Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Abdest uzuvları yoksa veya yaralı ise
“Abdest ve gusül azasının yarıdan fazlası yara ise, bu kimse teyemmüm eder. Yarısı yara ise, sağlam yerleri yıkar."Sual: Bir kimsenin eli, ayağı kopmu...
Allahü teâlâ katında arkadaşların en hayırlısı, arkadaşına en hayırlı olandır. Hadîs-i şerîf
- TÜRKSAT 3A uzaya gönderildi (2008) - İsrail/İran Savaşı (2025) Ovit Tüneli açıldı (2018) - Cemil Meriç’in vefâtı (1987)
AMASRA HİSARI
Fâtih Sultan Mehmed Hân zamanında, Karadeniz kıyısındaki Amasra şehri, Müslümanlar arasında kalmış bir Hisardı. Kralı dahi Frenk'ti. Anadolu'dan kaçan esirler, o hisara girip kurtulurlardı. Amasralı t...
AMASRA HİSARI
Fâtih Sultan Mehmed Hân zamanında, Karadeniz kıyısındaki Amasra şehri, Müslümanlar arasında kalmış bir Hisardı. Kralı dahi Frenk'ti. Anadolu'dan kaçan esirler, o hisara girip kurtulurlardı. Amasralı tekneler dahi bazen, denize açılıp, Karadeniz’de korsanlık ederlerdi...
Bunların hâlleri, Fâtih Sultan Mehmed Hânın kulağına erişti. Pâdişah sordu:
– Orası ne biçim yerdedir ki, Cennetlik babam ve dedelerim niçün bırakmışlar?
Veziri cevap verdi:
– Devletlû Sultanım! Ol hisarın alınmayışına sebep, ola ki; Amasra’yı dahi, Sultanım fethede... Hak teâlânın takdiri, böyle kararlaştırılmış ola...
– Tezce hazırlık görün ki, varalım... Allahü teâlâ, neyi mukadder kıldıysa, onu dahi görelim...
Vezir gemileri donattı. Güvendiği yoldaşlarla, Amasra’ya yolladı... Pâdişah dahi, ordusu ile karadan yürüdü. Akyazı'dan aşıp Bolu'ya çıktı. Oradan da varıp, Amasra'ya indi.
Denizden tekneler dahi gelip, Amasra’nın limanına girdiler. Lenger atıp, palamar bağladılar... (Demir attılar...)
Amasra Tekfuru gördü ki; kendisinin gâyet sağlam müşterisi çıktı!.. Şu kadar sağlam ki; kendisi Hisarı satsa da satmasa da, Fâtih Sultan Mehmed Hân alacaktır!..
Orada bulunanlara dedi ki:
– Ey yoldaşlar!.. Bu müşteri, bizim Hisarı minnetsiz alır. Yaylarımızı eğriltir, oklarımızı ufaltırlar. Kendi kılıçlarımızla, kendi boyunlarımızı keserler. Bütün bunlar başımıza gelmeden, hoşlukla hisarı verip, hoş kişi olmak yeğdir...
Ve öyle de yaptılar. Hisarın kilidini Fâtih Sultan Mehmed Hâna teslim ettiler.
O gün Cuma idi. Bütün askerlerle Cuma namazı kılındı. Bundan sonra o hisar ve çevresi Osmanlı yurdu oldu.
ZEKÂ BULMACASI..........İKİ EŞİT PARÇA

Üstteki şekli 2 eşit parçaya bölebilecek misiniz?
(Cevabı yarın)
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
13 Haziran 2026
"Allahü teâlâ sana rızık gönderir”
İbni Sem’un hazretleri, vaaz ve nasîhatleriyle meşhur bir âlimdir.Bağdat’ta yaşadı.387 (m. 997) senesinde vefât etti.Bir gün kürsü üzerinde vaaz veriyordu.Bir ara cemaate;"Eti konuşturan, yağı gördüren, kemiği işittiren Allahü teâlâyı tesbîh ederim" ...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."