Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Kıyametin kopması, mahşer haktır
Muhammed aleyhisselamın kıyametten haber verdiği şeylerin hepsi doğrudur.Sual: Peygamber Efendimizin, kıyametten, mahşerden, kabir azabından verdiği h...
Âlimle sohbet eden aziz; cahille düşüp kalkan zelil olur. İmâm-ı Mâverdî “Rahmetullahi aleyh”
- Erken Genel Seçim (2015) - Yahya Kemâl Beyatlı’nın vefâtı (1958) Türk Harf Devrimi Haftası - Saltanat’ın kaldırılması (1922)
YAHYA KEMÂL BEYATLI
2 Aralık 1884 yılında Üsküp’te doğdu. Asıl adı Ahmed Agâh’tır. İlk öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Paris’te Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdi. Döndükten sonra, İstanbul’da üniversitede çeşitli de...
YAHYA KEMÂL BEYATLI
2 Aralık 1884 yılında Üsküp’te doğdu. Asıl adı Ahmed Agâh’tır. İlk öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Paris’te Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdi. Döndükten sonra, İstanbul’da üniversitede çeşitli dersler okuttu.
Varşova, Madrid Orta elçiliklerinde bulundu. Urfa, Tekirdağ ve İstanbul milletvekili oldu. Büyükelçi olarak Pakistan’a gitti (1948). 1 Kasım 1958’de İstanbul’da vefât etti.
Şiirleri, onun çıkış noktasının Osmanlı tarih ve şiiri olduğunu gösterdiği gibi, sonradan yazdıklarında da yine Osmanlı medeniyet ve kültürüne bağlı kaldığı görülür. Onda tarih, vatan, millet ve İstanbul sevgisi, hep bu açıdan işlenir. Vefâtından sonra eserleri birçok kitapta toplanmıştır.
(Kendi Gök Kubbemiz, Aziz İstanbul, Siyasî ve Edebî Portreler...)
MOHAÇ TÜRKÜSÜ
Bizdik o hücûmun bütün aşkıyla kanatlı;
Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı.
Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle,
Canlandı o meşhur ova at kişnemesiyle!
Fethin daha bir ülkeyi parlattığı gündü;
Biz uğruna can verdiğimiz yerde göründü.
Gül yüzlü bir âfetti ki her bûsesi lâle;
Girdik zaferin koynuna, kandık o visâle.
Dünyaya veda ettik, atıldık dolu dizgin;
En son koşumuzdur bu! Asırlarca bilinsin!
Bir bir açılırken göğe, son defa yarıştık;
Allaha giden yolda meleklerle karıştık.
Geçtik hepimiz dört nala, Cennet kapısından;
Gördük ebedî cedleri, bir anda yakından!
Bir bahçedeyiz şimdi şehîdlerle beraber;
Bizler gibi olmuş o yiğitlerle beraber.
Lâkin kalacak doğduğumuz toprağa bizden;
Şimşek gibi bir hâtıra nal seslerimizden.
Yahya Kemal Beyatlı
DÜNKÜ CEVAP: Aç ayı oynamaz - Damlaya damlaya göl olur.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
31 Ekim 2026
Resûlullah'ın en çok sevdiği kızı
Hazret-i Fâtıma-tüz Zehrâ (radıyallahü anhâ) Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) Hazret-i Hadîce-tül Kübrâ'dan olan dört kızından en çok sevdiğidir.İmâm-ı Hasen ve İmâm-ı Hüseyin (radıyallahü anhümâ) küçük iken hastalanmışlardı. Pederleri Haz...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Regâib Kandili'na 39 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."