Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Cennet de, cehennem de sonsuzdur
“Müminlere mükafat ve nimet için hazırlanmış olan Cennet ve kâfirlere azap için hazırlanmış olan Cehennem şimdi vardır."Sual: Cennet ve Cehennem her i...
İnsanın şerefi ilim ve edep sahibi olmasındandır. Hüseyin Hilmi bin Saîd “Rahmetullahi aleyh”
- Hafta tatilinin iki güne çıkarılması (1974) Mukaddes Emânetler’in Sultan Selim Hân’a teslimi (1517)
YÜZYILA GİRİŞİMİZ
Mesleğe başladığımda Türkiye'yi son koalisyon hükûmeti yönetiyordu. 28 Şubat'ın kurşuni havası toplumun üstüne kara bulut gibi çökmüştü. Siyasetçiler, iş dünyası, üniversiteler huzursuzdu. Çok geçmede...
YÜZYILA GİRİŞİMİZ
Mesleğe başladığımda Türkiye'yi son koalisyon hükûmeti yönetiyordu. 28 Şubat'ın kurşuni havası toplumun üstüne kara bulut gibi çökmüştü. Siyasetçiler, iş dünyası, üniversiteler huzursuzdu. Çok geçmeden ülke inanılmaz bir ekonomik krizin içine girdi. İflasın eşiğinden dönüldü.
Son 20 yıldaki hükûmetler, inanılmaz reformlara imza attı. Sağlıkta, ulaşımda, eğitimde, şehircilikte, dış politikada büyük işler yapıldı. Cuntacılara, rektör diktalarına, bürokrasiye, jüristokrasiye ve onları pohpohlayan medyaya rağmen bütün kronik problemlerin üzerine üzerine gidildi. Askerî vesayetin bitirilmesi, devletin sivilleşmesi, kamuda ve üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılması, katsayı zulmünün sona erdirilmesi...
Savunma sanayinde destan yazılması, terörün kazınması, kalekolların yapılması, hudutlarımızın ötesinde üsler kurulması... Deniz filosunun güçlenmesi.... Karadeniz'den gaz, Gabar'dan petrol çıkarılması... Paçanın IMF tasalludundan kurtarılması, paradan altı sıfır atılması, ihracat rekorları kırılması... Boğazların köprülerle, şehirlerin yollarla, tünellerle, dev hastanelerle, organize sanayi bölgeleriyle donatılması... Ayasofya'nın ibadete açılması... O kadar çok ki...
Fakat bâzı adımlar tersine tecelli etti. Buğday ekilen tarlalarda arpa bitti. Muhafazakârlar, refah düzeyi artarken çözüldü. Kentsel dönüşümle şehirler yenilenirken sosyolojisi değişti. Yerel yönetimler yasası ile kaynak israfı engellenirken köyler boşaldı, gıdada inisiyatif tekellerin eline geçti. Sosyal yardımlarla devletin şefkati fukaraya ulaşırken kırsalda atalet oluştu. Her şehre üniversite eğitim düzeyini artırırken iş gücü piyasasındaki dengeleri bozup genç işsizliği hortlattı. Kontrolsüz şekilde ülkeye yayılan Suriyeli sığınmacılar, eleman ihtiyacını karşılarken Batı tarzı kuru, seküler milliyetçiliği patlattı. Tek tip medya çabası, geleneksel medyayı silikleştirirken sosyal medyayı güçlendirip muhalifleri sivriltti...
Toplumda inanılmaz bir çürümüşlük var. Bünyedeki yüksek ateşin sebebi çok. Teşhis de tedâvi de belli: Hukukun üstünlüğü, mutlak adâlet ve ifade özgürlüğü...
Fatih Selek TÜRKİYE GAZETESİ 19 Ağustos 2024
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
06 Temmuz 2026
"Kendine nasîhatçi ol!.."
Hanbelî mezhebinin imâmı olan Ahmed bin Hanbel hazretleri, aslen Basralıdır.Bir gencin felçli bir annesi vardı.Bir gün oğluna;"Evlâdım! İmâm-ı Ahmed'e git, sıhhate kavuşmam için duâ etmesini söyle" dedi.Genç, İmâm-ı Ahmed'in kapısına gidip seslendi.İ...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."