Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Cuma günü yapılacaklar
Hatib efendinin cuma hutbesini kısa kesmesi sünnettir. Uzatması mekrûhtur. Sual: Cuma gününe mahsus yapılacak sünnet ve müstehaplar nelerdir?Ce...
Ya âlim, ya ilim öğrenen, ya dinleyen, ya da bunları seven kimse ol! Sakın beşincisi olma! Yoksa helâk olursun! Hadîs-i şerîf
- Muratlı’nın kurtuluşu (1922) İttihatçıların (Enver-Talat-Cemal Paşalar) yurttan kaçışı (1918)
HERKESİN BAŞINA GELECEK OLAN
- Arkadaşlar! Bana, bütün insanların, başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz?
Herkes ayrı bir şey söyler. Fakat zaman ilerledikçe cevap neredeyse otomatik hâle gelir: “Ölüm.”
- Gerçekten de öl...
HERKESİN BAŞINA GELECEK OLAN
- Arkadaşlar! Bana, bütün insanların, başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz?
Herkes ayrı bir şey söyler. Fakat zaman ilerledikçe cevap neredeyse otomatik hâle gelir: “Ölüm.”
- Gerçekten de ölüm bütün insanların başına geleceği kaçınılmaz olan tek şeydir çocuklar. Peki, madem öleceğimiz garanti, bu benim ölümcül bir hastalığım olduğunu göstermez mi?
Hepsi başlarıyla onaylarlar.
- Peki, ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?
- Hayır.
- Şu an olma ihtimali var mı?
- Var.
- Yarın?
- Evet.
- 30 yıl sonra?
- Olabilir.
- Meselâ; bu akşam eve sağ salim varabilecek miyiz?
Sınıf sessizce dinlemeye devam eder. Çünkü genellikle hayata bu şekilde hiç bakmamışlardır. Bunu hatırlatan nadir kimseler vardır.
- Peki. Sabah evden çıkarken sağ sâlim bıraktıklarınızı akşam, sağ bulma garantiniz nedir?
- Yoktur hocam.
- Peki, şimdi telefon çalıp, evdekilerden birinin öldüğünün söylenmeyeceğini, biliyor muyuz?
Sınıftakiler burada rahatsız olmaya başlarlar:
- Hocam konuyu değiştirsek?
- Ama en açık ve gerçek, muhakkak olacak bir şey üzerine konuşmuyor muyuz...
Derin sessizlik.
- Peki, evde akşam birlikte olduğunuz kişilerden birinin bugün öleceğini bilseydiniz, o zamanı aynı dün gece olduğu biçimde mi geçirirdiniz?..
- Hayır. Kesinlikle çok farklı geçerdi hocam!
- Şimdi sizden rica ediyorum, lütfen bir an arkanıza yaslanın, gözlerinizi kapatın ve bu sabah evde bıraktıklarınızdan birinin gerçekten öleceğini düşünün. Dün akşamınızı nasıl geçirirdiniz? Onunla aynı konuları mı konuşurdunuz? Yoksa konuştuklarınız önemsiz hâle mi gelirdi? Bu sabah evden çıkarken ona ne derdiniz? Onun boynuna sarılmakta tereddüt eder miydiniz? Çok sıkı sarılmaya mı, aynaya mı vakit ayırırdınız? Ona yüreğinizin ta derinliklerinden gelen bir; “Seni gerçekten çok seviyorum!” demeye ne gerek var diye düşünür müydünüz?
Peki, öyle ise, her an karşılaşabileceğimiz bu durumlara, yânî ölüme hazır mıyız?..
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
01 Kasım 2026
"Yoluma kim çıkarsa cenk ederim!"
Alîyyül Mürteza (radıyallahü anh) Mekke'den ayrılıp gittikten sonra Ebû Cehil melunu Kureyş müşriklerini topladı.Ve onlara hitaben;"Ey Kureyşliler! Niçin susarsınız? Muhammed'in evi burada oldukça bizimle düşmanlık etmez. Bu işe mâni olalım” dedi.Kud...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Regâib Kandili'na 38 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."