Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İtikadı bozuk olan, cehenneme gider!
“Yalnız benim ve eshâbımın itikadında olan ve bizim gibi ibadet eden cehenneme girmeyecektir.”Sual: İtikadında, iman ve inanışında bozukluk olanlar, c...
Misvak kullanmam bana o kadar emredildi ki, üzerime farz kılınacağından korktum. Hadîs-i şerîf
- Anayasa değişikliği referandumla kabul edildi (2017) Şeyhülislâm İbni Kemâl’in vefâtı (1534) [H:940] - Kuğu Fırtınası
AÇLIK VE TOKLUK ARASI
Yahyâ bin Eksem hazretleri Hanefî fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 775 (H.159) senesinde Türkistan’da Merv’de doğdu. Bağdad ve Kûfe’de İmâm-ı Muhammed Şeybânî, Abdullah bin Mübârek ve daha başka ...
AÇLIK VE TOKLUK ARASI
Yahyâ bin Eksem hazretleri Hanefî fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 775 (H.159) senesinde Türkistan’da Merv’de doğdu. Bağdad ve Kûfe’de İmâm-ı Muhammed Şeybânî, Abdullah bin Mübârek ve daha başka âlimlerin derslerini dinleyip icazet aldı. Basra şehrine kâdı (Hakim) tâyin edildi. 856 (H.242) senesinde hacdan dönerken Medîne yakınlarında Rebeze’de vefât etti.
Yahyâ bin Eksem, Halîfe Me'mûn’un çocuklarının terbiyesi ile görevlendirilmişti. Me’mûn zamanında mahkeme reisliği yapıyordu. Ona birisi gelip şöyle sordu:
- Allahü teâlâ kâdımıza iyilikler versin. Yemek yemede ölçüm ne olsun, söyler misin?
Yahyâ bin Eksem buyurdu ki:
- Açlık ile tokluk arasında yiyeceksin.
- Amellerimi gizleme husûsunda ne söylersin?
- Gücünün yettiği kadar gizle.
- Gülmede ölçü ne olacak?
- Yüzünde açıklık olacak, fakat sesini yükseltmeyeceksin.
- Ağlama hakkında ne dersin?
- Allahü teâlânın korkusundan ağladığını kimseye söyleme!
- Amelimden ne kadar göstereyim?
- Sâlih kimselerin sana uyacağı, insanların sana îtimâd edebileceği kadar... Vehbi Tülek TÜRKİYE GAZETESİ 7 Aralık 2024
GÜNÜN TARİHİ........ AHMED İBNİ KEMAL
Osmanlı âlim ve velîlerinin en meşhûrlarındandır. Büyük devlet ve ilim adamı idi. Asıl ismi Şemseddîn Ahmed’dir. Dedesi Kemal Paşaya nisbetle “İbni Kemal” veya “Kemal Paşazade” diye tanınmıştır. 1468 (H.873) yılında Edirne’de doğdu. İbni Kemal hazretleri durmadan din için, devlet için, halk için gayret etti. Cinnîlere de fetvâ verirdi. Eşsiz ve sayısız ilmî eserleri vardır. 16 Nisan 1534’de (H.940) İstanbul’da vefât etti. Cenaze namazı Fatih Câmii’nde büyük bir kalabalık tarafından kılınıp Edirnekapı dışındaki Mehmet Çelebi zaviyesine defnedildi. Ahmed İbni Kemâl hazretlerinin herkese öğüt ve nasihat niteliğinde darb-ı mesel hâlini almış kıt’a ve beyitleri vardır.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
15 Nisan 2026
Attaki mızraklı ve heybetli zat!..
Rebîa bin Ebî Abdurrahman hazretleri, Tâbiînin büyük hadîs ve fıkıh âlimlerindendir.137 (m. 753) senesinde vefât etti.Babası Ferruh, Horasan tarafına gazâya giderken hâmile olan hanımına “üç bin dînar” verdi.Ve helâlleşip yola çıktı...Yirmi yedi sene...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 39 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."