Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İnsanlardan istemek zillettir
Zillet, aşağılık, hakirlik demektir. İnsan, sadece Allahü teâlânın huzurunda, kendini böyle aşağı, hakir görür.Sual: İnsanlardan yiyecek, içecek istem...
Bir insan için en hayırlı beş üstünlük şunlardır: İman, mal, utanma, güzel ahlâk, cömertlik. Hadîs-i şerîf
- En sıcak günler (2018) Şanlıurfa’da güneşte 60 0C sıcaklık
BİR HÂTIRANIN ÖZETİ
MEB emekli Başmüfettişi Sayın Ahmet Yurdakul'un “Bir Hatıra” başlıklı mektubundan:
Çok güzel Türkçe konuşan ve Müslüman olan bir Alman'ın, adı Ahmed olunca Türk zannedilip İzmir'de nezarethaneye atılı...
BİR HÂTIRANIN ÖZETİ
MEB emekli Başmüfettişi Sayın Ahmet Yurdakul'un “Bir Hatıra” başlıklı mektubundan:
Çok güzel Türkçe konuşan ve Müslüman olan bir Alman'ın, adı Ahmed olunca Türk zannedilip İzmir'de nezarethaneye atılır. Soyadını bile okumazlar. Kendisinin Alman olduğunu söylemesine rağmen, inandıramaz. Suçu, giydiği kıyafet: “Başında bir sarık, yere kadar bol bir elbise, bembeyaz sakal...”
Nezaretten ayrılırken, Ahmed Schmieder onlara der ki:
“Beni kılık kıyafetimden dolayı tutukladınız... Ben bu kıyafetimle, sizin atalarınız Fatih'e, Yavuz'a, Kanuni'ye benziyorum. Sizler de şimdi benim atalarım Hanslara, Schüller’e benziyorsunuz. AB'ye giriş kılık kıyafetle olmaz. Fikirle olur, medeniyet ve kültürle olur.”
Alman Ahmed nasıl Müslüman olduğunu şöyle anlatıyor:
“Pakistan'a gitmiştim. O zamanlar ateisttim. Hiçbir din beni ilgilendirmiyordu. Akşamdan sonra minâreler ışıklandırılmış, müezzinler çeşitli ilâhiler söylüyorlardı. Uzun uzun dinledim. Bir ahenk vardı. Çoğu Arapça olduğu için anlamıyordum. Ertesi gün Pakistan Din İşleri Bakanlığı'na gittim. ‘Akşamki merasiminiz ne idi?’ dedim. Yetkililer bana; ‘Akşam Peygamberimiz Hazret-i Muhammed’in doğum günü idi. O'nu anıyorduk.’ dediler. ‘Öyleyse O'nun bana bir kitabını verin!’ dedim.
Bana bir hadis kitabı verdiler. Rastgele bir sahifesini açtım, tercüme ettirdim. ‘Dişlerinizi misvakla temizleyin!’ diyordu.
Misvakın ne olduğunu sözlükten öğrendim. Laboratuvara götürdüm, incelettim: Misvak; vitamin yüklü bir madde. Eğer kullanılırsa, dişlerde skorbüt denilen hastalığın önüne geçiyor. Suyu, midede özümlemeyi, sindirimi ve bağırsakların işini kolaylaştırıyor. Devamlı kullananlarda basur denilen rahatsızlık olmuyor. İşte bir odun parçası beni hidayete eriştirdi ve Müslüman oldum.
Misvakın daha başka faydaları da var. Ne var ki, bir Alman’a bu kadarı kâfi geldi...”
ZEKÂ BULMACASI...... HABER
Bir fabrikada 127 işçi çalışıyor. Her işçi diğer 3 işçiyi tanıyor. 1 Ocak’ta fabrikadaki işçilerden biri ilginç bir haber duyuyor ve bu haberi bir gün sonra tanıdığı üç kişiye anlatıyor. Hangi tarihte haberi bütün işçiler duyar?
(Cevabı yarın)
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
27 Haziran 2026
"Kabre girenin hâli nice olur?”
On dördüncü yüzyılda Suriye'de yetişen velîlerden Abdurrahman bin Sekkaf hazretleri, 1517 (h. 923) senesinde Yemen’de vefât etti.Bu zât, otuz sene boyunca çok az uyudu.Ona soruyorlardı:"Niye uyumazsın?"Cevap olarak;"Sağ yanına yattığında Cenneti, sol...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."