BAŞA DÖN

BİZİM SAYFA

YENİ HİLÂL: Cemâzil-evvel ayının hilâli, bugün Türkiye saati ile 06.28'de ilk defa, Kuzey Amerikanın batısından itibaren görülmeye başlayacaktır.


GÜNÜN KONUSU

İbadet yapmaktan maksat, nefsi terbiye etmek ve kalbi Allaha bağlamak içindir

Sual: İbadetten maksat nedir? Nefsimiz ibadet yapmak istemiyor. Severek, neşe ile nasıl ibadet edebiliriz?

Cevap: Niyet ederek İslamiyete uymağa (İbadet) etmek denir. Allahü teâlânın emirlerine ve yasaklarına (Ahkâm-ı islâmiyye) ve (Ahkâm-ı ilâhiyye) denir. Emredilenlere (Farz), yasak edilenlere (Haram) denir. Hadîs-i şerifte, (İbadetleri takat getireceğiniz kadar yapınız. Neşe ile yapılan ibadetin kıymeti çok olur) buyuruldu. Beden istirahat edince, ibadetler zevk ile yapılır. Beden ve zihin yorgun iken yapılan işten usanç hâsıl olur. Yorgunluğu gidermek için, ara sıra mubah olan şeylerle, bedene neşe getirmelidir. İmâm-ı Gazâlî “rahime-hullahü teâlâ” buyuruyor ki, (Çok ibadet yapınca, beden yorulur. Hareket etmek istemez. Bu zaman uyumakla veya salihlerin hayat hikâyelerini okumakla yahut mubah olan eğlencelerle bedeni neşelendirmeli. Böyle yapmak, usanarak ibadet yapmaktan efdaldir.) İbadet yapmaktan maksat, hem mücahede yaparak, nefsi terbiye etmek, hem de, kalbe ferahlık getirmek, kalbi Allaha bağlamak içindir. (Namaz, insanı kötü ve çirkin işler yapmaktan korur) buyuruldu. Severek, neşe ile kılınan namaz böyle olur. Bu neşeyi hâsıl etmek için, nefsin mubahlardaki arzularını, ihtiyaç olduğu kadar, yerine getirmek lâzım olur. Böyle yapmak, İslamiyete uymak olur. İbadetlere sebep olan mubahlar da ibadet olur. (Âlimin uykusu, cahilin ibadetinden hayırlıdır) hadîs-i şerifi, bu sözümüzün şâhididir. Uyuklayarak, teravih namazı kılmak mekruhtur. Uykulu hâl gidince, neşe ile kılmalıdır. Uyuklayarak kılınan namazda gevşeklik ve gaflet olur.

Yukarıdaki yazıları yanlış anlamamalıdır. Yorgunluk ve usanç hâsıl olduğu zaman ibadet tehir edilir, terk edilmez. Farzları özürsüz terk etmek büyük günahtır. Kaza etmek farz olur. Vacipleri de kaza etmek vacib olur. Sünnetleri terk eden, bunların sevabından mahrum kalır. Özürsüz terk etmeği âdet ederse, bu sünnetlere mahsus olan şefaatten mahrum kalır. Yorgun, hâlsiz, neşesiz olmak, farzları vaktinden sonraya bırakmak için özür olmaz. Vaktinden sonraya bırakmak günahından ve azabından insan kurtulamaz. Ahkâm-ı islâmiyyeye, yani farzlara ve haramlara ehemmiyet vermemenin küfür olduğu akaid kitaplarında bildirilmiştir. İslâm düşmanları bu noktadan da gençleri aldatmağa, İslamiyeti içerden yıkmağa çalışıyorlar. Bunlara aldanmamak için, Ehl-i sünnet âlimlerinin yazdıkları fıkıh ve ilmihâl kitaplarını okuyup, farzları, haramları iyi öğrenmekten başka çare yoktur.] (İslâm Ahlâkı s. 30-33)

www.dinimizislam.com

Osman Ünlü’nün Türkiye gazetesinde bugün yayımlanan makalesi için tıklayınız...



GÜNÜN TAKVİMİ




 
Hicrî Kamerî : 30 REBÎ'UL-ÂHIR 1437
Hicrî Şemsî :1394  Rûmî :  27 Kânûn-i Sânî 1431   Hızır :  Kasım : 94
09
2016

Şubat

 

Minârelerde kandil yakılmaya başlandı (1588)
Tarihçi Yılmaz Öztuna vefât etti (2012) - Dünya Sigarayı Bırakma Günü

YENİ HİLÂL: Cemâzil-evvel ayının hilâli, bugün Türkiye saati ile 06.28'de ilk defa, Kuzey Amerikanın batısından itibaren görülmeye başlayacaktır.

   Türkiye Takvimi