 darülkurra, 20 türbe, 17 imâret, 3 darüşşifa, 5 su yolu kemeri, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen, 48 hamam... Hiçbir eseri diğer eserine benzemedi. En büyük eserleri, Süleymaniye ve Selimiye Câmileridir.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
09 Nisan 2026
"Onlar cahil ve ahmak kimselerdir!"
Meymun bin Mihrân hazretleri, Tâbiîn’in büyüklerindendir. 734 (Hicrî 116) senesinde Cezîre’de vefât etti...Bir gün bu zâta;"Efendim, hiç çalışmayıp da, rızkımız ayağımıza gelir diyenler hakkında ne buyurursunuz?" dediler.Büyük zât dinledi.Ve cevap ol...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 46 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."