Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Sadaka-i fıtır miktarları
Fıtra miktarları: Buğday ve undan 1.750 gram, arpa, kuru üzüm ve hurmadan kişi başına 3.500 gramdır.Sual: Her sene fıtra kaçtan olacak diye beklenmekt...
Dilini tutmak, altın ve gümüşü tutmaktan daha zordur. Muhammed bin Vâsi “Rahmetullahi aleyh”
- Yüksek Hızlı Tren ilk seferini yaptı (2009) - Selânik’in Fethi (1430) Çanakkale Savaşı komutanı Cevat Çobanlı Paşanın vefâtı (1938)
KIZINI EVLENDİRMEK
Suâl: Bir Müslüman, kızını evlendirirken, tercihi ne olmalı, neyi ön plânda tutmalıdır?
Cevap: Dinini bilen ve seven erkekler, her hareketlerinde İslâmiyete uyarak, hem kendilerine, hem de aile ve akr...
KIZINI EVLENDİRMEK
Suâl: Bir Müslüman, kızını evlendirirken, tercihi ne olmalı, neyi ön plânda tutmalıdır?
Cevap: Dinini bilen ve seven erkekler, her hareketlerinde İslâmiyete uyarak, hem kendilerine, hem de aile ve akrabalarına, bütün mahluklara hayırlı ve faydalı olur. Bunun için, kızını seven ve onun dünyada ve âhırette mesut olmasını isteyen, dîni ve ahlâkı bozan televizyonları, radyoları dinlemesine ve böyle olan sinemalara ve topluluklara gitmesine mâni olmalıdır.
Müslüman olan kimse, kızını Müslüman ve sâlih kimselere vermelidir. Mal, para, apartman ve mevkî sahibi değil, din ve ahlâk sâhibi dâmat aramalıdır. Kızını kâfire veren kimsenin kendisi de, kızı da kâfir olur.
Peygamber Efendimiz, hadîs-i şerîflerinde buyurdu ki:
(Bir kimse, kızını fâsıka, kötü kimseye verirse, Allahü teâlânın emânetine hıyânet etmiş olur. Emânete hıyânet edenlerin gideceği yer, Cehennemdir.)
(Kızını fâsıka veren kimse, melundur.)
(Şefaatime kavuşmak isteyen, kızını fâsıka vermesin!)
Eşi'atül-lemeâtta yazılı hadîs-i şerîfte de buyuruldu ki:
(Ya Ali! Üç şeyi geciktirme! 1-Namazı evvel vaktinde kıl! 2-Hazırlanmış cenâzenin namazını hemen kıl! 3- Dul veya kızı küfvü isteyince, hemen evlendir!)
Yâni namazını kılan, günah işlemeyen ve nafakasını helâlden kazanan birini bulunca, hemen ona ver!
Osman Ünlü TÜRKİYE GAZETESİ 26.07.2024
RAMAZAN MÂNİLERİ
Bak, kışın ayazına,
Kalk Hakkın niyâzına,
Haydi hemen gidelim,
Terâvih namâzına.
Karanfilin alından,
Koparmazlar dalından,
Sâlih zengin cömerttir,
Zekât verir malından.
Davulun ipi koptu,
Aksilik, yedek yoktu,
Sokaktan geçer iken,
Burnuma börek koktu.
Sokak yolu dar mıdır?
Çamurlu ve kar mıdır?
İftâra gel diyorlar,
Acep aslı var mıdır?
Kubbe direk istemez,
Gezmek yürek istemez,
Çok bahşiş verirseniz,
Ağzım börek istemez.
Ayaklarım ezilecek,
Çok yer var gezilecek,
Haydi bahşiş verin,
Vermeyen üzülecek.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
12 Mart 2026
"Sultânın benimle ne işi olur?"
Halîfe Hârun Reşid, bir akşam üzeri vezîriyle birlikte Fudayl bin İyâd hazretlerinin kapısını çaldılar.O, içeriden sordu:"Kimsiniz?"Vezîr seslendi:"Sultânımız seni ziyârete geldi. Kapıyı aç ki, kendisini daha fazla bekletmeyelim" dedi.Hazret-i Fudayl...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
23. Gün Ramazân-ı Şerif
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."