Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Kaza borcu, nafile ile ödenir mi?
"Sünnetler, kılınmış olan farzların içindeki sünnetlerin noksanlıklarını tamamlar."Sual: Kılınan nafile namazlar, kazaya kalan namazların yerine geçer...
Not: Bugün Tam Güneş Tutulması meydana gelecek ve Ülkemizden izlenemeyecektir.
- Bulgaristan’ın 250.000 Türk’ü sınır dışı etmesi (1950) Pamuk toplama mevsimi - İctimâ vakti: 20:37
17 NADİR TOPRAK ELEMENTİ
Dünyada bilinen 17 'Nadir Toprak Elementi'nden (NTE) 10 tanesinin yer aldığı Eskişehir Beylikova’da önemli bir maden keşifi yapıldı. Dünyada NTE rezervi 800 milyon tonla Çin ilk sırada bulunuyor. Eti ...
17 NADİR TOPRAK ELEMENTİ
Dünyada bilinen 17 'Nadir Toprak Elementi'nden (NTE) 10 tanesinin yer aldığı Eskişehir Beylikova’da önemli bir maden keşifi yapıldı. Dünyada NTE rezervi 800 milyon tonla Çin ilk sırada bulunuyor. Eti Maden İşletmelerine bağlı Beylikova Maden Sahasındaki rezervi 694 milyon tonla ikinci sırada yer aldı. Buradaki madende 17 Nadir Toprak Elementi'nden 10 adedi var.
Türkiye’nin NTE rezervi, dünyanın yüzyıllarca ihtiyacına cevap verebilecek durumdadır. Beylikova’da kurulan 17.600 dönüm maden alanına sahip işletme 18 Nisan 2023’de açıldı. Yılda 1.200 ton cevher işlenecek. Daha sonra 10 bin ton NTE, 72 bin ton barit, 70 bin ton florit ve 250 bin ton toryum işlenecek.
Nadir toprak elementleri, elektronik cihazlar (akıllı telefonlar, bilgisayarlar), savunma sanayi (radar sistemleri, füze savunma sistemleri), elektrikli araçlar (lityum-iyon piller, elektrikli motorlar), rüzgar türbinleri (güçlü mıknatıslar), uzay ve havacılık (jet motorları, uydu sistemleri) ve tıbbi cihazlar (MR, X-ray makineleri) gibi birçok alanda kullanılıyor.
Şu anda bu elementleri dünyanın %95'ine Çin satıyor. Bu durum yüksek teknoloji üretmek isteyen ülkeleri ise Çin'e bağımlı hâle getiriyor. Çin ile Türkiye’de NTE işleyecek olan ileri teknoloji tesisleri birlikte kurulacak.
Fransızların “yok” dediği maden Türkiye'nin en büyük kozu olacak! 2030 yılına kadar nadir toprak elementlerine talebin 5 kat artması bekleniyor..
YEMEK........................ PEYNİRLİ KADAYIF
MALZEME: 1 kilo kadayıf, yarım kilo tuzsuz peynir, 100 gr tereyağı, 100 gr sıvı yağ. Şurubu İçin: 5 bardak şeker, 3.5 bardak su, 1 tatlı kaşığı limon suyu.
YAPILIŞI: Eritilmiş tereyağı ve sıvı yağ ile kadayıflar karıştırılıp elle ovalayarak yağ kadayıfa yedirilir. Yarısı, yağlanmış tepsiye basılarak yerleştirilir. Üzerine, rendelenmiş peynir serpiştirilir. Diğer kalan kadayıf da üstüne konarak bastıra bastıra yerleştirilir. Fırında kapağı açık olarak pişirilir. Altı kızardıktan sonra bir tepsinin üzerine tersine çevirilir. Sonra aynı tepsiye iterek yerleştirilir. 15 dakika daha fırında kızardıktan sonra fırından çıkarılıp şerbeti dökülür.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
12 Ağustos 2026
"Gıybet, kul hakkına girer!"
Büyük velîlerden ve Tâbiîn’in tanınmışlarından olan Avn bin Abdullah hazretleri, 733 (H.115) senesinde vefât etti.Bir gün Avn bin Abdullah ağlıyor, gözyaşlarını yüzüne sürüyordu!Görenler şaşırdılar.Hayretle kendisine;"Gözyaşlarını niçin yüzüne sürüyo...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."