Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Zikir, kendini gafletten kurtarmaktır
Her ne şekilde olursa olsun, kendini gafletten kurtarmak, zikir olur. Gaflet, Allahü teâlâyı unutmak demektir.Sual: Zikir, sadece Allah isminin çokça ...
Dul ve yetimlerin ihtiyacına koşanlar, gündüz (nâfile) oruç tutup, geceyi ibâdetle geçiren gibidir. Hadîs-i şerîf
- Sultan Yıldırım Bâyezid Hân’ın taht’a çıkması (1389) Nagazaki’ye ikinci atom bombası atıldı (1945)
ESTERGON
Estergon içinde vîrân minâre,
Dertleşir Tunayla gönlü bin pâre,
Üç yüz elli yıldır ben bu ağyâre,
Sabâdan seslendim: Ezânım nerde?
Tuna bizden çıkar bize akardı,
Kanûnî Kal'adan bize bakardı,
Erenler...
ESTERGON
Estergon içinde vîrân minâre,
Dertleşir Tunayla gönlü bin pâre,
Üç yüz elli yıldır ben bu ağyâre,
Sabâdan seslendim: Ezânım nerde?
Tuna bizden çıkar bize akardı,
Kanûnî Kal'adan bize bakardı,
Erenler mescidde, kandîl yakardı,
Sırlandı kandilim, suzanım nerde?
Savt-ı cemil ile gelenler vecde,
Hulûs-ı kalb ile ederdi secde,
Vakti kollayana her yer seccade,
Kur’ânı sineye yazanım nerde?
Şuhedâ ervâhı olup nur beden,
Ehl-i irfan ile şimdi yeniden,
İstikbâl ederler ta gök kubbeden,
Bekleriz bir ordu, düzenim nerde?
Tâc-ı şerîfine gül takan baba,
Gazâya çıkmıştı sırtında abâ,
Rûhaniyetine yâ Hû merhaba!
Sorduk: Zülfikârla gezenim nerde?
Kanla abdest alıp cân fedâ eden,
Hû deyip Allaha vakt edâ eden,
Aşk ile pîrâna iktidâ eden,
Gözleri Tuna'yı süzenim nerde?
Tuna’nın özünden içeli Mecnûn,
Leylâ’nın peşinden koşar gözü hûn,
Dokunma yâreme gönlüm çok yorgun,
Firkatin derdini sezenim nerde?
Dışardan bilinmez içerden bak gel,
Tuna gibi ara aslını ak gel,
Server-i kâinat aşkına çık gel,
Mühr-i Süleymânı düzenim nerde?
Göğe fırlatılmış kocaman bir haç,
Yalvarır hilâle bana kucak aç,
Estergon yeni bir Mohac’a muhtaç
Askerim, tekbirim iz'ânım nerde?
Tuna bir âyettir nûr kadar berrak,
Tuna’da derviştir ağaç, dal, yaprak,
Yiğitler! “Estergon subaşı durak.”
Budin'de atlarla tozanım nerde?
Şimdi Tuna daha bir nazlı akar,
Meriç onun için türküler yakar,
Bir Hay çek firâkım bitsin be Hünkâr,
Nil’im, Filistin’im, Fizan’ım nerde!
Mustafa Tatcı
FIKRA.......... HOCA
Eli sıkı, dili uzunun biri, bir mecliste Nasreddin Hoca’yı mahcub etmek için küstah bir edayla sormuş:
- Hoca efendi, duyduk ki, parayı çok severmişsin!. Neden aceb?
Merhum, tebessümle der ki:
- Senin gibilere muhtaç olmamak için!
DÜNKÜ CEVAP
Ali=20, Kız=30, Baba=50
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
09 Ağustos 2026
“İşte hakîkî bir talebe"
İstanbul’da yetişen büyük velîlerden Atpazarlı Osmân Fadlı Efendi hazretleri, 1691 (h.1102) senesinde Kıbrıs‘ın Magosa şehrinde vefât etti.Kabri Magosa’dadır.Gençliğinde ilmi ve âlimleri öven bir şiirden etkilenip, ilim tahsîli için İstanbul'a geldi....
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."