Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Dört türlü zekât malı vardır
Senenin ekseri zamanında, çayırda parasız otlayan dört ayaklı hayvanlar zekât malıdır...Sual: Nelerden, hangi mallardan zekât verilir daha doğrusu nel...
Kadınlarınıza eziyyet etmeyiniz! Onlar, Allahü teâlânın sizlere emânetidir. Onlara yumuşak olunuz, iyilik ediniz! Hadîs-i şerîf
- Yıldırım Bâyezid Hân’ın vefâtı (1403) Bilim ve Teknoloji Haftası - Dünya Kadınlar Günü
İHTİKÂR NEDİR
İhtikâr; insan ve hayvan için gerekli gıda maddelerini şehre girmeden yâhud girince halka satılmadan toplayıp, stok edip, pahalandığı zaman satmaktır.
“Bir kimse gıdâ maddelerini kırk gün ihtikâr eder...
İHTİKÂR NEDİR
İhtikâr; insan ve hayvan için gerekli gıda maddelerini şehre girmeden yâhud girince halka satılmadan toplayıp, stok edip, pahalandığı zaman satmaktır.
“Bir kimse gıdâ maddelerini kırk gün ihtikâr ederse, Allahü teâlâ ona darılır. O, Allahü teâlâyı saymamış olur.”
[Zevâcir]
“Kazanan rızıklanmıştır. İhtikâr yapan ise lânetlenmiştir.” [Hadîs-i şerîf-İsti’ab]
“İhtikâr haram olup, yapan mel’ûndûr. İhtikârın haramlığı Müslümanlara zararlı olduğu içindir. Çünkü gıdâ maddeleri, insanların ve hayvanların yaşayabilmesi için lâzımdır.” [İmâm-ı Gazâlî]
“Köylü, tarlasından aldığı gıdâ maddesini istediği zaman satabilir. Acele satması vâcib değildir. Fakat acele etmesi sevâbdır. Pahalı olunca satmayı düşünmesi çirkindir. İlâç ve gıdâ maddesi dışında herkese lâzım olmayan şeylerde bekletmek haram değildir.”
[İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe]
GÜNÜN TARİHİ.........YILDIRIM BÂYEZİD HÂN
Sultan Yıldırım Bâyezid Hân, Osmanlı pâdişahlarından Murâd-ı Hüdâvendigâr’ın oğlu ve Çelebi Sultan Mehmed’in babasıdır. 1360’da Edirne’de doğup, 8 Mart 1403 tarihinde Akşehir’de vefât etti. 1389’dan 1403 yılına kadar hükümdarlık yaptı. Rumeli’de ve Anadolu’da çok şehirler aldı. Macaristan’a kadar fethetti. Niğbolu’da Haçlı ordusunun hepsini perişan etti.
Çok cesur ve çok adil idi. Ömrünü cepheden cepheye koşmakla geçirmiş, Türklüğün ve İslâmiyetin Rumeli’de yerleşmesini sağlamıştır. Câhiller, bu kahraman mücahidi lekelemek için, içki içerdi diye iftira etti ise de, bunu bildiren hiçbir vesika yoktur. Buna benzer diğer pâdişahlara da çeşitli iftiralar atmaktadırlar.
RAMAZAN MÂNİLERİ
Onsekizi bulduk mu?
Allaha kul olduk mu?
Tevbe istiğfar edip,
Kazaları kıldık mı?
Günâhın olsa yığın,
Yine de ona sığın.
Gazabından fazladır,
Rahmeti Allahımın.
Sağır; fısıltıyı dinler,
Kör; geldi diye inler,
Ayaksızla, elsiz de,
Karşı karşıya oynar.
Çıplak; giyecek der ağlar,
Elsiz; çıplağı bağlar,
Kaçmaya hazırlanır,
Topal; tabanı yağlar.
Elsiz; döğüşe koyulur,
Sağır; işitip bayılır,
Kör; bakıp der ki:
Şurada adam soyulur.
Elsiz; dilsizi döğer,
Dilsiz; sağıra söver,
Kör; bunları gözlermiş,
Topal; da kaçmış meğer.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
07 Mart 2026
Meleklerin imrendiği kimseler..
Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti.Bu zât sevdiği bir gence;"Ölüme hazırlan!" buyurdu.Genç cevâben;"Ben henüz gencim efendim" dedi.Büyük velî;"Evet öyle" dedi.Ardından da;"Evet gençsin, ama ec...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
18. Gün Ramazân-ı Şerif
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."