Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Kâr haddi koymak
"Esnafın hepsi fiyatları, fahiş olarak yani mal oluş fiyatının iki misline çıkardığı zaman, hükûmetin kâr haddi koyması caiz olur.”Sual: Dinimizde bel...
Duânızın kabul olması için helâl lokma yiyiniz! Hadîs-i şerîf
- Eyüp Sultan Hazretlerinin vefâtı (670) [H:50] Şeyh Şâbân-ı Veli Hazretlerinin vefâtı (1569) [H:976]
EYÜP SULTAN’IN VEFÂTI
Eyüp Sultan’ın ismi, Hâlid bin Zeyd’dir. Eshâb-ı kirâmın büyüklerindendir. Resûlullah efendimiz Medine’ye hicretince, bu zâtın evinde 7 ay misâfir oldu. Bütün gazalarda bulundu. Hicrî 50 yılında Süfyâ...
EYÜP SULTAN’IN VEFÂTI
Eyüp Sultan’ın ismi, Hâlid bin Zeyd’dir. Eshâb-ı kirâmın büyüklerindendir. Resûlullah efendimiz Medine’ye hicretince, bu zâtın evinde 7 ay misâfir oldu. Bütün gazalarda bulundu. Hicrî 50 yılında Süfyân bin Avf emrinde İstanbul’a gelen asker arasında 33 Sahâbî vardı. Bunlardan Hazret-i Hâlid dizanteriden 4 Mayıs 672 yılında vefât etti. Fâtih Sultan Mehmed’in hocalarından Akşemseddîn hazretleri kabrini keşfetti. Üzerine bir türbe ile yanına bir câmi yapıldı. Osmanlı hükümdarları tahta çıkınca bu türbe önünde Cuma günü kılıç kuşanırlardı. Buna “Kılıç Alayı” denirdi.
GÜNÜN TARİHİ...... ŞEYH ŞÂBAN-I VELÎ
Şabân-ı Velî hazretleri on altıncı yüzyılda yaşayan Osmanlı velîlerindendir. Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinin Çakırçayı Köyü'nün Cimdâr Mahallesi'nde doğdu. Kesin bilgiler olmamakla birlikte 1490'lı yıllarda dünyaya geldiği sanılıyor. Doğmadan babasını kaybettiği için yetim, 3 yaşında iken de öksüz kaldı. Bir hanım onu evlâtlığa kabul etti. İlk tahsilini Taşköprü'de yaptı. Sonra İstanbul’a giderek; tefsîr, hadîs, fıkıh ilimlerini Fatih Medreselerinde tamamladı. Öğrenim yıllarında güzel ahlâkı, ağırbaşlılığı ve çalışkanlığı ile hocalarının teveccühüne mazhar oldu.
Zâhirî ilimlerde yetişmiş bir âlim olarak Kastamonu’ya dönerken, Bolu’da Halvetî yolunun büyüklerinden Hayreddîn-i Tokâdî hazretleriyle tanıştı. Senelerce bu hocasına hizmetle şereflendi ve tasavvuf yolunda yüksek derecelere kavuştu. Hocasının vefâtından sonra da onun halîfesi oldu. Kastamonu’ya giderek, halkı irşâda, yetiştirmeye başladı.
Şabân-ı Velî hazretleri, dünyaya hiç meyletmezdi. Zaman zaman şehrin kenarında bulunan bir ulu çınar ağacının yanına gider. Ağacın kovuğuna oturarak, Allahü teâlâyı zikreder, mahlûkları hakkında tefekküre dalardı...
Bu mübârek zat, kendisine sığınanları boş çevirmez; getirilen hediyeleri, kendisi zâhiren çok fakir olduğu hâlde, muhtaçlara, yetimlere dağıtırdı. 4 Mayıs 1569 (H.976) senesinde vefât etti ve Hisaraltı’ndaki tekkesinin bahçesindeki türbesine defnedildi.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
04 Mayıs 2026
"Tövbe eden kimseleri elbette affederim!"
Mûsâ Kâzım hazretleri, Tabiîn’in yüksek âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir.Şakîk-i Belhî anlatıyor:Hacca gidiyordum.Bir yere varınca, orada güzel yüzlü, buğday benizli, yün elbiseli, başı sarıklı ve ayağı takunyalı bir genç gördüm.İnsanlardan...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 21 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."