Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Haccın geciktirilmesi günahtır
Vücub şartları bulunmakla beraber, eda şartları da kendisinde bulunan kimsenin, o sene hacca gitmesi farz olur.Sual: Bir kimseye hac farz olduktan son...
Almayı, vermekten daha tatlı gören, evliya olamaz. Ebû Medyen-i Mağribî “Rahmetullahi aleyh”
- Sait Faik Abasıyanık’ın vefâtı (1954) - Aile Haftası Yağmur Mevsiminin sonu - Vakıflar Haftası
SİYONİSTLERİN HEDEFLERİ
1- Genç nesilleri ahlâka zıt telkinlerle ifsad etmeli.
2- Aile hayatını yıkmalı. Herkes zevk ve safasında hür olmalı (!)
3- İnsanlara, suçları ve ayıplarıyla hükmetmeli.
4- Sanatı düşürmeli; bilhassa ...
SİYONİSTLERİN HEDEFLERİ
1- Genç nesilleri ahlâka zıt telkinlerle ifsad etmeli.
2- Aile hayatını yıkmalı. Herkes zevk ve safasında hür olmalı (!)
3- İnsanlara, suçları ve ayıplarıyla hükmetmeli.
4- Sanatı düşürmeli; bilhassa edebiyatı müstehcen ve şehevi istikamete çevirmeli.
5- Mukaddesata saygıyı tahrip etmeli. Muhterem sayılan insanlara rezâlet isnat etmeli.
6- Hesapsız bir lüks ve başdöndürücü modalar çıkarıp, çılgınca israfı desteklemeli.
7- Kalabalıkların gözünü eğlencelere, oyunlara, ölçüsüz spor mücadelelerine bağlamalı.
8- Müfrit nazariye ve sistemli şüpheciliklerle etrafı bulandırmalı, îmâna yer bırakmamalı.
9- Uyuşturucu ve içkilerle rûhları ve vücudu kemirmeli.
10- Her an bir hoşnutsuzluk doğurmalı, daimi şikayete yol açmalı ve içtimai sınıflar arasına kin ve itimatsızlık sokmalı.
11- Servet ve nüfus sahiplerini ağır vergiler altında ezdirmeli, onları borca, iflasa sürüklemeli.
12- İşçileri münasip anlarda grevle zehirlemeli, anarşiyi körüklemeli.
13- Yüksek tabakaya, aşağı tabakaya karşı dâimâ bir emniyetsizlik aşılamalı.
14- Sanayiye ziraati ezdirmeli, ticaret yöneltilmeli.
15- Bir takım saçma nazariyeler ve ütopyalar üreterek, sürüyü seraplar peşinde gezdirmeli.
16- Hayat pahalılığını mütemadi tahrik etmeli ve sınıflar arasında refah tezadını müthiş mikyaslara çıkarmalı.
17- Beynelmilel vakalar çıkararak silahlanma ve itimatsızlık yarışını kuvvetlendirmeli.
18- Milletlerin teshil ve terbiyesi bakımından, onların köklerinden ayıracak ve kaynaksız bırakacak her tedbire başvurmalı.
19- Meşru hükümet şekillerini yalnız lafta bırakarak istibdada zemin hazırlamalı.
20-Siyasi buhran anlarını kollayarak muvazeneyi altüst edici tedbirleri ihmal etmemeli.
21- Vaktinde her türlü kredileri kestirerek panik doğurmalı; iktisadi krizleri itina ile beslemeli.
22- İktidardakileri, ahlâksızlık ve seciye yarışına kaydırmalı ve sırlarına hâkim olunmalı.
23- Hükümetlerin, istenen anda ölümünü hâlletmeli. Elem, ıstırap, açlık ve adâletsizlik musluklarını elde tutmalı ve bütün menfi cereyanları harekete geçirmeli.
Necip Fazıl Kısakürek
(Yahudilik, Masonluk, Dönmelik
kitabından)
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
11 Mayıs 2026
"Sen büyük âlimsin, kadı olacaksın"
Seleme bin Dînar hazretleri şöyle anlatıyor:Zamânın Halîfesi Ebû Câfer, o devrin en büyük âlimlerinden olan Ebû Hanîfe, Süfyân-ı Sevrî, Mis'âr bin Kedam ve Şüreyk bin Abdullah’a haber gönderip huzûruna çağırdı.Bunlar birleştiler.Ve yola çıktılar...An...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 14 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."