Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Resulullahın Hendek Harbindeki duası
Resulullah Efendimiz Hendek Savaşında dua ederek Huzeyfetebni Yemânî'yi istihbari bilgi getirmesi için müşriklerin arasına gönderdi...Sual: Peygamber ...
Hiçbir şey, kaybedilmiş vakti telâfi edemez. Ferîdüddîn-i Genc-i Şeker “Rahmetullahi aleyh”
- Suriye’de Afrin Harekâtı sona erdi (2018) (Edirne) Balkan Şehitlerini Anma Günü - Çaylak Fırtınası
DOĞRU OLAN, 1982 VE EVVELİ NAMAZ VAKİTLERİNİN AÇIKLAMASI (1)
Türkiye Takvimi’ndeki, internette de neşredilen oruc ve namaz vakitleri, Osmanlı âlimlerinin en yüksek makamı olan Meşîhat-i İslâmiyye’nin hazırladığı 1916 senesi İlmiyye Sâl Nâmesi ismindeki takvimde...
DOĞRU OLAN, 1982 VE EVVELİ NAMAZ VAKİTLERİNİN AÇIKLAMASI (1)
Türkiye Takvimi’ndeki, internette de neşredilen oruc ve namaz vakitleri, Osmanlı âlimlerinin en yüksek makamı olan Meşîhat-i İslâmiyye’nin hazırladığı 1916 senesi İlmiyye Sâl Nâmesi ismindeki takvimden ve İstanbul Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nin 1958 tarih ve 14 sayılı Türkiye’ye Mahsûs Evkât-ı Şer’iyye kitabından alınmıştır. Aynı vakitler için, 1926 senesindeki Takvim-i Ziyâ’da diyor ki: “İşbu takvim, Diyanet İşleri Riyaseti Heyet-i Müşâveresi tarafından tetkik edilip, riyaset-i celîlenin tasdiki ile tab’ edilmiştir.”
Doğru namaz vakitlerinin değiştirilmemesi hususunda, Elmalılı Hamdi Yazır, Sebîl-ürreşâd Mecmuası’nın 22. cildinde tafsilâtlı malumat vermiştir. 1983’e kadar, Türkiye’de temkin zamanını ve imsakta güneşin ufuktan yükseklik açısını kimse değiştirmemiş, bütün âlimler, velîler, şeyhülislâmlar, müftüler, bütün Müslümanlar, asırlar boyunca namazlarını bu şer’î vakitlerinde kılmışlar ve oruçlarına bu vakitlerde başlamışlardır. Takvimimizde temkin zamanı ve güneşin imsakta ufkun altındaki yükseklik açısı değiştirilmemiş, namaz ve oruç vakitleri, doğru olarak bildirilmiştir.
İmsak vakti: Dört mezhebte de şer’î gecenin sonunda, fecr-i sâdık denilen beyazlığın ufuk hattının bir noktasında görülmesi ile, yânî, Güneş ufuk hattına -19 derece yaklaşınca başlar. Oruç da, bu vakitte başlar.
İslâm alimleri ve İslâm astronomi mütehassısları, 1982 senesi ve evvelinde, imsak vaktinde güneşin ufkun altında (-19) derece olduğunda ittifak, yânî söz birliği etmişlerdir. Bu ittifak, hem Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kuruluşundan, 1982 senesine kadar muhtelif yazılarında ve hâlen yayında olan sitelerinde de bildirilmiştir. Meselâ; 1958 senesinde bir köşe yazarına verilen cevap yazısında, 13.08.2010 tarihinde bir okuyucusunun sualine cevabında, 17.07.2013 tarihindeki “Basın Açıklaması”nda açıkça bu söz birliği ifade edilmektedir. 1400 seneden beri de, imsak vakti hesabında, ufkun altında (-19) derece uygulanagelmiştir. T.C. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nin 08.07.1992 tarih ve 1354 sayılı yazısı ile de, bu söz birliği teyid ve ifade edilmiştir. 1983 ve daha sonraki senelerde, imsak vakti hesabında (-18) derece kullanılmış ve temkinsiz imsak ve yatsı vakitleri verilmiştir. Öğle ve ikindi vakitlerinde de, zaruri olan temkin müddeti azaltılmıştır. Bu şekilde verilen vakitlerin hepsi yanlıştır. 1898 senesinde Maarif nezaretince bastırılan, Muhtasar İlm-î Heyet isimli kitapda, “Güneş, ufka -19 derece yaklaşınca, fecirden temkin çıkarılmakla imsak bulunur.” denmektedir. (Devamı yarın)
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
25 Mart 2026
"Allah’ım, bize dünyâda da âhirette de iyilik ver"
Hamîd-üt-Tavîl hazretleri, Tâbiîn’in meşhur hadîs âlimlerindendir. Basra’da yaşadı ve 143 (m. 761)’de namaz kılarken vefât etti.Bu zât rivâyet ediyor:Peygamberimiz “aleyhisselâm”, bir gün çok zayıf, kuş yavrusu gibi olmuş bir kişiye rastladı.Dikkatin...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 60 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."