Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Her davete gidilir mi?
"Zalimin, bidat sahibinin ve kötü kimselerin, övünmek için çok para harcamış olanın davetine gidilmez!"Sual: Davet edilen yere gitmenin lazım olduğu s...
Sana darılana git, barış! Zulm yapanı afv et. Kötülük yapana iyilik et! Hadîs-i şerîf
- Çanakkale Zaferi (1915) ve Şehitlerini Anma Günü 1915 Çanakkale Köprüsü açıldı (2022) - Yaşlılara Saygı Haftası
ÇANAKKALE SAVAŞI
Osmanlı Devleti, 1914’te İttihat ve Terakki Partisi ve Enver-Talat-Cemal üçlüsü tarafından affedilmez bir hata eseri olarak I. Dünya Harbi’ne sokuldu. İtilâf devletleri ile 4 ayrı cephede ayrı ayrı ça...
ÇANAKKALE SAVAŞI
Osmanlı Devleti, 1914’te İttihat ve Terakki Partisi ve Enver-Talat-Cemal üçlüsü tarafından affedilmez bir hata eseri olarak I. Dünya Harbi’ne sokuldu. İtilâf devletleri ile 4 ayrı cephede ayrı ayrı çarpışmak zorunda kaldı. Çanakkale muharebelerinde 568.000 düşman askerine karşı 315.000 Mehmetçikle vatan müdafaası yapıldı. Çanakkale Savaşı dünya tarihinin en kanlı savaşıdır. Türkiye tarihinin en büyük zaferlerinden biridir. İngiltere ve Fransa’nın Akdeniz donanmaları, 18 Mart 1915 sabahı ateşe başladı.
Denizden geçemeyen düşman kuvvetleri, Gelibolu yarımadasına asker çıkardığı zaman meşhur Çanakkale Savaşı başladı. Çeşitli cephelerde göğüs göğüse muharebeler oldu. 9 ay süren kara harekâtında yüzbinlerce Osmanlı, İngiliz, Fransız, Hint ile Avustralya ve Yeni Zelanda askeri (Anzaklar) hayatını kaybetti. Muharebeler, 9 Ocak 1916’da Osmanlı İmparatorluğunun zaferiyle bitti.
SOHBET.......BAYRAM NAMAZI
Bayram namazı 2 rekâttir. Cemaatle kılınır. Birinci rekâtte Sübhâneke’den sonra tekbir getirilerek eller üç defa kulaklara kaldırılıp birinci ve ikincisinde iki yana salınır. Üçüncüsünde, göbek altına bağlanır.
Fâtiha ve zamm-ı sûre okunup rükû ve secdeler yapılır. İkinci rekâte kalkılarak, Fâtiha ve zammı sûre okunduktan sonra, tekbir getirilerek iki el yine üç defa kulaklara götürülür. Üçünde de eller yana salınır. Dördüncü tekbirde, eller kaldırılmayıp, rükûa eğilinir. Secdeler yapılıp oturduktan sonra, selâm verilir.
(Usûl şöyledir: 2 salla 1 bağla, 3 salla 1 eğil)
RAMAZAN MÂNİLERİ
Büyük ni’met ondaydı,
Nice hikmet ondaydı,
Bolca rahmet ondaydı,
Elvedâ yâ Ramazan!
Gönüllerin süsüydü,
Mü’minin nefesiydi,
Günahın örtüsüydü,
Elvedâ yâ Ramazan!
Ne de güzel diyorduk,
Câmiye gidiyorduk,
Teravih kılıyorduk,
Elvedâ yâ Ramazan!
Malın varsa hayreyle!
Derdin varsa sabreyle!
Bayram geldi şükreyle!
Elvedâ yâ Ramazan!
Kavuştuk Bayrama,
Ne de büyük ihsâna,
Huzûr verir insana.
Elvedâ yâ Ramazan!
Mü’minler sana hayran,
Bekleriz seni her an,
Yarın yapalım bayram,
Elvedâ yâ Ramazan!
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
18 Mart 2026
"Sadece Rabbime kulluk borcum var!.."
Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti.Bir gün halîfe Hârun Reşid, bu büyük velîden nasîhat istedi.O nasîhat ettikçe, ağlıyordu!Çok ağlamaktan bayıldı!Ve yere düştü...Ayıldığında;"Ey Fudayl! Birin...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
3. Gün Kadir Gecesi
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."