Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Zikir, kendini gafletten kurtarmaktır
Her ne şekilde olursa olsun, kendini gafletten kurtarmak, zikir olur. Gaflet, Allahü teâlâyı unutmak demektir.Sual: Zikir, sadece Allah isminin çokça ...
Allahü teâlânın emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınmayı ganîmet bilmelidir. Kâzerûnî “Rahmetullahi aleyh”
- Anafartalar Zaferi (1915) - Estergon Kalesi’nin fethi (1543) Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi (2014)
TİTO’NUN SIĞINAĞI
Saraybosna Gezisi’nde, Mostar arasında kalan, içinden Neretva Nehrinin geçtiği Konjiç diye bir şehirde mola veriyoruz.
Mola bitince Tito’nun sığınağını görmeye, yine Konjiç, pardon Konyalılar şehri s...
TİTO’NUN SIĞINAĞI
Saraybosna Gezisi’nde, Mostar arasında kalan, içinden Neretva Nehrinin geçtiği Konjiç diye bir şehirde mola veriyoruz.
Mola bitince Tito’nun sığınağını görmeye, yine Konjiç, pardon Konyalılar şehri sınırlarında kalan dağlık bir bölgeye götürülüyoruz. Eski Yugoslavya Cumhurbaşkanı Josip Broz Tito'nun soğuk savaş döneminde muhtemel bir atom bombası saldırısına karşı korunmak ve öyle bir ortamda çalışmalarını yürütmek için büyük bir gizlilik içinde inşa ettirdiği sığınaklardan biri burası. Girişinde, burada hayat olağan hâliyle devam ediyor intibâı veren bir evin bulunduğu sığınağa girip labirentlerin arasında ilerliyoruz.
1953’te inşaatı başladıktan sonra 1979'da tamamlanan sığınak, Bosna'daki savaşın başladığı 1992 yılında ortaya çıkarılmış. Tito bu sığınakların inşaatı için 4,5 milyar dolar para harcamış. Anlatılanlar doğruysa eğer Tito’nun sadece üç generalinin bildiği bu sığınak yaptırıldıktan sonra inşaatta çalışan işçiler bile öldürülmüş. Sığınağın gizli kalması için.
Bugünden bakınca o döneme ilişkin hem bu yöntemleri, hem harcanan o kadar parayı yadırgamamak mümkün değil. Ama öbür taraftan da, Nükleer tehditlerin havada uçuştuğu günümüz dünyasında, bu sığınakta sadece 360 kişinin atom bombası saldırısına karşı 6 aylığına korunabilmeleri için nelerin nelerin düşünüldüğünü görmek bir hayli öğretici oluyor. Hayatın bir cilvesi diyelim. Uzun yıllar boyunca gizli ve gizemli kalması sağlanan Tito’nun sığınağını bugün olabildiğince fazla sayıda insanın, turistin gezip görmesi için çaba harcanıyor...
Mehmet Acet Haber7 11.05.2025
GÜNÜN TARİHİ.........ESTERGON KALESİ’NİN FETHİ
Estergon Kalesi; Macaristan'ın başkenti Budapeşte'nin 60 km kuzey batısında Tuna nehri kıyısındadır. O tarihte Avusturyalılar’ın yönetiminde olan bu kale, 10 Ağustos 1543 tarihinde 12 günlük bir kuşatmanın sonunda, Kanuni Sultan Süleyman Hân komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından zaptedildi ve Budin Beylerbeyliği'ne bağlandı. 1595 yılında Osmanlılar’ın kaleyi teslim etmek zorunda kalması türkülere konu olmuştur. 1605 yılında yeniden zaptedilen kale, 1683’e kadar Osmanlı yönetiminde kaldı.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
09 Ağustos 2026
“İşte hakîkî bir talebe"
İstanbul’da yetişen büyük velîlerden Atpazarlı Osmân Fadlı Efendi hazretleri, 1691 (h.1102) senesinde Kıbrıs‘ın Magosa şehrinde vefât etti.Kabri Magosa’dadır.Gençliğinde ilmi ve âlimleri öven bir şiirden etkilenip, ilim tahsîli için İstanbul'a geldi....
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."