Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Her derdin ilacı vardır...
Her sıkıntının, her üzüntünün çaresi vardır. Bir şeye kavuşmak isteyen, o şeyin sebebine yapışır.Sual: "Her derdin, hastalığın, sıkıntının ilacı var d...
Edep iki kısımdır: Kalbi temizlemek, uzuvları kötülük yapmaktan ve günah işlemekten korumaktır. Ebû Osman Hîrî “Rahmetullahi aleyh”
- Preveze Zaferi (1538) - Deniz Kuvvetleri Günü - Dünya Turizm Günü I. Viyana kuşatması (1529) - Dünya Müslümanlar Günü
ZİRVEDEKİ SON AĞAÇ
Zirvedeki son ağaç,
Solun sağın dik yamaç.
Su bulmak zor etrafta,
Zaman kır, mekân kıraç.
Başka yer yok yolcuya,
Senin gölgene muhtaç.
Burada doyar açlar,
Toklar ise olur aç.
Bu çaresiz devird...
ZİRVEDEKİ SON AĞAÇ
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
27 Eylül 2026
Zekât vermeye fakir bulamıyorlardı...
Ömer bin Abdülazîz hazretleri son günlerini yaşıyordu ki, kayın birâderi ziyâretine geldi.Halîfenin üstündeki gömleği biraz kirlenmiş gördü.Buna çok üzüldü!Kız kardeşini çağırıp;“Beyinin gömleğini yıka!” dedi.Az daha oturup gitti.Ertesi gün geldiğind...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Regâib Kandili'na 74 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."