Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Alınmamış maaş zekâta dâhil değil
Zekât vermek, hicretin ikinci senesinde ramazan ayında farz oldu. Sual: Zekât ne zaman farz oldu ve zekât verilecek malın, paranın mutlak helal yoldan...
Not: Bugün Tam Ay Tutulması meydana gelecek ve Ülkemizden izlenemeyecektir.
- Osmanlı Hânedanının sınır dışı edilmesi (1924) Hilâfet’in kaldırılması ve Diyânet İşleri Başkanlığının kurulması (1924)
DEMİRYOLLARIMIZ
Türkiye'de şu anda toplam 13.919 kilometre demir yolu ağı bulunuyor. Bunun 2.251 kilometresi hızlı tren hattı.
Ankara-İzmir Yüksek hızlı tren hattı, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep ve İstanbul-Edirne,...
DEMİRYOLLARIMIZ
Türkiye'de şu anda toplam 13.919 kilometre demir yolu ağı bulunuyor. Bunun 2.251 kilometresi hızlı tren hattı.
Ankara-İzmir Yüksek hızlı tren hattı, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep ve İstanbul-Edirne, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli hızlı tren projelerimiz devam ediyor.
Kırıkkale-Çorum hızlı tren hattının ihâlesi yapıldı. Ankara-İstanbul süper hızlı treninin projesi hazırlanıyor. 10 yıllık çalışma sonunda bitirileceği plânlanıyor.
Kuzey demir yolu olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü inşa ederken, oradan 122 kilometre uzunluğunda, Gebze'den başlayıp Halkalı'ya kadar gidecek, 2 havalimanını da birleştirecek, yüksek kapasiteli saatte 200 kilometre hızdaki demir yolu projesinin fizibilite çalışmaları da bitti. 4-5 yıl sonra bitirip demir yolu ağımızın kapasitesini artırmış olacağız,
Türkiye üzerinden Asya ve Avrupa'ya bağlayacak Kalkınma Yolu Projesi, Fav Limanı'ndan başlayıp Bağdat üzerinden Nusaybin'e, Habur Sınır Kapısı'na ulaşacak. Ovaköy Sınır Kapısı'na giren 1200 kilometrelik demir ve kara yolu, enerji nakil hattı ve iletişim hatlarını da barındıracak.
Irak tarafında proje bitme aşamasında, kuzey tarafını netleştirmeye çalışıyorlar. Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Irak ve Türkiye'nin içinde bulunduğu 4 ülke olarak 2025 yılı sonunda yapımına başlanmış olacak. Kalkınma Yolu'nun Türkiye tarafında yer alacak ve 2025 Yılı Yatırım Programı'na alınan Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin Ovaköy'e kadar olan kısmının da bu sıralarda başlaması ön görülüyor.
RAMAZAN MÂNİLERİ
On üçüne geldik mi?
Nefisleri yendik mi?
İmândadır saâdet,
Bunu böyle bildik mi?
Yükseklere aşmayın,
Kötüye yanaşmayın,
Eller ne derse desin,
İyilikten şaşmayın.
Su içtim serinledim,
Derde düşdüm inledim,
Takvimi okuyunca,
Büyük sözü dinledim.
Hele sofra burdaymış,
Baklava da şurdaymış.
İftarda fazla yeme,
Çok yemek sahurdaymış.
Misâfirim nazlandı,
Börek diye sızlandı,
Bir sini börek yedi,
Biraz olsun uslandı.
Mekke hurması güzel,
Davulcu okur gazel,
Bahşiş almak için,
Hep kapı kapı gezer.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
03 Mart 2026
"O, bana hüsnüzan etti..."
Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, gençliğinde “eşkıyâlık” yapardı!Bir gün adamları, büyük bir kervanın geleceğini haber aldılar. Kervandaki birinin, pek çok malı vardı.Pek çok da altını.Soyguncuları fark edince;“Hiç olmazsa altınlar...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
13. Gün Ramazân-ı Şerif
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."