Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Oruçtan dolayı sıhhat bozulmaz!
İftar zamanında mideyi tıka basa doldurmayıp, henüz iştah varken yemekten el çekmelidir.Sual: Bazı kimseler, uzun günlerde oruç tutma konusunda; “bilh...
Haram yiyenlerin bütün âzâları, istese de istemese de, günah işler. Helâl yiyenlerinki ibâdet eder. Abdullah-ı Tüsterî “Rahmetullahi aleyh”
- Takrir-i Sükûn Kanunu ile İstiklâl Mahkemeleri kuruldu (1925) Sultan Selâhaddin-i Eyyûbî’nin vefâtı (1193) [H:589]
EN YAŞLI MEŞE AĞACI
Bolu'nun Mengen ilçesinde; “Türkiye'nin en yaşlı meşe ağacı” olarak tescillenen 16 metre yüksekliğe ve 11,4 metre çevre genişliğine sahip 1127 yaşındaki ağaç zamana meydan okuyor.
İlçeye bağlı Gökçe...
EN YAŞLI MEŞE AĞACI

Bolu'nun Mengen ilçesinde; “Türkiye'nin en yaşlı meşe ağacı” olarak tescillenen 16 metre yüksekliğe ve 11,4 metre çevre genişliğine sahip 1127 yaşındaki ağaç zamana meydan okuyor.
İlçeye bağlı Gökçesu beldesi Mamatlar Köyü Yaylası'nda bulunan sapsız meşe ağacı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce 2005 yılında “Türkiye'nin en yaşlı meşe ağacı olarak.” tescillendi. Bolu merkez ile Mengen, Göynük ve Mudurnu ilçelerinde anıt ağaçlar olarak tescillenen yaşları yaklaşık 220 ila 630 arasında değişen meşe, karaçam, çınar ve fındık ağaçları koruma altında bulunuyor. Anıt ağacın yangınlardan korunması için de çevresi sürekli temizleniyor.
Basın: 28.08.2024
GÜNÜN TARİHİ...........SELÂHADDİN-İ EYYÛBÎ
Hayatını, Hıristiyan Haçlı Orduları ile mücadele içinde geçiren Sultan Selâhaddin-i Eyyûbî, 1137’de doğmuş ve 4 Mart 1193’de Şam’da vefât etmiştir. Bütün muharebelerde galip gelmiş, tarihe parlak zaferler hediye etmiştir. Haçlıların eline geçen Kudüs’ü, 1187’de tekrar geri almıştır. Selâhaddin-i Eyyûbî, dîni ve vatanı için koşmuş müstesnâ bir şahsiyettir.
RAMAZAN MÂNİLERİ
Secdeye varan başla,
Gözlerden akan yaşla,
Müslüman arkadaşla,
Ne güzeldir Ramazan.
Sâlih olan seçilir,
Gök kapısı açılır.
Oruçlunun üstüne,
Ne rahmetler saçılır.
Erkenden yola çıkar,
Mani su gibi akar,
Başına açlık vurmuş,
Şaşırmış bana bakar.
Selâmlar sağı solu,
Böyle bitirir yolu,
Davula vura vura,
Bakın yorulmuş kolu.
Davulcu pişkin misin?
Sel gibi taşkın mısın?
Böyle mâni mi olur?
Söyle sen şaşkın mısın?
Buna sultan ayı derler,
Kaymakla baldan yerler,
Çok eski bir âdettir,
Bana bahşiş verirler.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
04 Mart 2026
"İnşallah kurtulurum bu işlerden!"
Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti.Gençlik senelerinde soygunculuk yapardı!Bir gün adamları bir kervanı soydular.Sonra da yemek için bir yere oturdular.O ara, kervandan biri gelip, sordu ki:"S...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
14. Gün Ramazân-ı Şerif
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."