Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Kabre elleri sürmek ve öpmek
"Kabri elleri ile mesh etmek, kabri öpmek, Hıristiyanlık âdetidir. Ananın, babanın kabrini öpmek câizdir.”Sual: Kabirler ziyaret edilirken, kabre elle...
Zâlime yardım eden, ondan zarar görür. Hadîs-i şerîf
- Kutalmış Oğlu Süleymân Bey’in vefâtı (1086) Dünya Çevre Günü - Sıcakların başlaması
İFFETDEN 12 HUY MEYDANA GELİR
1- Hayâ: Kötü bir iş yapınca utanmaktır.
2- Rıfk: İslâmiyyete uymaktır. Kelimenin mânâsı, acımak, iyilik etmek demektir.
3- Hidâyet: İyi huylu olmaya çalışmaktır.
4- Müsâlemet: Fikirler ayrıldığı, sö...
İFFETDEN 12 HUY MEYDANA GELİR
1- Hayâ: Kötü bir iş yapınca utanmaktır.
2- Rıfk: İslâmiyyete uymaktır. Kelimenin mânâsı, acımak, iyilik etmek demektir.
3- Hidâyet: İyi huylu olmaya çalışmaktır.
4- Müsâlemet: Fikirler ayrıldığı, sözler çoğaldığı zaman, münâkaşa etmemek, sertliği, bölücülüğü, ayırıcılığı istemeyip, uyuşmak, barışmak istemektir.
5- Nefse hâkim olmak: Şehvet zamanında nefse uymamak, irâdesine hâkim olmaktır.
6- Sabır: Kişi haramdan sakınıp, nefsin kötü arzularını yapmamaktır. Böylece, sonu pişmanlık olan lezzetlerden yüz çevirir. Sabır ikiye ayrılır: Biri; günah işlememek için sabır etmektir. İkincisi; dertlerin, belâların acılarına sabır edip, bağırıp çağırmamaktır.
7- Kanâat: Nafakada, yânî yeme, içme, giyinme ve barınacak yerde zarûret miktarına râzı olup, daha çok aramamaktır.
8- Vekâr: İhtiyâçları ve kıymetli şeyleri elde ederken acele etmeyip, yavaş hareket etmektir. Vekâr, ağır başlı olmaktır.
9- Verâ: İslâmiyyetin haram ettiği ve haram şüphesi olan şeylerden sakınmak ve emrettiği şeyleri, herkese faydalı işleri yapmaktır. Kusurlu ve gevşek olmaktan sakınmaktır.
10- İntizâm: İşleri bir sıraya, düzene koyarak yapmaktır.
11- Hürriyet: Malı parayı helâlden kazanmak ve iyi yerlere vermek, herkesin hakkını gözetmektir. Hürriyet, başı boş olup, her istediğini yapmak demek değildir.
12- Sehâvet: Parayı, mâlı hayırlı, iyi yerlere dağıtmaktan lezzet almaktır. İslâmiyyetin emrettiği yerlere seve seve vermektir. Sehâvet, cömert olmak demektir. İyi huyların en yükseklerindendir. Âyet-i kerimelerle ve hadîs-i şerîflerle medh olunmuştur.
İslâm Ahlâkı (s: 150/151)
BUGÜN.........DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ
Birleşmiş Milletler tarafından 1972’de alınan bir kararla, 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edildi. Çevrenin korunması, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi konusunda gösterilen çabaların gâyesi, insanların daha sağlıklı ve güvenli bir çevrede hayatlarının sağlanmasıdır. Şehirlerde insanların karşılaştığı en büyük çevre problemi çöptür. Son zamanlarda; cam, kâğıt, karton, plastik ve metal gibi atıklar ayrı ayrı toplanıp, çeşitli sektörlerde kullanılabilliyor.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
05 Haziran 2026
İlim ve iffet sâhibi bir kız...
Buhâra’da yetişen âlim ve evliyânın büyüklerinden Ebû Hafs-ı Kebîr hazretleri, 264 (m. 877) senesinde, Buhâra’da vefât etti.Şöyle nakledilir:Bu zât, gençlik yıllarında ilim ve iffet sâhibi, sâliha bir kızla evlendi...İlk gece, kız buna;"Kadınların âd...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."