Yeni kurulmuş şirketler leasing kullanabilir mi?
Yatırım yapmak isteyen işletmelerin son yıllarda en çok tercih ettiği finansman yöntemlerinden biri olan finansal kiralama, diğer adıyla leasing, özellikle yeni kurulan şirketlerin de gündeminde yer alıyor. Makine, ekipman, araç ve çeşitli yatırım mallarına ihtiyaç duyan işletmeler, yüksek peşin ödeme yapmak yerine leasing yöntemini değerlendiriyor. Peki yeni kurulmuş şirketler leasing kullanabilir mi? İşte detaylar...
Günümüzde artan rekabet ortamı ve teknolojik dönüşüm, şirketleri yatırım konusunda daha hızlı hareket etmeye yönlendiriyor. Fakat yüksek maliyetli ekipmanların peşin satın alınması her zaman mümkün olmayabiliyor. Leasing sistemi bu noktada işletmelere önemli bir alternatif sunuyor. Şirketler ihtiyaç duydukları ekipmanları kullanmaya hemen başlayabilirken, ödeme yükünü uzun vadeye yayabiliyor. Böylece işletmenin mevcut sermayesi korunurken yatırım süreçleri de hız kazanıyor. Peki, yeni kurulmuş şirketler leasing kullanabilir mi?
YENİ KURULMUŞ ŞİRKETLER LEASING KULLANABİLİR Mİ?
Yatırım yapmak isteyen işletmelerin sıkça başvurduğu finansman yöntemlerinden biri olan leasing, sadece büyük şirketlere değil yeni kurulan işletmelere de çeşitli fırsatlar sunar. Faaliyetlerine yeni başlayan ve makine, ekipman, araç ya da teknolojik altyapı yatırımı yapmak isteyen şirketler, yüksek maliyetli satın almalar yerine leasing yöntemini tercih edebişliyor.
Finansal kiralama sistemi kapsamında, şirketlerin faaliyet alanlarına uygun yatırım malları leasing şirketleri tarafından satın alınarak işletmelerin kullanımına sunuluyor. Başvuru yapan firmanın mali yapısı, yatırım planı ve talep edilen ekipmanın niteliği değerlendirilerek süreç şekillendiriliyor.
Bu nedenle yeni kurulmuş şirketler de gerekli şartları sağlamaları halinde leasing imkanından yararlanabiliyor. Bilhassa büyüme sürecindeki işletmeler için leasing, nakit akışını koruyarak yatırım yapma fırsatı sunan önemli finansman araçları arasında gösteriliyor.
KİMLER LEASINGDEN FAYDALANABİLİR?
Türkiye'de faaliyet gösteren ve işlem yapma yetkisine sahip tüm tüzel kişiler leasing hizmetlerinden faydalanabilit. Şahıs işletmeleri, küçük ve orta ölçekli şirketler, üretim tesisleri, ihracat yapan firmalar ve büyük holdingler finansal kiralama sistemini kullanabiliyor.
İşletmelerin ihtiyaç duyduğu yatırım mallarının finansmanı için tercih edilen leasing yöntemi, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere hitap ediyor. Üretim makinelerinden sanayi ekipmanlarına, araçlardan teknolojik cihazlara kadar birçok yatırım kalemi finansal kiralama kapsamında değerlendirilebiliyor.
Leasing işlemlerinde gerekli görüldüğü durumlarda kefalet, ipotek, alacak temliki, hisse rehni veya nakit blokaj gibi çeşitli teminatlar talep edilebiliyor. Talep edilen teminat türü, işlemin büyüklüğüne ve şirketin mali yapısına göre değişiklik gösterebiliyor.
Uzmanlara göre leasing, özellikle yatırım yapmak isteyen ancak sermayesini tek seferde kullanmak istemeyen işletmeler için uzun vadeli ve esnek finansman seçenekleri arasında önemli bir yere sahip bulunuyor.