Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İnsanlardan utanarak günahı terk etmek!
"İnsan günahını dünyada gizlerse, Allahü teâlâ da, kıyamet günü, bu günahı kullarından saklar."Sual: Günah işlemeyi, insanların ayıplamalarından korku...
Haram maldan verilen sadaka kabul edilmez. Saklanırsa, Cehenneme gidinceye kadar, ona yolluk olur. Hadîs-i şerîf
- Bozüyük ve Tire’nin kurtuluşları (1922) Sivas Kongresi (1919) - Zâbıta Haftası
YARATICI ALLAHÜ TEÂLÂDIR
Meşhur Amerikalı fen adamı Edison'un mesai arkadaşı olan Martin André Rosonoff, şu hâtırasını anlatmaktadır:
“Bir gün laboratuvara girince, Edison'u kendinden geçmiş, çok dalgın bir hâlde, hiç kımılda...
YARATICI ALLAHÜ TEÂLÂDIR
Meşhur Amerikalı fen adamı Edison'un mesai arkadaşı olan Martin André Rosonoff, şu hâtırasını anlatmaktadır:
“Bir gün laboratuvara girince, Edison'u kendinden geçmiş, çok dalgın bir hâlde, hiç kımıldamadan elinde tuttuğu bir kaba baktığını gördüm. Yüzünde büyük bir hayret, hürmet, takdir ve tazim ifadesi vardı. Yanına yaklaşıncaya kadar, geldiğimin bile farkına varmadı. Sonra beni yanında görünce, elindeki kabı bana gösterdi. Kap, cıva ile doluydu. Bana;
- Şuna bak! Bu ne muazzam bir eserdir! Sen cıvanın hârikulâde bir şey olduğuna inanır mısın? dedi. Ben;
- Cıva, hakikaten hayrete değer bir maddedir diye cevap verdim. Edison konuşurken sesi titriyordu. Bana;
- Ben cıvaya bakınca bunu yaratanın büyüklüğüne hayran oluyorum. Buna ne türlü hassalar vermiş? Bunları düşündükçe, aklım başımdan gidiyor diye mırıldandı. Sonra tekrar bana döndü;
- Dünyadaki bütün insanlar bana hayrandır. Benim yaptığım birçok keşifleri, birçok yeni buluşları birer harika, birer başarı zannediyorlar! Beni, insanüstü bir varlık gibi görmek istiyorlar. Hâlbuki, ne büyük hata! Ben, beş para bile etmeyen bir insanım. Benim keşiflerim esasen dünyada bulunan, fakat o zamana kadar insanların göremedikleri büyük harikaların ufacık bir kısmını meydana çıkarmaktan ibârettir. 'Bunu ben yaptım!' diyen bir insan, en büyük yalancı, en büyük budaladır. İnsan, elinden hiçbir şey gelmeyen aciz bir mahluktur. İnsan, ancak bir parça konuşabilen, biraz düşünebilen bir mahluktur. İyi düşünse, kibre, gurura kapılmaz, aksine, ne kadar boş olduğunun farkına varır. İşte ben de, bunları düşündükçe, ne kadar kudretsiz, ne kadar aciz, ne kadar zayıf bir mahluk olduğumu anlıyorum. Ben mûcidim ha! Asıl mûcid, asıl dâhî, asıl yaratıcı işte odur, Allah'tır! dedi.”
Osman Ünlü TÜRKİYE GAZETESİ 06.05.2025
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
03 Eylül 2026
"Üzüntü için istiğfâr okuyun"
Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerini bir kimse ansızın görse, elinde olmadan dehşete kapılırdı!Bir talebesi anlatıyor:Hocama, kırk sene, devâmlı hizmet ettim.Bu müddet zarfında, yatsı abdestiyle sabah namazlarını kılardı hep.Resûlullaha sevgisi çoktu.Zâ...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."