Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İşlenen günahlara tövbe etmelidir
"Ey müminler! Hepiniz, Allahü teâlâya tövbe ediniz! Tövbe etmekle kurtulabilirsiniz."Sual: Mübarek ay ve günlerde, işlenen günahlar için de tövbe etme...
Birbirinizi kıskanmayınız, aldatmayınız, dargın dur-mayınız! Birbirinizden yüz çevirmeyiniz! Hadîs-i şerîf
- KURBAN BAYRAMININ IV. GÜNÜ Sultan Abdülazîz Hân’ın tahttan indirilmesi (1876) - Kabak Meltemi
KERVANSARAYLAR
Evliyâ Çelebi, Seyahatnâmesinde Osmanlılar zamanındaki vakıflardan bahsederken, yolcuların dağ başında misâfir olup, bedavadan yiyip içtikten sonra, sabah kalkıp yine yollarına devam ettiklerini, Be...
KERVANSARAYLAR
Evliyâ Çelebi, Seyahatnâmesinde Osmanlılar zamanındaki vakıflardan bahsederken, yolcuların dağ başında misâfir olup, bedavadan yiyip içtikten sonra, sabah kalkıp yine yollarına devam ettiklerini, Belgrad’dan Bağdat’a gitmek üzere yola çıkan fakir bir kimsenin, yeme-içme dâhil beş kuruş harcamadan, huzur içinde yolculuk yapabildiğini şöyle anlatır:
Bu vakıf kervansaraylarının kapıları akşama kadar açık durur. Ortalık karardıktan sonra kapılar kapanır, vakıf sahibinin vazîfelendirdiği kapıcılar, kapının arkasında yatarlardı. Gece bir yolcu geldiğinde, kapıları açıp kim olduğuna bakılmadan yolcuyu içeri alırlar; vakıftan, hayvan sahibinin hayvanına yem, kendilerine de yemek çıkarırlardı. Fakat gece içeri gireni bir daha dışarı bırakmazlardı. Kervansaraylarda Müslüman olmayanlar da, 3 gün müddetle kalabilirlerdi.
Sabah olduğu zaman duâlarla kapılar açılır, yolcular hazırlanırdı. Bu sırada kervansarayın misâfirleri arasında dolaşan bir görevli şöyle bağırırdı:
“Ey Ümmet-i Muhammed! Maldan, candan, elbiseden eksiği olanlar var mı?”
Misâfir olan yolcular şöyle derlerdi:
“Hiçbir eksiğimiz yoktur. Her şeyimiz tamamdır. Allah vakıf sahibinin hayrını kabul etsin. Hayatta ise kendisine selâmet, vefât etmişse rahmet eylesin!”
Yolcuları uğurlayan bekçiler de şöyle derlerdi:
“Ey din kardeşlerimiz! Yolunuzda durmayın! Sizi namazınızdan alıkoyanlarla arkadaşlık etmeyin! Her yüzünüze güleni dost sanıp da, ibâdetinizden kalmayın! Haydi, Hak yardımcınız olsun, güle güle uğurla gidin!”
ZEKÂ BULMACASI................SAATTEKİ HIZI
Şoför yola çıkarken kilometre göstergesinin simetrik (palendromik) bir sayı olan 42724 olduğunu görür. Sık sık göstergeye bakarak gider ve bir ara yine göstergenin böyle bir sayı olduğunu görür. Saatine baktığında yola çıkalı bir saat olmuştur. Acaba arabanın saatteki hızı kaç kilometredir. (Cevabı yarın)
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
30 Mayıs 2026
“Oğlumun size söyleyecekleri var”
Bakıyye bin Mahled hazretleri, hadîs ve fıkıh âlimidir. Endülüs’ün Kurtuba şehrinde yaşadı.276 (m. 889) da vefât etti.Şöyle anlatılır:Bir gün, oğlu düşmana esîr düşmüş bir kadın, bu zâta geldi.Huzûruna çıktı.Ve durumu anlatıp;“Çok üzülüyorum efendim....
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."