Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Allahü teâlâ için darılmak
Hubb-i fillah, Allahü teâlâ için sevmek; Buğd-ı fillah ise, Allahü teâlâ için sevmemek demektir.Sual: Günah işleyenlere karşı mesafeli durmak, darılma...
Dünya malına sevgi, Allahü teâlâ ile aradaki perdedir. Ebû Muhammed Er-Râsihî “Rahmetullahi aleyh”
- Kadir Mısıroğlu’nun vefâtı (2019) - Kasım Günleri’nin sonu Çiçek Fırtınası - İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Haftası
AZ YE UZUN YAŞA
Atalarımızın dediği gibi sofradan doymadan kalkmak ömrü uzatıyor. Uzun yaşamanın sırrını açlıkta bulan bilim dünyası, kalori kısıtlaması yapan diyetleri birbiri ardına sıralıyor. Bu alandaki en son be...
AZ YE UZUN YAŞA
Atalarımızın dediği gibi sofradan doymadan kalkmak ömrü uzatıyor. Uzun yaşamanın sırrını açlıkta bulan bilim dünyası, kalori kısıtlaması yapan diyetleri birbiri ardına sıralıyor. Bu alandaki en son beslenme modeli ise; “Açlığı taklit eden diyet...”
Yüzyılın en büyük sağlık problemi hâline gelen obezite ve hareketsizliğe bağlı olarak kanser, kalp ve kalp damar hastalıkları ve ortopedik hastalıkların zirve yapması neticesinde, modern beslenme bilimi; “Daha az yemek” üzerine kurgulanmaya başladı.
“1974 yılında yüzde 15 olan obezite oranımız bugün yüzde 31-32 civarında. Her beş çocuktan biri obez yâhut şişman.
Hayat süresi artarken, erkekler 79, kadınlar 81-82 civarında yaşaması bekleniyor.
Sağlıklı ve uzun yaşamanın şifresi; “Az yemek” dir.
Bilim de miden yüzde 80 dolduğunda sofradan kalk diyor. Özellikle 45-50’li yaşlarda yemek yemenin frenine basın ve günlük olarak aldığınız enerjiyi azaltın. Aşırı yemenin ve obezitenin kanser, kalp ve damar hastalıklarının, diyabetle bağlantısını kesin şekilde ortaya koymuş durumda. Çok yemek, vücudu hastalandıran, yaşlanmayı hızlandıran ve ömrü kısaltan birçok mekanizmayı tetikler. Besin alımına bağlı olarak yaş ilerledikçe bu hormonun salgılanmasının azalması gerekir. Azalmazsa diyabet, kalp hastalıkları ve kanser gibi hastalıklar ortaya çıkar.
Stres adı verilen mekanizmada hücrelere bağlanıyor ve o hücrelerin yapısını bozabiliyor. Yaşlanınca hücrelerdeki hasar artmaya başlıyor. Enerji kısıtlaması bunu onarmaya başlıyor.
Diyetin; kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve kanser gelişimi gibi olayları gerilettiği, beyin sağlığı ve kas gelişimini artırdığı, uykuyu düzenlediği ve rûh hâlini iyileştirdiği görüldü. 28.01.2025
TÜRKİYE GAZETESİ Ziyneti Kocabıyık
YARIN........HIZIR GÜNLERİ BAŞLIYOR
Eski hesaplarda bir sene; Hızır Günleri (Yeşil Mevsim) ve Kasım Günleri olmak üzere ikiye ayrılır. Mayıs ayının 6’sında Hızır Günleri ile yaz başlar ve 186 gün sürerek 7 Kasım’da sona erer. Kasım Günleri de, Kasım ayının 8’inde başlar, Şubat ayının 29 çektiği yıllarda 180 gün, diğer yıllarda ise 179 gün sürer ve 5 Mayıs’ta sona erer. Hızır Günleri yaz, Kasım Günleri de kış devresini ifade eder.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
05 Mayıs 2026
“Müminleri sevindir”
Saîd bin İyâs hazretleri, Basralı hadîs âlimlerindendir.Kendisi anlatıyor:Dâvud aleyhisselâm birkaç kişiyle birlikte oturmuş, onlara bir şeyler anlatıyordu...O ara biri geldi.Hakâretler etti.Orada bulunanlar, bu şahsa kızarak haddini bildirmek istedi...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 20 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."