Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Sünnetlere, 'namaza...' diye niyet etmek
Namaz vakti içinde, o vaktin farzından başka kılınan her namaz o vaktin sünneti de olmaktadır.Sual: Beş vakit namazın sünnetlerini kılarken, sadece 'A...
Bir kimse, bir günah yapmak istese ve sonra Allahtan korkup terk eylese, o kula iki Cennet ihsan olunur. Hadîs-i şerîf
-
Kurban Bayramı’nda Minâ’da izdiham (2015) [800 ölü] Uyvar Kalesi’nin fethi (1663) - Bolvadin’in kurtuluşu (1921)
DİLENCİLİK YAPMA
Resûlullah efendimiz, yiyecek dilenen birini gördü ve ona sordu:
- Evinde bir şey var mı?
- Evet, yarısını altımıza serip örtündüğümüz kilim ile su içtiğimiz bir testimiz var.
- Onları getir!
O da g...
DİLENCİLİK YAPMA
Resûlullah efendimiz, yiyecek dilenen birini gördü ve ona sordu:
- Evinde bir şey var mı?
- Evet, yarısını altımıza serip örtündüğümüz kilim ile su içtiğimiz bir testimiz var.
- Onları getir!
O da gidip getirdi. Allah Resûlü oradakilere sordu:
- Bunları alan yok mu?
Oradakilerden biri dedi ki:
- Ben bir dirheme alırım!
Peygamberimiz tekrar ederek sordu:
- Daha fazla veren yok mu?
Bir başka Eshâb-ı kirâm fiyatı arttırdı:
- Ben iki dirheme alırım!
Eşyalar iki dirheme satıldı. Sevgili Peygamberimiz, iki dirhemi mal sâhibine teslim ederek şöyle buyurdu:
- Bir dirhemine ailen için yiyecek al; bir dirhemine de bir balta al ve bana getir!
O kimse, aldığı baltayı getirdi; Sevgili Peygamberimiz mübârek elleriyle ona bir sap taktılar ve şöyle buyurdular:
- Git, odun kesip sat, seni onbeş gün görmeyeyim!
O kimse gitti. On beş gün sonra, on dirhem kazanmış olarak geldi. Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurdu:
- Bu çalışman, kıyâmet gününde, dilenciliğin alnında bir leke olarak bulunmasından daha hayırlı oldu.
GÜNÜN TARİHİ........ UYVAR KALESİNİN FETHİ
Budapeşte’nin 80 km kuzeybatısında ve Viyana’nın 110 km doğusunda yer alan Uyvar Kalesi, 17. yüzyılda doğudan Orta Avrupa’ya açılan en önemli kapıydı. 1663-1664 Osmanlı-Avusturya Savaşı; Erdel, Eflak ve Boğdan Beyliklerinin Avusturya’nın desteğiyle Osmanlı Devleti’ne karşı isyan etmeleri sonucu çıktı. Sadrazam Fâzıl Ahmed Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusu, 18 Ağustos 1663 günü, burasını kuşattı. Uyvar, Avrupanın en müstahkem kalesiydi. 37. gün, kale dayanamadı ve 24 Eylül günü teslim oldu. Bir kimse kararlılık, azim, cesaret, şecaat ve yiğitlik gösterdiğinde; “Uyvar önünde bir Türk gibi kuvvetli.” denilmesi, Avrupa’da atasözü hâlinde yerleşti.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
24 Eylül 2026
Her ilimde derya olan zat...
Abdülhakîm Arvâsî hazretleri “rahmetullahi aleyh” sülâle-i Resûlden bir büyük âlim zâttır.İlmiyle âmil büyük bir velî idi.Yanında çok âlimler yetişti.Güzel sîmâlı, buğday benizliydi.Nûrlu ve sevimliydi.Kaşları hilâl gibi kabarık ve inceydi.Gözleri ir...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Regâib Kandili'na 77 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."