Dinen haram olan işlemler için bir gayrimenkulün kiraya verilmesi caiz midir?
Gayrimenkul sahiplerinin en çok merak ettiği konular arasında “Dinen haram olan işlemler için bir gayrimenkulün kiraya verilmesi caiz midir?” sorusu yer alıyor. Bilhassa da faiz, alkol, kumar veya İslam’da yasak kabul edilen faaliyetlerde kullanılacak bir taşınmazın kiraya verilmesinin hükmü vatandaşlar tarafından araştırılıyor.
İslam alimlerinin değerlendirmelerine göre yalnızca haram fiili işlemek değil, bu fiile destek olmak da dini açıdan sorumluluk doğurabiliyor. İslam hukukunda da bir Müslüman’ın hem haram kabul edilen işi yapmasının hem de buna aracılık etmesinin uygun görülmediği ifade ediliyor. Bu nedenle kullanılacağı alan açık şekilde bilinen bir taşınmazın kiraya verilmesi konusunda dini kaynaklarda dikkat çeken değerlendirmeler bulunuyor.
DİNEN HARAM OLAN İŞLEMLER İÇİN BİR GAYRİMENKULÜN KİRAYA VERİLMESİ CAİZ MİDİR?
Fıkıh kaynaklarında yer alan görüşlere göre bir Müslüman’ın doğrudan haram bir işte çalışması uygun kabul edilmediği gibi, o işin yapılmasına katkı sağlayacak desteklerde bulunması da caiz görülmüyor. Yani alkol satışı, kumar, faizli işlem veya dinen yasak kabul edilen başka faaliyetler için kullanılacağı kesin olarak bilinen bir iş yerinin kiraya verilmesinin doğru olmadığı belirtiliyor.
İslam alimleri, kişinin sadece yaptığı işten değil, o işe verdiği destekten de sorumlu olabileceğine ayrıca dikkat çekiyor. Haram olduğu açık şekilde bilinen bir faaliyete zemin hazırlayacak kira ilişkilerinin dini açıdan sakıncalı olduğu ifade ediliyor.
Bir Müslüman, haram olan iş, mal veya hizmet üretimini kendisi yapamayacağı gibi bunları yapacak kişiye de gayrimenkulünü kiraya veremez. (bk. Şeybanî, el-Asl, 3/465; Serahsî, el-Mebsût, 16/38-39; İbn Nüceym, el-Bahr, 8/230; İbn Kudâme, el-Muğnî, 5/407)
Allah Teâlâ şöyle buyurur: “İyilik ve takvada yardımlaşın, günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın.” (el-Mâide, 5/2) “Kim iyi bir işe aracılık yaparsa, onun da o işten nasibi/sevabı vardır. Kim de kötü bir işe aracılık yaparsa onun da o günahtan bir nasibi/sorumluluğu vardır.” (en-Nisâ, 4/85)
Ayrıca hadislerde de haram olan bir şeyin kullanımı, üretimi ve bu konuda başkasına yardımcı/destek olunması kesin olarak yasaklanmıştır. Resûlullah (s.a.s.) faizi yiyene, yedirene, (sözleşmesini) yazana ve şahitlik edene lanet etmiş, ‘Onlar (bu günahta) eşittirler.’ buyurmuştur. (Müslim, Müsâkât, 106 [1598]) Resûlullah (s.a.s.) aynı şekilde içki konusunda da sekiz kişiye Allah tarafından lanet edildiğini belirtmiş; bunlardan birinin de taşıyıcısı olduğunu ifade etmiştir. (bk. Ebû Dâvûd, Eşribe, 2 [3674]; İbn Mâce, Eşribe, 6 [3380-3381]; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 1/316 [2899]; 2/25 [4787])