BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Orta Doğu’da örnek iş birliği: Türkiye-Katar ittifakı

Prof. Dr. Kemal İnat
Facebook
Genellikle çatışma ve rekabetin yoğun olmasıyla tanınan Orta Doğu’da bölge ülkeleri arasında yapıcı iş birliğinden bahsetmek pek mümkün değildir.
Bazı bölge ülkelerinin bölge dışı güçlerle “iş birliği” olarak adlandırılan ilişkileri var ama bu iş birlikleri genellikle bölge ülkelerinin ABD ya da Rusya gibi küresel güçlerin Orta Doğu politikalarının bir aracı olmaları şeklinde tezahür ediyor. Örneğin ABD ile Mısır ya da Suudi Arabistan arasındaki ilişki ile Rusya ile Şam yönetimi arasındaki ilişki bu türden dengesiz bağımlılık ilişkisi şeklindedir.
Bu tür ilişkilerde esas olan her iki ülkenin çıkarından çok, güçlü ortağın çıkarları ile daha zayıf olan bölge ülkesindeki elitlerin çıkarıdır. Doğal olarak bu tür “iş birliklerinde” kaybeden her zaman söz konusu bölge ülkesinin halkı oluyor. ABD-Mısır ya da ABD-Suudi Arabistan ilişkisinin Mısır ve Suudi Arabistan halklarına maliyetinin ve faydasının ne olduğunun araştırılması bu tespiti doğrulayacaktır.
Küresel güçlerle Orta Doğu ülkeleri arasındaki iş birliklerinin her zaman dengesiz bir bağımlılık ilişkisine işaret etmesi gerekmiyor kuşkusuz. Örneğin Rusya’nın Türkiye ve İran ile ilişkilerinin son yıllarda tarafların karşılıklı çıkarlarını gözeten türden iş birlikleri olduğu söylenebilir. Rusya’nın, ekonomik ve askerî kapasiteleri kendisinden daha az olan Orta Doğulu bu iki ortağıyla ilişkilerinde şimdiye kadar bir bağımlılık arayışı içerisinde olmaması bu iş birliklerini şimdilik karşılıklı çıkarlara hizmet eden ilişkiler olarak tanımlamamızı mümkün kılıyor.
Ancak Moskova’nın bu konuda tavrını değiştirip Ankara ve Tahran ile ilişkilerini de Şam ile ilişkilerine benzer bir düzeye getirme arayışı içerisine girmesi ihtimali her zaman vardır ve böyle bir gelişme söz konusu ortaklığa zarar verecektir. Bu noktada Türk-Amerikan ilişkilerinin son dönemde bozulmasının temel nedeninin, Washington’daki etkili bazı aktörlerin Ankara’nın dengeli ve her iki tarafın çıkarlarına hizmet eden bir karşılıklı bağımlılık ilişkisi arayışını reddetmesi olduğunu hatırlamakta fayda var.
Orta Doğu’da rastladığımız bir başka iş birliği biçimi İsrail, BAE, Mısır ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkeleri arasındaki iş birlikleridir. Daha önce değinilenlerden farklı olarak bu ülkeler arasındaki iş birlikleri bölge ülkeleri arasındaki ortaklıklara işaret etmektedir. Ancak Türkiye-Katar iş birliğinden farklı olarak bu ülkeler arasındaki ortaklıklar “bölgesel” değildir, zira küresel aktörlerin çıkarlarına hizmet etmektedirler.
Orta Doğu’daki Suudi Arabistan-BAE-Mısır-İsrail ittifakı ABD’nin ve bu ülkede çok etkin olan İsrail lobisinin çıkarları ekseninde kurulmuş bir ittifaktır. Mısır, Suudi Arabistan ve BAE halklarının çıkarlarına hizmet eden bir ittifak değildir. Belki bu ülkelerdeki yönetici elitlerin kısa vadeli çıkarlarına da hizmet eden bir ittifak olarak görülebilir. Ancak kendi halklarının zarar göreceği iş birliklerine girmek nihai olarak bu ülke elitlerine de zarar verecektir.
Buna karşılık Türkiye ile Katar arasında söz konusu olan iş birliği tamamen “bölgeseldir”, zira arkasında herhangi bir küresel aktör yoktur. Aksine, her iki ülkeyi de kendi nüfuzları altında görmek isteyen küresel güçler Ankara ile Doha arasındaki bu ittifaktan oldukça rahatsızlar, çünkü bu ittifak sayesinde hem Türkiye hem de Katar dış politikada daha bağımsız hareket etme imkânına kavuştular.
Türkiye’nin desteği olmasaydı, muhtemelen Katar da zorla ABD ve İsrail lobisinin çıkarları ekseninde oluşturulan yukarıda değinilen ittifaka dâhil edilecekti. İran’ın yanında, Hamas, Müslüman Kardeşler ve Türkiye’yi de düşman olarak gören ittifaktan bahsediyoruz.
Ama Katar’daki yönetimin direnişi ve Türkiye’nin yardımı Washington ve Tel Aviv merkezli bu planları boşa çıkardı.
Türkiye’nin desteğiyle bağımsız kalan Katar, daha sonra finansal saldırı altında kalan Ankara’nın desteğe ihtiyaç duyduğu dönemde Türkiye’nin arkasında durmaktan imtina etmedi.
İşte bu yüzden Türkiye-Katar iş birliği, Orta Doğu’daki başka iş birliklerine benzemeyen, her iki tarafın da çıkarlarını esas alan gerçek bir “bölgesel” ittifaktır.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
610962 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/prof-dr-kemal-inat/610962.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT