Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İhtiyaç eşyasının içine neler girmektedir?
Bir ev, bir aylık yiyecek, her yıl üç kat elbise, çamaşır, binecek vasıtası ihtiyaç eşyasına girer...Sual: İhtiyaç eşyası ne demektir, neler ihtiyaç e...
Allahü teâlânın emir ve yasaklarını yerine getirirseniz azîz, getirmezseniz rezîl olursunuz. Abdülhakîm-i Arvâsî “Rahmetullahi aleyh”
- Gazeteci Batuhan Yaşar (2022) ve Ömer Seyfeddin’in vefâtları (1920) Türkiye’nin Avrupa Gümrük Birliği’ne giriş antlaşması (1995)
İSTİĞFAR DUÂSI
Birçok âyet-i kerîmede; (Beni çok zikr edin!) ve İzâ câe sûresinde; (Bana istiğfâr edin. Duâlarınızı kabûl eder, günahlarınızı af ederim!) buyuruldu.
Görülüyor ki, Allahü teâlâ, çok istiğfâr edilmesin...
İSTİĞFAR DUÂSI
Birçok âyet-i kerîmede; (Beni çok zikr edin!) ve İzâ câe sûresinde; (Bana istiğfâr edin. Duâlarınızı kabûl eder, günahlarınızı af ederim!) buyuruldu.
Görülüyor ki, Allahü teâlâ, çok istiğfâr edilmesini emrediyor. Bunun için, Muhammed Ma’sûm hazretleri, ikinci cild, 80.ci mektûbunda buyuruyor ki; “Bu emre uyarak, her namazdan sonra, üç kerre istiğfâr duâsı okuyorum ve 67 kerre Estağfirullah diyorum. İstiğfâr duâsı; Estağfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüv el hayyel kayyûme ve etûbü ileyh)dir. Siz de bunu çok okuyunuz! Herbirini söylerken, mânâsını; Beni af et Allahım! olarak düşünmelidir. Okuyanı ve yanındakileri, derdlerden, sıkıntılardan kurtarır. Çok kimse, okudu. Faydası hep görüldü.”
Yatarken; Yâ Allah! Yâ Allah! ve üç defa Estağfirullah min külli mâ kerihallah demeli ve uyuyuncaya kadar, tekrar etmelidir. Şeyh-ül-islâm Ahmed Nâmıkî Câmî, (H.536, M.1142) de vefât etdi. Miftâh-ün-necât kitâbında buyuruyor ki;
“Bir kimse tevbe ve istiğfâr eder ve şartlarını yaparsa, her geçdiği sokak ve her oturduğu yer iftihar eder. Ay, güneş, yıldızlar, onun için duâ eder. Kabri Cennet bağçesi olur. Böyle tevbe nasip olmayan kimse, böyle tevbe yapanlarla beraber olmalıdır.”
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
“İbâdetlerin en kıymetlisi, evliyâyı sevmekdir.” “Tevbe ve istiğfâr edenin bütün günâhları af olur.”
Tevbe kalb ile olur. İstiğfâr söylemekle olur. Namaz Kitabı: 191
RAMAZAN MÂNİLERİ
Oruç tutmak izzettir,
Bilene bir lezzettir,
Onbir ayın sultanı,
Mü’minlere rahmettir.
Utansın tutmayanlar,
Sahura kalkmayanlar,
Sonra pişmân olacak,
Teravih kılmayanlar.
Âlem rahmetle dolar,
Kalplere neşe salar,
Mevlâmız çok yücedir,
Günahları bağışlar.
Yollar dağları aştı,
Ayrılık uzun kaçtı.
Davulu al çık yola,
Sahur vakti yaklaştı.
Oburlukta gâyet tekmiş,
Siniyi önüne çekmiş,
Kimseler yemesin diye,
Tatlıya da biber ekmiş.
Çiğ köfteye yandım,
Yiye yiye usandım,
Cebime koyacaktım,
Bakanlardan utandım.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
06 Mart 2026
"Müslüman, alınca değil, verince sevinir”
Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti.Bu zât, gençliğinde yaptığı günahlarına tövbe etmişti. Bir gün Sultân'ın adamlarını gördü yolda.Yanlarına gitti.Ve ağlayarak;"Beni Sultân'a götürün ki, suçum...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
16. Gün Ramazân-ı Şerif
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."