Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İbadetleri neşeli yapmalıdır
"İbadetleri takat getireceğiniz kadar yapınız. Neşe ile yapılan ibadetin kıymeti çok olur."Sual: İbadetleri zevkle yapabilmek için kişinin dinlenmiş, ...
Helâle, harama dikkat ederek çalışıp kazanan kimseyi, Allahü teâlâ çok sever. Hadîs-i şerîf
- Sakarya Zaferi (1921) ve Şehitleri’ni Anma Günü - İlköğretim Haftası Bergama, M. Kemalpaşa ve Karacabey’in kurtuluşları (1922)
TAYFUN BLOCK-4 FÜZESİ
22-27 Temmuz 2025 tarihleri arasında İstanbul'da düzenlenen 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’ında (IDEF) ROKETSAN tarafından geliştirilen ve yerli savunma teknolojisinin geldiği noktayı simgel...
TAYFUN BLOCK-4 FÜZESİ
22-27 Temmuz 2025 tarihleri arasında İstanbul'da düzenlenen 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’ında (IDEF) ROKETSAN tarafından geliştirilen ve yerli savunma teknolojisinin geldiği noktayı simgeleyen, TAYFUN BLOK-4 Balistik Füzesi, ilk defa kamuoyuna tanıtıldı.
Tayfun Blok-4, Türkiye’nin savunma sanayiinde oyun kurucu duruma ilerlediğinin güçlü bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Çünkü, dünyada bu füzeye sahip çok az ülke bulunuyor.
10 metre uzunluğunda, 938 mm çapında, 7.2 ton ağırlığında olan füze, Mach 5 (Ses hızı 1.235 km/s) üzerindeki hızıyla hava savunma sistemlerini etkisiz kılıyor. Hipersonik balistik ve stratejik hedeflere karşı geliştirilmiş füze, karadan mobil platformlardan fırlatılabilecek, parçacıklı, delici, yüksek patlayıcılı çok maksatlı harp başlığıdır. 5 metrelik hassasiyetle hedef vurabiliyor. Gece ve gündüz dâhil her türlü havada görev yapabilecek. 2025 yılı sonunda Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girmesi hedefleniyor. ROKETSAN, 6 yenilikçi sistemi daha tanıttı: Gökbora, Akata, Eren, İHA-300, 300 Er ve Şimşek-2. TÜRKİYE GAZETESİ 22 Temmuz 2025
GÜNÜN TARİHİ............ BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİ
Osmanlı Devleti zamanında, en büyük deprem, 14 Eylül 1509 tarihinde oldu. Çok şiddetli bu deprem, İstanbul ve Trakya Bölgesi’ni yerinden oynattı. Artçılarla 45 gün devam eden depremde, 13.000 kişi öldü. 109 câmi ve mescit, 1070 ev harap oldu.
Ayrıca; Gelibolu, Silivri, Edirne ve Dimetoka’yı da harabeye çevirdi. Çorlu halkının ise, üçte ikisi öldü. Sultan II. Bâyezid Hân, zelzeleden sonra hızlı bir imar faaliyetine girişti. Anadolu ve Rumeli’den 77.000 işçi, 3.000 usta getirtildi. 65 gün içinde, kış gelmeden İstanbul ve diğer yıkılan yerleşim yerleri, eskisinden daha iyi olarak imar edildi. Deniz o kadar dalgalandı ki, sâhilin İstanbul surlarını aşıp Galata Kulesi’nin önlerine kadar geldiği söylenir.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
14 Eylül 2026
Gıybeti dinlemek de caiz değil!
Ömer bin Abdülazîz hazretleri, çok servet sâhibi olup, çok da cömertti...Servetini severek verirdi fakîrlere.Halîfe Melik bin Abdülmelik zamânında, Mekke ve Medîne'ye vâli tâyin edilmişti.Emri alır almaz gitti oraya.Âlimlerden büyük bir grup bunu hab...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."