Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Ramazandan sonra iki gün oruç tutmak
“Ramazan olup olmadığı şüpheli olan günlerde, ramazan orucu tutmak, tahrimen mekruhtur."Sual: Ramazanın başlaması ve bayram, hilalin görülmesi ile olm...
Adalet; halkın dirliği ve düzeni, idarecilerin ise süsü ve güzelliğidir. Hazret-i Ali “Radıyallahü anh”
- RAMAZÂN BAYRAMININ III. GÜNÜ - Dünya Su Günü Feke’nin Kurtuluşu (1920) - Martdokuzu Fırtınası
ŞEVVAL AYINDA ORUÇ
Oruç tutulan ayın ilk ve son günleri, Ramazana tesadüf ettiği kesin değilse, yânî hilâl görülerek değil de, takvime göre tutulmuşsa, o günler şüpheli olur. Bunun için, Ramazan olduğu şüpheli olan günl...
ŞEVVAL AYINDA ORUÇ
Oruç tutulan ayın ilk ve son günleri, Ramazana tesadüf ettiği kesin değilse, yânî hilâl görülerek değil de, takvime göre tutulmuşsa, o günler şüpheli olur. Bunun için, Ramazan olduğu şüpheli olan günlerde tutulan oruç, sâhih olmadığı için, iki gün kazâ tutmak gerektiği, Bahr, Hindiyye, Kadıhan gibi muteber eserlerde yazılıdır.
Her zaman, oruç tutmak sevâptır. Şevval ayında tutulan orucun, çok sevâbı vardır.
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
“Ramazan ayı orucu 10 aya, Ramazandan sonra tutulan 6 gün oruç da 2 aya mukabil olur ki, böylece bir yıl oruç tutma sevâbına kavuşulur.”
“Ramazandan sonra, Şevval ayında da 6 gün oruç tutan, anasından doğduğu günkü gibi günahsız olur.”
“Ramazan orucu ile Şevvalde de 6 gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş sayılır.”
Kur’ân-ı kerimde; “Bir sevap işleyene en az on sevap verilir.” buyurulduğuna göre, Ramazan-ı şerîfteki 30 güne 300, Şevval ayındaki 6 gün orucada 60 gün sevap yazılacağından 360 gün oruç tutmuş gibi olur. Nafile veya kazâ oruçlarını, Pazartesi ve Perşembe günleri tutmak daha iyidir.
GÜNÜN TARİHİ.........DÜNYA SU GÜNÜ
Su, her canlının en temel ihtiyacı olma ve başlıca ekonomik faaliyetlere kaynaklık etme özelliği ile, devletlerin devamlılığı için de hayati bir kaynaktır. Sosyal ve ekonomik faaliyetlerin sürmesi ve hayatın devamlılığı büyük ölçüde temiz ve yeterli su arzına sâhip olmaya bağlıdır. Nüfus ve ekonomik faaliyetler arttıkça birçok ülke hızla ya su sıkıntısı çeker duruma gelmekte, yahut ekonomik gelişmeleri kısıtlanmaktadır. Bu sebeple de su savaşları beklenmektedir.

Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
22 Mart 2026
"Senin kaç kalbin var baba?!"
Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, harâmîlik yaptığı dönemde, bir gün kendi çocuğunu kucağına almış, seviyordu.Çocuk ona;"Beni seviyor musun babacığım?" diye sordu.Dedi ki:"Elbette oğlum?""Peki, Allah'ı seviyor musun?""Tabii ki, sevi...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
3. Gün Ramazân-ı şerîf bayramı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."