Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Arefe günü ve teşrik tekbirleri
Arefe, Zilhiccenin dokuzuncu günüdür, başka günlere Arefe denmez.Sual: Arefe diye hangi güne denir ve bu günün önemi, özelliği, fazileti nedir?Cevap: ...
Arefe günü tutulan oruç, geçmiş ve gelecek yılın günahlarına keffaret olur. Hadîs-i şerîf
- BUGÜN TERVİYE GÜNÜ - YARIN AREFE GÜNÜ VE GECESİDİR Necip Fâzıl Kısakürek (1983) ve Ahmet Cevdet Paşanın (1895) vefâtları
TEŞRÎK TEKBİRLERİ BAŞLIYOR
Arefe Günü sabah namazından, Kurban Bayramı’nın dördüncü günü ikindi namazı sonuna kadar 23 vakitte, erkek ve kadın herkesin (Kadınlar yavaş söyler.) farz namazlardan sonra, selâm verir vermez; Tekbîr...
TEŞRÎK TEKBİRLERİ BAŞLIYOR
Arefe Günü sabah namazından, Kurban Bayramı’nın dördüncü günü ikindi namazı sonuna kadar 23 vakitte, erkek ve kadın herkesin (Kadınlar yavaş söyler.) farz namazlardan sonra, selâm verir vermez; Tekbîr-i teşrîki okuması vaciptir.
Tekbîr-i teşrîk şöyledir: “Allahü ekber, Allahü ekber. Lâ ilâhe illallah. Vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahil-hamd.” Beş vakit farz namazlardan başka; Bayram namazından ve Bayrama denk gelen Cuma namazından sonra da okunur. Câmiden çıktıktan sonra veya konuştuktan sonra okumak lâzım değildir.
YARIN............. AREFE GÜNÜ VE GECESİ
Arefe Günü, Kurban Bayramı’nın birinci gününden önceki gündür. Arefe Gecesi ise; Arefe Günü ile Kurban Bayramı’nın birinci günü arasındaki gecedir.
Her mübârek geceye olduğu gibi, bu geceye de saygı göstermelidir. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
“Arefe Günü oruç tutanların, iki senelik günahları affolur. Biri geçmiş senenin, diğeri gelecek senenin günâhıdır.”
“Arefe Günü’ne hürmet ediniz! Çünkü Arefe, Allahü teâlânın kıymet verdiği gündür.”
“Arefe Günü 1000 İhlas okuyanın bütün günahları affolur ve duâsı kabul olur.” (Besmele ile okumalıdır.)
“Arefe gecesi ibâdet edenler, Cehennemden azat olur.”
GÜNÜN TARİHİ............. NECİP FAZIL KISAKÜREK
1904’te İstanbul’da doğdu. Bahriye Mektebine girdi. İlk şiirlerini burada yazmaya başladı. 1935’e kadar daha ziyâde ferdî, beşerî duyguları, kendi iç sıkıntılarını, buhranlarını dile getirdi. Büyük âlim Seyyid Abdülhakîm Arvasî’yi tanıması şahsiyetine, fikrine, dünya görüşüne büyük tesir yaptı. Âdeta her şeyiyle yeniden doğdu. Bu devreden sonra yazar, kendi tabiriyle Fildişi Kulesi’nden indi, memleketine, insanlarına karşı sorumluluk duyan Müslüman bir sanatkâr ve münevver hüviyeti kazandı.
Kalemiyle, inandığı doğru, güzel, iyi bildiği değerleri yaymak, savunmak, tanıtmak için çalıştı. Bu maksatla, şâirliğinin yanı sıra, edebiyatın hemen her dalında kalem oynatarak, yüzden fazla eser verdi. 1980’de “Sultan-üş-şüarâ” “Şairler Sultanı” ilân edildi. 25.05.1983’de, mücadelelerle dolu hayatı sona erdi.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
25 Mayıs 2026
"Yetimlere merhametli ol”
Zührî hazretleri, Tâbiîn’in âlimlerindendir.124 (m. 742) senesinde, Şam civârında vefât etti.Bu zât anlatıyor:Bir gün Mûsâ aleyhisselâm yolda gidiyordu.Bir ara;“Yâ Mûsâ!” diye ses işitti...Etrâfına baktı.Kimseyi göremedi.Ve yoluna devâm etti.Az sonra...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
1. Gün Terviye Günü
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."