Kadın Hakları Haftası

5-11 Aralık günleri; Türk kadınına milletvekili seçme ve seçilme haklarını, 5 Aralık 1934’te yürürlükteki Anayasa hükümlerini değiştirmek suretiyle, tanıyan ve bu suretle 1926’da mendeni kanunun kabulüyle gerçekleşen medeni haklar bakımından kadın-erkek eşitliğinden sonra, bu defa siyasal haklar alanında sağlanan eşitlik dolasıyla “Kadın Hakları Haftası” olarak kutlanmaktadır.
“Temel kanunlarını aldığımız ülkelerin kadınları henüz seçmez-seçilmezken, Atatürk Türk kadınına bu hakkı sağlamıştır.”
Gerçekten 1935’te Türkiye 15 milyon iken Millet Meclisinde 18 kadın milletvekili vardı. Bugün ise Türkiye 60 milyon fakat Meclis’te gereken oranda kadın milletvekili yok.
Oysa bugün Türk kadını hayatın hangi alanda erkeğinden geridir?
İyi tarih bilen Mustafa Kemal, Türk kadınının hak ve özgürlüklerine büyük önem vermiş ve buna “En büyük hizmetim” demiştir.
Nitekim ancak kendisinin başarabileceği büyük hizmeti, gözlerini kapamadan milletine sunmuş, 1935 seçimlerinde 18 kadın milletvekiline Millet Meclisinde yer vererek, daha sonra hiçbir seçim döneminde erişilemeyen bir davranış sergilemiştir. Gerçekten Mustafa Kemal, Türk kadınına seçme, seçilme hakkını verdirdi, özgür hayatın bütün imkanlarına ulaştırdı ve “Ey kahraman Türk kadını... Sen yerde sürünmeye değil omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” dedi ve 1935’te 18 Türk kadınını TBMM’ye seçtirdi.
Nüfusu 60 milyonu geçen bugünün Türkiye’sinde, kadın, hayatın hangi sahasında erkeğinden geridir? Bugün birçok ülke birçok kadın başbakana tanık olmuştur. Bu imkan bile Mustafa Kemal’in inkılaplarının eseridir.
O, 15 milyonluk 1934 Türkiye’sinde 40 kadın milletvekili hedeflemişti. Bugün o günlerin dört misli ve Türk kadını hükümet ve devlet başkanı olacak düzeydedir.
Öyle ise, bugün aydın Türk kadınına düşen görev, hiç olmazsa bundan sonraki genel seçimler için, yaşadığımız günlerin şartları içinde milletini temsile layık olan kadınlarımızı tesbit etmek ve milli mücadele günlerinde cepheye omuzunda cephane taşıyan köylü anaları gibi, gerekirse ev ev dolaşıp Türk kadınının daha büyük boyutlarda temsilini parlamentoda gerçekleştirerek hem onurunu korumak, hem de atasının ruhunu şad etmektir.

9.12.2006