Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İbadetlerin, önemine göre dereceleri
İbadetlerin en kıymetlisi ve en efdali, haramlardan sakınmak; ikincisi ise farzları yapmaktır. Sual: Dinimizde, emirleri yapmak ve yasaklardan sakınma...
YENİ HİLÂL: Zil-ka’de ay›n›n hilâli, bu gece yarısından sonra ilk defa Kuzey Amerika Kıtası’nın doğusundan itibaren görülmeye başlayacaktır.
- Turgut Özal (1993) ve Prof. Ali Fuat Başgil’in (1967) vefâtları İstanbul Finans Merkezi açıldı (2023) - İctimâ vakti: 14:52
İYİLİK ETMEK - KALP KIRMAMAK
Bir insanın başka bir insana, bilhassa Müslümana iyilik etmesi Allahü teâlânın en çok sevdiği bir hâldir. İyilik çeşitli olur. Para ile olur, vücut yardımı ile, fikir yardımı ile ve muhtelif yollarla ...
İYİLİK ETMEK - KALP KIRMAMAK
Bir insanın başka bir insana, bilhassa Müslümana iyilik etmesi Allahü teâlânın en çok sevdiği bir hâldir. İyilik çeşitli olur. Para ile olur, vücut yardımı ile, fikir yardımı ile ve muhtelif yollarla olur. İnsanın elinden hiçbir yardım gelmezse, Allahü teâlânın kuluna, güleryüz gösterirse, onun bile sevâbı vardır. Allahü teâlâ; (Benim kullarıma yardım edene, ben fazlasıyla yardım ederim.) buyuruyor.
Elinden yardım geldiği hâlde, yardımı esirgeyen insan, Allahü teâlânın indinde sevgili bir kul olabilir mi? İnsanların kalbini kırmak ise, Allahü teâlânın gadâbını üzerine çekmek demektir. Bundan çok kaçınmalıdır. İnsan kalbi, Allahü teâlânın sevgisinin tecelli etdiği bir yerdir. Oraya dokunmak, çok tehlikelidir. Hele o kalpte, Allahü teâlânın korkusu ve Allahü teâlânın sevgisi varsa, onu incitmekden, son derece kaçınmalıdır.
Mümine sert bakmak da kul hakkına girer. Ayrıca gıybet, kalb kırmak ve sû-i zan da, kul hakkıdır.
Tam İlmihål - Seâdet-i Ebediyye s:710
GÜNÜN TARİHİ........... ... TURGUT ÖZAL’IN VEFÂTI
1927 yılında Malatya’da doğan Turgut Özal, birçok devlet kuruluşunda çalıştı. 1983’de yapılan genel seçimleri ANAP’ın kazanması sonunda, Başbakanlığa getirildi ve 31 Ekim 1989 tarihinde Cumhurbaşkanlığına seçildi.
Bir konuşmasında Turgut Özal; “Abdulhamid Hân Sultanlığında bir karış toprak parçası vermemiş. Daha sonra İttihat Terakki gelmiş birlik ve gelişme adına 1918'de koskoca imparatorluk bozuk para gibi harcanmış. Şimdi birisi kızıl sultan diğerleri hürriyet kahramanı öyle mi?” demişti. 8. Cumhurbaşkanımız 17 Nisan 1993’te kalp krizi neticesinde vefât etti. Cenâze namazı, önce Ankara Kocatepe Câmii’nde kılındıktan sonra, 22 Nisan Perşembe günü de İstanbul, Fâtih Câmii’nde kılındı. Menderes’in Anıt Mezârı’nın yanında yapılan kabre defnedildi. Cenâzesine 1 milyondan fazla bir kalabalık katıldı. Kabri, 17 Nisan 1998’de Anıtmezar hâline getirildi. 2013 yılında otopsi için açılan kabrinde, cesedinin çürümediği görülmüştür.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
17 Nisan 2026
"Şimdi ektiğimi biçiyorum..."
Tâbiîn’in büyüklerinden olan Sâbit bin Eslem Benânî hazretleri şöyle anlatıyor:Bir mümin; Allahü teâlâdan bir şey isterse, Allahü teâlâ bu iş için Cebrâil Aleyhisselâm’ı vazîfelendirir.O kul “sâlih” ise, Hazret-i Cibrîl’e;“Bu kulumun ihtiyâcını yerin...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 38 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."