Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Sadaka-i fıtır vermek
Zekât nisabına malik bir Müslümanın, Ramazan Bayramının birinci günü sabahı fıtra vermesi vacip olur.Sual: Ramazan ayında verilen sadaka-i fıtrı, zeng...
Bir kimse îmân edip, namazını kılar, zekâtını verir, orucunu tutarsa, Allahü teâlâ ona Cenneti ihsan eder. Hadîs-i şerîf
- Şeyhülislâm Yahya Efendi (1644), Oflu Hâcı Dursun Efendinin (1977) ve Necmettin Erbakan’ın (2011) vefâtları - II. Cemre’nin suya düşmesi
KURÂN-I KERÎM OKUNAN EV
Kur’ân-ı kerîmi öğrenmek, öğretmek ve okumak çok sevaptır.
Din büyüklerimiz buyurdu ki:
“Bir evde ezbere de Kur’ân-ı kerîm okunmuyorsa, o ev kabir gibidir.” Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Evlerinizd...
KURÂN-I KERÎM OKUNAN EV
Kur’ân-ı kerîmi öğrenmek, öğretmek ve okumak çok sevaptır.
Din büyüklerimiz buyurdu ki:
“Bir evde ezbere de Kur’ân-ı kerîm okunmuyorsa, o ev kabir gibidir.” Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Evlerinizde Kur'ân okumayı artırın! Kur'ân okunmayan evin hayrı azalır, şerri çoğalır, o ev halkına darlık gelir.)
Mushafa bakarak okumak, ezberden okumaktan daha sevaptır. Namazda okumak ise, Mushaf'a bakarak okumaktan da sevaptır.
Hazret-i Ali (radıyallahü anh) buyurdu ki:
“Namazda okunan Kur’ân-ı kerîmin her harfi için yüz sevap verilir. Namaz dışında abdestli okuyunca, her harfi için yirmi beş sevap, abdestsiz okuyunca, on sevap verilir. Yürürken ve iş yaparken okuyunca, sevabı daha az olur.”
Bilen kimsenin, mânâsını düşünerek bir âyet okuması, başka şey düşünerek, bütün Kur’ân-ı kerîmi hatmetmesinden daha çok sevaptır.
* * *
İmam-ı Gazâlî hazretleri buyurdu ki:
“Kur’ân-ı kerîmi okumadan önce, Allahü teâlânın büyüklüğünü, kimin sözü olduğunu düşünmeli. Mushafa dokunmak için temiz el lâzım olduğu gibi, onu okumak için de temiz kalp lâzımdır. Allahü teâlânın büyüklüğünü bilmeyen, Kur’ân-ı kerîmin büyüklüğünü anlayamaz. Allahü teâlânın büyüklüğünü anlamak için de, onun sıfatlarını ve yarattıklarını düşünmeli. Bütün mahlûkatın sahibi, hâkimi olan bir zâtın kelâmı olduğunu düşünerek okumalı. Okurken başka şeyler düşünmemeye çalışmalı.” TÜRKİYE GAZETESİ M. Said Arvas
RAMAZAN MÂNİLERİ
Bereket Ramazan ayı,
İhyâ etti fukarayı,
Hepsi bol bol tattılar,
Sayende baklavayı.
Mü’mini gören tanır,
Ayran ise sulanır,
Oruç tutmayıp yiyor,
İnsan biraz utanır.
İftara geldi sini,
Sakın unutman beni,
Üç gündür karnım açtır.
Koymam yerim hepsini.
Derelerden su gelir,
Güllerden koku gelir.
İftarda çok yiyince,
İnsana uyku gelir.
Pilavın kokusu geldi,
Mâninin arkası geldi,
Bahşişimi yolla beyim.
Gözümün uykusu geldi.
Defteri karaladım,
Mâniyi sıraladım,
Bahşiş verir diye,
Kendimi paraladım.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
27 Şubat 2026
Şeytandan kurtulmanın reçetesi!
Ebû Bekr bin İyâş hazretleri, Tâbiîn’den, hadîs ve kıraat âlimidir.Bişr bin Hâris anlatır:Ben, Ebû Bekr bin lyaş'ın;“Ey sağımda ve solumda bulunan kirâmen kâtibîn melekleri! Benim için duâ ediniz. Çünkü siz, Allahü teâlâya benden daha yakınsınız!” de...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
9. Gün Ramazân-ı Şerif
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."