BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
BİZİM SAYFA

İki kişi gizli konuştuğu zaman, bir kişi onların izni olmadan yanlarına oturmasın! Hadîs-i şerîf 


GÜNÜN KONUSU

Doğru yol, Ehl-i sünnettir

İtikadı doğru olan Müslümanlara Ehl-i sünnet vel-cemâ'at veya Sünnî denir.
 
Sual: İslâm dinini, doğru olarak nereden, hangi âlimlerin kitaplarından öğrenebiliriz?
Cevap: İslâm dininin bildirdiği din bilgileri, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında yazılı olan bilgilerdir. Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri iman ve İslâm bilgileri arasında, manaları açık olan nasslardan yani âyet-i kerimelerden, hadîs-i şeriflerden birine inanmayan Kâfir olur. İnanmadığını gizlerse, buna Münafık denir. Hem gizler, hem de, Müslüman görünerek Müslümanları aldatmaya çalışırsa, buna Zındık denir. Manası açık olmayan nassları yanlış tevil ederek, yanlış inanırsa, kâfir olmaz. Fakat, Ehl-i sünnetin doğru yolundan ayrıldığı için, Cehenneme girecektir. Bu kimse, manası açık olan nasslara inandığı için, azapta sonsuz kalmayacaktır. Bunlara Bidat ehli veya Dalâlet fırkaları denir. Yetmişiki dalâlet fırkası vardır. Bunların, kâfirlerin, mürtedlerin yaptıkları ibadetlerin ve insanlara yaptıkları iyiliklerin hiçbiri kabul edilmez, ahirette işe yaramaz. İtikadı doğru olan Müslümanlara Ehl-i sünnet vel-cemâ'at veya Sünnî denir. Sünnî olanlar, ibadet yapmakta dört mezhebe ayrılmışlardır. Bu dört mezhepte bulunanlar, birbirlerinin Ehl-i sünnet olduklarını bilirler ve birbirlerini severler. Dört mezhepten birinde bulunmayan kimse, Ehl-i sünnet olmaz. Ehl-i sünnet olmayanın da, kâfir veya bidat ehli olacağı, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbâtında, Dürr-ül-muhtârın Tahtâvî hâşiyesinde, El-besâir li-münkîr-it-tevessül-i bi-ehl-il-mekâbir kitabında vesikaları ile yazılıdır.
           ***
Sual: Bir kimse, kendi kazandığı malı, dilediği gibi harcayabilir, istediğini yapabilir mi?
Cevap: Bir kimsenin, malını kendisi için kullanmadığı zaman, hakkı, yani lüzumu olmayan yere, az da sarf etmesi israf olur. Mesela, malı ateşte yakmak, denize atmak böyledir. Lüzumu olan yere, lüzumundan fazla vermek de israf olur. Mesela, çoluk çocuğuna ihtiyaçlarından fazla şeyler vermek israf olur. İhtiyaç, İslâmiyetin gösterdiği miktarlar ile ve memleketin âdetine göre belli olur. Görülüyor ki, bir kimsenin, malını sarf edeceği, harcayacağı yerleri ve kendi malındaki başkalarının hakkını öğrenmesi lazımdır.
İnsanın, kendi malında bulunan, başkasının hakkını ödemesi, israf değildir. Bu hakların en mühimi, zekâttır.


GÜNÜN TAKVİMİ




 
Hicrî Kamerî : 5 ZİL-KA'DE 1439
Hicrî Şemsî :1396  Rûmî :  05 Temmuz 1434   Hızır :  74
18
2018

Temmuz

Çarşamba

 

İlimler Akademisi’nin (Encümen-i Dâniş) açılışı (1851) - Mîsâk-ı Millî’nin TBMM’de de kabûlü (1920)

 

İki kişi gizli konuştuğu zaman, bir kişi onların izni olmadan yanlarına oturmasın! Hadîs-i şerîf 

   Türkiye Takvimi   

Abdüllatif Uyan
Menkıbeler
Anlat Derdini Feridun Ağabey'e
Anlat Derdini Feridun Ağabeye
Hasan Yavaş
Osman Ünlü
Gönül Pınarı
Seçkin Başkan
Ünal Bolat
Vehbi Tülek
YOLUMUZU AYDINLATANLAR
Yetenekli Kalemler

GÜNÜN MENKIBESİ

"Herhâlde ecelim yakın!.."

Balıkesir'de yetişen velîlerden Tekir Dede bir gün talebesiyle dolaşırken küçük bir fidanlığa geldiler. Fidanlığın içinde, bir velînin kabri vardı.
Mübârek zât geldi.
Oraya varıp durdu.
Ve o kabri gösterip; “Burada, Allah dostlarından biri yatıyor... Dün gece kendisini rüyâda gördüm, beni yanına çağırdı” buyurdu.
Gençler merak edip;
“Hayırdır inşallah” dediler.
Ve tâbirini sordular.
Mübârek zât;
“Herhâlde ecelim yakın” buyurdu.
Gençler üzüldüler!
“Allahü teâlâ geçinden versin hocam” dediler.
Büyük zât;
“Takdir neyse, o olur. Ölürsem, beni bu zâtın yanına defnediniz” buyurdu
Ne diyeceklerini bilemediler?!
Üzüntü içinde;
“Aman hocam, Cenâb-ı Hak sizi başımızdan eksik etmesin. İnşallah sağlık ve sıhhatle daha çok yaşarsınız” dediler.
Büyük velî;
“Hayır çocuklar. Siz hemen bu velî zâtın yanında, benim için bir kabir kazın” buyurdu.
Talebeler şaşkındı!
Birbirlerine baktılar.
Yapacak bir şey yoktu...
Kederlerini kalplerine gömüp, neticeyi beklediler!
Tekir Dede, talebesinin hepsiyle o an helâlleşti.
Ve o gece ayrıldı dünyadan. O kabrin yanına defnettiler kendisini...



Reklamı Geç
KAPAT