BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

BİZİM SAYFA
Göz, Al­la­hü te­âlâ­nın kud­ret ve sa­na­tı­nı gör­mek için­dir. Eşin-dos­tun ayıp­ ve ku­sur­la­rı­nı gör­mek için de­ğil­dir. Sa’dî Şî­râ­zî “Rahmetullahi aleyh”

GÜNÜN KONUSU

Müslümanların birleşmesi

Ehl-i sünnet kitaplarını okuyup, inanmak hep bir imanda birleşmek lazımdır.
 
Sual: Bazı kimseler; insanlar ve bilhassa Müslümanlar arasındaki ayrılıklar giderilmeli, ayrılıklar ortadan kalkmalıdır diyor. İnsanların ve Müslümanların arasındaki ayrılıkların kalkması mümkün mü, mümkün ise nasıl olabilir?
Cevap: İnsanların ihtilaflarının, aralarındaki ayrılıkların kalkması, bütün insanların Müslüman olmaları ile mümkün olur. İslamiyetin din bilgileri ikiye ayrılır:
1-Kalp ile inanılacak şeyler.
2-Kalp ve bedenle yapılacak şeyler.
Kalp ile inanılacak bilgiler, elbet bir bütündür. Bu da, Resûlullah efendimizin bildirdiği ve Eshâb-ı kiramın haber verdiği iman bilgileridir. Ehl-i sünnet âlimleri, bu bilgileri Eshâb-ı kiramdan öğrenip, kitaplarına yazdılar. Bütün Müslümanların, bu kitaplardan okuyup, inanmaları hep bir imanda birleşmeleri lazımdır. Müslümanlar birleşmeli, ayrılık, bölücülük olmamalıdır. Bunun için, bütün Müslümanların, tek doğru yol olan Ehl-i sünnet inanışında birleşmeleri, Peygamber efendimizin haber verdiği sapık fırkalara bölünmemeleri lazımdır. Başka türlü birleşmek olmaz. Doğru yoldan ayrılmış olanların da bu iman bilgilerini öğrenmesi, kendi kafalarından çıkan saçma ve sapık düşünceleri din bilgisi olarak yaymamaları, bölücülük yapmamaları lazımdır. Fakat, mezhepsizler, hak olan dört mezhebe saldırıyorlar. Mezheplerin ortadan kaldırılarak, uydurma bir Müslümanlığın yapılmasını istiyorlar. Peygamber efendimiz, Ehl-i sünnetin içinde bulunan dört mezhebin, ibadetlerde birbirinden ayrılığının rahmet olduğunu bildiriyor. Müctehidlerin ictihâd etmelerini emir ediyor.
Allahü teâlâ, ibadetlerle ve evlenme, alış-veriş ve kul hakları ile ilgili bilgilerin hepsini açık ve kesin olarak bildirmedi. Kısa ve kapalı bıraktığı bilgileri Peygamber efendimizin açıklamasını diledi. Peygamber efendimiz de, bunların hepsini tam açıklamadı. Kapalı bıraktığı bilgilerin açıklanmasını ve bunların günlük hadiselere tatbik edilmesini müctehid âlimlere bıraktı. Bu âlimler, bu vazifeleri yaparlarken, aralarında ayrılıklar oldu. Böylece mezhepler meydana geldi. Müslümanlar ibadetlerini yaparken, memleketlerinin örf ve âdetlerine, iklim şartlarına ve kendi fizik yapılarına uygun ve daha kolay olan mezhebi seçerek, bu mezhebi taklit eder. Mezhepler, rahmettir, kolaylıktır.


GÜNÜN TAKVİMİ




 
Hicrî Kamerî : 20 ZİL-HİCCE 1441
Hicrî Şemsî :1398  Rûmî :  28 Temmuz 1436   Hızır :  97
10
2020

Ağustos

Pazartesi

 

Anafartalar Zaferi (1915) - Estergon Kalesi’nin fethi (1543) - Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi (2014)

Göz, Al­la­hü te­âlâ­nın kud­ret ve sa­na­tı­nı gör­mek için­dir. Eşin-dos­tun ayıp­ ve ku­sur­la­rı­nı gör­mek için de­ğil­dir. Sa’dî Şî­râ­zî “Rahmetullahi aleyh”
   Türkiye Takvimi   

Abdüllatif Uyan
Menkıbeler
Osman Ünlü
Gönül Pınarı
Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci
Dünden Bugüne
Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
İstikamet
Ragıp Karadayı
U L U Ş A R HACI BAYRAM VELİ
Ünal Bolat
Vehbi Tülek
YOLUMUZU AYDINLATANLAR
Yetenekli Kalemler

GÜNÜN MENKIBESİ

Sen, Îsâ Nebî misin?

Mekke-i Mükerreme'de medfun bulunan Muhammed Can hazretleri, bir gün şu hâdiseyi anlattı:
Îsâ aleyhisselâm bir yoldan giderken, ağaç altında oturmuş, harâretle duâ eden birine rastladı.
Adamcağız;
“Yâ Rabbî, zenginlere vermediğin nîmetleri bana verdin. Sana sonsuz şükürler olsun” diyordu.
Îsâ Peygamber baktı.
Adamın iki gözü de kördü.
Ayrıca kötürüm ve baraslı idi.
Ona sordu ki:
“Sen hangi nîmete şükrediyorsun?”
Adamcağız;
“Kalbim, Allahü teâlânın sevgisiyle dolu, (para) sevgisi ile değil. Dilim de Allahü teâlâyı zikrediyor, (parayı) değil, yetmez mi?” dedi
Bu, Îsâ Nebî’nin çok hoşuna gitti.
Eğilip, iki kaşının arasından öptü.
O anda iki gözü de açıldı adamın.
Îsâ aleyhisselâma baktı.
Ve merakla sordu ki:
“Sen Îsâ Nebî misin?”
“Evet, ben Îsâ'yım.”
“Seni bana gösteren Rabbime şükürler olsun” dedi.
Îsâ Nebî, onun elinden tutup;
“Haydi, ayağa kalk!” buyurdu.
Adam fırlayıp kalktı.
Turp gibi olmuştu.
Secdeye varıp;
“Yâ Rabbî! Ben kör ve kötürümken bu âzâlarla günah işlemekten uzaktım, şimdi bunları ihsân ettin, beni günah işlemekten yine sen koru!” diye yalvardı
Îsâ Nebî de;
"Âmin” dedi.
Ve yoluna devam etti.



Kapat
KAPAT