Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Cin de, akıllı bir varlıktır
İnsanlar, ilk olarak, topraktan yaratıldığı gibi, cin de, alevden yaratıldı.Sual: Cin diye bir varlık var mıdır, varsa insanlar gibi erkek ve dişi ola...
Bid’at ehline saygı göstermek, İslâmın yıkılmasına yardım etmektir. İmâm-ı Rabbânî “Rahmetullahi aleyh”
- Uluç Ali Paşanın vefâtı (1587) - Kuveyt’in bağımsızlığı (1961) 300 papazın, İznik’te İncilleri dörde indirdiği toplantı (325)
ABDEST VE GUSLÜN FAYDALARI
İbâdet maksadıyla yapılan abdest ve gusül, beden sağlığımız için pek çok faydayı hâsıl etmektedir. Bedenî faydalarının yanında, rûh sağlığı yönünden de faydası çoktur. Tespit edilen sayısız faydaları...
ABDEST VE GUSLÜN FAYDALARI
İbâdet maksadıyla yapılan abdest ve gusül, beden sağlığımız için pek çok faydayı hâsıl etmektedir. Bedenî faydalarının yanında, rûh sağlığı yönünden de faydası çoktur. Tespit edilen sayısız faydalarından bâzıları şöyle sıralanabilir:
1. Günlük hayatımızda ellerimizin dokunmadığı yer, kapmadığı mikrop kalmıyor. El, yüz ve ayakları yıkamak; cilt hastalıkları ve iltihaplardan korur. Mikroplar, parazit ve bakteriler vücuda hep deri yoluyla girerler.
2. Solunum sistemimizin bekçiliğini yapan burnu yıkamakla, toz ve mikrop yığınlarının vücuda girmeleri önlenmiş olur.
3. Yüzün yıkanması da cildi kuvvetlendirir, baştaki ağırlığı ve yorgunluğu hafifletir. Damarları ve sinirleri harekete geçirir. Devamlı abdest alanlar, ihtiyarlasalar bile, yüzlerindeki güzelliklerinin gitmemesi bu yüzdendir.
4. Cünüplüğe sebep olan hâllerde büyük bir enerji harcanmakta, kalp ve dolaşım hızı artmakta, solunum hızlanmaktadır. Vücudun aşırı çalışmasıyla da yorgunluk, bitkinlik, uyuşukluk ve gevşeklik hissedilmekte, genellikle zihnî faaliyetler oldukça yavaşlamaktadır. Gusül ile vücut eski zindeliğini kazanır. Vücudu belirli aralıklarla devamlı yıkamak, koruyucu sağlık bakımından fevkalâde önemlidir.
5. Vücudumuzun normalde bir statik elektrik dengesi vardır. Vücut sağlığı ve elektriksel denge ile yakından alâkalıdır. Bu denge, psikolojik gerilimler, iklim şartları, giyim eşyaları, yaşama, iş yerleri ve bu arada guslü gerektiren hâllerle bozulur. Bu elektriksel yük, öfke hâlinde normalin 4 katına, guslü gerektiren hâllerde 12 katına çıkmaktadır. Bundan kurtulmak için vücudun iğne ucu kadar yer dahi kalmayacak şekilde yıkanması gerekir. Böylece su zerreleri, olumsuz elektrik gerilimini alarak vücudu topraklıyor ve yeniden normale döndürüyor.
6. Abdest ve gusül, damarlardaki sertleşme ve daralmayı önler. Lenf sistemi, en önemli merkezlerinden biri olan burun arkası ve bademcikler yıkanarak uyarılmaktadır. Abdest ve gusülle kolaylaşan lenf dolaşımı sayesinde, savaşçı hücreler vücudu zararlı unsurlardan korurlar ve vücut direncini arttırırlar.
7. Su bulunmadığı zaman toprakla yapılan teyemmüm de büyük ölçüde vücuttaki statik elektriği yok edip topraklamaktadır.
Hasan Yavaş TÜRKİYE GAZETESİ
28.8.2024
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
19 Haziran 2026
"İbâdetlerin en mühimi nedir efendim?"
Evliyânın büyüklerinden olan Hâce Muhammed hazretleri, zühd ve vera sâhibi olup, 411 (m. 1020) yılında vefât etmiştir.Bu büyük zât, Enes bin Mâlik hazretlerinden naklen şöyle anlatıyor:-Savaşa gidiyorduk.Eshaptan biri geldi.Ve Resûl-i ekrem’e;“Yâ Res...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."