Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Zekâtı verilmeyen mallar
"Malı, parayı biriktirip zekâtını, Müslüman fakirlerine vermeyenlere çok acı azabı müjdele!"Sual: Bazı kimseler, dünyada zekâtı verilmeyen malların, a...
Kıyâmet koparken, birinizin elinde bir hurma fidanı bulunuyorsa, güç yetirebilecekse, onu diksin! Hadîs-i şerîf
- Abdülganî Nablüsî Hazretlerinin vefâtı (1731) - Yeşilay’ın kuruluşu (1920) III. Cemre’nin toprağa düşmesi - Dünya Yetimler Günü
ANNE VE OĞUL
Babasının ölümünden sonra bir oğul annesini huzur evine yerleştirir. Arada sırada da onu ziyâret eder. Bir gün huzur evinden bir telefon gelir, annesinin rahatsızlandığını ve ölmek üzere olduğunu bild...
ANNE VE OĞUL
Babasının ölümünden sonra bir oğul annesini huzur evine yerleştirir. Arada sırada da onu ziyâret eder. Bir gün huzur evinden bir telefon gelir, annesinin rahatsızlandığını ve ölmek üzere olduğunu bildirirler. Ölmeden önce oğlu annesini görmeye gider.
- Anne senin için ne yapmamı istiyorsun?
- Huzur evine klima alıp yerleştirmeni istiyorum, çünkü burada sıcaklık dayanılmaz hâlde oluyor. Sen sıcaklığa dayanamazsın ya. Bir de buzdolabı almanı istiyorum, böylece yemekler bozulmaz. Birçok gece hiçbir şey yemeden uyumak zorunda kaldım oğlum.
Oğlu şaşkın bir şekilde şöyle dedi:
- Şimdi son nefesinde mi bunları istiyorsun. Niçin daha önce söylemedin?
Anne üzgün bir şekilde cevap verir:
- Açlık ve sıcaklıkla yaşamaya alıştım. Ancak benim korkum şu ki; bu istediklerim çocuklarının evde sana bakmadığı ve yaşlandığında buraya gönderildiğin gün içindir. Burda sana lâzım olacak şeyler yavrum. Onun için şimdiden alıp getirmeni istedim...
“Cennet, anaların ayağı altındadır.”
Hadîs-i şerîf
RAMAZAN MÂNİLERİ...............
Cumâ gecesi uludur,
Hem gecelerin gülüdür,
Cumâ gecesi gün ile,
Müminlerin bayramıdır.
Olundu âleme müjde,
Getirir âlemi vecde,
Ağaçlar ediyor secde,
Mübârek Cumâ Gecesi.
Ne güller açıp soldu,
Ne değerler kayboldu.
Dolaştım kabirleri,
İçime hüzün doldu...
Sini sini şekerim,
Üstüne bal dökerim,
Davulcunun kahrını,
Mâni için çekerim.
Mâni yazdım olmadı,
Halim kimse bilmedi,
Damadı davet ettim,
Utancından gelmedi.
Ak koyun kuzuludur,
Gözleri süzülüdür,
Bekletmeyin efendim,
Dizlerim sızılıdır.
FIKRA.................. FAYTONCU
Gürcükapı'da sıra sıra müşteri bekleyen faytonlardan birine kibar bir adam yanaşarak faytoncuya; “Binebilir miyim?” diye sorar. Faytoncu;
“Helbet binebülürsen.”
dedikten sonra kendi kendine söylenmeye başlar:
“Vola, bu dünyada da ne tevür adamlar var. Hem para veriy hem de binebülür miyem diye soriy. Sormiya ne lüzüm, parasıni verdıhdan sonra teyyariya bile binebülürsen!”
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
05 Mart 2026
"Ey yolcular! Fudayl tövbe etti!.."
Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti.Bir gün bir kervan, Fudayl bin İyâd'ın pusu kurduğu yere gelip mola verdi ve kervandaki bir yolcu Kur’ân-ı kerîm okumaya başladı.Sesi çok tesirliydi.Hazret-i...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
15. Gün Ramazân-ı Şerif
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."