Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Şirkten, küfürden korunmak için...
Müslüman, kendisini küfürden muhafaza etmesi için, Allahü teâlâya çok dua etmelidir.Sual: Bir Müslüman, imanı gideren bir şey yaptığında, bundan tövbe...
Güzel ahlâk; yaratanı düşünerek, yaratılanları hoş görmek, onların eziyetlerine sabretmektir. Hadîs-i şerîf
- Emniyet Teşkilâtının kuruluşu (1845) - Mareşal Fevzi Çakmak’ın vefâtı (1950) İlk yerli uçak gemimiz TCG Anadolu donanmamıza katıldı (2023)
HELÂL LOKMA
Allahü teâlâ meâlen buyurdu ki: “Helal şeylerden yiyin ve salih amel işleyin.” [Mü’minun: 51]
Resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Helal kazanmak her Müslümana farzdır.”
Sa’d bin Ebi...
HELÂL LOKMA
Allahü teâlâ meâlen buyurdu ki: “Helal şeylerden yiyin ve salih amel işleyin.” [Mü’minun: 51]
Resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Helal kazanmak her Müslümana farzdır.”
Sa’d bin Ebi Vakkas hazretleri; “Ya Resulallah, duâ buyurunuz da, Allahü teâlâ, benim her duâmı kabul etsin!” dedi. Cevabında buyurdu ki: (Duanızın kabul olması için helâl lokma yiyin!)
[Kimyâ-yı saâdet]
“Duânın kabul olması için iki şey gerekir. Duayı ihlas ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helâlden olmalıdır.” [Tergibüs-salât]
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (İbâdet on kısımdır; dokuzu helâl kazanmak, biri diğer ibâdetlerdir.) [Beyheki]
Yahya bin Muaz-i Razi rahmetullahi aleyh buyurdu ki:
“Allahü teâlâya itaat etmek hazineye benzer. Bu hazinenin anahtarı duâ, dişleri helâl lokmadır.”
Sehl bin Abdullah Tüsteri rahmetullahi aleyh buyurdu ki:
“Îmânın hakikatine kavuşmak için dört şey lâzımdır: Bütün farzları edeple yapmak, helâl yemek, görünen ve görünmeyen haramlardan sakınmak. Bu üçüne ölünceye kadar sabırla devam etmek.”
Yine Sehl bin Abdullah Tüsteri rahmetullahi aleyh buyurdu ki:
“Haram yiyenlerin yedi âzâsı istese de istemese de günah işler. Helal yiyenlerin bütün bedeni ibâdet eder. Hayır işlemesi kolay ve tatlı gelir.”
Abdullah ibni Mübârek hazretleri buyurdu ki:
“Şüpheli bir dirhemi sahibine geri vermeyi, bin dirhem sadaka vermekten daha çok severim.”
Haram lokma insanın hem dünyasını hem de âhıretini berbat eder. Helal lokma her zaman, her yerde insanı âbâd eder, huzurlu ve mutlu eder.
Salim Köklü 05.01.2025
TÜRKİYE GAZETESİ
GÜNÜN TARİHİ......... POLİS TEŞKİLÂTI
Osmanlı Devleti, güvenlik işlerine gereken önemi vermiş ve bunu sağlamak amacıyla da zamanla çeşitli adlar altında zabıta teşkilâtları kurmuştur. Polis kelimesi kullanılmak sûretiyle ilk polis teşkilâtı, 10 Nisan 1845’te İstanbul’da kurulmuştur. O günden bugüne çeşitli sınıf ve branşlarda hizmet gören polis teşkilâtı, milletin hizmetinde yılmadan çalışan bir müessesemizdir.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
10 Nisan 2026
"Azgınların gideceği yer cehennemdir!”
Meymun bin Mihrân hazretleri, Tâbiîn’in büyüklerindendir. Bu zât anlatıyor:Bir gün, Eshâb’tan biri, Kur’ân-ı kerîm okuyordu. Hicr sûresinde;“Şüphesiz o azgınların gideceği yer cehennemdir” meâlindeki âyet-i kerîmeyi okudu...Orada Selmân-ı Fârisî hazr...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 45 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."