Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Uygunsuz işleri terk etmeli
Birkaç günlük dünyâ hayatını, Hak teâlânın razı olduğu şeyleri yapmakla geçirmelidir.Sual: Bir Müslüman, nefsine uyarak uygunsuz işleri yapmaya başlar...
Cenab-ı Hak bir kuluna hayır murad ettiği zaman ona hayırlı arkadaşlar nasip eder. Hadîs-i şerîf
- Sultan Gazneli Mahmud’un vefâtı (1030) [H:421] Muş’un kurtuluşu - Alman diktatörü Hitler’in vefâtı (1945)
MÜMİNE KİBİR YAKIŞMAZ
Abbasiler zamanında, halîfe Hârun Reşid hac yoluna çıktı bir sene. Dönüşte debdebe ve ihtişamla Bağdat'a giriyordu ki, Hazret-i Behlül önüne çıktı birden.
“Ey Hârun!” diye seslendi.
Halîfe, yüzündeki ...
MÜMİNE KİBİR YAKIŞMAZ
Abbasiler zamanında, halîfe Hârun Reşid hac yoluna çıktı bir sene. Dönüşte debdebe ve ihtişamla Bağdat'a giriyordu ki, Hazret-i Behlül önüne çıktı birden.
“Ey Hârun!” diye seslendi.
Halîfe, yüzündeki perdeyi kaldırıp “Buyur ey Behlül, bir arzun mu var?” diye sordu.
Hazret-i Behlül;
“Ey Hârun! Allah’ın Habîbi Beytullah'tan dönerken senin gibi yapmazdı.” dedi.
Halîfe sordu:
“Nasıl yapardı peki?”
“O, bir tek kızıl deveye biner, başı önünde, tevâzu göstererek gelirdi. Sen de bu usûle riâyet edersen Hak teâlâ indinde kıymetli olursun. Zîra kullara karşı gurur, mü’min olana hiç yakışmaz.” dedi.
Ve sordu yine:
“Ey Hârun! Beytullahtan halkına ne hediye getirdin?”
Hârun Reşid merak etti:
“Ne hediye getirmeliydim?”
“O hediye, Allah ve Resûlünün sevgisidir. Eğer halkına bunu verebilirsen en güzel hediyeyi götürmüş olursun onlara.”
Hârun Reşid, bunu duyunca ağladı! Ve ricâ etti ki:
“Devam et yâ Behlül!”
O da, devam etti:
“Ey Hârun! Sen bir hükümdârsın. Sakın adâleti elinden bırakmayasın. Mülkünde bir suçsuz kimse zulüm görse, onu senden sorarlar.”
Hârun, ona bir kese altın uzatıp; “Lütfen şu hediyemi kabul et” dedi.
Ancak o, kabul etmedi.
“Bunu fakîre ver” dedi.
Ve ayrılıp gitti...
Halîfe de gözyaşları içinde yoluna devam etti!
GÜNÜN TARİHİ........ GAZNELİ MAHMUD HÂN’IN VEFÂTI
Gazneli Mahmud “rahmetullahi aleyh”, Müslüman Türklerin yetiştirdiği en büyük hükümdarlardandır. İlk Türk-İslâm devletlerinden olan Gazneliler Devleti, bugünkü Hindistan, Pakistan, İran, Afganistan toprakları üzerinde Sultan Gazneli Mahmud tarafından kurulmuştur. Edebiyat ve ilme çok önem verirdi. Sık sık, İslâm âlimlerini meclisine davet ederdi. Âlimlere, din adamlarına, sanatkâr ve askerlere çok önem verir, ihsânlarda bulunurdu. 45 senesi, harplerde geçti. Büyük asker, 61 yaşında, 30 Nisan 1030’da vefât etti.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
30 Nisan 2026
"Günah işlediği zaman üzülen mümindir"
Muhammed bin Yûsüf İsfehânî hazretleri, Tebe-i tâbiînin âlimlerinden olup ibâdete çok düşkündü.Aslen İsfehânlıdır.Bu zât ile Fudayl bin Iyad hazretleri, çok arzu etmelerine rağmen bir türlü tanışamamışlardı.Bir gün, Basra çarşısında, bu iki velî zât ...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 25 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."