Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Camiye sağ ayak ile girilir
Mübarek, şerefli ve temiz işleri yaparken sağdan başlamak müstehaptır. Sual: Camiye, eve, evin odalarına girerken sağ ayakla mı girmek gerekir?Cevap: ...
Tasavvuf, kalbi kötü huylardan temizlemek ve iyi huylar ile doldurmak demektir. İmâm-ı Birgivî “Rahmetullahi aleyh”
- İngilizlere karşı Kut Zaferi (1916) - Serçelerin yavrulama zamanı Türkiye'nin ilk SİHA'sı Bayraktar TB2 uçuruldu (2014)
UNUTTURULAN ZAFERİMİZ: KUT
İngilizler, Çanakkale Savaşının acısını çıkarmak için, daha evvel gözünü diktikleri Bağdat’ı almak isterler. İngiliz Kuvvetleri Basra’dan girip Irak’ın içlerine doğru ilerlerler. Osmanlı’nın orada sad...
UNUTTURULAN ZAFERİMİZ: KUT
İngilizler, Çanakkale Savaşının acısını çıkarmak için, daha evvel gözünü diktikleri Bağdat’ı almak isterler. İngiliz Kuvvetleri Basra’dan girip Irak’ın içlerine doğru ilerlerler. Osmanlı’nın orada sadece 8.000 kişilik bir tümeni vardır. Komutan Nurettin Bey, işgalcileri sıkıştırmaya başlar.
General Townshend kayaya çarptığını anlar. İlk hamlede kuvvetlerinin üçte birini, 4.567 askerini kaybeder. Apar topar Kut-ül-Amare’ye çekilir. Ancak Osmanlılar burayı kuşatırlar. İki taraf da karşılıklı siper kazıp hazırlanırlar. General her kalktığı hücumda büyük kayıplar verir.
İngiliz ordusu, yardımdan ümidini keser. Halkın yiyeceklerine el koyar. O kadar kötü duruma düşerler ki, Osmanlılar Townshend’e; “Teslim ol!” teklifi yapar. Townshend; “Elimizdeki silahları verelim, üzerine de bir milyon sterlin ödeyelim. Basra’ya dönelim.” der. Bu arada bir milyon sterlini iki milyona çıkarır ve rüşvet teklif eder, fakat kabul edilmez. Artık yaralılara bakamaz olmuşlardır, bulaşıcı hastalık ve zâfiyetten ölmeye başlarlar, çâresizdirler.
29 Nisan 1916’da beyaz bayrağı çekip, teslim olurlar. İngilizler bu savaşta, 30 bin asker kaybeder. 13’ü general, 478 subay ve 13.300 erle teslim olurlar.
Nedense resmi tarihçilerimiz bu zaferi görmezden gelir. Kut Zaferi ders kitaplarında da okutulacak kadar önemlidir.
YEMEK........ MIHLAMA
MALZEME: 1 bardak mısır unu, 250 gr peynir, 100 gr tereyağı, 2 bardak su.
YAPILIŞI: Tereyağı eritilip, mısır unu eklenerek karıştırılır. Üzerine 2 çay bardağı su ilâve edilerek bir süre daha karıştırılır. Tuzu eklenir. Peyniri de ekledikten sonra eriyene kadar karıştırmaya devam edilir. Peynir eriyip tereyağ üste çıkınca mıhlama kıvam almış demektir. Ocaktan alınarak servis edilir.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
28 Nisan 2026
"Mümine sert bakmak bile kul hakkıdır”
Muhammed bin Yûsüf İsfehânî hazretleri, Tebe-i tâbiîn’in âlimlerinden olup, aslen İsfehânlıdır.188 (m. 804) senesinde otuz yaşlarında vefât etti.Dünyânın, “Allah için” olmayan her şeyinden el çekmişti.Bir dostu vardı.O şöyle anlatır:Muhammed bin Yûsü...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 26 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."