Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Ruh âlemini akıl ile anlamak!
"Tasavvufcuların keşfettikleri, bildirdikleri âlem-i misâl ve ruh âlemine inanmak lazım gelir.”Sual: Kendi aklını ölçü alıp, tasavvuf âlimlerinin, ruh...
Kim kendi bozuk hâlini düzeltirse, kendini çekemeyenlere fırsat vermemiş olur. Ali bin Muhammed “Rahmetullahi aleyh”
- İlk yerli otomobilimiz Togg T10X yollarda (2023) - Bereketli yağmurlar Akkuyu Nükleer Santrali’nin temeli atıldı (2018) - Lâle Mevsimi
KIYAMET GÜNÜNÜN BAHTİYARLARI
Korkunç sıkıntılı ve büyük panik yaşanacak o kıyâmet gününde bahtiyar bâzı kimseler vardır. Bunlar hiç sıkıntı çekmeyecektir. Rabbimizin rahmet gölgesi altında olacaktır.
Hadîs-i şerîfte bildirilen ve...
KIYAMET GÜNÜNÜN BAHTİYARLARI
Korkunç sıkıntılı ve büyük panik yaşanacak o kıyâmet gününde bahtiyar bâzı kimseler vardır. Bunlar hiç sıkıntı çekmeyecektir. Rabbimizin rahmet gölgesi altında olacaktır.
Hadîs-i şerîfte bildirilen ve müjde verilen bu insanlar yedi sınıftır:
1- Emri altındakilere âdil davranan idareci. Bu bir müdür, bir işveren, bir aile reisi olabilir... Sevmek ayrı şeydir. Birisini daha çok seviyor olabiliriz fakat hak hukuk da ayrı şeydir. Herkese hakkını vermeli ve kimseye zulmetmemeliyiz...
2- Genç olmasına rağmen nefis ve şeytana uymayan, Yaratıcısının emirlerine önem veren, ibâdetlerini yapan ve haramlardan sakınanlardır. Gençlik insan hayatının en kıymetli ve en tehlikeli bölümüdür. Ondan öncesi çocukluk devresidir. İnsanlar bu çağda mükellef bile değildir. Daha sonrası da ihtiyarlık, hastalık zamanıdır. İstese dahi insan, ne dünyasına ne de âhıretine faydalı işleri pek yapamaz...
3- Gönlünü mescitlere bağlayanlar. Mescitler, câmiler Beytullahın şubeleridir. Rabbimizin yeryüzünde en sevdiği yerlerdir...
4- Allah için birbirini seven iki kişi. Hiçbir menfaat düşünmeden, karşılık beklemeden bu sevgiyi elde edenler, bunlar da ebedî saadetin namzetleridir.
5- Makamı, mevkii ve güzelliği olan bir kadından çirkin bir teklif alan, fakat; “Ben Rabbimden korkuyorum.” diye onu reddeden insan. Bunun gibi, Yusuf aleyhisselâmın imtihânı çok ağırdı. Kendisi çok genç idi... Teklif efendisinden geliyordu ve üstelik davet de güzelliği dillere destan olan birindendi... Buna rağmen Allah korkusu galip geldi ve imtihanı kazandı.
6- Sağ elinin verdiğinden, sol elinin haberi olmayacak kadar gizli sadaka verenler. Böyle sadaka, riyâ olmadığı ve ihlâsla verildiği için, sâhibini kıyâmet gününün sıkıntısından kurtarmaya vesîle olacaktır.
7- Yalnız kaldığı zaman Rabbini zikreden ve bu zikir esnasında gözyaşı dökenlerdir. Rabbimiz iki damlayı çok sever; bir, dînini yaymak için muharebe meydanlarında akıtılan kan damlası; iki, O'nun aşkıyla dökülen gözyaşı damlası.
M. Said Arvas TÜRKİYE GAZETESİ 03.10.2024
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
03 Nisan 2026
"Ben, Allah rızası için veriyorum!"
Mısır’da yetişen meşhûr fıkıh âlimlerinden Hayve bin Şüreyh hazretleri, Allah dostlarından bir mübârek zâttır.Eline, zenginlerin ihsânı olarak çok altın ve gümüş geçerdi.Ama harcamazdı.Fakîrlere verirdi.Hattâ eline geçtiği andan itibâren evine gelinc...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 52 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."