Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Zaruret hâlinde orucu bozmak
Bir ibadete başlayınca, bunu özür olmadan bozmak haramdır. İhtiyaç olunca, orucu bozmak caiz olur.Sual: Açlık veya susuzluk gibi böyle zaruri durumlar...
El-Âzim ismi şerîfini söyliyen, elem ve kederden kurtulur. Yûsüf Nebhânî “Rahmetullahi aleyh”
- Bağ budama ve Kalem Aşısı zamanı Suruç Tüneli açıldı (2014) - Lâleli Câmii ibâdete açıldı (1764)
TOK TUTAN ŞERBET
Dünyanın meşhur doktorlarından biri olan İbn-i Sina’nın, insanlığa sunduğu öğütler herkesi şaşırtıyor. Küçük Tıp Kanunu kitabında asırlar öncesinden Ramazan ayında yaşanacak olan susuzluk için verdiğ...
TOK TUTAN ŞERBET
Dünyanın meşhur doktorlarından biri olan İbn-i Sina’nın, insanlığa sunduğu öğütler herkesi şaşırtıyor. Küçük Tıp Kanunu kitabında asırlar öncesinden Ramazan ayında yaşanacak olan susuzluk için verdiği 3 besin şunlardır:
1- Demirhindi şerbeti, 2- Kayısı kompostosu, 3- Armut.
DEMİRHİNDİ ŞERBETİ
MALZEME: 1 baş zencefil, 1 çubuk tarçın, 100 gr demirhindi, 1 dal adaçayı, 5 bardak su, 1 tutam ıhlamur, 2 adet karanfil, 1 kaşık bal, yarım bardak şeker.
YAPILIŞI: Demirhindinin kabukları temizlenip bir tencereye alınır. Üzerine 1 litre su eklenip, bir gece bekletilir. Ertesi gün, bal, adaçayı, toz şeker, zencefil, çubuk tarçın, karanfil ve ıhlamur koyup ocağa konur. 1 saat kadar kaynadıktan sonra bir kenarda soğuması beklenir. Posası dibe çökünce süzülür ve 4 saat buzdolabında bekletilir. Bu şerbet, iftarda, sahurda ve yaz aylarında serinlemek için içilir.
GÜNÜN TARİHİ...........LÂLELİ CÂMİİ
İstanbul Lâleli semtinde bulunan Lâleli Câmii’nin temeli 10 Nisan 1760’da atılmıştır. Câmi, Sultan III. Mustafa Hân tarafından yaptırılmış ve 9 Mart 1764’de ibâdete açılmıştır.
Merkezî kubbe, 8 sütuna dayalı kemerler üstünde olup, 6 yarım kubbe ile çevrilidir. Câmiinin iç duvarı somaki mermerle kaplıdır. 105 penceresi vardır. Hünkâr mahfili sol taraftadır. Tek şerefeli 2 zârif minâresi vardır.
RAMAZAN MÂNİLERİ
Ramazan gelir gider,
Bırakmaz kalbde keder,
Hakkın rahmeti boldur,
Sayısız ihsân eder.
Mü’minler mesrûr oldu,
Gönüller huzûr buldu,
Yemekler hazırlandı,
Kalkalım sahûr oldu.
Yüreğinde hasret var,
Her işte bir hikmet var,
Bir ay hep aç kalsan da,
Sonunda çok ni’met var.
Peşime düşer pire,
Durmaz sıçrar habire,
Penseyle tuttum onu,
Bağladım bir zincire.
Zinciri kırıp kaçtı,
Başıma işler açtı,
Emdiği on tas kanın,
Beşini yere saçtı.
Yere koysam yanımı,
Emer bütün kanımı,
Bir gece rahat vermez,
Yakarlar hep canımı.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
09 Mart 2026
Cömertlik, kötü huyları örter!..
Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, bir gün sevdiği bir gence;"Oğlum! Allahü teâlânın sana nasıl davranmasını istiyorsan, sen de Onun kullarına öyle davran" buyurdu.Ve ekledi:"Unutma, muvaffak olmanın sırrı iki şeydir."Genç adam sordu...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
19. Gün Ramazân-ı Şerif
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."