Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İslamiyette matem tutmak yoktur
"İki şey vardır ki, insanı küfre sürükler. Birisi, bir kimsenin soyuna sövmek, ikincisi, ölü için matem tutmaktır."Sual: Dinimizde, muharrem ayının on...
İbâdet; emredilenlerle amel edip, yasak edilenlerden sakınmaktan ibarettir. Hazret-i Hüseyin “Radıyallahü anh”
-
AŞÛRE GÜNÜ - Hazret-i Hüseyin’in (Hicrî tarihe göre) Kerbelâ’da şehâdeti [61] (M.680) En uzun gündüzler ve en kısa gecelerin sonu - Dünya Denizcilik Günü
TALAS SAVAŞI
10 Eylül 2021 yılında Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un himayesinde Kırgızistan’ın Talas şehrinde gerçekleştirilen; “Talas Savaşı ve Tarihî Önemi” konulu Uluslararası Bilimsel Sempozyuma, Tür...
TALAS SAVAŞI
10 Eylül 2021 yılında Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un himayesinde Kırgızistan’ın Talas şehrinde gerçekleştirilen; “Talas Savaşı ve Tarihî Önemi” konulu Uluslararası Bilimsel Sempozyuma, Türk dünyasından katılan 40’ı aşkın bilim insanının birbirinden kıymetli bildirilerinin yer aldığı kitap, yakın zamanlarda Türk Dünyası Belediyeler Birliği tarafından neşredildi.
Gazetemiz yazarlarından kıymetli hocamız Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in pek çok makâle ve kitaplarına da atıfta bulunulan bu kıymetli kitabın takdim yazısını Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır N. Caparov yazmış. Bu yorum çok ilmî ve millî bir duruş sergiliyor:
“... Kırgızistan ve bütün Orta Asya tarihindeki en önemli olaylardan biri, 751 yılının Temmuz ayında Talas Nehri üzerindeki Atlah kasabası yakınlarında gerçekleşen büyük savaştı. İpek Yolu güzergâhındaki Atlah, şimdi Kırgızistan’ın Talas ili, Manas ilçesine bağlı Coon-Töbö’de bulunmaktadır.
Bu tarihî savaş sadece Doğu’nun iki farklı ucu; Batı'da Arap Halifeliği ve Doğu'da Tang Hânedanlığı arasındaki taraf seçme çatışmasıydı. ...”
Sadır N. Caparov'un bu cümlelerinde en vurucu olanı hiç şüphesiz; “Türk halkının taraf seçme” ifâdesidir. Çünkü Talas Savaşı topyekûn bir kültür ve medeniyet değiştirme, İslâm dînine taraf olma savaşıdır da.
Bu savaştan sonra şu gelişmeler oldu:
=Türkler kitleler hâlinde, 200 senede Müslüman oldu..
=Bu savaş sonrası iyice zayıflayan Çin Devleti ,Orta Asya ve Batı Türkistan’a uzun süre saldıramadı ve dolayısıyla Türkler güçlerini artırma yoluna gittiler..
= Türk-İslâm tarihi başladı. Matbaa, kâğıt, bilim ve tıp konularında ilerleme sağlandı.
=Türkler, Abbasi Devleti'nde çeşitli üst görevler aldı.
=Türk İslâm eserleri yazıldı. Araplar Türkçe, Türkler Arapça öğrenme yoluna gittiler. Nitekim Kaşgarlı Mahmud’un yazmış olduğu Divânü Lugâti’t-Türk adlı eser, Araplara Türkçe öğretmek saikiyle yazılmıştır.
Hasılı 1271 yıl önceki bu kutlu savaşta şehîd düşenlere yüce Allahtan rahmet diliyoruz.
Meryem Aybike Sinan TÜRKİYE GAZETESİ
18.05.2022
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
25 Haziran 2026
“İnsanın en büyük düşmanı, nefsidir"
Evliyânın büyüklerinden olan Abdurrahman es-Sekkaf hazretleri, 1517 (h.923)‘de Yemen’de vefât etti.Bu büyük zât, bir defâ, bir yolculuğa çıkacaktı.O ara hanımı hâmileydi.Yanına çağırdı.Ve bir bez verip;"Ben yoldayken belki bir oğlumuz doğabilir. Aynı...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."