Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Adak, farz veya vacip cinsinden olmalı
Cenaze taşımak, camiye girmek gibi, farz veya vacip cinsinden olmayan şeyler nezredilmez.Sual: Bir kimse, neyi adarsa adak olur ve adakta bulunan kims...
Kibir taşıyan kafada, akıla rastlayamazsınız. Ahmed bin Hanbel “Rahmetullahi aleyh”
- Gâzi Osman Paşanın vefâtı (1900) - Avukatlar Günü Fatih Sultan Mehmed Hân’ın donanması İstanbul’a girdi (1453)
RÂBİA-İ ADVİYYE
Bir gün bir misâfiri, gelmişti hanesine,
Bir parça eti vardı, koydu tenceresine.
Düşündü pişirip de, ona ikram etmeyi,
Onunla konuşurken, unuttu pişirmeyi.
Nihayet akşam oldu, namazları kıldılar,
...
RÂBİA-İ ADVİYYE

Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
05 Nisan 2026
"Senden râzıyız ve seni affettik!..”
İbrâhim bin Ebî Abele hazretleri, Tâbiîn'den olup hadîs âlimlerindendir.152 (m. 769) da vefât etti. Kendisi anlatır:Halîfe Hişam bin Abdülmelik, bana haberci gönderip, sarayına çağırdı.Yanına vardım.Bana iltifat edip;“Biz senin küçüklüğünü, büyüklüğ...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 50 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."