Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Hangi hâllerde ödünç istenebilir?
İhtiyacı olana ödünç verilir. İhtiyacı olmayana, malını lüzumsuz yerlere, harama harcayana verilmez.Sual: Bir kimse, her durumda mı veya hangi hâllerd...
∞ Kalp kırmayın, kırık kalpli olun. Enver Ören “Rahmetullahi aleyh”
-
Birleşmiş Milletler’in kuruluşu (1945) Birleşmiş Milletler Günü
EMEKLİLİK YAŞI
ABD 66-67
Almanya 66
Arnavutluk 65
Avrupa Bir. 64-85
Avustralya 67
Avusturya 65
Azerbaycan 65
Bangladeş 59
Belarus 63
Belçika 65
Beyaz Rusya 63
Brezilya 65
Bulgaristan 64-58
Cezayir 60
Ç...
EMEKLİLİK YAŞI
II. Dünya Harbi’nin sonunda insanlığı yeni bir savaştan korumak ve ülkelerin sıkıntılarına ortaklaşa çâreler aramak ve insan haklarının korunmasını sağlamak gâyesiyle, Birleşmiş Milletler Teşkilâtı kuruldu. 24 Ekim 1945’te 50 devletle kurulan bu teşkilâta Türkiye de kurucu üye olarak katılmıştır. Birleşmiş Milletler’in dünya barışına bâzı faydaları olmuştur. BM’ye üye ülke sayısı 193’e ulaştı. BM; üyeleri itibarıyla çok büyük farklılık gösteriyor. Nüfusu 1 milyar 300 milyonu aşan üyesi Çin de var, bir kasaba büyüklüğünde olan üyeleri de var. Yüzölçümü 17 milyon km2’yi geçen üyesi Rusya da var. Yüzölçümü 2 km2’nin altında üyesi (Monako) da var.

Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
23 Ekim 2026
"Dünyâya oyun için gelmedik!"
Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri çocukken, akranları gibi sokaklarda oynamıyordu.Arkadaşları sordu:“Sen niçin oynamıyorsun?”Cevâbında;“Biz bu dünyâya oyun için gelmedik ki” dedi.Gençliğinde Hire'ye gitmişti.Orada, “Yâkub-i Çerhî” adını işitti birinden.G...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Regâib Kandili'na 47 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."