BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Gözün aydın Şuşa

İrfan Özfatura
Facebook

Şuşa bir kartal yuvasıdır ki onu elinde tutan, bütün Karabağ’a sahip olur. Yerini Türkler tespit eder, kaleyi Türkler yapar. Şuşa Hanları servetlerini imara yatırır, şehri hanlar hamamlar çarşılarla donatırlar.

Sarıcalı Oymağından Penah Ali, Terter’in Alakargı köyünde doğan (1693) bir Karabağlıdır. Cevanşir (Civan: Yiğit. Şir: Aslan) eşrafındandır. Bunlar Oğuz Kıpçak karışımıdır, havalide yekûn tutarlar.  
Karabağ yıllarca Osmanlı - İran arasında gidip gelir. O günlerde (1735) Nadir Şah Afşar’ın hükmü okunur civarda. Penah Ali’de, Nadir Şah’ın emrine girer, devlet tecrübesi kazanır yanında. Ancak Muğan Kurultayı’nda Şah’ın aleyhine rey kullanınca, “sen biraz Horasan’da dolaş” derler kibarca. Penah Ali sürgünde durmaz, sadık adamları ile firar eder, doooğru Kafkasya’ya. Uzunca bir süre Şeki’de saklanır, Nadir Şah ölünce ortaya çıkar (1747).
Azerbaycan’da merkezi idare yoktur, Gence, Şirvan, Şeki, Kuba ve Bakü’de hanlıklar (şehir devletleri) peydahlanmaktadır ardı ardına. Keşke birleşseler ama olmaz. Her biri ayrı baş tutar. Penah Ali de Karabağ Hanlığını kurar.
Sükûneti henüz sağlamıştır ki, Gence ayrılmaya kalkar. Kafkas devletçikleri peşpeşe bölünür, bu ayrılık Rus’a, Acem’e yarar.   
Penah Ali, Bayat hisarında meskûn iken çok baskın yer, kuşatılır, saldırıya uğrar. Sahi muhkem bir kale mi yaptırsadır acaba?
Nitekim sarp kayalıklarla ve çam ormanları ile çevrili bir platoyu gözüne kestirir inşaata başlar (1750). Büyük masraf eder, adını “Penahabad” koyar. Lakin şehrin camcıları meşhurdur, “Şişe” diye anılır halk arasında.

MOLLA VAGIF İŞİNE VÂKIF
Penah Ali inşaatların başına, veziri Molla Panah Vagıf’ı koyar. Vakıf Ağa Estetik yönü yüksek bir insandır, şehri hanlar, hamamlar, camiler, çarşılarla donatır bir anda.
Bırakın Karabağ’da Asya’da böyle bir kale bulunmaz. Zapt edilemeyecek kadar sarptır ama üstü yayvan ve gümrah. Azıcık kazan suyu bulur kuyuda.
Şuşa kalesinin üç ana kapısı vardır: Gence, Revan ve Ağoğlan! Muhtar ve Tophana Kapıları da kullanılır lüzumu icabında.
Penah Ali devrinde Şuşa zenginleşir, kendi adına sikke (Penahabadi) bastırır hatta.
Bir ara İran Şahı Hasan Kaçar gelip Şuşa’yı kuşatsa da muvaffak olamaz. Aksine Penah Ali, Erdebil’e alır o kargaşada.

MASAL GİBİ
Han sarayı hem büyük hem sanatlıdır. Han kızı Hurşid Banu’nun konağı da ondan aşağı kalmaz, göz kamaştırır adeta.
Türkler Şuşa’yı Govhar Ağa Camii gibi nadide eserlerle donatırlar. Ermeniler geçtiğimiz yıllarda “bu İran yapısı” diyerek Tahran’a yaranmaya çalıştılar. Hâlbuki şahlar Şuşa’ya bir gün bile hükümran olamadılar.
Ermeni IDeA Vakfı zikrolunan camiyi İranlı Mimarlık Ofisi Part Saman Jahan’a restore ettirir. Acemler Govhar Ağa camiini o hale getirir ki, artık merhum mimarı (Safi Han) bile görse tanıyamaz.
Rusya ve İran’ın yayılmaya başladığı yıllarda. İbrahim Halil Han, Osmanlı’dan yardım ister, talebine icabet edilir mi bilmiyoruz. İmparatorluk gaile içindedir zira... O sıralar Ermenistan diye bir şey yoktur daha. Revan (Erivan) Ermeni olacak desen gülerler sana.  

