BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Taşkent’te Türkiye gazetesi sürprizi

Meryem Aybike Sinan
Facebook
 
Özbekistan ziyaretimizin son iki günündeyiz... Semerkant’ta İmam-ı Matüridî türbesinden sonra dünyaca ünlü Registan Meydanı'na gidiyoruz. Burası tarihî  medreselerin birbiriyle yarıştığı, nereye baksanız mimarinin şahikası diyebileceğimiz muhteşem eserlerin iç içe, omuz omuza durduğu ışıltılı ve ferah bir meydan. Burada taşlar, çiniler, desenler, nakışlar, turkuaz mavisi, bir renk ve ahenk içinde estetiğin zirvesine oturmuş gibi. Bu güzellik karşısında gözümüz kamaşıyor.
Rehberimiz Şeref Bey, Emîr Timur türbesine de gideceğiz deyince heyecanlanıyoruz. Kimi onu kötülemiş kimi görmezden gelmiş kimi farklı bir pencereden değerlendirmiş. Biz onu hayırla yâd ediyoruz zira o Türk milletinin yalın kılıç bozkurdu, Şah-ı Nakşibend hazretlerinin iyi bir müntesibi, din büyüklerinin ve ilmin hamisidir. Emîr Timur’un dergâhında soluklanıyoruz ve tarih ruhumuzdan resmigeçit yapıyor. Dualarımızı edip huzurundan ayrılırken şu ünlü sözleri dökülüyor dudaklarımdan: “Güç adalettedir!”
Semerkant’tan ayrılmak zor geliyor, sanki bin yıldır burada yaşıyoruz, öylesine bir hasret ve hüzünle Taşkent’e yollanıyoruz. Aklımda ısrarla ziyaret etmek istediğim bir kurum var. Kıymetli dostum ve kardeşim Dr. Fatma Sönmez’le yola çıkıyoruz. Fatma’nın iki arkadaşı bize mihmandardık ediyor, kendilerine "Uluslararası İmam-ı Matüridî İslam Araştırmaları Merkezi"ne gitmek istediğimizi söylüyoruz.
 
Bu merkez Taşkent’in çok güzel bir caddesinde bulunuyor. Kapıda haber gönderiyoruz. Çat kapı yaptık ama anında bütün kapılar açılıyor önümüzde. Bahadır Bey adlı Uluslararası İlişkiler Müşaviri bizi karşılıyor ve önce külliyeyi gezdiriyor. Bu külliyenin haziresinde Kazakistan’ın Ulu Cüz boyundan Ahmet Yesevî yolunun ünlü bir zatı, bir ereni medfun. Dualarımızı ediyoruz... Ardından Uluslararası İmam-ı Matüridî İslam Araştırmaları Merkezi Başkanı Devranbek Maksudov bizi karşılıyor. Gözlerinin içi gülen, tepeden tırnağa nezaketli bir insan. Kendisine geçtiğimiz aylarda Ötüken Neşriyat’tan çıkan Yazar Mürsel Gündoğdu’nun yazdığı İmam-ı Matüridî romanını hediye ediyorum. Devranbek Bey, ani bir şaşkınlık geçiriyor. Sevinç içinde "Yazarına sorar mısınız, biz bunu Özbek Türkçesine çevirebilir miyiz?" diyor. Sonra İmam-ı Matüridî İslam Araştırmaları Merkezinin çalışmalarından söz ediyor. Bendeniz de kendilerine gazetemiz yazarlarından Prof. Dr. Hilmi Demir Hoca’nın İmam-ı Matüridî üzerine olan çalışmalarından söz ediyorum ve hemen iletişim bilgilerini istiyor. Bu güzel mekândan çok güzel duygularla ayrılıyoruz...
Zaman çabuk geçiyor ve akşam saatlerinde Türkiye Büyükelçiliği Rezidansına davetli olduğumuz bilgisi geliyor. Elçilik Kültür Ataşesi Mustafa Akıncı ve TRT Avaz Özbekistan Temsilcisi Nizam Şahin bizleri ziyarete geliyorlar. TRT Avaz’a söyleşi veriyoruz.
 
Akşam saatlerinde elçilik Rezidansında bizleri ağırlayan Özbekistan Büyükelçimiz Süreyya Er Beyefendi ile sohbet ederken söz İmam-ı Matüridî Hazretlerinin türbesine geliyor. Tam bu noktada Sayın Büyükelçi şunları söylüyor:
“İmam-ı Matüridî Hazretlerinin türbesinin yeri seksenli yıllarda Türkiye gazetesi tarafından uzun araştırmalar yapılarak tespit edildi, yeri satın alınarak etrafı çevrildi ve gerekli düzenlemeler yapıldı..."
Açıkçası bu hususu bilmiyordum. Merhum Enver Abi’nin buralara kadar uzanan hizmetlerine şahit olduğum için, iftihar ettim. Gazetenin yazarı olarak yaşadığım şerefin tarifi ise yok. Allah kendilerinden razı olsun. Bu büyük hizmeti bütün Türk dünyası asla unutmamalıdır...
Türkiye gazetesinin bu hizmeti büyük bir alkışı hak ediyor. Vesile olanlara minnettarız...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617715 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/meryem-aybike-sinan/617715.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT