Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Orucu bozmayan hâller
Bir kimse, Ramazan-ı şerifte oruçlu olduğunu unutarak yese, içse orucu bozulmaz.Sual: Oruçlu iken, hangi hâller, hangi durumlar orucu bozmaz, bozulmas...
Ramazanda bir oruçluya iftar verenin, günahları affolur. Cehennemden azat olur. Hadîs-i şerîf
-
Şehzâde Cem Sultan’ın vefâtı (1495) - Çıldır‘ın kurtuluşu (1921) Araklı, Sürmene, ve İspir’in kurtuluşları (1918)
“ASKER EVLÂTLARIM”
1918 yılı Eylül sonlarında Suriye ve Filistin cephelerindeki Yıldırım Orduları’nın hezimete uğrayarak kuzeye çekilmesi, Makedonya Cephesi’nin çökmesi, Osmanlı kamuoyunda olumsuz bir havanın esmesine s...
“ASKER EVLÂTLARIM”
1918 yılı Eylül sonlarında Suriye ve Filistin cephelerindeki Yıldırım Orduları’nın hezimete uğrayarak kuzeye çekilmesi, Makedonya Cephesi’nin çökmesi, Osmanlı kamuoyunda olumsuz bir havanın esmesine sebep olmuştu. Bu vaziyet karşısında 1 Ekim 1918 tarihli şu Hatt-ı Hümâyun (Pâdişah Fermanı) yayınlanmıştı:
“Asker Evlâtlarım! Bugün fâik bir düşmanın taarruzuna fedâkârane mukabele etmemiz icap ediyor. Bir askerin cesâret ve sadâkatının büyüklüğü ancak böyle sıkışık zamanlarda belli olur. Bu müşkül günlerde gösterdiğiniz şecâat ve metânetten dolayı cümlenize beyân-ı teşekkür ederim. İçinde bulunduğumuz müşkülât hiçbir veçhile cesâretinizi kırmasın; bilâkis, şimdi bütün kuvvetinizle düşmana karşı koyarak, memleketimizde daha ziyâde ilerlemesine mani olmanız gerekmektedir. Ben her an sizi düşünmekte ve muvaffakiyetinize duâ etmekteyim. Ölüm haktır. Mertçe uğraşıp Allahın takdiri anında ölmek, korku ile köyünde bin defa ölmekten yeğdir. Bu inançla elbirliği ile çalışınız! Her hâlde tevfikat-ı süphâniyeye mazhar olursunuz!”
Tarih ve Medeniyet - Ocak 1998
YEMEK............ AŞMALI YAHNİ
MALZEMELER: 250 gr kuşbaşı et, 1 kuru soğan, 1 kaşık salça, 2 kaşık tereyağı, 250 gr kuru kayısı açması, tuz, pulbiber.
YAPILIŞI: Etler uzun doğranmış soğanlarla birlikte tereyağında soğanlar pembeleşinceye kadar kavurulur. Salça, tuz ve pulbiber eklenerek hafif karıştırılır. Daha sonra kuru kayısılar eklenerek hafif karıştırılır. Kavurma işleminden sonra üzerine aldığı kadar ılık su eklenerek 20 dakika kadar orta derece ateşte pişirilir. 5 dakika sonra servis edilir.
RAMAZAN MÂNİLERİ
İşte geldi Ramazan,
Bir hoş oluyor insan,
Kıymetini bilene,
Ne de büyük bir ihsân.
Seni hepimiz sevdik,
Ne bereketler gördük,
Sahûr, iftar sendedir,
Her ay sen olsan, dedik.
Salevâtı söyledik,
Temcit pilavı yedik,
Soframızdan kalkarken,
Rabbimize şükrettik.
Okudum yazar oldum,
Davette gezer oldum,
Her gün börek istiyor,
Nefsime kızar oldum.
İftar vakti oldu mu?
Ayran tasa doldu mu?
Yanındaki fakîre,
Yemek veren oldu mu?
Hoşafın suyu boldur,
Bir kepçe daha doldur,
Sahura köfte varmış,
Ne olur erken kaldır.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
25 Şubat 2026
Mahşer günü mahcup olan kul!
Tâbiîn’in büyüklerinden Atâ bin Ebî Rebah hazretlerine;“Bir kimsenin velî olduğu nasıl anlaşılır efendim?" diye sordular.Cevâbında;"Tatlı dili, güzel ahlâkı, güler yüzü, cömertliği, münâkaşa etmemesi, özürleri kabûl etmesi ve herkese merhamet etmesiy...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Bugün Ramazân-ı Şerif
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."