Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Cumadan önce camide namaz kılmak
Güneş tepe iken, her namazı kılmak haramdır.Sual: Cuma günü, camiye erken gidip, vakit girinceye kadar namaz kılmanın dinen mahzuru olur mu?Cevap: Gün...
Allahü teâlânın adını anarak isteyene veriniz! Size iyilikte bulunana mukâbele ediniz! Hadîs-i şerîf
- Turgut Reis’in Ponza Zaferi (1552) Edirne-İstanbul telgraf hattının hizmete girmesi (1865)
UZAYIN BÜYÜKLÜĞÜ
Uzay o kadar büyüktür ki, onu metre cinsinden anlatmak imkânsız gibidir. Bunun için uzay ölçülerinde Işık Yılı ölçüsü kullanılır. Işık, bir saniyede 300.000 km yol alır. Yani, 1 saniyede dünyayı 7 d...
UZAYIN BÜYÜKLÜĞÜ
Uzay o kadar büyüktür ki, onu metre cinsinden anlatmak imkânsız gibidir. Bunun için uzay ölçülerinde Işık Yılı ölçüsü kullanılır. Işık, bir saniyede 300.000 km yol alır. Yani, 1 saniyede dünyayı 7 defa dolaşır. Işık yılı da, ışığın bir sene boyunca katettiği mesafedir ki; 9.460.800.000.000 km eder. Bu hesaba göre, Ay'ın ışığı bize 1 saniyede, Güneş'in ışığı 8 dakikada, Uranüs gezegeninin 3 saatte, dünyaya en yakın yıldız olan ve güney yarımküreden görünen Alfa Centauri yıldızının ışığı 4 yılda, kuzey yarımküreden görünen Sirius yıldızının ışığı 8 senede dünyaya ulaşır.
Gökyüzünde gördüğümüz ve gözle göremediğimiz milyarlarca yıldızın ışıkları ise, dünyamıza milyonlarca ışık yılında gelmişlerdir. Hatta, daha dünyaya ışığı ulaşmamış birçok yıldızın olduğu kabul edilmektedir. Şu hâlde; biz yıldızlara bakarken şimdiki hâllerini değil, ne kadar uzakta iseler o kadar zaman evvelki hâllerini görüyoruz.
Bâzı gecelerde, gökyüzünde boydan boya görülen buluta benzer bir kuşağa Samanyolu denir. Bu kuşak, milyarlarca yıldız ve gazdan meydana gelmiştir. Uzayda bu samanyolu gibi olan yıldız kümelerinden 100 milyar kadar vardır. Dünyamız da, samanyolu içindeki 200 milyar güneşten bir tanesi etrafında dönen küçük bir gezegendir.
YEMEK.......... PİRZOLA PANE
MALZEME: 1 kilo pirzola, 1 bardak zeytinyağı, 4 yumurta, 1 fincan kaşar peyniri, 1 fincan galeta unu, 1 fincan un, tuz, karabiber.
YAPILIŞI: Yumurtalar bir kaba kırılır. Rendelenmiş kaşar peyniri katılarak iyice karıştırılır. Galeta unu da düz bir kaba konur. Daha önce tuzlanıp biberlenen pirzolalar, önce una, sonra yumurtaya, daha sonra da galeta ununa bulanarak kızgın yağda iki tarafı da pembeleşinceye kadar kızartılır. Bir tabağa alınarak, kızarmış patates ve maydanozla sıcak sıcak servis yapılır.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
05 Ağustos 2026
Keşke ben doğmasaydım
Tâbiîn devrinin büyük velilerinden olan Atâ Süleymî hazretleri, Basra’da doğdu.757’de (h.140) vefat etti.Allah’tan çok korkardı.Bazen sevdiklerinden;"Bana ruhsat, kolaylık gösteren hadisleri; dinde kolaylık gösteren hükümleri söyleyin ki, korku hâlim...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."