ÇARLAR VE ŞAHLAR
Karabağ Hanlığı uzun yıllar Gürcistan, Gence Hanlığı ve Kaçarlarla (İran) savaşıp, yıpranır. Çar’ın eline geçer sonunda.
Ruslar İran’ın Kafkasya’ya girmesinden hoşnut olmaz, onları yener antlaşmaya oturturlar (1828 -Türkmençay).
Kabaca “Tamam, Güney Azerbaycan size kalsın” derler, “Ama Revan’a, Nahcivan’a uzak durun, yaklaşmayın buralara!”           
1989 kayıtlarına göre Şuşa’nın % 98’i Azeridir. Ermeniler daha ziyade kuytularda meskûndurlar.
Bugün Karabağ’da mukim bir tek Azeri bile yok. Hukuken Bakü’ye bağlı ama kimsenin tanımadığı korsan bir Cumhuriyet dolanıyor ortalıkta.
Peki, oraya nasıl gelindi?
Şöyle: 1988’de Sumgayt’ta Azerilerle, Ermeniler arasında çatışma çıkar. İki taraftan da ölenler yaralananlar...
Sovyet tankları Ermenileri koruma bahanesiyle Bakü’ye girer. Ortalığı kana boyarlar. 20 Ocak 1990- Kara Yanvar.
Elçibey seçimleri kazanınca azatlığı seçer, BDT’na katılmaz. Ruslar da açıkça Ermenilerin yanında yer alırlar. Erivan’a cesaret gelir, Karabağ’ın bağımsızlığını ilan eder uyduruk bir referandumla.

KANLI KATLİAMLAR
8 Mayıs 1992...
Ermeniler, Rus desteğinde Karabağ’a girer, Malıbeyli, Kuşçular, Hocavend, Hocalı’da katliam yaparlar.
Şuşa halkı ellerindeki çakaralmaz tüfeklerle 11 bin Ermeni askerine direnir, işgalcileri şehre sokmaz.
Moskova bakar bunlar beceremeyecek, 366. Rus Mekanize Alayını yollar.
Azeri kardeşlerimiz yine de teslim olmaz, mermileri bitene kadar savaşırlar. Çatışma 10 saat sürer, 480 şehit, 1860 gazi düşer toprağa.
İşgali takiben Şuşa’daki 279 dini, tarihi bina tahrip edilir. Ermeniler mektepleri, kütüphaneleri (20 tane), tiyatroları, Şark Müzik Aletleri Fabrikasını yakıp yıkar, camileri domuz ahırı yaparlar. 22 bin sivil göçmek zorunda kalır, götürülen 68 esir ve esireden haber alınamaz bir daha.
Şuşa, mücadelenin sadece bir ayağı, Azerbaycan o hengamede 20 bin şehit verir, 50 binden ziyade yaralı, sakat... Yetim çocuklar, dul kadınlar...
5 bin Azeri Türkü Ermenistan tarafından esir alınır ki 51’i körpe baladır daha. Bunlardan haber filan yok, Ermeni organ tacirleri buharlaştırır adeta.
İşgal esnasında 900 küsur köy kasaba hedef olur, 4 bin 366 okul, hastane, kültür merkezi, sinema hasar alır. Müzelerden 40 bin eser çalınır. Ormanlar yakılır, madenler yağmalanır (Avrupa Konseyi ve BM kararıyla sabit). İşgalin Azerbaycan’a maliyeti en az 60 milyar dolar. 1 milyon mülteci var diye kolay.
Karabağ’da iskâna zorlanan Ermeniler de huzur bulamaz. Diasporadan gelen paralara rağmen burada yaşamak istemezler. Erivan da azılı mahkûmları yollar, uyuşturucu, silah kaçakçılığı ve terörden medet umar.
Neredeyse otuz yıl oldu, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’ndan (AGİT) çıt çıkmadı daha. Erivan’a açıkça destek olan üç ülke var. ABD, Rusya ve Fransa. İşe bakın üçü de masada.
Kaybettiğinde değil, vaz geçtiğinde yenilirsin.
Muhkem dur gardaş! Daha Hankendi ve Laçin var sırada.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
616137 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/irfan-ozfatura/616137.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT