Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Hasta olanlar, oruç tutamaz mı?
“Bir kimsenin hastalığı artacaksa veya iyi olması gecikecekse oruç tutmayıp sonra kaza eder."Sual: Bir kimsenin, oruç tutunca hastalanma tehlikesi var...
Hak yolda olan kimse, seçilmişlerdendir. Doğru ile yanlışı karıştıran cefa çeker. Bennân-ı Hammâl “Rahmetullahi aleyh”
-
Sultan I. Mustafa Hân’ın taht’tan indirilmesi (1618) Ermenilerin Karabağ Hocalı’da Türk katliâmı (1992) [613 Şehit]
ANA-BABAYA İYİLİK
Bir zamanlar iki kardeş vardı. Yatalak annelerine bir gece biri, diğer gece öteki bakacaktı. Öyle anlaşmışlardı. Âbid olan nâfile ibâdete çok düşkündü, sabaha kadar ibâdet ederdi. Bunun için, kardeşin...
ANA-BABAYA İYİLİK
Bir zamanlar iki kardeş vardı. Yatalak annelerine bir gece biri, diğer gece öteki bakacaktı. Öyle anlaşmışlardı. Âbid olan nâfile ibâdete çok düşkündü, sabaha kadar ibâdet ederdi. Bunun için, kardeşine; “Bugün de anneme sen hizmete devam et, ben de yine ibâdet edeyim.” derdi. Annesine bakma sırası hiç ona gelmezdi. Kardeşi, onun da sevap kazanması için âbid olan kardeşine, bazen; “Bugün sıra sende.” derdi. Bu âbid genç, rica eder, sabaha kadar ibadetle meşgul olurdu.
Yine bir gece sabaha kadar yaptığı ibâdetten duyduğu hazdan dolayı kardeşine, her zaman olduğu gibi sırayı bozarak; “Bu gece de bana izin ver ibâdet edeyim.” dedi. Kardeşi kabul edip annesine hizmete gidince, bu ibadet etmeye koyuldu...
Bir ara uyuyakaldı ve bir rüyâ
gördü. Rüyâsında nûrani yüzlü bir
zat buna dedi ki:
- Kardeşin affedildi.
Genç merakla sordu:
- Ben niye affedilmedim?
- Sen de affedildin ama, kardeşinin
hürmetine affedildin.
- Ben Allahü teâlâya ibâdet ediyorum.
Kardeşim ise anneme hizmet
ediyor. Fakat benim onun hürmetine
affedilmemin hikmeti nedir?
O zat dedi ki:
- Allahü teâlâ size nâfile ibâdeti farz kılmadı, ama ana babaya iyiliği hizmeti farz kıldı. Üstelik annenin hizmete ihtiyacı var. Kardeşin emre uyduğu için kazandı ve ükseldi Onun sayesinde sen de affedildin...
RAMAZAN MÂNİLERİ
Şerefli ayımız gelir
Bizlere huzur verir,
Kalbimiz Ramazanda,
O ruçlardan feyz alır,
Rabbimizin ni’meti,
Ölçülür mü kıymeti,
Bu ayda mü’minlere,
Saçar bolca ni’meti.
Akşam pide alınır,
Terâvihler kılınır,
Sahûra kalkmak için,
H er gün davul çalınır.
Nerden geldi aklıma,
Kadayıfla baklava,
Aç gözlü olma diye,
A nnem vurdu oklava.
Akşama kurdum pusu,
Gelir köfte kokusu,
İftarda az yemeli,
S ahurda çok, doğrusu.
Ne hoş bir koku geldi,
Kalbime korku geldi,
Bahşişi yolla beyim!
Gözüme uyku geldi.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
26 Şubat 2026
“Bu makâma nasıl ulaştın?”
Ebû Bekr bin İyâş hazretleri, Tâbiîn’den, hadîs ve kırâat âlimidir.Heysem adında sevdiği biri anlatıyor:Bir gece rüyâmda Ebû Bekr bin lyâş'ı gördüm.Önünde bir “hurma tabağı” vardı.Kendisine;“Yâ Ebâ Bekr! Bilirsin ki, ben hurmayı çok severim, bana da ...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Bugün Ramazân-ı Şerif
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."