Endüstri ya da sanayi, ülkelerin ekonomik hedeflerinin tutturulmasında önemli rol oynayan, sürekli ve kısmi süreli, insanların makine ve/veya beden gücü ile bir ürünün ya da gücün değişikliğe uğratıldığı faaliyet dalıdır.

Endüstriyi, kurulması için gerekli koşulların bulunduğu, gerekli olan sermayenin varlığı, fabrikanın çalıştırılabilmesi için enerji yeterliliği, yeterli seviyede işgücü- nitelikli işgücü- ve üretilen ürünlerin pazarlanması gibi şartlar meydana getirildiğinde kurulabilen faaliyet alanı olarak da tanımlayabiliriz.

2. Dünya savaşından sonra yorgun ve sıfırı tüketmiş bir halde olan Türkiye, gerekli reform ve kanunlar ile yeniden yapılanma sürecine girmiştir. Bu süreç çok zor ve yapılan antlaşmalar gereği eli kolu bağlı bir dönemi yaşatmıştır. Türkiye’nin geçmişten gelen stratejik konum, sosyal, siyasi ve ekonomik durumları göz önünde bulundurulduğunda gereksinimleri karşılayabilmek için dışa bağlı bir durum ortaya çıkmıştır. Hatta bu, 1970 li yıllarda iş gücünün fazla ancak iş alanlarının azlığı yani endüstri yetersizliği nedeniyle, Avrupa’ya iş gücü çıkışları olmuştur. 1980 li yıllardan sonra hükümetlerin dış yatırımcılara ve yatırımlara kapıları açması neticesinde bu göçler azalmış ve bitme noktasına gelmiştir.

ENDÜSTRİDE GELECEK PLANLARI

Türkiye, endüstrileşme süreçlerinde, maalesef yukarıda saydığımız bazı nedenlerden dolayı ve Avrupalıların istemiş olduğu durum nedeniyle istenilen seviyelere gelememiş; Avrupa’nın belki de 15-20 yıl gerisinden gelme mecburiyetine düşmüştür. Bu da “Türkiye Endüstrisin Geleceği”konusunda ciddi endişeler, sorunlar bizleri yalnız bırakmamıştır ve hala devam etmektedir.

Dışa bağımlılığın gereği nedeniyle üretmeden tüketmek, ülkemizin en önemli sorunudur. Bu sorun endüstri alanında gerek makine ve teçhizat ve gerekse teknolojik yatırımların yapılmasını zaruri kılmaktadır. Nitekim “Türkiye Endüstrisin Geleceği”ancak bu şekilde kurtarılacağı, Cumhuriyet ile başlayan endüstrileşme serüveni 1980 li yıllardan sonra yükselişe geçmiş ve günümüzde artık her türlü ihtiyacımızı kendimiz üretebilecek kapasiteye bizi getirmiştir. Ancak bazı siyasi durumlar gereği önümüz kesilebilmekte ve projeler rafa kaldırılabilmektedir.

ENDÜSTRİDE TOPLUMUN GELECEĞİ

Türkiye’de var olan endüstri kolları olan, Besin Ve İçki Endüstrisi, Dokuma, Deri ve Giyim Endüstrisi, Maden Endüstrisi, Orman Endüstrisi vb. ile olayın diğer boyutundan bakmak gerekirse bizlerin en önemli eksikliği yeteri kadar üretmemektir. Bizler işlerin hamallığından kurtularak çok güçlü bir üretim ağı kurmamız gerekmektedir. Türkiye yer altı zenginlikleri bakımından en zengin ülkelerden birisidir. Ancak toprak altında yatan cevherlerin çıkartılarak endüstri yolu ile paraya çevrilmesi, tüketilmesi gerekmektedir. O zaman biz “Türkiye Endüstrisin Geleceği” konusunda tüm endişeleri bertaraf etmiş oluruz.

Türkiye, tüm endüstri alanlarında söz sahibi olabilmesi için üretim yapmalıdır; temiz üretim yapmalıdır, kendi üretimini yapmalıdır. Eğer üretim için gerekli tüm makine ve teçhizatı, kendi bünyesinde bulunan bilim adamlarının AR-GE çalışmaları sonucunda geliştirerek hizmete sokarsa, yani dışa bağımlılığı ortadan kaldırırsa gelecekte endüstri sorunu olmayacaktır.

Türkiye, doğru üretimi doğru yerlerde doğru teknolojiler ile yaparsa dışa bağımlılığı ortadan kaldıracaktır. Teknolojinin geldiği son noktalardan taşımayı da inceleyebilirsiniz.

Enerji yönetimi ile ilgili bilgi almak için tıklayın.

İlandır.