Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İslâm'ın yayılmasına hizmet etmek
Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını, sözlerini yaymak için, keramet sahibi olmak, âlim olmak şart değildir.Sual: İslâm dininin doğru olarak öğrenilme...
Misafir için külfete girmeyin! Kim ki misafiri küstürürse, Allahü teâlâyı küstürmüş olur. Hadîs-i şerîf
-
Mithat Paşanın vefâtı (1884) (Eskişehir) Yunus Emre Kültür Haftası
BİR GÜLÜMSEME
• Bir gülümseme; sevginin ve insan olmanın anahtarıdır.
• Bir gülümseme; iç dünyamızın güzelliklerini, dışa yansıtır.
• Bir gülümseme; bir külfeti yoktur, fakat çok şey kazand...
BİR GÜLÜMSEME
• Bir gülümseme; sevginin ve insan olmanın anahtarıdır.
• Bir gülümseme; iç dünyamızın güzelliklerini, dışa yansıtır.
• Bir gülümseme; bir külfeti yoktur, fakat çok şey kazandırır.
• Bir gülümseme; evde saadet, iş yerinde başarıdır.
• Bir gülümseme; başkalarına ikramda bulunmak demektir.
• Bir gülümseme; vereni fakirleştirmeden, alanı zenginleştirir.
• Bir gülümseme; bir an sürer, bazen ise ebediyen yaşar.
• Bir gülümseme; yorgun olan insanı dinlendirir.
• Bir gülümseme; ümitsiz olana neşe ve hayat bahşeder.
• Bir gülümseme; karanlık bir çehreyi aydınlatabilir.
• Bir gülümseme; satın alınmaz, rica ile elde edilemez.
• Bir gülümseme; ödünç verilmez, çalmak da mümkün değildir.
• Bir gülümseme; kendiliğinden verilmedikçe, işe yaramaz.
• Bir gülümseme; ona ihtiyacı olanlara ilâç gibi gelir.
• Bir gülümseme; sevgi köprülerini sağlamlaştırır.
• Bir gülümseme; bazen bir hayat kurtarır.
• Bir gülümseme; bazen bir savaşı da önler.
• Bir gülümseme; sadaka yerine geçer, sevap kazandırır.
• Bir gülümsemeyi, gülümsemeye ihtiyacı olana bol bol verin!
• Bir gülümseme; için hiç kimse, ona ihtiyaç duymadan yaşayacak kadar zengin ve kuvvetli değildir.
GÜNÜN TARİHİ.........MİTHAT PAŞA
Tanzimat Devri Osmanlı sadrâzamlarındandır. 1822'de İstanbul'da doğup, Tâif’te 7/8 Mayıs 1884’de muhafızları tarafından öldürüldü. Mithat Paşa; Rüşdî Paşa, Hüseyin Avni Paşa ve Hasan Hayrullah’la işbirliği yaparak Sultan Abdülazîz Hân’ı tahttan indirip V. Murâd Hân’ı tahta geçirdiler. Abdülhamîd Hân’ın muhâlefetine rağmen Mithat Paşa ve arkadaşlarının basîretsizlikleri yüzünden 24 Nisan 1877'de 93 Harbi diye bilinen Osmanlı-Rus Harbine girildi. Pâdişaha karşı kaba hareketlerde bulunarak herkesin nefretini kazandı. Ziyâ Paşa ve Nâmık Kemâl gibi en yakın arkadaşlarını sürgüne gönderdi. Mithat Paşa, Napoli, İspanya, Paris ve Londra'ya gitti. İngilizlerden çok iltifât gördü. Girit'te ikâmetine izin verildi. Sultan Abdülazîz Hân’ın şehid edilmesinde rol oynadığı tesbit olunarak îdâma mahkum oldu. Pâdişah îdâm hükmünü sürgüne çevirdi.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
07 Mayıs 2026
Boşa geçen günlerime yanıyorum...
Tebe-i tâbiîn’in büyük hadîs âlimlerinden Selâm bin Ebî Muti’ hazretleri 164. (m. 780) senesinde vefât etti.Kendisi Basralıdır.Bu zât şöyle anlatıyor:Bir hastayı ziyârete gitmiştim.İnleyip duruyordu...Acıdım hâline.Ona yaklaştım.Ve kendisine;“Öyle ha...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 18 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."