Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Kaza borcu, nafile ile ödenir mi?
"Sünnetler, kılınmış olan farzların içindeki sünnetlerin noksanlıklarını tamamlar."Sual: Kılınan nafile namazlar, kazaya kalan namazların yerine geçer...
YENİ HİLÂL: Rebî’ul-evvel ay›n›n hilâli, bugün Türkiye saati ile 10:57’de Rü’yet olacak ve ilk defa Avustralya Kıtası’nın doğusunda, Büyük Okyanus’tan itibaren görülmeye başlayacaktır.
- Ortaokullara din derslerinin konulması (1956) Berlin’de Utanç Duvarı’nın yapılışı (1961)
SAKIN KIZMAYIN
Birgün bir kabile reisi Peygamberimizi aleyhissalâtü vesselâm efendimizi ziyârete gelir. Ayrılırken de; “Efendim, bana bir nasihat verin!” der.
Peygamber Efendimiz de buyuruyorlar ki: “Sakın kızmayın!...
SAKIN KIZMAYIN
Birgün bir kabile reisi Peygamberimizi aleyhissalâtü vesselâm efendimizi ziyârete gelir. Ayrılırken de; “Efendim, bana bir nasihat verin!” der.
Peygamber Efendimiz de buyuruyorlar ki: “Sakın kızmayın!”
Kabile reisi, bu kısa nasihate şaşırır. Köyünün yolunu tutar. Köyüne gelince ne görsün. Köydekiler silahlanıyorlar. Onlara telâşla sorar:
- Hayrola ne oldu?
- Komşu kabilenin hayvanlarından birkaç tanesini bizim gençler çalmışlar. Onların da silahlanıp buraya geleceklerini düşündük. Müdafaa için silahlanıyoruz.
- Vay, demek bize hücuma karar vermişler ha.
Deyip kabile reisi de silahlanır. Tam o anda aklına Peygamberimiz aleyhissalâtü vesselâmın nasihati gelir.
Hemen tevbe edip silahı pusatı çıkarıp, köylülere der ki:
- Ben şimdi karşı kabileye gidip görüşme yapacağım. Engel olmak isteseler de verdiğimiz karar karardır.
Karşı köye yaklaşınca, diğer kabilenin adamları, merak edip onu reislerinin yanına götürürler. Onların reisine selâm verip der ki:
- Bizim gençler sizin hayvanlarınıza zarar vermişler. Biz haksızız. Bütün zararı ben tazmin edeceğim. Sakın bu yüzden kan akmamalı.
O reis âlicenaplık karşısında o kadar memnun olup der ki:
- O zaman ben de bütün zararı bağışladım.
Böylece kan akmadan aralarında sulh olur.
GÖRGÜ.......ÇOCUKLARDA ŞIMARIKLIK
Çocuklarda; kibirlilik, şımarıklık, hırçınlık ve ukalâlık gibi kötü alışkanlıklar; yanlış yetişmesinden, her istediğinin yapılmasından ve âilesinin yanlış tutumundan ileri gelir. Böyle çocuklar, kendilerini herkesten üstün görürler, her şeyi en iyi bildiklerini zannederler. Bunlar, okul ve çevresinde geçimsiz ve sevimsiz olurlar. Çok bilmişlik tavrı, arkadaşları arasında yalnız kalmasına sebep olur. Bu kötü huylardan vazgeçirebilmek için, ona önce iyi bir arkadaş bulunur. Ayrıca, babanın zenginliği, şöhreti, meziyetlerinin övünülecek birşey olmadığı, esas beğenilen ve hoşa giden şeyin, iyi ahlâk ve terbiyenin olduğu telkin edilir.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
12 Ağustos 2026
"Gıybet, kul hakkına girer!"
Büyük velîlerden ve Tâbiîn’in tanınmışlarından olan Avn bin Abdullah hazretleri, 733 (H.115) senesinde vefât etti.Bir gün Avn bin Abdullah ağlıyor, gözyaşlarını yüzüne sürüyordu!Görenler şaşırdılar.Hayretle kendisine;"Gözyaşlarını niçin yüzüne sürüyo...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."