BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Reform gündemini mecrasından saptırmaya çalışanların amacı

Nebi Miş
Facebook
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “değişim dinamik bir süreçtir. Biz reform gündeminden hiç kopmadık” sözleri ile başlayan yeni reform dalgasını etkisizleştirmeye çalışanlar çok. Bu süreci, zehirlemeyetartışmalara boğmaya ve mecrasından saptırmaya yeltenenler özel bir gayret gösteriyor.
Reform dalgasından rahatsız olanlar, bu yeni süreci bir an önce akamete uğratmak için geçtiğimiz iki haftalık dönemde şunları denediler:
  1. CHP ve İyi Parti, Erdoğan’ın reform açıklaması ile oluşan pozitif havayı dağıtmak için reform gündemini değersizleştirmeye çalıştı. Sanki hiç reform yapılmamış gibi, “18 yıldır neredeydiniz, reform yapmak şimdi mi aklınıza geldi” minvalinde sözler söylediler. Dün, “ekonomide niçin piyasanın şartlarına göre adım atmıyorsunuz” diye eleştiri getiren Kılıçdaroğlu, bugün atılan adımları, Londra’daki tefecilerin önünde diz çöküldü” diyerek önemsizleştirmeye çalıştı.
  2. Deva ve Gelecek partililerin reform ile ilgili açıklamalara tepkisi ve endişesi, CHP ve İyi Parti’den daha yüksek bir tondaydı. Kendi açılarından endişe etmekte haklılardı. Çünkü şu ana kadar siyaset yapma zeminlerini, sadece AK Parti’nin 2014’ten itibaren reform gündeminden saptığı eleştirisine dayandırmışlardı. Dolayısıyla, yeni bir reform süreci bu partilerin varlık nedenini doğal olarak etkisizleştirecekti.
  3. Sol liberaller ve uluslararası sermaye tarafından desteklenen medyanın öncülüğünü yaptığı muhalif çevreler ise, demokrasi, hukuk ve ekonomi alanlarında yeni bir reform dalgasının başlatılmasını ve Erdoğan’ın AB başta olmak üzere dış politika konularında atılacak yeni adımlarla ilgili söylemlerini, sadece “Demirtaş” ve “Kavala” tartışmasına hapsederek boğmak istediler. Yargı süreçleri devam eden, “Demirtaş” ve “Kavala” yargılamalarını gündemde tutarak, sanki bu isimler tahliye olmadan reform başlatılamazmış gibi bir hava oluşturmaya çalıştılar.
  4. Geçmişte AK Parti’de siyaset yapan, ancak şu an aktif bir pozisyonda bulunmayan bazı isimler de bu çevrelerin söylemlerine biraz erken tav oldular. Geçmişte çözüm sürecinde, sol liberallerin söylemine yaslanarak yaptıkları hataların bir benzerini tekrarlamaya hazır olduklarını aniden gösterdiler. Bu çevrelerin argümanlarının taşıyıcılığını yaparak, yeni bir reform dalgasını, mecrasından saptırarak zehirlemeye çalıştılar. Yakın dönem tarihinden yeterince ders çıkarmadıkları belliydi.
  5. Hâlbuki, geçmiş dönemde etkin olarak siyaset yaptıkları AK Parti iktidarları, çözüm süreci, Alevi açılımı, gayrimüslim azınlıkların haklarının verilmesi vb. konularda iyi niyetle hayati siyasi risk alarak adımlar atmaya çalışırken, bazı çevrelerin bu süreçleri nasıl manipüle ederek demokrasi dışı yollarla partilerini iktidardan düşürmeye çalıştıklarını yine en iyi kendilerinin bilmeleri gerekirdi.
  6. Bu çevrelerin tümünün, reform gündemini mecrasından saptırarak yeni bir içerikle tartışmaya yeltenmelerinin nedeni belliydi: Cumhur İttifakı bu tartışmalarda yara alabilirdi. 
Hem Erdoğan hem de Bahçeli deneyimli siyasetçiler olduklarını bir kez daha gösterdiler. Tartışmalarla neyin denendiğini gördükleri için aniden müdahale ettiler. Tartışmaların, ittifakın mevcut dinamiğini ve geleceğini etkileyecek bir yöne kanalize olmasına izin vermediler.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP grubunda yaptığı konuşmada yeni reform sürecine; “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, Türkiye’nin aradığı ve ihtiyaç duyduğu tarihî bir yönetim reformu olarak devrededir. Gereken ve planlanan diğer reformların birbirine eklemlenerek ifa ve icrası Türkiye’nin hızına hız katacaktır” sözleriyle güçlü bir destek verdi.
Erdoğan ise, “Son günlerde bizimle asla ilgisi olmayan kimi bireysel açıklamalar ile yeni bir fitne ateşi yakılmaya çalışıldığını görüyoruz. Geçmişte birlikte çalışmış olsak bile hiç kimsenin şahsi açıklamaları hükümetimizle, partimizle ilişkili hâle getirilemez” sözleri ile Bülent Arınç’ın açıklamaları üzerinden yürüyen tartışmaya net tavrını koydu.
AK Parti, 18 yıldır iktidarda. Erdoğan, demokratik dönemin kesintisiz en fazla iktidarda kalan siyasi lideri. İktidarı döneminde çetin sınamalardan geçti. Devlet Bahçeli, 1997 yılından bu yana MHP’nin başında. En son, İyi Parti’nin MHP içinden çıkarılmasında olduğu gibi, kendi partisi birçok kez operasyona tabi tutuldu.
Sınamalardan ve krizlerden öğrenerek çıktılar. Dolayısıyla, Cumhur İttifakı’nın liderleri, bu tip tartışmalarla neyin hedeflendiğini bilecek kadar deneyimliler. Reform seferberliği amacına ulaşacaktır.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
616342 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/nebi-mis/616342.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT