Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Oruçta ve kurbanda hilali görmek
Kurban Bayramının birinci günü, Zilhicce ayının hilalini görmekle anlaşılır.Sual: Oruca başlamakta, bayram yapmakta, hac etmekte ve kurban kesmekte, d...
Güler yüzle selâm verene sadaka sevabı verilir. Hadîs-i şerîf
- Dünya Hemşirelik Günü ve Haftası PKK’nın silah bırakma ve tasviyesi açıklandı (2025)
MEKTÛBÂT VE İMÂM-I RABBÂNÎ
Âriflerin ışığı, velîlerin önderi, İslâmın bekçisi ve Müslümanların baş tâcı İmâm-ı Rabbânî Müceddîd-i Elf-i Sânî Ahmed-i Farûkî Serhendî hazretleri, hicrî 971’de (m.1563) Hindistan’da Serhend şehri...
MEKTÛBÂT VE İMÂM-I RABBÂNÎ

Âriflerin ışığı, velîlerin önderi, İslâmın bekçisi ve Müslümanların baş tâcı İmâm-ı Rabbânî Müceddîd-i Elf-i Sânî Ahmed-i Farûkî Serhendî hazretleri, hicrî 971’de (m.1563) Hindistan’da Serhend şehrinde doğup, 1034’de (m.1624) yine orada vefât etti.
Derin âlim, büyük velî ve müctehid idi. Silsile-i aliyyenin yirmiüçüncü halkasıdır. Nakşibendiyye, Kadiriyye, Çeştiyye, Kübreviyye, Sühreverdiyye tarikatlarında mürşid-i kâmil idi.
Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem buyurdu ki:
“Ümmetimden, Sıla isminde biri gelecektir. Onun şefaati ile Cennete çok kimseler girecektir.” [Suyutî]
Bu hadîs-i şerîfteki Sıla isminin, İmâm-ı Rabbânî hazretlerine lâyık olduğunu, yüzlerce âlim sözbirliği ile bildirmişlerdir. Sıla ismini, ondan evvel kimse almamıştır. 17 yaşında, zahirî ve bâtınî ilimlerin üstadı oldu. Yüksek dereceleri, eşsiz makamları, kerâmetleri ve her bakımdan üstünlükleri anlatılacak gibi değildir.
Allahü teâlânın sevgilisi, ikinci bin yılın müceddîdi ve nurlandırıcısı, Cenâb-ı Hakka yaklaşanların kalblerinin kıblesi, âlimlerin göz bebeği ve velîlerin baş tâcı idi.
Kelâm, fıkıh ve tasavvufun marifetlerini açıklayan ve aslı fârisî olan Mektûbât kitabı uçsuz bir deryâdır. Üç cilt olup, 536 mektubunun toplânmasından meydana gelmiştir. İmâm-ı Rabbânî hazretleri bu eserinde, insanoğlunun rûhî hastalıklarının tedâvi yollarını göstermiş, İslâm dînine nasıl inanılacağı, ibâdetlerin ehemmiyeti, evliyâlık, Resûlullahın güzel ahlâkı, İslâmiyet, tarîkat ve hakikatin ayrı ayrı şeyler olmadıkları gâyet açık bir şekilde izah edilmiştir. Türkçe basılan Mektûbât kitabı, fârisî birinci cildinin tercümesidir. Bu kitap 512 sayfa olup, 313 mektup vardır.
Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî “rahmetullahi aleyh” buyurdu ki:
“Allahın kitabından ve Resûlullahın hadîslerinden sonra, İslâm kitaplarının en üstünü, en faydalısı, Mektûbât kitabıdır.”
Adres: Hakîkat Kitabevi, Darüşşefeka Cad. No: 53/A P. K. 35 34083
Fatih-İSTANBUL Tel: (0 212) 532 58 43 Faks: (0 212) 523 36 93
İnternet: http://www.hakikatkitabevi.net E-mail: bilgi@hakikatkitabevi.com
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
12 Mayıs 2026
"İnsana en önce lâzım olan şey nedir?”
Talha bin Musarref hazretleri, Tâbiîn’den olup, tanınmış hadîs ve kıraat âlimidir.Kendisi Kûfelidir.112 (m. 730) senesinde vefât etti.Zühd ve verâ sâhibiydi...Bir gün oruç tuttu.Evinde az et vardı.Hanımı bu eti iftârlık olarak hazırlamak istiyordu.Am...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 13 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."