Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Haccın farz olmasının şartları
Bir kimseye haccın farz olması için, vücub şartlarının o kimsede bulunması lazımdır.Sual: Bir kimseye haccın farz olması için, o kimsede ne gibi şartl...
Ana-babasına hizmet edenin ömrü bereketli ve uzun olur. Hadîs-i şerîf
-
Dünya Anneler Günü - Engelliler Haftası Danıştay’ın kuruluşu (1868) - Danıştay Günü
ANNE HAKKI
Dünyada bir insan için, anne hakkından daha ehemmiyetli bir hak yoktur. Düşünmeli ki anne, çocuğunu 9 ay karnında taşıyor. Onu kendi kanıyla besliyor. Büyük bir ızdırap, büyük bir heyecanla onu dünyay...
ANNE HAKKI
Dünyada bir insan için, anne hakkından daha ehemmiyetli bir hak yoktur. Düşünmeli ki anne, çocuğunu 9 ay karnında taşıyor. Onu kendi kanıyla besliyor. Büyük bir ızdırap, büyük bir heyecanla onu dünyaya getiriyor. Bebek iken, onun için aylarca uykusuz kalıyor. Kendi sütü ile besliyor. Sonra, onun her yaştaki yaramazlıklarını çekiyor.
Bu zahmetler para ile, menfaat ile olur işler değildir. Bu zahmetlere anne, ancak Allahü teâlânın verdiği şefkat duygusuyla tahammül edebiliyor. Bu büyük zahmet karşısında, çocuğun annesine neler borçlu olduğu meydandadır. Çok zaman çocuk, annesinin hakkını ödeyecek zamanı ve imkânı bulamıyor. Annesine isyankâr olan bir çocuk, artık bir asi, bir eşkıyadan farksız bir insan demektir. Bu çocuğun büyüdükten sonra, annesini dinlememesi, onu üzmesi, ona eziyet etmesi, insanı çileden çıkardığı gibi, Allahü teâlânın gadabını, cezasını kendi üzerine çeker.
Ne yazık ki pek çok çocuklar, gençliğin verdiği hoyratlık ve kadirbilmezlik yüzünden, annelerinin haklarını çiğniyorlar. Onları üzüyorlar. Böyle anneler bâzen zor durumda kalarak, çocuğu için Allahü teâlâdan bedduâ ederse, bu duâ kabul olunabilir. O zaman çocuk, dünyada iken bile, cezasını çeker. Âhıretteki cezası ise, tasavvur edilemeyecek derecede acıdır. Biraz idraklı ve anlayışlı olan bir çocuk, annesinin hakkını düşünebilir ve onun dediklerini seve seve yapar. Onun gönlünü kazanmaya dikkat eder. Eğer çocuk, annesinin kalbini kırmış ise, hemen af dilemeli, bir daha onu gücendirmemeli. İkinci veya üçüncü defa annesinin kalbini kırmış ise, tekrar af dilemeli, artık bir daha gönlünü kırmamaya dikkat etmelidir. Anne hakkı üzerinde olarak âhırete gidenlerin âkıbeti çok acıdır. Tam İlmihål Seâdet-i Ebediyye (S: 710)
DÜNKÜ CEVAP
Kg
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
09 Mayıs 2026
"Senin hâlin nice olur?"
Seleme bin Dînar hazretleri, Tâbiîn’in büyük âlim ve velîlerindendir.Medîne âlimi ve kadısı idi. Aslen Farslıdır. 140 (m. 757) senesinde vefât etti...Bu zât, kendi nefsine hitâben;"Ey Seleme! Kıyâmet günü bir münâdî çıkıp da; 'Ey şu şu günahları işle...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 15 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."