Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Dinden uzaklaşmak felaket getirir!
Endülüs'teki Müslümanlar, İslam ahlakını bıraktıklarından İspanyollara yenik düştüler!..Sual: İnsanların, Allahü tealanın emir ve yasaklarını dinlemem...
Âlimin hatası, kaptanın hatasına benzer. Gemi batınca, onunla beraber birçok insan da batar. İmâm-ı Mâverdî “Rahmetullahi aleyh”
- Bitlis’in kurtuluşu (1916) - Revan’ın fethi (1635) Sultan IV. Mehmed Hân’ın taht’a çıkması (1648)
ORDU-MİLLET
Ben Ordu-Millet’i çocukken ninemden öğrendim. Anneannem Zekiye hanım, 1965’de 85 yaşında Tokat Erbaa’da vefât etti. Anneannemin beyi Tevfik dedem ve kardeşi Hüseyin efendi, Erzurum’a intikal eden 28. ...
ORDU-MİLLET
Ben Ordu-Millet’i çocukken ninemden öğrendim. Anneannem Zekiye hanım, 1965’de 85 yaşında Tokat Erbaa’da vefât etti. Anneannemin beyi Tevfik dedem ve kardeşi Hüseyin efendi, Erzurum’a intikal eden 28. Tümenle harekâta iştirak etmiş, Sarıkamış’ta 90 bin şehidimizle beraber soğuktan donup şehîd olmuştur. Ninem 4 çocuğu ile dul kalmış, tarlaları ekip biçerek, evlenmeden, kendi çocuklarını büyütmüş, 5 vakit namazında nûr yüzlü bir Osmanlı Hanımefendisi idi.
Ninemin kilerde 80 cm eninde, 80 cm derinliğinde, 150 cm boyunda bir sandığı vardı. Bu sandıkta erzak vardı. Sandığı 2-3 ayda bir boşaltır, erzakı kontrol eder, temizler, yeniden istif ederdi. Bazen bir kısmını harcar, yerine tazesini koyardı. Ninemin sandığında, miktarları yaklaşık şu malzemeler vardı:
3’er kg’lık bez torbalarda aşlık bulgur, fasulye, mercimek, toz şeker, kaya tuzu, un, makarna, şehriye, 25-30 kadar küçük peksimet, kibrit, çıra, sabun, mum, pamuk, 4-5 makara iplik, tentürdiyot, kuru incir, üzüm, küçük teneke kutularda bal ve zeytinyağı. Bir aileyi bir sene idare eder.
İlkokulda iken birgün nineme sordum:
- Bu malzemelere ne lüzum var, niçin saklıyoruz?
- Bak yavrum, dedi. Bu sandık Harp Sandığı’dır. Benim annemin, ninemin, babaannemin de hep Harp Sandığı vardı. Biz düşmanı çok bir milletiz. Bizim hayatımız harp yavrum. Ninem Kırım Harbini, anam 93 Harbini görmüş, ben de Balkan Harbi’ni, Seferberliği, İstiklal Harbi’ni İkinci Cihan Harbi’nin kıtlık yıllarını gördüm. Harp başlar başlamaz, her şey ateş pahası veya yok olur. Bu harp sandığı olmasa, çoluk çocuk hep açlıktan kırılır, telef oluruz...
Em. Alb. Fahrettin Tacar TÜRKİYE GAZETESİ
ZEKÂ BULMACASI........KAÇ YAŞINDALAR
Ali, babasının bugün bulunduğu yaşa geldiğinde, kızkardeşi şimdiki yaşının 2 katı olacak; ayrıca, kızkardeşi babasının bugünkü yaşına ulaştığında, Ali'nin yaşı, bugünkü yaşının 2 katı olacak.
Bu üç kişinin yaşlarının toplamı 100 yıl etmektedir. Herbirinin yaşını bulabilecek misiniz? (Cevabı yarın)
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
08 Ağustos 2026
Ölüm acısını duymayanlar!..
Tâbiîn devrinde Medîne'de yetişen büyük âlimlerden Atâ bin Yesâr hazretleri, 84 yaşında iken 721 (H.102) târihinde İskenderiye’de vefât etti.Bir gün sohbetinde;"Müminin ölümü, büyük saadettir. Çünkü ölümle Rabbine kavuşacak" buyurdu.Ve şunu anlattı:K...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."