Gram altın enflasyona yeniliyor mu? Ünlü ekonomistten ‘4 gerekçeli’ tavsiye
2026’da gram altın fiyatı 2 Haziran itibarıyla %11 prim yaptı. Bu yükseliş, 5 ayda %16,50 civarında gerçekleşmesi beklenen TÜFE’nin gerisinde kaldı ve şimdilik enflasyona karşı koruma sağlamadı. Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen ise; merkez bankalarının alımları, Çin’in talebi, hükümetlerin yüksek borçluluğu ve sektörlerden gelebilecek emtia talebinin, uzun vadede kıymetli metalleri desteklemeye devam edeceğini savundu.
TÜRKİYE GAZETESİ/Ö. Faruk Bingöl- Türk halkının vazgeçilmez yatırım aracı altın 2026’nın ilk 5 ayı geride kalırken gösterdiği düşük performansla dikkat çekiyor. Geçen seneyi 5.963 TL’den tamamlayan gram altın fiyatı, 2 Haziran işlemlerinde 6.620 TL’ye yakın seviyelerden fiyatlandı.
2 Haziran itibarıyla gram fiyatında %11 civarında gerçekleşen 2026 primi, şimdilik enflasyonun altında kalarak koruma sağlamadı ve borsa gibi alternatif yatırım araçlarının da gerisinde kaldı.
ZİRVEDEN %15’LİK DÜŞÜŞ
Yılın ilk haftalarında gram altın fiyatı 7.812 TL ile rekor seviyeye ulaşsa da, mart ile birlikte Orta Doğu’daki gerilimin artması “yüksek petrol-yüksek enflasyon-yüksek faiz” denklemini beraberinde getirdi. Böylece altın, yılın ilk çeyreğindeki kazanımlarını koruyamadı ve yönünü aşağı çevirdi.
Gram altında rekor seviyelerden başlayan gerileme ise bugün itibarıyla yaklaşık %-15 olarak gerçekleşmiş durumda…
Küresel piyasalarda ons fiyatı da bu yıl 5.602 doları test ettikten sonra düşüşe geçti. 2 Haziran’da fiyatlar, 4.500 doların hemen altında konumlanıyor.
ALTIN NEDEN GERİLEDİ?
Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, ons fiyatının mayıs sonu itibarıyla 2026'da %5, son bir yılda %36 ve son iki yılda %91 oranında değer kazandığını belirterek, “Hürmüz Boğazı'ndaki aksama petrol fiyatlarını yüksek tutarak altın için daha az destekleyici bir piyasa ortamını getirdi. Yüksek enerji fiyatları enflasyon endişelerini körükledi, tahvil getirilerini yükseltti, ABD dolarını güçlendirdi ve FED’in faiz indirimleri beklentilerini azalttı” diyerek, bu gelişmelerin tümünün altın gibi getiri sağlamayan bir varlık için olumsuz olduğunu hatırlattı.
YAPAY ZEKÂ HİSSELERİ İLGİ ÇEKTİ
Altındaki düzeltmenin, küresel borsalarda özellikle yapay zekâ ile ilgili sektörlerde yaşanan yükselişle aynı zamana denk geldiğini de hatırlatan Hansen, “Yatırımcıların alternatif varlıklara olan iştahı azaldı. Altındaki son yaşanan gerileme, yatırımcılar tarafından sıklıkla göz ardı edilen önemli bir ayrımı da vurguluyor. Altın, yaygın olarak enflasyona karşı bir koruma aracı olarak kabul ediliyor, ancak enflasyon şokunun niteliği önem taşıyor. Mevcut durum farklı. Arz kaynaklı enerji şoku enflasyonu yükseltirken, aynı zamanda faizi ve doları destekliyor. Bu kombinasyon, yükselen tüketici fiyatlarına rağmen altının cazibesini geçici olarak zayıflatabilir” uyarısında bulundu.
ALTIN DESTEKLEYEN 4 UNSUR
Jeopolitik durum istikrara kavuşup enerji şoku azalmaya başladığında, yatırımcıların son yıllarda altın piyasasındaki yükselişi destekleyen yapısal temalara yeniden odaklanmasını beklediklerini söyleyen Hansen; uzun vadede altını destekleyebilecek 4 temel unsura da dikkat çekti.
Merkez bankası talebinin ilk sırada olduğunu belirten Hansen, “Son jeopolitik gelişmeler, altın sahipliğinin stratejik önemini daha da güçlendirdi. Yaptırım riski, rezerv çeşitlendirmesi, mali sürdürülebilirlik ve uzun vadeli para değer kaybı konusundaki endişelerle birlikte, merkez bankalarının net alıcı konumunda kalmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
ÇİN’DEN GELEN TALEP
Çin'in talebinin de önemli destek unsuru olmaya devam ettiğini belirten Hansen, “Çinli yatırımcıların tasarruflarını gayrimenkul ve geleneksel finansal varlıklardan uzaklaştırarak çeşitlendirme yönündeki uzun vadeli arzusu, külçe altın talebini desteklemeye devam ediyor. Çin Merkez Bankası, nisan ayında rezervlerini arka arkaya altıncı ayda da artırdı” dedi.
HÜKÜMET BORÇLARI
Büyük ekonomilerdeki mali borç endişelerinin de değerli metallere yatırımı desteklediğini aktaran Hansen “Hükümet borçlanma seviyeleri yüksek kalırken; yapay zekâ başta olmak üzere yatırım gereksinimlerinin de emtia talebi üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturması muhtemeldir” görüşünü savundu.
ALTINDA BEKLENTİLER
Teknik açıdan bakıldığında altının 200 günlük hareketli ortalamasının yakınında, ons başına 4.400 doların hemen üzerinde güçlü bir destek bulduğunu ifade eden Hansen, “Piyasa, son düzeltme sırasında bu seviyeyi iki defa test etti ve ikisinde de alım tepkisi geldi. Bu durum, kısa vadede zayıflama riskini ortadan kaldırmasa da, uzun vadeli yatırımcıların aktif kaldığını gösteriyor. Şimdilik, birçok yatırımcı Orta Doğu çatışmasıyla ilgili daha fazla netlik sağlanana kadar beklemeyi tercih ediyor gibi görünüyor. Ancak dikkatler jeopolitik haberlerden uzaklaştığında, piyasanın son yıllarda fiyatları destekleyen yapısal etkenlere yeniden odaklanacağına inanıyoruz” yorumunda bulundu.