Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Her derdin ilacı vardır...
Her sıkıntının, her üzüntünün çaresi vardır. Bir şeye kavuşmak isteyen, o şeyin sebebine yapışır.Sual: "Her derdin, hastalığın, sıkıntının ilacı var d...
Cömertlik, Cennet ehlinin ahlâkındandır. Hadîs-i şerîf
- Patrona Halil İsyânı (1730) - Kestane Karası Fırtınası Kâzım Karabekir’in Ermenilere karşı harekâtı (1920)
DİLİMİZİN TATLI GARİPLİKLERİ
Eklemeli diller böyle işte:
=- Hoşçakal demiştim.
Azeri kardeşim sordu:
- Çakalın nesi hoş ağam, düşmedi aklıma?
=- Hocam filan pâdişah hakkında birkaç satır karalar mısını?
- Ben kimseyi karalayam...
DİLİMİZİN TATLI GARİPLİKLERİ
Eklemeli diller böyle işte:
=- Hoşçakal demiştim.
Azeri kardeşim sordu:
- Çakalın nesi hoş ağam, düşmedi aklıma?
=- Hocam filan pâdişah hakkında birkaç satır karalar mısını?
- Ben kimseyi karalayamam kardeşim, hele bir pâdişahı asla!
=- Bak azizim, kalemini satmayacaksın!
- Ama ben kırtasiyeciyim abi.
- Sat, anasına!
- Satıyım o zaman!
= - Buyurun ne bakmıştınız?
- Atkılı fırça.
- Atkılı mı?
- Hayır at kılı!
=- Tamam sarıverin o zaman
- Sarıyorum.
- Sarı verin demiştim, bu mavi.
= - Senin birader n’apıyo ya?
- N’apsın oturuyo.
- İyi bigün gidelim oturmaya.
= Bir de ilâvelerimiz var.
“Dümdüz, gıpgıcır, epeski, ıpıslak, cısçıplak, dımdızlak, kupkuru, dupduru, sopsoğuk, sımsıcak…”
=Renk parlatmayı da severiz.
“Mosmor, sapsarı, masmavi, bembeyaz, yemyeşil, kapkara… Laplaci, bosbordo…”
=Batı’da “by” desen yeter, “bay bay” fazla. Ama sen tek başına “güle” dersen kimse anlamaz. İlla nakarat yapacaksın; “Güle güle, ivil ivil, fıkır fıkır, hüngür hüngür, lapa lapa...”
=Bâzı yerlerde (p) ile (r) yer değiştirir. Komutan bunları bilir ve “sen Bayburt’un neresindensin” diye sorar.
- Yaa yarpak de didi,
- Yarpak didik
- Torpak de didi,
- Torpak didik,
- Körpide takıldık sanırsam.
İrfan Özfatura 24.8.2024 TÜRKİYE GAZETESİ
GÜNÜN TARİHİ.......ERMENİLERİN BOZGUNU
Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Dünya Savaşı sonunda galipler arasında paylaşılmasını fırsat bilen Ermeniler, bundan bir hisse koparabilmek için Ermenistan’dan doğu illerimize doğru ilerlemeye başlamışlardı. Hatta bâzı vilâyetlerimizi alarak büyük katliama giriştiler. 15. Kolordu Kumandanı Kâzım Karabekir Paşa, emrindeki askerleriyle 28 Eylül 1920’de bu ilerleyişe karşı taarruza geçerek, şiddetli bir savaşta Ermenileri yendi.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
27 Eylül 2026
Zekât vermeye fakir bulamıyorlardı...
Ömer bin Abdülazîz hazretleri son günlerini yaşıyordu ki, kayın birâderi ziyâretine geldi.Halîfenin üstündeki gömleği biraz kirlenmiş gördü.Buna çok üzüldü!Kız kardeşini çağırıp;“Beyinin gömleğini yıka!” dedi.Az daha oturup gitti.Ertesi gün geldiğind...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Regâib Kandili'na 73 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."