Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Hicri yeni yıl
Muharrem ayının birinci gecesi, Müslümanların kameri yılbaşı gecesidir. Süal: Mübarek gün ve gecelerin bulunduğu Hicri takvimde, yeni yıl ne zamandır,...
Bütün Müslümanların 1448 Hicrî Yılbaşılarını tebrik ederiz.
- HİCRÎ KAMERÎ YILBAŞI (1 Muharrem 1448) Güney Rüzgârları - Sıcak havaların başlaması
JEOTERMAL ENERJİ
Türkiye gelişmiş ülkelerin enerjide dışa bağımlılığı azaltma stratejilerinde önemli payı olan ve beyaz petrol olarak da nitelendirilen jeotermal ve temiz enerji geçişi politikalarında da kritik rol üs...
JEOTERMAL ENERJİ
Türkiye gelişmiş ülkelerin enerjide dışa bağımlılığı azaltma stratejilerinde önemli payı olan ve beyaz petrol olarak da nitelendirilen jeotermal ve temiz enerji geçişi politikalarında da kritik rol üstleniyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Avrupa Konseyi gibi uluslararası kuruluşların değerlendirmelerinde jeotermal öne çıkarken, dünyanın bu alanda en zengin kaynaklarına sahip ülkesi Türkiye, bu büyük dönüşümün öncülerinden biri olmaya aday.
Bugün dünyada 20 bin Megavat (MW) seviyesinde olan jeotermal kaynaklı elektrik enerjisinin kurulu gücü 2050'ye kadar beş kat artarak 100 bin MW seviyesine ulaşacağı tahmin ediliyor.
Türkiye’de bugün jeotermal enerjinin %42'si ısı pompaları aracılığıyla, %26'sı bölgesel ısıtma sistemlerinde, %21'i elektrik üretiminde, %7'si doğrudan konut ve ticari kullanımlarda, %4'ü tarım ve balıkçılık sektörlerinde, %1'den azı ise sanayi uygulamalarında tüketiliyor.
2026 yılından itibaren sektörde önemli bir sıçrama bekleniyor. Özellikle de demir çelik, gibi enerjisi yoğun sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin jeotermale ilgisinde artış gözleniyor. Bilhassa jeotermal seracılık alanında Türkiye'yi bir dünya markası yapacak yatırımlar birer birer devreye alınıyor. 150.000 dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan ülkemiz, bugün itibarıyla 7.000 dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Bu %5'i bile bulmayan kapasitemiz ile dünyada 7'inci, Avrupa'da ise 1'inci sırada yer alıyoruz. Türk jeotermal sektörünün, dünyanın açık ara lider ülkesi olmaması için önünde hiçbir engel yok.
Ağrı'dan İzmir'e, Kırşehir'den Yozgat'a, Ankara'dan Kayseri'ye kadar Anadolu ve Trakya'nın her şehrinde jeotermal seracılığa yönelik müthiş bir ilgi gözleniyor.
İHA (30.12.2024)
FIKRA.................FASULYE
Seçimlerden sonra bakan olup hemen yeğenini vali yapan birine, Neyzen Tevfik şöyle der:
- Maşallah! Kardeşinizin oğlu tıpkı fasulyeye benziyor.
- Neden böyle söylüyorsun? İyi işte gençken vali oldu.
- Ben de onun için söylüyorum. Malum ya, fasulye bitkisi de bir sırığa sarılarak büyür...
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
15 Haziran 2026
Kabîle reîsinin kızı âşık oldu...
Yûsüf bin Hüseyin Râzî hazretleri, Rey şehrinde yaşadı.915 (H.304) yılında vefât etti.Seyahatlerinden birinde Arabistan'da bir kabîleye uğradı. Kabîle reîsinin kızı, onu görüp âşık oldu.Bir yolunu buldu.Ve yanına geldi.Yûsüf bin Hüseyin yalnızdı o sa...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."