Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Gayr-i müslimlerdeki nikâh akdi
"Müslümanlar arasında sahih olan her nikâh akdi, kâfirler arasında da sahihtir."Sual: Gayr-i müslimlerin, evlenirken kendi aralarında yaptıkları nikâh...
∞ Annenin yavrusundan kaçacağı kıyâmet günü için, hazırlık yapmayana yazıklar olsun! İmâm-ı Rabbânî “Rahmetullahi aleyh”
- Tarihçi Prof. İsmet Miroğlu’nun vefâtı (1997) Genel Nüfus Sayımı (2000)
ZAMANIMIZDAKİ EVLİLİKLER
Genç erkeğe annesi sorar:
- Oğlum, nasıl bir kız istersin?
- Fark etmez anne. Çalışan birisi olsun. Ben nasıl ev geçindireyim? O da çalışırsa, birimizin maaşı elektrik, su, ev kirası vs. Birimizinki...
ZAMANIMIZDAKİ EVLİLİKLER
Genç erkeğe annesi sorar:
- Oğlum, nasıl bir kız istersin?
- Fark etmez anne. Çalışan birisi olsun. Ben nasıl ev geçindireyim? O da çalışırsa, birimizin maaşı elektrik, su, ev kirası vs. Birimizinki de boğazımıza, kılık kıyafete falan ancak yeter.
- Çok iyi düşünmüşsün oğlum. Sen çalışacaksın da, o mu yiyecek, o da çalışsın tabii.
Bunun gibi konuşmalardan sonra, aranılan özelliklerde kız bulunur, nişan, düğün, balayı falan derken, kısa bir zaman sonra evde ilk hoşnutsuzluklar başlar:
- Bana yazık değil mi? Hani hayat müşterekti, hani sen de bana evde yardım edecektin? Geldiğim gibi mutfağa giriyorum, yemek, bulaşık, evin toplanması bıktım artık. Sen yoruluyorsun da, ben yorulmuyor muyum? Aile geçiminin daha ağır yükü; “Hayat müşterektir.” adı altında bana yükleniyor. Ben de senin gibi gelir gelmez elime kumandayı alıp, televizyonun karşısına geçsem aç kalırız aç!..
- Yapacaksın tabii, sen kadınsın, ben mi yapacağım yemeği, ütüyü? Çok konuşma!
Çocuk olsa her şey yoluna girer, diye düşünülür. Olunca hayat içinden çıkılmaz bir hâl alır.
- Çocuğa kim bakacak? Annelerimiz yaşlı ve hasta. En iyisi bir kreş bulalım, kreşe verelim çocuğu.
Tavsiyelerle bir kreş bulunur, çocuk kreşe verilir, annenin aklı yavrusunda, bütün gün; “Ne yaptı, ne yedi, ateşi de vardı, nasıl oldu acaba?..” Bütün bu sorular, düşünceler ve annenin gizliden çektiği; ama söyleyemediği bir vicdan azabı, bir suçluluk duygusu içini hep kemirmektedir. Aslında hesap ortada, onun aldığı para kreşe, kendi özel ihtiyaçlarına kullandığı makyaj malzemesine ancak yetmektedir.
Sabahın erken saatinde kalkıp hazırlanmak, çocuğu uyurken onu uyandırmak, bütün gün iş yerinde; “Akşama ne pişireyim, çocuk nasıl?” gibi düşüncelerle boğuşmak.
Mesai bitip de eve gelindiğinde aynı tempo devam etmekte, çocukla ilgilenmeye vakit kalmadan bakılır ki, çoktan gece yarısı olmuş. Bir kenarda sizin gelmenizi kendisiyle ilgilenmenizi beklerken uyuya kalan yavrunuzu kucaklayıp, buruk bir öpücükle yatağına yatırırsınız.
İşte böyle; bütün birgün koşuşturup dururken bir de bakılır ki, ömür geçmiş, çocuklar büyümüş; ama farkına bile varılamamış, ne eski güzellik, ne eski sağlık, ne de, artık bu meselelerle başa çıkacak güç kalmış.
(dinimizislam.com)
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
22 Ekim 2026
İyilik ve ihsânları öyle çoktu ki...
Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri, hocası Yâkub-i Çerhî hazretlerine, üç ay hizmet etti.Ve “icâzet” aldı ondan.Başkaları, senelerce hizmet ettikleri hâlde bu nîmete kavuşamamışlardı.Bir gün, bu zâta geldiler.Bunun sebebini sordular.O büyük zât da;“Çünkü ...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Regâib Kandili'na 49 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."