Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Kurbanlık hayvan satın alınırken
Kurbanlık hayvan satın alınırken “Bayram günü kesmesi vacip olan kurbanımı almaya” diye niyet edilmelidir.Sual: Kurbanlık hayvanları satın alırken, ku...
Tevbe, geçmiş günahlara pişman olmak, gelecektekiler için istiğfâr etmek ve affını istemektir. Ahmed-i Bedevî “Rahmetullahi aleyh”
- Soma’da maden faciası (2014) [301 ölü] Arkeoloji Haftası - Ovit Tüneli’nin temeli atıldı (2012)
GELİN - KAYNANA
Uzun yıllar önce Çinde Lili adlı bir kız evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlarlar. Birkaç ay sonra bitmez tükenmez gelin-kaynana kavgala...
GELİN - KAYNANA
Uzun yıllar önce Çinde Lili adlı bir kız evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlarlar. Birkaç ay sonra bitmez tükenmez gelin-kaynana kavgalarından ev, hem onun ve hem de annesi ile karısı arasında kalan eşi için çekilmez hâle gelmiştir. Birşeyler yapmak gerektiğine inanan gelin, doğru babasının eski bir arkadaşı olan baharatçıya gider ve derdini anlatır.
Yaşlı adam ona bitkilerden bir karışım hazırlar ve bunu 3 ay boyunca her gün azar azar kaynanası için yaptığı yemeklerin içine koymasını söyler. Zehir az az verilecek, böylece onu gelininin öldürdüğü belli olmayacaktır. Yaşlı adam genç kıza kimsenin ve eşinin şüphelenmemesi için kaynanasına çok iyi davranmasını, ona en güzel yemekleri yapmasını da söyler.
Sevinçle eve dönen gelin bunları aynen uygular. Hergün kaynanasına en güzel yemekleri yapar. Ona çok iyi davranarak tabağına azar azar zehiri damlatır. Bir süre sonra kayınvalidesi de, çok değişir ve ona kendi kızı gibi davranmaya başlar. Evde artık barış rüzgârları eser. Bu ara gelin, yaşlı kadının ölmesini artık istemez olur ve verdiği zehirlerden pişman bir vaziyette baharatçı dükkânının yolunu tutar. Yaşlı adama, kaynanasına verdiği zehirleri temizleyecek bir çâre bulması için yalvarır. Yaşlı adam yaşlı gözlerle şöyle konuşur:
“Sevgili Lili, sana verdiklerim sadece vitaminlerdi. Gerçek zehir, senin beyninde idi. Sen ona iyi davrandıkça onun da nefreti sevgiye dönüştü. Böylece siz gerçek bir ana-kız oldunuz.
Gül veren elde, gül kokusu kalır, değil mi?”
YEMEK........... Z.YAĞLI KABAK ÇİÇEĞİ DOLMASI
MALZEME: 4 kabak çiçeği, 1 bardak pirinç, yarım bardak zeytinyağı, 1 soğan, 1 kaşık dolmalık fıstık, 1 kaşık kuş üzümü, 3 dal nane, 3 dal maydanoz, 1 çay kaşığı tarçın, tuz ve karabiber.
YAPILIŞI: Zeytinyağında fıstık kavrularak ince doğranmış soğan ilâve edilir. Pirinç eklenerek birkaç dakika çevrilir ve baharatlar ve kuş üzümü konularak dinlenmeye bırakılır. Dolma içine kıyılmış taze nane ve maydanoz eklenerek kabak çiçeklerinin içine doldurularak fırında on dakika pişirilir. Soğuk olarak servis edilir.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
13 Mayıs 2026
“İstişâre etmek, nefsi kırar"
Talha bin Musarref hazretleri, Tâbiîn’den olup tanınmış hadîs ve kıraat âlimidir.Bir gün sebepsiz gülmüştü.Ama hemen pişmân oldu.Ve kendi nefsine;"Niçin güldün?" dedi.Ardından sordu:"Sebepsiz güldün değil mi?"Buna çok üzüldü!Çok pişmân oldu.“Bundan s...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 12 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."