BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Acaba o mu? Acaba o mu?..”

“Acaba o mu? Acaba o mu?..”

“Kızlarımız kendilerini arkadaş sanıyordu. Meğer asıl arkadaş anneleriymiş. Onlar da şaşırmıştı ama biz yılların özlemiyle çoktan kendimizden geçmiştik...”



Kapıda bizi karşılayan ev sahipleri bizden heyecanlı, biz onlardan heyecanlıyız. Ah nasıl misafirperver insanlardı. Sarılıp kucaklaştık. Birbirimizi nezaketen tanıdık: -Benim ismim Nurdane... Hatice’nin annesiyim. Kızımın arkadaşı Fevziye’nin annesi de kendini tanıttı: -Ben de Sevgi, Fevziye’nin annesi... Sevgi ismini duyunca içim bir cızzz etti ama ses çıkartmadım. Sevgi Hanım, o gün orada olan kendi annesini da tanıttı: Asıl sürpriz de bu anne sayesinde ortaya çıkacaktı. Bakın şimdi... Tanışma güya bitmişti. Kızım Hatice ile arkadaşı Fevziye mutluluktan uçuyordu. Derken biraz sonra Sevgi Hanım, ikram servisi için mutfağa geçmişti. Biz de Sevgi Hanımın annesi ile hal hatır sormaya başladık. Teyze sordu: -Kimlerdensiniz kızım siz? Kendimizi anlattım kısaca. Rahmetli babamın Çimento fabrikasında çalıştığını, adını falan söyledim. Böyle anlatınca teyze demesin mi: -Aaa ben o ismi tanıyorum. Benim kocam da aynı iş yerinde çalışıyordu. Hatta mesai arkadaşı olmalılar. Teyze, kocasının ismini söyleyince bir tuhaf oldum. Dedim ki hemen: -Teyze yoksa sizin soy isminiz Demir mi? -Evet “Demir” dedi anlamsız bir çehre ile... O öyle der demez, ben yerimden nasıl bir fırladım anlatamam... Kadıncağız da, benim kızım da şaşırmıştı. Mutfağa seğirtirken haykırıyordum: -Sevgiii! Benim sesimle içeriden de bir çığlık koptu: -Nurdaneeee!.. Meğer ben kendi beynimde “Sevgi” ismini, “acaba o mu, acaba o mu?” diye yorumlarken, Sevgi de mutfakta ismimi düşünüp “acaba o mu, acaba o mu?” diye muhasebe yapıyormuş. Ben çığlığı basınca o da “tamam!” diyor ve mutfaktan fırlıyor. İki anne olarak birbirimize öyle bir sarıldık ki kızlarımız falan bir tuhaf olmuştu... Sevgi’nin annesi de şaşırmıştı? Ama biz o an birbirimize sarılmış ağlaşıyorduk. Ben “Sevgi” diye hıçkırıyorum. O “Nurdane” diye... Kızlarımız da annesi de bilmiyordu ama biz Sevgi ile 70’li yıllarda ilkokul arkadaşıydık. Okul bitip bir daha görüşememiş, sonra da evlenip çoluk çocuğa karışmıştık. Soyadlarımız da değişmişti. Ama ben her “Sevgi” ismini duyunca onu hatırlıyordum. O da her “Nurdane” ismini duyunca beni hatırlıyormuş. Şu kadere bakın ki yıllar sonra kızlarımız ortaokulda aynı sınıfa düşüyor. Orada birbiriyle canciğer arkadaş oluyor. Onların arzusu ile birbirimize misafir oluyoruz. Ogün de anneannenin orada olması tanışmamızı sağlıyor. Bu tanışmanın üzerinden belki onbeş sene geçmiştir... Çok şükür o günden beri Sevgi’m bensiz ben Sevgi’msiz yapamam... Nurdane Ö.-Çorum > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT