Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Müminin nefsi nasihat dinler
Allahü teâlâ, Zâriyât sûresinde buyurdu ki: "Onlara nasihat et! Nasihat, müminlere elbette fayda verir."Sual: İnsanda bulunan nefis, hep kötü şeyler i...
Çalışarak kazanmak zahmeti çekmemiş kimsede, hayır yoktur. Abdullah bin Mübârek “Rahmetullahi aleyh”
- Kadıköy-Pendik Metro Hattının açılışı (2012) Uydumuz Rasat uzaya fırlatıldı (2011) - Gölcük depremi (1999)
İNANÇSIZLAR VE İNANANLAR
Sohbet imkânı bulduğum ünlü bir kardiyolog profesörle konuşurken; “İnançsız insanların en yakınlarını kaybetmenin acısını nasıl telafi ettikleri’nden açıldı.
Öyle ya… Cennet umudu olmayan, âhırette bu...
İNANÇSIZLAR VE İNANANLAR
Sohbet imkânı bulduğum ünlü bir kardiyolog profesörle konuşurken; “İnançsız insanların en yakınlarını kaybetmenin acısını nasıl telafi ettikleri’nden açıldı.
Öyle ya… Cennet umudu olmayan, âhırette buluşma ümidi taşımayan insanlar nasıl söndürüyordu içindeki ateşi?
Dahası, kendilerinin de bir gün öleceğini bile bile âhıret inancının boşluğunu neyle dolduruyorlar?
“Alkole vuruyorlar kendilerini.” dedi hoca…
Bir gün başlarına gelecek mutlak hakîkati unutmak, hatırlarına getirmemek için bu yola başvurduklarını anlattı. Neşeyi bozan, ağızların tadını kaçıran ölüme karşı beynin ve nefsin bu yöntemi geliştirdiğini ilk kez işittim.
Dahası var… Düşünsenize, her şey dünyada kalacak gibi yaşamışlar, istediklerini yapmışlar…
Bir de yüce kitabımız Kur’ân-ı kerimde ve daha önce insanlığa yollanan bütün kutsal kitaplarda bahsedildiği şekilde, yaptıklarının hesabını verecekler(!)se!
Böyle bir ihtimal, inançsız bir fânîyi nasıl çıldırtmasın?..
***
... Devletimizin mücadelesine doğru bulduğumuz her adımında destek olmayı hem milletimize, hem vicdanımıza görev addediyoruz. Yapamadıklarımız için hayıflanıyor, kendi iç dünyamızda mahcubiyet duyuyoruz.
Yalanın, küfrün oluk gibi aktığı günümüz şartlarında, neyimiz var, neyimiz yoksa Hak yolunda sonuna kadar kullanmakla mükellefiz. Yaptıklarımızı, yazdıklarımızı beğenen olur, beğenmeyen olur… Biz, bize öğretilenlerin ışığında, elimizden gelen gayreti ortaya koymakla memuruz. Gerisi Cenab-ı Hakkın bileceği iş…
Yarın “Elinde bu imkânlar vardı, ne yaptın?” sorusuna vereceğimiz cevaba hazırlanabiliyor muyuz, aslolan bu? Eğer mahşerde bunun cevabını verebileceksek, işte asıl ödül o olacak, biz buna inanıyoruz. TÜRKİYE GAZETESİ Yücel Koç
08.05.2025
GÜNÜN TARİHİ...........GÖLCÜK DEPREMİ
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
16 Ağustos 2026
Papazları susturan mübarek zat...
Büyük velîlerden Cemâleddîn-i Geylânî hazretleri Kazvin'de ikâmet ederdi.Bir gün Bizans hükümdârının sarayında, imparatorun meclisinde papazlarla münâzaraya oturmuştu.Papazlar geldi.Sonra oturdular.Birbirleriyle bir müddet fısıldaştıktan sonra Hazret...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."