BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

BİZİM SAYFA

Unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana, yüz şehit sevabı vardır. Hadîsi şerîf


GÜNÜN KONUSU

Muhammed aleyhisselama uyan kurtulur

Cehennemden kurtulmak, yalnız Muhammed aleyhisselama tabi olanlara mahsustur.
 
 
Sual: Peygambere ve bildirdiklerine inanmayan, gösterdiği yoldan gitmeyen bir kimse, çok iyilik de yapsa, bu yaptığı iyiliklerin faydasını, ahirette göremez mi?
Cevap: Ahirette Cehennemden kurtulmak, yalnız Muhammed aleyhisselama tabi olanlara mahsustur. Dünyada yapılan bütün hayırlar, iyilikler, bütün keşifler, bütün hâller ve bütün ilimler Resûlullah Efendimizin yolunda bulunmak şartı ile ahirette işe yarar. Yoksa, Allahü teâlânın Peygamberine tabi olmayanların yaptığı her iyilik, dünyada kalır ve ahiretin harap olmasına sebep olur. Yani, iyilik şeklinde görünen, birer istidractan başka bir şey olamaz.
Nitekim, dünyadaki faydalı ve hayırlı işlerden cenâb-ı Hakkın, en çok beğendiği, cami yapmaktır. Cami yapmanın, çok sevap olduğunu bildiren hadîs-i şerifler vardır. Böyle olmakla beraber, Tevbe suresinin 18. âyetinde mealen;
(Kâfirlerin cami yapmaları caiz değildir. Yerinde ve yarar bir iş değildir. Onların cami yapmaları ve diğer bütün beğendikleri işleri, kıyamette kendilerine yaramayacak ve Muhammed aleyhisselama tabi olmadıkları için, Cehenneme girip, çok acı azaplarda sonsuz olarak cezalandırılacaklardır) buyuruldu.
Âl-i îmrân suresinin 85. âyetinde mealen;
(Muhammed aleyhisselamın getirdiği İslâm dininden başka din isteyenlerin, dinlerini Allahü teâlâ sevmez ve kabul etmez. Din-i islâma arka çeviren, ahirette ziyan edecek, Cehenneme girecektir) buyuruldu.
Bir kimse, binlerce sene ibadet etse, ömrünü, nefsini temizlemekle geçirse, güzel huyları ile yanındakilere ve keşfettiği aletlerle, bütün insanlara faydalı olsa, Muhammed aleyhisselama tabi olmadıkça sonsuz saadete kavuşamaz.
           ***
Sual: Kadınların ve erkeklerin saçlarını boyamalarının, ellerine kına gibi boya yapmalarının, dinen bir mahzuru olur mu?
Cevap: Erkeklerin saçını sakalını siyahtan başka renge boyaması caizdir. Siyaha boyamaya da caiz diyen olmuştur. Elini ayağını, tırnağını boyaması ise caiz değildir. Çünkü kadınlara benzemek olur. Kadınların, yabancı erkeklere göstermemek şartı ile ve abdestte, gusülde yıkamaya mani olmayan boya ile boyamaları caizdir.
           ***
Sual: İçinde ölmüş balık bulunan su ile abdest alınabilir mi?
Cevap: Suda yaşayan balık, yengeç, su kurbağası, suda ölünce, bu su ile abdest ve gusül caizdir.


GÜNÜN TAKVİMİ




 
Hicrî Kamerî : 3 CEMÂZİL-EVVEL 1439
Hicrî Şemsî :1396  Rûmî :  07 Kânûn-i Sânî 1433   Hızır :  Kasım : 74
20
2018

Ocak

Cumartesi

 

Donald Trump’un ABD Başkanlığına başlaması (2017) - Güneş, Kova (Delv) Burcu’nda Adrese dayalı ilk Nüfus Sayımı (2008)

Unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana, yüz şehit sevabı vardır. Hadîsi şerîf

   Türkiye Takvimi   

Abdüllatif Uyan
Menkıbeler
Ahmet Demirbaş
Gönül Sultanları
Osman Ünlü
Gönül Pınarı
Seçkin Başkan
Ünal Bolat
Vehbi Tülek
YOLUMUZU AYDINLATANLAR
Yetenekli Kalemler

GÜNÜN MENKIBESİ

"Onları bana getir!”

Behâeddîn Zekeriyyâ hazretleri, kerâmetler sâhibi bir “velî” zâttır.
Kalbi, dîne hizmet aşkıyla çarpıyor, faydalı bir şeyler yapmak için fırsat kolluyordu.
Çok “zengin”di...
Çok da cömert.
Bütün vârını “İslâm”a hizmet yolunda dağıttı.
Çünkü mal ve para sevgisinin zerresi yoktu kalbinde. Bütün servetini hayır için sarf ederdi.
Bir gün bir talebesine “Şu odada beş bin dînar olacak, onları al da bana getir!” buyurdu.
Genç girdi odaya.
Ancak hiç para göremedi. Geri geldi ve hocasına “Orada para göremedim” diye arz etti.
Büyük velî;
“Elhamdülillah” dedi,
Ve devam etti dersine.
Az sonra aynı talebe;
“Özür dilerim efendim, az önce görmemişim” deyip beş bin dînarı uzattı hocasına.
Mübârek, onları aldı.
“Elhamdülillah” dedi.
Ve devam etti dersine.
Talebe merakla "Efendim, önce de şükrettiniz, şimdi de hikmeti nedir?” diye sordu.
Cevâbında;
“Niçin şükretmeyeyim. Rabbimiz bize îmân gibi bir nîmet vermiş. O varken, dünyalığın ne kıymeti var. Paranın varlığıyla yokluğu, dervişlerin gözünde eşittir. Ellerinden çıkınca üzülmez, ele geçirince de sevinmezler” buyurdu.



KAPAT