Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İlmi, Allah rızası için öğrenmelidir
“İlmi, Allah rızası için, İslam dinine ve Müslümanlara hizmet için öğrenmelidir."Sual: Din bilgilerini öğrenmek, din tahsili yapmak için, nasıl bir ni...
Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulm etmez. Onun yardımına koşar. Hadîs-i şerîf
- Londra’da terör (2005) [4 patlamada 52 kişi öldü] Şeyhülislâm Hayri Efendinin vefâtı (1921)
YASÎN-İ ŞERÎF OKUMAK
Hadîs-i şerîfde buyuruldu ki: (Yanında Yasîn-i şerîf okunan hasta, suya doymuş olarak vefât eder ve doymuş olarak kabre girer). Yâni, cân vermenin hâsıl edeceği susuzluğu duymaz. Yasîn sûre-i şerîfesi...
YASÎN-İ ŞERÎF OKUMAK
Hadîs-i şerîfde buyuruldu ki: (Yanında Yasîn-i şerîf okunan hasta, suya doymuş olarak vefât eder ve doymuş olarak kabre girer). Yâni, cân vermenin hâsıl edeceği susuzluğu duymaz. Yasîn sûre-i şerîfesi, kıyâmette olan şeyleri, dünyanın geçici olduğunu, Cennet nîmetlerini ve Cehennemdeki azapları bildirdiğinden, hasta yanında okununca, îmân ile gitmeye sebep olan şeyleri işitmiş olur. (Ra’d) sûresini okumak, rûhun çıkmasını kolaylaştırır. İnsan ölü̈nce, Hanefîde necs olur. Kur’ân-ı kerîm, yanında değil, karşısında ve sessiz okunabilir. Diğer üç mezhebe göre necs olmaz. Kur’ân-ı kerîmi, ölülerde işitir ve faydalanır.
Cenâze taşıyanların, kabir ziyâret edenlerin, maddî bir karşılık dü̈şünmeyerek, Kur’ân-ı kerîmden bir parçayı, Allah rızâsı için okuyarak, sevâbını meyyitin rûhuna hediyye etmeleri sü̈nnetdir. Ölü̈m hâlinde su içirmek sünnetdir. İhtiyâcı görülürse vâcib olur. İçince ferahladığı görülürse vâcibliği artar. O anda şeytan, sâf su gösterip, senden başka mâbûdum yoktur dersen, sana içiririm dediği, hadîs-i şerîflerde bildirilmişdir.
Yasîn sûre-i şerîfesini okumanın on fâidesi vardır:
1- Aç olan, tok olur. Ya’nî, ummadığı yerden rızk gelir.
2- Susuz olan, kanıncıya kadar su bulur.
3- Elbisesi olmayan, elbise bulur.
4- Eceli gelmeyen hasta şifâ bulur.
5- Eceli gelen hasta ölüm acısı duymaz.
6- Ölürken, Cennet melekleri gelip, görünür.
7- İnsan korktuğundan emîn olur.
8- Mïsâfir ve garip yardımcı bulur.
9- Bekârların evlenmesi kolay olur.
10- Kaybolan şey bulunur.
Fakat bunlara niyet ederek ve inanarak okumak lâzımdır. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki;
(Ölüm hastası yanında, bir sûre okununca, her harfi için bir melek gelip, rûhun kolay çıkmasına duâ eder. Yıkanırken yanında bulunurlar. Cenâzesi ile birlikte giderler. Namazında bulunurlar. Gömülürken bulunurlar. Hep duâ ederler.)
(Müslüman bir hasta yanında Yasîn-i şerîf okunursa, Rıdvân ismindeki melek Cennet şerbeti getirir. Suya doymuş olarak rûh teslîm eder. Doymuş olarak kabre girer. Suya ihtiyâcı olmaz.)
Tam İlmihâl
Seâdet-i Ebediyye
(S: 990-991)
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
07 Temmuz 2026
“Rabbimden tek bir şey istiyorum!”
Hanbelî mezhebinin imâmı olan Ahmed bin Hanbel hazretleri, Abdullah bin Mübârek hazretleriyle görüşmeyi çok arzu ediyordu.Bir gün kapısı çalındı.Oğlu koşup açtı.Ve şaşırıp kaldı!Zîrâ çok sevinmişti...Hemen geri koştu.Ve büyük sevinç içinde babasına g...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."