Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
“Değiştirilmemiş bir namaz kalmıştı”
“Resulullah Efendimizden öğrendiğim ibadetlerden, değiştirilmemiş bir namaz kalmıştı. Ancak...”Sual: Namaz başta olmak üzere, ibadetleri, Peygamberimi...
Mesut o kimsedir ki, dünya onu terketmeden önce, o dünyayı terketmiştir. Hadîs-i şerîf
- Bursa Gemlik’te TOGG Otomobil Fabrikası’nın temeli atıldı (2021) Mîsâk-ı Millî’nin TBMM’de de kabûlü (1920)
ŞAH-ZİNDE TÜRBESİ
Özbekistan’ın Semerkant şehrinde Efrasiyâb Tepesi’nin yamacında, aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen ve yer yer merdivenle çıkılan yolun iki tarafında yer alan türbeler topluluğuna verilen isimdir. ...
ŞAH-ZİNDE TÜRBESİ

Özbekistan’ın Semerkant şehrinde Efrasiyâb Tepesi’nin yamacında, aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen ve yer yer merdivenle çıkılan yolun iki tarafında yer alan türbeler topluluğuna verilen isimdir. Bu türbelerin çoğu 14. ve 15. yy dan kalmadır ve Timur Hân’ın âilesinden olanlara ve yakınlarına âittir. Bunlardan Kusem bin Abbas radıyallahü anh’a âit olan türbe, Emîr Timur devrinden önceye âittir. Semerkant’ı İslâm’a açan sahâbelerden Kusem bin Abbas bir Kurban Bayramı günü 672’de şehîd olmuştur. “Şehîdler sizin bilmediğiniz bir hayatla diridirler.” meâlindeki âyet-i kerîmeye dayanarak buraya Şah-Zinde denilmiştir.
Uluğ Bey’in yaptırdığı, tepenin eteğindeki taç kapıdan geçilince Şah-zinde’ye girilir. Girilmesiyle lâcivert, koyu ve açık yeşil, siyah, sarı, beyaz mor ve firûze mâvisi çinilerle gözlerin kamaşması bir olur. Burada iki mescid bir de medrese bulunmaktadır. Şah-Zinde Türbeleri esas itibâriyle kare yapılardır ve en dikkat çekici özelliği yüksek kasnaklı ve kavun biçimi kubbelerdir. İkinci bir özellik, Timur Hân devrinin en zengin süslemelerini üzerlerinde toplamalarıdır. Süslemelerde en büyük pay çinilere âittir. Yazıların bollukla süslediği türbeler, yalnız nisbetlerinin zarifliği bakımından değil, çini kaplamalarla mimâri arasındaki kaynaşma bakımından da birer güzellik örneğidir.
ZEKÂ BULMACASI.........HAVUZ HESABI
Bir havuza, bir musluktan su akmaktadır. Ama su, hergün geçen günlerin toplamı kadar akıyor. Yani, ikinci gün birinci gün kadar, üçüncü gün, 1. ve 2. günler kadar, dördüncü gün, 1, 2 ve 3. günlerin toplamı kadar. Bu hesapla, havuz 20 günde dolarsa kaçıncı gün yarı olmuştur? (Cevabı yarın)
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
18 Temmuz 2026
"Huzurun anahtarı sabırdır"
Şam’da yetişen büyük velîlerden Alî el-Harîrî hazretleri, 1247 (h.645) senesinde Şam’da vefât etti.Talebesinden biri, hacca gitmek için bu zâttan izin istedi.Alî el-Harîrî hazretleri, o gence bir kese verip;"Selâmetle git gel. Bu kesedeki parayı kull...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."