Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İnsan mecbur değildir
Allahü teâlâ, insanın ihtiyari, tercih ettiği hareketini yaratmak için, insanın iradesini sebep kılmıştır.Sual: İnsan, yaptığı ve yapacağı şeylerde me...
YENİ HİLÂL: Rebî’ul-âhır ayının hilâli, Türkiye saati ile 20:56’da Rü’yet olacak ve ilk defa Afrika Kıtası’nın güneyinde, Atlas Okyanu...
- Pakistan’ın kurucusu M. Ali Cinnah’ın vefâtı (1948) - İctimâ vakti: 06.27 Plevne Zaferi (1877) - Bursa’nın kurtuluşu (1922)
KONUŞAN ÇOCUK
Hazret-i Muhammed aleyhisselâmın aleyhinde olmadık sözler söyleyip küstâhlık yapan bir kadın vardı ve peygamberimizi hiç sevmezdi. Birgün bu kadının bir çocuğu dünyaya geldi. 2-3 aylık olduğu sırada k...
KONUŞAN ÇOCUK
Hazret-i Muhammed aleyhisselâmın aleyhinde olmadık sözler söyleyip küstâhlık yapan bir kadın vardı ve peygamberimizi hiç sevmezdi. Birgün bu kadının bir çocuğu dünyaya geldi. 2-3 aylık olduğu sırada kadın, kucağında çocuğu ile sokakta giderken Peygamberimize rast geldi. Kadın yine münasebetsizlikler yapmaya hazırlanıyordu. Fakat, ondan önce kundaktaki çocuğu konuşmaya başladı ve Peygamberimize bakarak dedi ki:
- Ey Allahın Resûlü! Ey Abdullah oğlu Muhammed aleyhisselâm, sana selâm olsun!
Kadın şaştı, donakaldı. Peygamberimiz gülümseyerek durdu, çocuğa bakarak buyurdu ki:
- Ey çocuk! Benim Allah Resûlü olduğumu nasıl bildin? Benim adımı ve babamın ismini sana kim öğretti?
Çocuk tatlı tatlı gülerek:
- Bana bunları âlemi yaratan Allahü teâlâ öğretti. O Allah ki, dilerse herşeyi yaratır.
Çocuk biraz durdu; tekrar konuşmaya başladı:
- Ey Allahın Resûlü! Bana duâ eyle de Cennette sizin hizmetinizi göreyim!
Peygamberimiz çocuk için duâ etti. Memnun görünen çocuk yine dedi ki:
- Sana inanan ve îmân getiren ne bahtiyardır, seni inkâr eden ve sana küfür eden ne bedbahttır! Allah onları dünyada da âhırette de rezil ve perişan edecektir.
Sonra çocuk Kelime-i şehâdet getirerek rûhunu o anda teslim etti. Bunu hayretle gören kadın, derhal orada Müslüman oldu. Peygamberimize ağlayarak yalvardı:
- Beni bağışla yâ Resûlallah! Beyhûde geçen günahkâr ömrüme çok yanıyorum.
Peygamberimiz kadına dönerek şunları buyurdu:
- Sana müjdeler olsun! Şimdi birçok meleğin sana kefenliklerini Cennetten getirdiklerini görüyorum.
Kadın bu sözleri duyduktan sonra çocuğu gibi, son nefeste şehâdet getirerek hemen orada can verdi.
DÖRTLÜK......NAMAZ
Kıl beş vakit namazını,
Çekme dünya nazını,
Yarın kılarım diyenin,
Dün kıldık namazını.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
11 Eylül 2026
Bir düğün daveti...
İmâm-ı Alî Nakî hazretleri, âlim ve evliyâdandır.Seyyiddir ayrıca.Bu zâtı bir düğün yemeğine dâvet etmişlerdi bir gün.Kabûl edip teşrîf etti.Ancak düğünevinde bir kişi vardı ki, hiç hürmet göstermiyordu bu zâta.Bir şeyler söylüyor, halkı güldürüyordu...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."