Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Mevlid kandili
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretleri buyurdu ki: “Mevlid okunan yerden belalar, sıkıntılar gider.”Sual: Mevlid kandilinin dinimizdeki yeri nedir ve ni...
Yanında gıybet edeni, gücü yeterken susturmazsa, Allahü teâlâ, onu dünyada ve ahirette cezâlandırır. Hadîs-i şerîf
- MEVLİD KANDİLİNİZ MÜBÂREK OLSUN - Mevlid-i Nebî Haftası Peygamber Efendimizin (Hicrî tarihe göre) doğumu (M. 571)
MEVLİD KANDİLİ
Dünyadaki bütün insanlara peygamber olarak gönderilen, peygamberlerin sonuncusu ve en üstünü Muhammed aleyhisselâm, 571 yılı Nisan ayının 20’sine rastlayan, Rebi’ul-evvel ayının 12. Pazartesi gecesi, ...
MEVLİD KANDİLİ
Dünyadaki bütün insanlara peygamber olarak gönderilen, peygamberlerin sonuncusu ve en üstünü Muhammed aleyhisselâm, 571 yılı Nisan ayının 20’sine rastlayan, Rebi’ul-evvel ayının 12. Pazartesi gecesi, sabaha karşı Mekke-i Mükerreme’de dünyaya gelmiştir.
Her peygamberin ümmeti, kendi peygamberinin doğum gününü bayram yapmıştır. Bugün de, Müslümanların bayramıdır. Neşe ve sevinç günüdür. Bütün Müslümanlar tarafından, her sene, bu gece Mevlid Kandili olarak kutlanmakta, her yerde Mevlid kasideleri okunarak Resûlullah efendimiz hatırlanmaktadır. Mevlid, doğum zamanı demektir.
Resûlullah, mevlid gecelerinde Eshâb-ı kirâma ziyâfet verir, dünyayı teşrifindeki ve çocukluk zamanındaki şeyleri anlatırdı. Hazret-i Ebû Bekir de, halîfe iken, Eshâb-ı kirâmı toplar, Resûlullah efendimizin dünyayı teşrifindeki olağanüstü hâlleri konuşurlardı.
Bu gece, Resûlullahın doğum zamanında görülen hâlleri, mûcizeleri okumak, dinlemek, öğrenmek çok sevâptır. Mevlid-i şerîf okumak, Resûlullahın dünyaya gelişini, mirâcını ve hayatını anlatmak, Onu hatırlamak, Onu övmek demektir. Mevlid Gecesi, Kadir Gecesi’nden sonra en kıymetli gecedir. Bu gece Peygamber “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimiz doğduğu için sevinenler affolur.
Bu gece de, diğer kandillerde olduğu gibi; tatlı şeyler yedirip içirmeli, hayrat ve hasenat yapmalı, Kur’ân-ı kerîm ve ilmihâl okumalı, kazâ namazı kılmalı, sadaka vermeli, duâ etmeli, Cenâb-ı Haktan af ve mağfiret dilemelidir.
GÜNÜN TARİHİ............ MERCİDABIK SAVAŞI
Mercidâbık Savaşı, iki Türk devleti arasında yapılmıştır. İslâm dünyası liderliği savaşı olarak tarihe geçmiştir. 24 Ağustos 1516 tarihinde Yavuz Sultan Selim Hân komutasındaki Osmanlı Devleti ordusu ile, Kansu Gavri komutasındaki Memlûk Devleti ordusu arasında gerçekleşen savaştır. Suriye'nin Halep şehrinin kuzeyindeki Dabık (2016’daki Suriye’ye Fırat Kalkanı Harekâtı da buradan başladı.) Köyü düzlüğündeki savaşta mutlak Osmanlı zaferiyle sonuçlanmıştır. Muharebenin sonucunda; Memluk Sultanlığı yok oldu. Lübnan, Suriye ve Filistin Osmanlı topraklarına katıldı. Bunun sonunda da Mısır feth edildi.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
24 Ağustos 2026
"Ne yaptığımı gördün mü?"
Resûlullah Efendimiz bir gün Mekke'de, evinin yanında otururken Osmân bin Maz'ûn oradan geçiyordu.Resûlullah’a baktı.Ve tebessüm etti.Efendimiz sordu:"Biraz oturmaz mısın?"O, bu teklîfi kabûl etti.Ve gidip yanında oturdu.Resûlullah Efendimiz konuşurk...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."